CHP ve Yeniyol grubu İmralı'ya gitmiyor: Karar siyasi dengeleri değiştirebilir mi?

CHP ve Yeniyol grubu İmralı'ya gitmiyor: Karar siyasi dengeleri değiştirebilir mi?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Ayşe Sayın
BBC Türkçe

AKP, MHP ve DEM Parti'den birer üyenin yer aldığı bir heyetin İmralı Adası'na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşme planı kesinleşti. CHP ile DEVA, Gelecek ve Saadet partilerinin Meclis'te kurduğu Yeniyol Partisi grubu ise İmralı ziyareti için üye vermeme kararı aldı.

TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulduğundan bu yana yanıtı merak edilen soru, 21 Kasım Cuma günü komisyonda yapılan oylamayla yanıt buldu.

Komisyonun Cuma günkü toplantısında alınan karar; Öcalan'ın ilk kez Meclis heyeti tarafından ziyaret edilecek ve konuşmalarının da Meclis tutanaklarına girecek olması nedeniyle "sıradan bir oylama" olarak görülmüyor.

Ziyaretin, hem iktidar hem de muhalefet açısından "siyasi sonuçlarının olacağı" öngörülüyor.

AKP ve CHP'nin ortaklaştığı kaygı: 'Toplum da taban da ikna değil'

Baştan beri İmralı ziyareti konusunda tutumu en çok merak edilen partiler AKP ve CHP'ydi.

Her iki partinin de İmralı konusundaki tereddütlerinin ortak olduğunu söylemek mümkün: Toplumun ve parti tabanlarının İmralı hassasiyeti

Kamuoyu anketlerinde, iktidar tarafından 'Terörsüz Türkiye' olarak tanımlanan yeni barış sürecine destek yüzde 85'leri buluyor.

Buna rağmen "Komisyon İmralı'ya gitmeli mi?" sorusuna desteğin yüzde 25'lere kadar gerilediği iktidar partisinin elindeki anketlere de yansımış durumda.

İmralı ziyaretine en tepkili kesim olarak gençler gösteriliyor.

AKP'nin üç noktayı dikkate alarak İmralı ziyaretine onay verdiği belirtiliyor. Bunlar, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "3 arkadaşımla İmralı'ya kendim giderim" çıkışı, güvenlik bürokrasinin ziyaretin "örgütün silah bırakma sürecini hızlandırabileceği" görüşü ve Suriye'deki gelişmelerin seyri şeklinde değerlendiriliyor.

AKP gibi CHP de aldığı veya alacağı kararları sürekli anket sonuçlarıyla tartıyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre CHP, sadece kendi seçmeni değil, toplumsal desteğin de düşük olmasını dikkate alarak İmralı'ya gitmeme kararını kesinleştirdi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de İmralı heyetine üye vermeme kararını, "Millet rıza göstermiyor" sözleriyle ifade etti.

CHP'nin kararını hangi etkenler belirledi?

Komisyonun kararı öncesinde, CHP içinde bazı komisyon üyelerinin de aralarında bulunduğu bir grup İmralı'ya gidilmesinden yana tavır koydu.

Bu tutum, "Kürt seçmenin CHP'den uzaklaşması" ve DEM Parti'yi AKP ve MHP ile "yeni anayasa" masasına itmesi ihtimaliyle gerekçelendirdi.

Ancak İmralı tartışmasının başından bu yana ağırlıklı görüş, "İmralı'ya gidilmesi, TBMM'nin Öcalan'a meşruiyet sağlaması anlamına gelir" yönündeydi.

Bir çok parti yöneticisi, İspanya'nın ETA, İngiltere'nin İRA ile yürüttüğü müzakere süreçlerini örnek göstererek, "Devletler, hükümetler herkesle görüşür, Öcalan'la da görüşülüyor. Ama İspanya ve İngiltere parlamentoları, örgüt yöneticilerini muhatap almamış. TBMM neden Öcalan'a meşruiyet versin" görüşünü savunuyor.

'Kurultaya İmralı gölgesi düşmesin'

İmralı kararında bir başka etken olarak CHP'nin bir hafta sonra yapılacak olan 39. Olağan Kurultay'ı gösteriliyor.

18 Kasım Salı günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un koordinatör grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda, CHP'nin, İmralı kararının kurultay sonrasına istediği biliniyor. Ancak DEM Parti ve MHP'nin ısrarı üzerine karar Cuma günü alındı.

Parti yönetiminin, kurultaya "İmralı gölgesi düşeceği" endişesinin kararda etkili olduğu belirtiliyor.

'1989 travması unutulmadı'

CHP'li bazı deneyimli siyasetçiler, CHP'nin Kürt sorununun çözümü konusunda en cesur adımları atan parti olduğunu, ancak bazı "travmatik" olayların daha dikkatli adım atılmasını zorunlu kıldığını ifade ediyorlar.

CHP'nin İmralı'ya gitmesinin, Kürt Konferansı'na katıldıkları gerekçesiyle altı Kürt milletvekilinin SHP'den ihracıyla başlayan süreçtekine benzer bir ayrışmaya yol açacağı kaygısı dile getiriliyor.

Ayrıca CHP'lilerin DEM Parti'nin "Kürt seçmen" kozunu gündemde tutarak İmralı'ya gidilmesi talebinin de partide "dayatma" algısı oluşturduğu ve rahatsızlık yarattığı ifade ediliyor.

'Kürt seçmen anlayacak'

İmralı'ya üye göndermese de CHP, komisyonda kalma kararıyla sürece desteğini sürdüreceğini açıkladı.

CHP'nin "Kürt sorunu" ifadesini ilk kullanan siyasi gelenekten geldiğine işaret eden parti kurmayları, DEM Parti'nin de CHP'nin de bu sürecin içinin "demokratikleşme ile doldurulması" konusunda ortaklaştığına işaret ediyorlar.

İki parti tabanının da "siyasi davalar ve kayyum başta olmak üzere antidemokratik uygulamaların" mağduru olduğuna dikkat çeken parti kurmayları, Kürt seçmenin de CHP'nin kaygılarını anlayacağı görüşünü savunuyorlar.

AKP ve MHP cephesi: CHP'nin siyasi intiharı

CHP'nin kararı, AKP ve MHP kulislerinde '"siyasetsizlik", "siyasi intihar", "2028 seçimlerinin şimdiden Erdoğan'a hediye edilmesi" sözleriyle değerlendirildi.

İktidar kanadında, Kürt seçmenin bu karar nedeniyle CHP'den uzaklaşacağı görüşü hâkim. CHP'nin İmralı kararı ile DEM Parti-CHP birlikteliğini zedeleyeceği için 2028 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinin rahatlayacağı savunuluyor.

Ancak siyasi kulislerde, İmralı ziyaretinin "Meclis'in ortak kararı" olmasını isteyen AKP'nin, CHP ve Yeniyol grubunun kararıyla bu hesabının tutmadığı yorumları da yapılıyor.

'DEM Parti tepkili ama CHP'yi süreç dışına itmek istemiyor'

DEM Parti kulislerinde CHP'nin İmralı kararı, 2016'daki "dokunulmazlıkların kaldırılması" kararının ardından ikinci en önemli kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

CHP'nin de desteklediği geçici anayasa değişikliği ile milletvekili dokunulmazlığı kaldırılınca, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş dahil bir çok Kürt siyasetçi tutuklanmıştı.

CHP'nin İmralı kararına en sert tepki, son iki seçimdir örtülü veya açıkça bir şekilde seçim işbirliği yapan DEM Parti'den geldi. BBC Türkçe'ye konuşan bir komisyon üyesine göre, "CHP tercihini tabandan yana yaptı ama bunun bedelini ağır ödeyecek!"

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayyip Temel'in de aralarında bulunduğu bir çok partili, CHP'yi "direksiyonu milliyetçi dayatmalara kırmakla" eleştiriyor.

Ancak DEM Parti, CHP'nin sürece desteğini önemsiyor ve tamamen ilişkileri koparmak istemiyor.

DEM Parti Eş Başkanları'nın "Tereddütler ve kaçınmalar toplumsal vicdanı yaralar" sözleriyle isim vermeden eleştirdiği CHP'ye yönelik daha sert ifadelerden kaçındığına dikkat çekiliyor.

DEM Parti'nin CHP'nin masada kalmasını istemesinin altında, hem sürecin toplumsallaşması, hem de AKP-MHP ittifakına karşı, demokratikleşme talepleri konusunda yalnız kalmak istememesi gösteriliyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.