ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) önde gelen operasyon subaylarından biri olan ve sorgulama tekniklerini ifşa ettiği için 30 ay hapisle cezalandırılan John Chris Kiriakou, internetten yayımlanan bir söyleşide, “Savunma sırlarımızın %99'unu İsraillilere veriyoruz. Ancak İsrailliler ABD'nin dostu değiller” dedi.
Reader Supported News'te köşe yazarı olan eski CIA görevlisi Kiriakou, CIA’deki ilk görev gününde aldığı bir brifingi anlatırken, Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) o dönemde ABD hükümetinden gizlenen tam 187 Mossad ajanını tespit ettiğini belirtti. Bu ajanlar, ABD’nin en mahrem savunma sırlarını ele geçirmek için ülkenin dört bir yanına yayılmış durumdaydı.
Kiriakou’nun, “Elimi kaldırdım ve zaten savunma sırlarımızın yüzde 99’unu onlara veriyoruz, neden casusluk yapıyorlar?” diye sorduğunu ve “Çünkü onlar, o vermediğimiz son yüzde 1’in peşindeler.” cevabını aldığını söyledi.
John Chris Kiriakou, “Ve işte bu yüzden İsrailliler Amerika Birleşik Devletleri'nin dostu değiller.” ifadesini kullandı.
Bu ifade, İsrail’in müttefiklik hukukuna rağmen ABD’nin tam kontrolünü ve en gizli teknolojilerini hedef alan doymak bilmez iştahını özetliyor.

İsrail’in ABD’ye Verdiği Zararlar
İsrail’in ABD üzerindeki faaliyetleri sadece istihbarat toplamakla sınırlı değil; bu durumun ABD’ye mali, askeri ve diplomatik açıdan ağır bedelleri oluyor.
1. Teknoloji Hırsızlığı ve Ekonomik Kayıp
İsrail, ABD’nin milyarlarca dolar harcayarak geliştirdiği askeri teknolojileri (yazılımlar, radar sistemleri, füze teknolojileri) casusluk yoluyla ele geçiriyor. Bu durum:
ABD’nin teknolojik üstünlüğünü zayıflatıyor.
Amerikan şirketlerinin pazar payını düşürüyor.
İsrail’in bu teknolojileri üçüncü ülkelere satarak haksız kazanç elde etmesine yol açıyor.
2. Güvenlik İhlalleri: Jonathan Pollard Olayı
Kiriakou’nun anlattıkları münferit bir olay değil. Eski donanma analisti Jonathan Pollard, binlerce gizli belgeyi İsrail’e sızdırmış ve bu bilgi sızıntısı ABD’nin Orta Doğu’daki istihbarat ağını ciddi şekilde tehlikeye atmıştı. ABD, “en yakın müttefiki” tarafından en hassas noktalarından vurulmuştu.
3. Diplomatik ve Askeri Riskler
ABD, İsrail’in bölgedeki agresif politikaları ve istihbarat operasyonları nedeniyle sık sık uluslararası arenada zor durumda kalıyor. İsrail’in çıkarları için yürütülen lobi faaliyetleri, ABD dış politikasını Washington’un değil, Tel Aviv’in önceliklerine göre şekillendirerek Amerikan askerlerini ve çıkarlarını risk altına sokuyor.
Sonuç: Dost mu, Casus mu?
Kiriakou’nun bu açıklamaları, uluslararası ilişkilerde “ebedi dostluk” kavramının bir illüzyon olduğunu gösteriyor. İsrail, ABD’den aldığı devasa askeri yardımlara rağmen, Amerikan halkının vergileriyle üretilen sırları çalmaktan ve müttefikine zarar vermekten çekinmiyor.
Kiriakou, CIA'nın Terörle Mücadele Merkezi'nde istihbarat analisti ve operasyon subayı, ABD Kongresi Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde de kıdemli araştırmacıydı. Ayrıca televizyon kanalı ABC News'a danışmanlık yaptı, Radio Sputnik'te Political Misfits programının sunucularından biri olarak çalıştı.
Kiriakou, Aralık 2007'de El Kaide mahkumlarına sorgulamalar sırasında su işkencesi uygulandığını doğrulayan ilk ABD hükümet yetkilisiydi.
2012 yılında Kiriakou, gizli bilgileri bir muhabire sızdırarak CIA'nın gelişmiş sorgulama programını ifşa ettiği için mahkum edilen tek CIA görevlisi oldu. Suçunu kabul etti ve 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.



