Elon Musk Netflix'e savaş açtı: "Çocuklarınızın sağlığı için aboneliği bırakın​"

Elon Musk Netflix'e savaş açtı:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Dünyanın en zengin adamı Elon Musk, 227 milyon takipçisine Netflix aboneliklerini iptal etme çağrısı yaptı. Netflix hisseleri iki gün üst üste yüzde 2’ye varan düşüş yaşadı. Elon Musk, Netflix tarafından yayınlanan bazı dizilerde trans karakterlere yer verilmesine sert tepki gösterdi. Milyarder girişimci, kendi aboneliğini iptal ettiğini açıklayarak takipçilerine de aynı yönde hareket etmeleri çağrısında bulundu. Musk’ın bu çıkışı, ABD’de uzun süredir devam eden “woke” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sosyal medyada yaptığı paylaşımlar, sağ görüşlü kesimlerin Netflix’e karşı seslerini yükseltmesine neden oldu.

Tesla ve SpaceX'in CEO'su, milyarder Elon Musk’ın çıkışı, ABD'de muhafazakarlar arasında popüler olan sosyal medya hesabı Libs of TikTok’un başlattığı kampanyaya destek vermesiyle gündeme geldi.

Netflix’te yayınlanan “Dead End: Paranormal Park” adlı çocuk dizisindeki LGBTİ+ temalarının çocuklar üzerindeki etkileri konusunda tepki gösteren Musk, takipçilerini Netflix’i boykot etmeye çağırdı.

Dizinin yaratıcısı Hamish Steele’in geçmişte yaptığı bazı sosyal medya paylaşımlarının yeniden gündeme gelmesi de tepkileri büyüttü.

Yaşanan tartışmanın ardından Netflix hisseleri iki gün üst üste yüzde 2’ye varan düşüş yaşadı. Musk, X’te yaptığı paylaşımda “Cancel Netflix” ifadesini kullanarak, “Çocuklarınızın sağlığı için Netflix’i iptal edin” dedi.

Steele ise Bluesky’de yaptığı ve kısa süre sonra sildiği açıklamada, suçlamaları “iftira” olarak nitelendirdi.

MUSK'IN "KİŞİSEL DAVASI"

Musk’ın konuyla kişisel bağı da bulunuyor. En büyük kızı Vivian Jenna Wilson, 2022’de cinsiyet geçişini duyurmuş ve resmi olarak ismini değiştirmişti. Musk ise kızının “elit bir Kaliforniya okulunda yayılan 'woke virüsü' tarafından öldürüldüğünü” söylemişti.

TESLA SATIŞINDA 15 MİLYAR DOLAR KAYBETMİŞTİ

Musk ayrıca, iş dünyasında yaşadığı iniş çıkışlarla da gündeme geliyor. Temmuz ayında Amerika Partisi'nin kuruluşunun ardından 15 milyar dolar kaybeden milyarderin serveti, son olarak Forbes'un gerçek zamanlı milyarderler listesine göre serveti 500 milyar dolara ulaşmıştı.

Elon Musk Netflix çağrısıyla ABD’de siyasi bir tartışma başlattı

Musk’ın hedef aldığı yapımlar arasında yalnızca bu dizi yoktu. Öte yandan 2022’de iptal edilen The Baby-Sitters Club dizisi de trans karakterleri nedeniyle eleştirilere konu oldu. Tüm bunların yanında Musk, 2023’te yayımlanan bir CoComelon Lane bölümüne de tepki gösterdi. Bu bölümde bir çocuğun tütü ve taç denemesi yer alıyordu. Musk, bunu “çocuk programı için sorunlu” şeklinde nitelendirerek eleştirilerini sürdürdü.

Bu çıkışlar, sağ görüşlü siyasetçiler ve medya yorumcuları tarafından da desteklendi. Cumhuriyetçi kongre üyesi Marjorie Taylor Greene, Netflix’i “Demokratların cinsiyet ideolojisini yaymakla” suçladı. Bu söylemler, ABD’de medya şirketlerine yönelik ideolojik baskının bir parçası haline geldi. Bunun yanı sıra sağ görüşlü fenomenler de Musk’ın sözlerini sahiplenerek abonelik iptali çağrılarını çoğalttı. Buna rağmen farklı kesimlerden gelen tepkiler, tartışmayı daha da karmaşık hale getirdi.

ABD’de siyasi atmosferin de bu tartışmalara uygun bir zemin hazırladığı görülüyor. Trump yönetimi, çeşitlilik ve kapsayıcılık programlarını yasadışı ilan etmişti. Bununla birlikte çocuklar için cinsiyet geçişine yönelik sağlık hizmetleri yasaklandı. Bu kararlar, medya ve eğlence sektöründe farklı toplulukların temsiline yönelik daha büyük bir baskı oluşturdu. Tüm bunların yanında şirketlerin içerik politikaları da bu baskılardan doğrudan etkilenmeye başladı.

ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr’ın şirketler üzerindeki baskıları da dikkat çekiyor. Carr, firmaları çeşitlilik ve kapsayıcılık politikalarından vazgeçmeye zorluyor. Disney’in popüler programlarından Jimmy Kimmel Live!’ın askıya alınmasında bu baskıların etkili olduğu iddia ediliyor. Ne var ki Netflix gibi çevrimiçi platformlar doğrudan FCC denetiminde olmasa da dolaylı etkilerden kaçamıyor. Bu durum, Musk’ın sözlerinin sadece sosyal medyada kalmadığını, içerik ekosistemine de sirayet ettiğini gösteriyor.

Musk’ın çıkışları, teknoloji dünyasının sınırlarını aşarak kültürel bir tartışma başlığına dönüştü. Sosyal medyada yayılan bu çağrılar, özellikle ailelerin çocuklara yönelik içeriklere bakışını şekillendiriyor. Tüm bunların yanında, platformların uzun vadeli içerik politikalarında değişim ihtimali de gündeme geliyor. Analistlere göre bu tür çıkışlar, izleyici davranışlarını yönlendirme potansiyeline sahip. Buna rağmen farklı topluluklardan gelen tepkiler, şirketlerin denge arayışını zorlaştırıyor.

Her şeye rağmen Netflix, çeşitliliğe ve kapsayıcılığa yer veren yapımlar üretmeyi sürdürüyor. Dead End: Paranormal Park ve The Baby-Sitters Club gibi dizilerin iptali, bu politikada zaman zaman kesintiler olduğunu gösteriyor. Buna rağmen şirket, farklı grupları temsil eden yapımları kataloğuna eklemeyi sürdürüyor. Fakat Musk’ın çağrısı, bu içeriklerin kamuoyunda daha sert tartışılmasına yol açıyor. Böylece Netflix’in içerik tercihleri daha fazla sorgulanır hale geliyor.

Disney gibi diğer medya devleri de benzer tartışmalardan etkileniyor. Geçtiğimiz yıl, Moon Girl and Devil Dinosaur animasyonunun trans karaktere odaklanan bir bölümünün yayından kaldırıldığı iddia edildi. Bu durum, içerik üretiminde temsiliyetin ne kadar hassas bir konu olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanında medya şirketlerinin bu tartışmalara karşı attığı adımlar dikkatle izleniyor. Kapsayıcı içeriklerin geleceği, hem izleyici talepleri hem de siyasi baskılar arasında belirsizlik taşıyor.

Analistler, Musk’ın başlattığı bu tartışmaların sadece Netflix’le sınırlı kalmayacağını belirtiyor. Buna ek olarak farklı platformların da benzer eleştirilerle karşı karşıya kalabileceği konuşuluyor.

“Woke” nedir?

“Woke” kavramı, İngilizcede “uyanık” anlamına gelen “wake” fiilinden türeyen bir ifade olarak kullanılıyor. Günümüzde bu kavram, toplumsal eşitsizliklere, özellikle de ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı ve LGBTİ+ hakları gibi konulara duyarlı olmayı tanımlamak için kullanılıyor. Bununla birlikte son yıllarda, siyasi tartışmalarda olumsuz bir etiket haline gelerek “aşırı hassasiyet” veya “ideolojik dayatma” eleştirilerinin odak noktası oldu. ABD’de medya ve siyaset arenasındaki tartışmalarda kavramın bu farklı anlamları sıkça karşı karşıya geliyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.