İstanbul'da dört kişilik bir ailenin otelde zehirlenme şüphesiyle hayatını kaybetmesiyle ilgili dört kişi daha tutuklandı.
Savcılığın tutuklama yazısında Böcek aile fertlerinin ölümüne giden sürece ilişkin tespitler sıralanıyor.
Savcılığın İl Sağlık Müdürlüğü'nden aldığı bilgiye göre, ilaçlama yapan firmanın "izinsiz" faaliyet gösterdiği kaydediliyor.
İlaçlamayı yapan çalışanın da sertifikası olmadığının tespit edildiği ifade ediliyor.
Güvenlik kamerası görüntülerinde, otele çağrılan ambulansa ulaşmaya çağrılan aile üyelerinin, içeride kilitli kaldığı da görülüyor.
Hayatını kaybeden baba Servet Böcek ve dışarıdakiler cam kapıyı kırmaya çalışıyor.
Savcılığın tutuklama yazısında, bu anlara ilişkin de bilgiler yer alıyor.
Buna göre tutuklanan resepsiyon görevlisi ilk ifadesinde, oteldeki kokudan rahatsız olduğunu ve ana kapıyı kilitleyerek binayı terk ettiğini anlatıyor.
Aynı görevli ilk ifadesinde kokudan bahsetti ama şüpheli olarak alınan ifadesinde buna değinmedi.
Savcılık gündüz saatlerindeyse yine bir resepsiyon görevlisinin rahatsızlandığını söyleyerek izin aldığını ve yerini daha sonra kapıyı kilitleyen görevliye bıraktığını tespit ediyor.
Bu görevli şüpheli olarak alınan ifadesindeyse arkadaşıyla görüşmek için "rahatsızlandım" yalanını söylediğini iddia ediyor.
Savcılık görevlilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği kaydediliyor. İfadelerinin değişmesini de hayatın olağan akışına aykırı buluyor.
Bugüne kadar tutuklananlar arasında otel sahipleri ve çalışanları, ilaçlama şirketi sahipleri ve çalışanları var. İlk etapta tutuklanan üç gıda işi çalışanı da halen cezaevinde tutuluyor.
Almanya'dan Türkiye'ye tatile giden ailede üç ve altı yaşındaki iki çocuk (Masal ve Muhammet Kadir) ile anneleri Çiğdem Böcek 14 Kasım'da hayatını kaybetmişti.
17 Kasım'da baba Servet Böcek de hayatını kaybetti.

28 Kasım'da rapor çıkacak
Adli Tıp Kurumu'nun paylaştığı 17 Kasım tarihli bilgi notuna göre aile 9 Kasım'dan itibaren oteldeki 201 numaralı odada kalırken ilaçlama, 11 Kasım'da onların hemen altında yer alan 101 numaralı odada yapılmıştı.
Kuruma göre 201 numaralı odanın havalandırma sistemi yoktu.
Aileden ve zehirlenen iki başka kişiden alınan örneklerde toksik madde tespit edilmedi.
Fakat olayın oluş şekli ve aynı otelden benzer şikayetlerle iki kişinin daha tedavi görmesi nedeniyle güçlü ihtimalin otelde kimyasal zehirlenme, zayıf ihtimalin ise gıda zehirlenmesi olduğu aktarıldı.
Adli Tıp Kurumu patolojik, mikrobiyolojik ve toksikolojik analiz neticesinde ölüm sebepleri hakkında kesin kanaatin belirtileceğini aktardı.
Planlara göre laboratuvar sonuçlarının raporlanması 28 Kasım 2025'te olacak.
Ailenin fenalaşarak hastaneye kaldırılmadan önce bir hastaneye başvurup taburcu edilmeleri üzerine, tedavi süreçlerinde bir ihmal olup olmadığı da tartışılmıştı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 19 Kasım'da yaptığı açıklamada hem taburcu edildikleri hem de daha sonra kaldırıldıkları hastaneyi kast ederek "İki hastane de Türkiye'nin en iyi hastanelerinden, gerekli müdahaleleri yapmışlar ama biz her ihtimale karşı inceleme başlattık" dedi.
İfadelerde neler var?
İlaçlanan otelin resepsiyonisti, şüpheli olarak alınan ifadesinde ilaçlanan yerin hemen yanında çalıştıklarını fakat kendisinde veya iş arkadaşlarında herhangi bir sağlık sorunu olmadığını iddia etti.
Ancak savcılık bu kişinin ilk ifadesinde kokudan bahsettiğine işaret ediyor.
İlaçlama şirketinin sahibi, şirketinin ilk açıldığı süreçte denetlendiğini fakat o tarihten sonra herhangi bir denetimden geçmediklerini aktardı.
İl Sağlık Müdürlüğü, firmanın izinsiz faaliyet gösterdiğini açıkladı.
Kendisinin ilaçlama yapmadığını söyleyen şirket sahibi, çalışanlarından ilaçlamaya yönelik eğitim belgesi istediklerini, yaşananlardan ötürü çok üzgün olduğunu söyledi.
İlacı uygulayan çalışan ise o gün ilaç sızıntısı olmaması için kapıları itinayla bantladığını söyledi.
Otelin işletmecisi ise söz konusu ilaçlama şirketiyle daha önce de çalıştıklarını aktardı ve "Hatırladığım kadarıyla Ağustos ayında yine bu şirket kanalıyla otelde ilaçlama oldu" dedi.
Bu kişi, 101 numaralı odadan böcek şikayeti gelmesi üzerine söz konusu şirketi çağırarak ilaçlama yaptıklarını ekledi.
Böcek ailesi 11 Kasım'da İstanbul Ortaköy'de farklı restoranlarda yemek yedi.
Aile üyeleri mide bulantısı ve kusma şikayetiyle bir gün sonra 12 Kasım'da yakındaki bir hastaneye gitti ve tedavi sonrası taburcu edildi.
13 Kasım sabaha karşı 02.20 sıralarında annenin aramasıyla otele ambulans geldiği ve ailenin hastaneye sevk edildiği belirlendi.
Yakınları cenazeleri teslim alışları sırasında ailenin Almanya'dan bir haftalığına Türkiye'ye tatile gittiğini söyledi.
KAPIYI KİLİTLEYİP KEBAPÇIYA GİTMİŞ
Olaya ilişkin soruşturma sürerken, otel çalışanı M.M.U.D.C. tutuklandı.
M.M.U.D.C., savcılıktaki ifadesinde babanın dışarı çıkamadığı anlarda kapıyı kilitleyip kebapçıya gittiğini söyledi.
"Kapıyı kilitleme amacım, otele hırsızın girmesini engellemektir." diyen otel çalışanı, "Otelde koku olduğundan dolayı aldığım yemeği yan tarafta bulunan bahçede yedim. 15-20 dakika sonra döndüğümde kapı önünde bir ambulans gördüm. Böcek ailesinin ambulansa bindiğini fark ettim." ifadelerini kullandı.
Tutuklanan otel çalışanı, olayda ihmali olmadığını öne sürdü.
Otelde yarı zamanlı çalıştığını söyleyen M.M.U.D.C. şöyle devam etti:
"- Sahilde bir şeyler yediklerini ve midelerinin bu nedenle rahatsız olduğunu söylediler, hastaneye gitmek için yardım istediler.
- Kadırga Caddesi'nde klinik olduğunu söyledim. Daha sonra otelden çocuklarla birlikte çıktıklarını gördüm. Mesaim bitti evime geçtim.
- Aynı gün saat 20.30 sıralarında resepsiyon görevlisi olarak çalışan R.B. beni aradı acil işi olduğunu söyleyerek onun yerine çalışmamı istedi.
- 22.45 sıralarında otele geldim. Otelde kusmuk kokusu vardı. Saat 01.00 sıralarında koku nedeni ile hava almak için otel dışına çıktım."
- 01.30 sıralarında yemek için otelin kapısını kilitleyerek yakında bulunan kebapçıya gittim. Kapıyı kitleme amacım otele hırsızın girmesini engellemektir.
- Zaten otelin giriş kapısında iletişim numarası ve anahtarların masanın üzerinde olduğu yazılıdır. 15-20 dakika sonra döndüğümde kapı önünde bir ambulans gördüm.
- Böcek ailesinin ambulansa bindiğini fark ettim. Benim olayla herhangi bir alakam yoktur. Kusurum olmadığını düşünüyorum"


