ABD Başkanı Donald Trump, beş Orta Asya ülkesinin liderlerini Beyaz Saray'da ağırlamaya hazırlanıyor. Türkiye saatiyle bu gece 01.00'da başlaması planlanan toplantı, Orta Asyalı liderlerin bölgede nüfuz sahibi Rusya ve Çin liderleri ile bu yıl içinde ayrı ayrı gerçekleştirdikleri görüşmeleri izliyor.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana Moskova'nın geleneksel etkisinin sorgulandığı ve Çin'in önemli bir aktör olduğu bölgeye Batı'nın ilgisi artmış durumda. Sovyetler Birliği'nden bağımsızlıklarını 1991'de kazanan Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan da Rusya'nın komşusunu işgalinden ürkerek alternatif ilişkiler geliştirme arayışına girdi.
Halihazırda Rusya ve Çin'in yanı sıra Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği kaynak zengini bu bölgede nüfuz mücadelesi veriyor.
Türkiye de rekabet ediyor
Kendini bölgede ana ticari ortak olarak konumlandıran Çin, yakın zamanda büyük altyapı projelerine yatırım yaptı. Türkiye ise Rusya'nın dikkatinin dağılmasını fırsata çevirerek bölge ülkeleri ile kültürel bağları üzerinden yeni askerî, ticari ilişkiler kurmaya yöneldi.
Washington ve Brüksel ise bölgenin işlenmemiş doğal kaynaklarına ilgi gösteriyor; özellikle nadir toprak elementleri tedarikini çeşitlendirmeye ve Pekin'e bağımlılığı azaltmaya çalışıyorlar.
Nadir toprak elementlerine ek olarak, Kazakistan dünyanın en büyük uranyum üreticisi, Özbekistan dev altın rezervlerine sahip ve Türkmenistan doğal gaz bakımından zengin. Kırgızistan ve Tacikistan da yeni maden yatakları açmaya başladı.
Bölgedeki çoğu çatışmanın sona ermiş olması da Orta Asya ülkelerine yeni iş birliği imkanlarının kapısını açıyor.
Öte yandan neredeyse Avrupa Birliği kadar geniş bir yüzölçümüne sahip olan bölge sadece 75 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor. Denize kıyısı bulunmayan ülkelerin etrafının çöller ve dağlarla çevrili olması, ayrıca kuzeyde Rusya, doğuda Çin, güneyde ise İran ve Afganistan gibi Batı ile ilişkileri sorunlu ülkelerin varlığı Batı ile ekonomik ilişkilerin gelişmesini güçleştiren faktörlerden.
Trump döneminin değişen şartları
Trump öncesi dönemde Batı'nın bu rejimlerle iş birliğinin önünde coğrafi engellerin dışında başka politik kısıtlayıcı faktörler de bulunuyordu. Ancak baskıcı rejimlere duyduğu hayranlığı gizlemeyen Trump için, Orta Asya ile ekonomik iş birlikleri, demokratik değerlerin teşvik edilmesinin önüne geçmiş durumda.
Orta Asya ülkeleri, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in basın özgürlüğü sıralamasında en alt sıralarda yer alıyor. Örneğin, dünyanın en kapalı devletlerinden biri olan Türkmenistan, 180 ülke arasında 174'üncü sırada bulunuyor.
Hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü konularında otokrat bir çizgi izleyen ABD Başkanı Donald Trump, baskıcı rejimlerin bulunduğu bölgelerde haber yapan yayıncılık ağı Radio Free Europe/Radio Liberty'yi fonlarını keserek kapanmaya zorladığında Kazakistan ve Kırgızistan bu gelişmeden memnuniyet duyduklarını açıklamışlardı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), ABD'deki zirvede "insan hakları konusunun önemli bir gündem maddesi olması" çağrısında bulundu. HRW açıklamasında, zirvenin katılımcısı tüm hükümetlerin "muhalefeti bastırmak ve medyayı susturmak için çabalarını artırdığı" kaydedildi.


