Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. 4 şüpheli hakkında 20'şer yıla kadar hapis cezası istendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen “siyasal casusluk” soruşturması tamamlandı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” suçundan iddianame hazırlandığı belirtildi.
İddianamede suç tarihinin 2019 - 2025 yılları arası olduğu kaydedildi.
İddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Temmuz ayında “casusluk” suçundan tutuklanan Hüseyin Gün'ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği belirlenmişti.
Hüseyin Gün'e ait kriptolu telefon ve el yazısı dokümanlar incelendi. İnceleme sonucunda, sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olamayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara rastlandı. Ayrıca İsrail'de askeri ya da siyasi alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan bazı İsrail vatandaşlarının pasaport fotoğrafları tespit edildi. İncelemede FETÖ mensupları ve farklı ülke konsolosluk görevlileriyle de çok sayıda iletişim kurulduğu ortaya kondu.
85 MİLYON LİRALIK İŞLEM
Hüseyin Gün'ün MASAK incelemesinde ise, herhangi bir ticari işletmesi olmamasına rağmen yurtiçi ve yurtdışı yüklü miktarda para transferleri tespit edildi. Herhangi bir alım-satım işlemi olmamasınna rağmen hesaplarında 85 milyon liranın nakit olarak çekiminin gerçekleştiğinin altı çizildi.
Hüseyin Gün'ün el yazısı defter ve belgeleri incelendiğinde, görüşmüş olduğu kişi ve kurumları günlük not aldığı, yabancı istihbarat elemanlarına bilgi aktarımında bulunduğu, FETÖ üst düzey yönetim kadrosunda İngiltere İmamı olarak nitelendirilen Mustafa Özcan ile yüz yüze görüştüğü, Özcan'ın önerilerini not aldığı, tüm bu bilgileri istihbarı faaliyet gösterdiği tespit edilen yabancı bir ülkeye mensup şahıslara aktardığı belirlendi.
İKİ ESKİ BAKANIN FOTOĞRAFI GÖNDERİLDİ
Savcılık açıklamasına göre; Hüseyin Gün iletişimini FETÖ mensuplarının kullandığı ByLock Talk and Chat programına benzer bir program üzerinden yaptı. Dışardan erişilemeyen, üst düzey gizliliğe sahip kriptografik haberleşme programlarından "Wickr" ile gerçekleştirilen görüşme ve yazışmalarda; yabancı ülke istihbarat görevlisinin Hüseyin Gün'e, daha önce görev yapmış iki bakanın da aralarında bulunduğu bir grubun uzaktan ve gizlice çekilmiş fotoğrafını gönderdiği tespit edildi.
NECATİ ÖZKAN'A MESAJ
Şüpheli Hüseyin Gün'ün yine aynı program üzerinden Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden olan şüpheli Necati Özkan ile de iletişime geçti. Yapılan incelemede, Hüseyin Gün'ün Necati Özkan'a "Murat Ongun’un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğunu bu nedenle Murat’ın Ekrem Bey ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu" şeklinde talimat verir vasıfta görüşmeler tespit edildi.
EKREM İMAMOĞLU İLE ORTAK BULUŞMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu bilgiler doğrultusunda Ekrem İmamoğlu suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, şüpheli Hüseyin Gün ile şüpheli Necati Özkan'ın bu amaç doğrultusunda 2019 yerel seçim kampanyasında işbirliği yaparak seçmenlere ait gizli bilgileri sızdırarak eylemde bulundukları, seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profil oluşturdukları ve strateji belirledikleri, bu çalışmadaki seçmenlere ait bilgileri yabancı istihbarat servisleriyle paylaşıldığı ve casusluk suçu işlendiğini belirledi.
Ayrıca, şüpheli Hüseyin Gün ile Ekrem İmamoğlu'nun irtibatı olduğu ve ortak buluşmalarda bulundukları tespit edildi.
MERDAN YANARDAĞ İLE İLETİŞİM
Soruşturma kapsamında şüpheli Merdan Yanardağ’ın Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin Gün ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği, 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde casusluk suçunu işlediği belirtildi.
İMAMOĞLU: HÜSEYİN GÜN’Ü S.A.’NIN YANINDA GÖRMEMLE TANIDIM
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Ekrem İmamoğlu "Merdan Yanardağ’ı gazeteci olması sebebiyle tanırım. Melih Geçek’i tahminen 12 yıldır tanırım. CHP içerisinde geçmiş dönemde görevlerde bulunmuştur. Bilgi işlem konusunda deneyimli olduğunu bilirim. Necati Özkan ise katılmış olduğum 2014, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde siyasi kampanyalarımı yöneten ve aynı zamanda danışmanlığımı yapan kişidir. Hüseyin Gün’ü ise tanıdığımı hatırlamıyorum. Bu kişinin ve yanında bulunan kadın bir şahsın benimle olan fotoğrafı 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildikten sonra tebrik amaçlı yapılmış bir ziyarete ait. Kadının ismini hatırlamıyorum" demişti.
"YAPILAN YAZIŞMALARDA KASTEDİLEN KİŞİNİN BEN OLUP OLMADIĞINI BİLMİYORUM"
İfadesinde “Wickr Me” uygulamasını bilmediğini ve üyeliği olmadığını söyleyen İmamoğlu, “Mr Mayor”, “İmamoğlu”, “Başkan”, “Başkan Bey”, “Ekrem”, “Ekrem Bey”, “Ekrem Başkan” şeklinde geçen ifadelerle kastedilen kişinin o olup olmadığı sorusuna, "Necati Özkan ve Hüseyin Gün olduğunu iddia ettiğiniz kişiler arasında gerçekleşen yazışma içeriklerindeki kastedilen kişinin ben olup olmadığımı bilmiyorum. Ama tahminimce Ekrem İmamoğlu ismi ile kastedilen ben olabilirim fakat bu yazışmalar ile bir ilgim yoktur" ifadelerini kullanmıştı.
HÜSEYİN GÜN İTİRAFÇI OLDU
Soruşturma kapsamında Hüseyin Gün'ün hem emniyet hem savcılıktaki ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle ifade verdiği açıklanmıştı.
Gün, savcılığa verdiği ifadesinde, teknoloji yatırımcısı olduğunu ve aylık 100 bin dolar gelirinin bulunduğunu beyan etti. Gün, 10 Haziran 2019'da manevi annesi S.A'nın yönlendirmesiyle Necati Özkan ile tanıştığını, Özkan ile 31 Mart ve 23 Haziran 2019'daki seçim süreçlerinde birlikte çalıştıklarını söyledi.
Özkan'ın, İmamoğlu'nun hem siyasi danışmanı hem de seçim kampanyasının menajeri olduğunu belirten Gün, ifadesinde şunları kaydetti:
"Benim 'Piiq' isimli firmam vardı. Darren, Aaron ve Ed isimli ortaklarım vardı. Aaron isimli şahıs eski istihbarat servisi çalışanıdır. Şirketteki tüm analiz işlemlerini teknik ekip ile birlikte Aaron yapardı. Osint (açık kaynak istihbaratı) programı vardır, bu program şemsiye programıdır. Bu şemsiyenin altında 'darkweb' gibi internette hassas bilgiye ulaşabileceğiniz bilgiler vardır. Bu internetin yer altıdır. Necati Özkan bana Osint'e bir bakmamı istedi. Osint'te yaptığımız araştırmada İBB'ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreler vardı. Bu mail ve şifrelerle belediyenin en derinlerindeki bilgiye ulaşabilme kabiliyeti veriyordu. Burada belediye içi yazışmalar ve bilgi akışı görülebiliyordu ancak sadece bilgi temini vardı, herhangi bir müdahale yapılamıyordu. Necati Özkan da bu Osint alemine hakimdi. Ben de zaten ofisindeyken genel bir bilgilendirme yapmıştım. Dolayısıyla Necati Özkan oradaki verilerin neye mal olabileceğini bilebilecek durumdaydı."
"ELİMİZDEKİ YAZILIMLA İÇ YAZIŞMALARI GÖRÜP ALGI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORDUK"
Şüpheli Gün, Osint programında yaptıkları kontrollerde ilk gördükleri datadan daha fazlasının olduğunu gördüklerini aktararak, şöyle devam etti:
"Beni Osint'e yönlendirilen Necati Özkan'dır. Zaten bir kez girdiğiniz zaman sonradan gelen bilgilere de sahip oluyorsunuz. Osint'teki veriler ya hacklenme yoluyla ya da birinin oraya yüklemesiyle orada olur. Bu sahip olduğumuz imkanın sadece yüzde 10'udur. Biz ayrıca elimizdeki yazılımla sosyal medya hesapları üzerinden iç yazışmaları görüp buna göre algı oluşturmaya çalışıyorduk. Bu yaptığımız analizleri de ben Necati Özkan ile paylaşıyordum. Bizim şirket olarak sahip olduğumuz çok geniş yetkileri olan yazılımın mucidi Amerikan İstihbarat Servisi'nde kapalı operasyon direktörüydü. Bu programın adı 'Pq'dur. Bu kişi benim ortağım olan Aaron'du. Aaron zaten istihbarattan emeklidir. Ben yaptığım analizleri Necati Özkan'a verirdim. Bunları başkana iletmesini söylerdim, o da başkana iletirdi. Başkan olarak kastedilen kişi Ekrem İmamoğlu'dur. Yazışmada 'Mayor' olarak geçen kişi de Ekrem İmamoğlu'dur. Bunun anlamı başkan demektir."
MERDAN YANARDAĞ: HÜSEYİN GÜN'DEN HİÇ PARA ALMADIM
Soruşturma kapsamında, Yanardağ, savcılığa verdiği ifadesinde, şüpheli Gün'ü S.A. isimli kadının yanında görmesiyle tanıdığını, S.A'nın Yeniköy'deki evine ziyaret etmeye gittiği zamanlarda görüştüğünü, tahmini 5-7 kez görüştüğünü söyledi.
Merdan Yanardağ, savcılıkta verdiği ifadesinde, "Hüseyin Gün'den bugüne kadar hiçbir ad altında para almadım. Ya ben yanlış hatırlıyorum ya da kendisi yanlış hatırlıyor. Annesi olarak gördüğü S.A'nın küçük maddi yardımları olurdu. İfadesinde bahsettiği faaliyetleri ile ilgili hiçbir bilgim yoktur. Necati Özkan ile alakası nedir bilmiyorum" şeklinde beyanda bulundu.



