Mehmet A. KANCI
Gazeteci-Yazar / TRT Haber Kıdemli Editörü-Yorumcusu
18’inci yüzyılda Birleşik Krallık emperyalizmi, zorla kapılarını açtıkları Çin pazarından ipek, porselen ve çay ithal ederken, ortaya çıkan ticaret açığını kapatmanın yolu olarak, Çin halkına afyon satma metodunu bulmuşlardı.
Sömürgeciliği markalaştıran kuruluş olan Doğu Hindistan Şirketi ( East Indian Company ) Bengal, yani bugünkü Bangladeş ve Doğu Hindistan topraklarında üretilen afyonun yasadışı yollardan Çin topraklarına sokulmasını ve satışını teşvik ediyordu.
İngiltere, uyuşturucu satışı ile bir yandan ticarette dengeyi lehine çevirirken, Çin İmparatorluğu topraklarında yarattığı milyonlarca uyuşturucu bağımlısı sayesinde, bu ülkenin direncini kıracak uzun vadeli bir sosyal projeye de girişti.
Çin İmparatorluğu toplumunu yozlaştıran ve ekonomik kayba yol açan bu yasadışı ticareti durdurmak için iki defa Birleşik Krallık ile savaşa tutuştu. İkinci savaşta Fransa da İngiltere’nin yanında yer aldı. 19’uncu yüzyıldaki bu çatışmalar, teknolojik açıdan geri, haliyle elindeki savaş gereçleri yetersiz olan Çin aleyhine sonuçlandı. Avrupalılar, savaşta kazandıkları zaferi, daha fazla ekonomik imtiyaza tahvil etti.
Afyon savaşlarının zafer sarhoşluğu ile çığrından çıkan Avrupa sömürgeciliği bir bakıma Çin’de milliyetçiliğin ve komünist hareketlerin güçlenmesine vesile olurken, Qing hanedanının da yıkılışını hazırladı.
STRATEJİK BİR SİLAH OLARAK EROİN
Çin Halk Cumhuriyeti’nin yaklaşık 2 asır süren bu aşağılanma döneminden aldığı derslerle oyunu tersine çevirmesi Vietnam Savaşı ile mümkün oldu. Dönemin Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı Çu Enlay, 23 Haziran 1965’teki Mısır ziyareti sırasında bu konuyla ilgili fikirlerini ev sahibi ülkenin lideri Cemal Abdülnasır ile paylaşmıştı. İskenderiye kentindeki akşam yemeği sırasında konuk Çin devlet adamı, Nasır’a, ABD Başkanı Johnson’un Vietnam’daki ABD askerlerini çekmesi bir yana, daha çok asker göndermesini tercih ettiklerini söyledi. Nasır Çinlilerin niye böyle bir şeyi tercih ettiklerini anlayamadı. Bunun üzerine Çin Halk Cumhuriyeti Başbakanı sözlerine şöyle devam etti:
“Batı’nın bizi afyona alıştırdığı zamanı hatırladınız mı? Bize karşı afyonla savaştığı zamanı? Biz de onları şimdi kendi yöntemleriyle yeneceğiz. Moral çöküntüsü içerisindeki Amerikan askerleri için en iyi cins afyonu ektirmekteyiz”.
Çin’in bu politikası o denli başarılı oldu ki, ABD ordusunun kimi mensupları mafya ile işbirliği yaparak, silahlı kuvvetlerin imkanlarını ülkelerine tonlarca uyuşturucu sokmak için kullanmaya başladı. 1971 yılına gelindiğinde, Güneydoğu Asya’da ABD makamlarının tabiriyle “Altın Üçgen” ( Tayland-Laos-Myanmar) olarak tabir edilen bölgede üretilen işlenmemiş eroin ABD pazarını neredeyse tamamen ele geçirmişti.
EROİNDEN FENTANİLE.. NARKO TERÖRİZMİN YOLCULUĞU
2013 yılından itibaren ise eroinin yerini yeni nesil bir uyuşturucu olan fentanil aldı. 1960’lı yıllarda sıradan bir ağrı kesici olarak kullanılan reçeteli ilaç iken 2018 yılından itibaren ABD’de uyuşturucudan ölümlerin en önemli kaynağı haline geldi. Doz aşımı riski çok yüksek olan bu uyuşturucu kısa sürede kişinin sinir sistemini felç edecek etkiler göstermesiyle biliniyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde resmi verilere göre 2024 yılında yaklaşık 50 bin kişi bu uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybetti. ABD için artık bir ulusal güvenlik sorunu haline gelen fentanil, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Latin Amerika ülkeleri, Kanada ve Çin Halk Cumhuriyeti üzerinde baskı uygulaması için de gerekçe teşkil etti.
Trump’a göre Çin, fentanil üretiminde kullanılan malzemeleri tedarik ediyor, Latin Amerika uyuşturucu kartelleri de Kanada ve Meksika’nın sınırlarda yeterli önlem almaması sayesinde bu maddeyi rahatlıkla ABD topraklarına sokuyordu. Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başından itibaren merakla beklenen Çin Devlet Başkanı Şi ile yüz yüze görüşmesindeki başlıca gündem maddelerinden biri de fentanil meselesiydi.
Güney Kore’de 30 Ekim’de yapılan görüşmede Çin’in fentanil üretiminde kullanılan öncül kimyasalların ( aseton, efedrin/psödoefedrin, toluen, hidroklorik asit, sülfürik asit, iyot, asetik anhidrit ) Kuzey Amerika ülkelerine ihracatını kontrol altına alması konusunda uzlaşma sağlandı.
Çin Ticaret Bakanlığı, Kamu Güvenliği Bakanlığı, Acil Durum Yönetimi Bakanlığı ve Gümrükler Genel İdaresinin ortak yayınladığı yeni kurala göre, ihracat kontrolü uygulanan öncül kimyasallar listesine fentanil üretimiyle bağlantılı 13 yeni maddenin eklendiği duyuruldu. Bu maddelerin ihracatı için özel lisans ülkeler gereken ülkeler listesine ABD, Kanada ve Meksika da eklendi.
Çin’in almak zorunda kaldığı kararlara bakacak olursak, Pekin yönetiminin bugüne kadar fentanilin ABD topraklarına ulaşmasına dolaylı yoldan yeşil ışık yaktığı sonucunu çıkartabiliriz.
FENTANİL MÜCADELESİNİN İKİNCİ CEPHESİ: LATİN AMERİKA
ABD’nin uyuşturucu ile mücadele görünümüyle, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Latin Amerika’daki ekonomik etkisini kırmak için Panama, Nikaragua, Venezuela ve Kolombiya üzerinde uyguladığı baskı da sürecin bir başka cephesi.
ABD, Çin’in temin ettiği uyuşturucuyu ABD topraklarına taşıdıkları iddiasıyla Kolombiya ve Venezuela yönetimlerine karşı adı konulmamış bir savaş başlattı. 2 Eylül itibarıyla Karayip Denizi ve Kolombiya’nın Pasifik Okyanusu kıyılarında ABD tarafından düzenlenen saldırılarda vurulan teknelerin sayısı 17’ye ulaştı. Bu teknelerde uyuşturucu karteli üyesi oldukları iddiasıyla öldürülenlerin sayısının ise 70’in üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
İçişleri Bakanlığı’nın 2024 tarihli Türkiye Uyuşturucu Raporu’nda belirtildiği üzere fentanil Avrupa kıtasında 2023 yılında görülmeye başlamış ve anlaşılan o ki henüz ülkemiz, en azından şimdilik bu uyuşturucunun rotası ve hedefi dahilinde değildir. Türkiye narko-terörizmin kendisine karşı kullanılmasına yabancı bir ülke değil.
1970’li yılların sonunda Lübnan topraklarını işgal eden Hafız Esad yönetimindeki Suriye, Bekaa Vadisi’nde PKK’nın da aralarında olduğu terör örgütlerine üslenme alanları vermekle yetinmemiş, aynı zamanda burada uyuşturucu üretip satarak kendilerine gelir elde etme imkanı sağlamıştı.
Esad rejiminin devrilmesinin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen Şam yönetimi hala Suriye ve Lübnan topraklarında Esad yönetimi tarafından kurulmuş Captagon uyuşturucusunun üretim ve depolama merkezlerini ortaya çıkarmak için operasyonlar yürütüyor.
Yeni nesil uyuşturucular günümüzde kullanıcıları için daha ölümcül olmakla kalmıyor, vekalet savaşları ve terörizme de yeni bir boyut katıyor.


