ABD-Rusya anlaşması bitti, nükleer sınırlar ortadan kalktı

ABD-Rusya anlaşması bitti, nükleer sınırlar ortadan kalktı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Rusya ve ABD arasındaki son nükleer anlaşmanın süresi bugün itibarıyla doldu. Washington ve Moskova şu ana kadar yeni bir anlaşma duyurmazken, dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasında on yıllar sonra ilk kez bir nükleer silah sınırlaması bulunmuyor. Bu durum, Çin'in de kilit bir rol oynayacağı yeni bir silahlanma yarışı riskini artırıyor.

İki ülke, Sovyetler Birliği dönemi de dahil olmak üzere, 1962 Küba Füze Krizi'nden sonra bir nükleer çatışma ihtimalini azaltma hedefiyle "nükleer diyalog" halindeydi.

Bugün geçerliliğini yitiren ve "New START" olarak adlandırılan son anlaşma 2010 yılında Prag'da imzalanmıştı. "New START" on yıllar boyunca yenilenen bir dizi benzer anlaşmanın sonuncusuydu.

Papa Leo'dan çağrı: Sınırları aşmayın

Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14'üncü Leo, her iki tarafa, anlaşma ile belirlenen sınırları süre dolduktan sonra da terk etmemeleri çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de ABD ve Rusya'ya hızla yeni bir nükleer anlaşma imzalamaları çağrısında bulundu. Guterres, yaptığı açıklamada, "Yarım yüzyıldan uzun süre sonra ilk kez Rusya ve ABD'nin nükleer cephaneliklerine ilişkin hiçbir sınırın olmadığı bir dünyayla karşı karşıyayız" dedi.

BM Genel Sekreteri, "On yıllara yayılan kazanımların bu şekilde ortadan kalkması daha kötü bir zamanda olamazdı... Nükleer bir silahın kullanılma riski son on yılların en yüksek seviyesinde" dedi.

Denetimler koronavirüs döneminde durmuştu

İlk kez 2010 yılında imzalanan New START, her iki tarafın nükleer savaş başlığı sayısını  bin 550 ile sınırlıyordu. Anlaşma ayrıca, tarafların birbirlerinin nükleer cephaneliklerini yerinde denetlemesine izin veriyordu; ancak bu denetimler koronavirüs pandemisi sırasında askıya alındı ve o tarihten bu yana yeniden başlatılmadı.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu'ndan Matt Korda, anlaşmanın sona ermesinin ardından iki ülkenin önünde nükleer cephaneliklerini genişletme konusunda bir engel bulunmayacağını söyledi.

Korda, "Anlaşma olmadan her iki taraf da füzelerine ve bombardıman uçaklarına yüzlerce ilave savaş başlığı yerleştirmekte serbest olacak" diye konuştu ancak nükleer silahların maliyeti göz önüne alındığında, New START'ın sona ermesinin mutlaka bir silahlanma yarışı anlamına gelmeyeceğinin de altını çizdi.

Yeni bir nükleer anlaşma yapılacak mı?

ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay, anlaşmanın süresi dolduğunda "daha iyi bir anlaşma yapacağını" söylemişti.

Rus yetkililer ise, şu ana kadar, anlaşmanın uzatılması yönündeki önerilerine Washington'dan herhangi bir yanıt verilmediğini öne sürdü.

Dünya genelindeki nükleer savaş başlıklarının toplam sayısı, 1986'daki 70 binler seviyesinden 2025'te yaklaşık 12 bin adede geriledi. Ancak ABD ve Rusya silahlarını modernize ederken, Çin de son on yılda cephaneliğini iki kattan fazla artırdı.

Moskova ve Washington'daki silah kontrolü yanlıları, anlaşmanın sona ermesinin yalnızca savaş başlıklarının sayısı ve kapasitesine ilişkin sınırları ortadan kaldırmayacağını, aynı zamanda güveni ve nükleer niyetleri doğrulama kapasitesini de zedeleyeceğini söylüyor.

Trump geçen yıl, Çin'in de silah kontrolüne dahil olmasını istediğini söylemişti.

Öte yandan Trump, ABD ve Rusya'nın yeni nükleer silahlar üretmesine kuşkuyla yaklaştığını belirterek, "Eğer bir gün nükleer silahlara ihtiyaç duyarsak, bu çok üzücü bir gün olur. Bu muhtemelen yok oluş olur" diye konuşmuştu.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.