Avrupalılar 2026'da market fiyatlarının daha hızlı artmasını bekliyor

Avrupalılar 2026'da market fiyatlarının daha hızlı artmasını bekliyor
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Anketler, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gıda maliyetlerindeki artışın yavaşlayacağı öngörüsüne rağmen, Avrupalıların çoğunun bu yıl market fiyatlarının artmasını beklediğini gösteriyor.

AB’de gıda enflasyonunun 2025’te genel enflasyonu aşması bekleniyor. AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarındaki artış yüzde 3,3 olurken, genel enflasyon oranı yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.

Euro Bölgesi’nde Avrupa Merkez Bankası (ECB), küresel gıda emtia fiyatlarındaki önceki artışların ve olumsuz yaz hava koşullarının etkisinin azalmasıyla gıda enflasyonunun hafifleyeceğini, ardından 2026 sonuna doğru yüzde 2’nin biraz üzerinde istikrar kazanacağını öngörüyor.

Yine de tüketici duyarlılığı, fiyat baskılarının hâlâ güçlü hissedildiğini gösteriyor.

ING Tüketici Araştırması, gıda fiyatlarındaki artışın 2026’da da AB tüketicileri için temel endişelerden biri olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Özellikle gıda ve alkolsüz içeceklerin hanehalkı harcamalarında büyük paya sahip olduğu ülkelerde, birçok tüketici market fiyatlarının hızlı şekilde yükselmeyi sürdüreceğini düşünüyor.

Satın alma gücünde iyileşme bekleyenlerden daha fazla kişi karamsar.

Peki 2026’da Avrupa genelinde gıda fiyatlarının nasıl bir seyir izlemesi bekleniyor? Tüketiciler daha fazla artışı nerelerde öngörüyor? Gıdanın hanehalkı bütçelerindeki payı Avrupa genelinde nasıl değişiyor?

Üç ülkede fiyat endişesi yüzde 60’ı aşıyor

Genel olarak katılımcıların yüzde 58’i, "Ülkemde market fiyatlarının önümüzdeki 12 ayda daha hızlı artmasını bekliyorum" ifadesine "kesinlikle katılıyorum" ya da "katılıyorum" yanıtını verdi.

Altı ülke genelinde yalnızca yüzde 14’lük bir kesim bu görüşe katılmadı. ING ekonomisti Thijs Geijer, bunu fiyat baskılarının yavaşladığının bir işareti olarak yorumladı. Ancak birçok hanenin hâlâ son dönemdeki gıda enflasyonunun etkisini hissettiği konusunda uyardı.

Geijer, "Bu, birçok tüketicinin zihinsel olarak daha yüksek enflasyona hazırlandığının ya da buna göre pozisyon aldığının göstergesi," dedi ve tüketicilerin beklentilerinin değişmesi için enflasyonun daha uzun süre boyunca yavaşladığını görmeleri gerekebileceğini ekledi.

ING anketi Almanya, İspanya, Hollanda, Belçika, Polonya ve Romanya olmak üzere altı Avrupa ülkesini kapsadı ve her ülkede yaklaşık bin kişiyle görüşüldü.

İspanya hariç, diğer ülkelerde fiyat artışı endişesi daha yüksekti ve bazı yerlerde her üç kişiden ikisini aştı.

Romanya’da katılımcıların yüzde 73’ü önümüzdeki 12 ayda market fiyatlarının daha hızlı yükseleceğini bekliyor. Bu oran Belçika’da yüzde 66, Hollanda’da ise yüzde 64.

Almanya’da katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 57) market fiyatlarının daha hızlı artmasını beklerken, bu oran Polonya’da yaklaşık yarıya yakın (yüzde 49).

İspanya’nın oranı neden daha düşük?

İspanya, yalnızca yaklaşık her 10 kişiden 4’ünün (yüzde 39) bu beklentiye sahip olmasıyla en düşük payı kaydediyor.

İspanya ekonomisi 2025’te yüzde 2,8 büyüyerek Euro Bölgesi ortalaması olan yüzde 1,5’in oldukça üzerinde performans gösterdi. Daha düşük enerji fiyatları ve gevşeyen enflasyon, tüketici güvenini destekledi ve harcamaları teşvik etti.

Indeed verileri de İspanya’nın, beş büyük Avrupa ekonomisi arasında iş ilanlarında ikinci sırada yer aldığını gösteriyor.

2025 sonu itibarıyla ilanlar pandemi öncesi seviyelerin yüzde 54 üzerinde seyrediyordu.

OECD projeksiyonları da İspanya’yı Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında zirveye koyuyor. Reel GSYİH büyümesinin yüzde 2,2 olması beklenirken, bu oran hem Euro Bölgesi’nde hem de Birleşik Krallık’ta yüzde 1,2.

OECD, güçlü istihdam artışı ve reel ücretlerdeki yükselişin İspanya’da özel tüketimi desteklemeye devam edeceğini öngörüyor.

Tüketiciler temkinli

Avrupalı tüketiciler satın alma gücünde bir iyileşme konusunda umutlu mu? Pek sayılmaz.

Altı ülke genelinde katılımcıların yüzde 39’u, “Satın alma gücümün 2026’da bu yıla kıyasla artmasını bekliyorum” ifadesine katılmadı. Bu oran, aynı ifadeye katılan yüzde 29’un oldukça üzerinde.

ING ekonomisti Thijs Geijer, “Reel ücretler büyük ölçüde toparlanmış olsa bile tüketiciler 2026’ya girerken satın alma güçleri konusunda karamsar kalmaya devam ediyor,” dedi.

Almanya, katılımcıların yarısından fazlasının (yüzde 53) ifadeye katılmadığını belirtmesiyle en yüksek karamsarlık seviyesini gösteriyor. Belçika da yüzde 50 ile çok yakın bir seviyede.

Karamsarlık oranı diğer ülkelerde daha düşük: Hollanda’da yüzde 40, Polonya’da yüzde 36, Romanya’da ise yüzde 34.

İspanya ise bir kez daha ayrışıyor.

Katılımcıların yalnızca yüzde 18’i satın alma gücünde iyileşme beklemezken, yarısından fazlası (yüzde 52) ifadeye katıldığını belirterek daha iyimser bir tablo çiziyor.

Geijer, İspanyol tüketicilerin belirgin şekilde daha iyimser olduğunu ve bunun son birkaç yıldaki görece güçlü reel ücret artışını yansıttığını söyledi.

Gıda enflasyonu ve hanehalkı harcamalarındaki pay

Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki ortalama yıllık enflasyon ile bunların hanehalkı harcamalarındaki payı arasında pozitif bir ilişki bulunuyor. Birisi yükseldikçe diğeri de genellikle artıyor. Bu ilişki mükemmel olmasa da oldukça güçlü.

Bu durum, bazı ülkelerin daha sert etkilendiği anlamına geliyor; zira bu ülkelerde hem gıda enflasyonu daha yüksek hem de hanehalkları bütçelerinin daha büyük bir bölümünü gıdaya ayırıyor.

Örneğin Romanya’da 2025’te gıda enflasyonu yüzde 6,8 olurken, hanehalkları bütçelerinin yüzde 23,1’ini gıda ve içeceklere harcadı.

Bu tablo genel olarak birçok Doğu Avrupa ve Balkan ülkesinde de görülüyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.