İktidar için karar zamanı: Teröristbaşı Öcalan'a gidilecek mi?

İktidar için karar zamanı: Teröristbaşı Öcalan'a gidilecek mi?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Yeni çözüm süreci kapsamında TBMM'de kurulan komisyonun çalışmaları, İmralı'ya giderek terör örgütü kurucu elebaşı Abdullah Öcalan'la görüşülüp görüşülmeyeceği konusuna kilitlenmiş durumda.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son grup konuşmasında partisinin İmralı'ya gideceğini söyleyerek ön almasının ardından iktidar partisi AKP'nin bu konuda henüz tam bir karar alamadığı ve komisyonun bu hafta yapacağı toplantının bu nedenle ertelendiği belirtiliyor.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak isimlendirdiği süreç kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 6 Kasım Perşembe olarak açıklanan 17. toplantısı gelecek haftaya ertelendi.

Erteleme kararı için "teknik sebepler" gerekçe gösterilirken CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit komisyon toplantısının dinlenmesi planlanan bakanların yurt dışında olması nedeniyle haftaya gerçekleştirileceğini söylediler.

Bu çerçevede TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un hafta başında partilerin grup koordinatörleri ile yeniden bir araya gelerek 17. oturumun gündemini konuşması bekleniyor.

Bu hafta Meclis Komisyonu'nun MİT Başkanı İbrahim Kalın'ı yeniden dinlemesi de bekleniyor. MİT ve TSK'nin kurduğu doğrulama mekanizmasının PKK'nın silah bırakmakta olup olmadığı ve bunun yeterli bulunup bulunmadığına ilişkin raporu süreç için önemli olacak.

Öcalan'a gitmek ya da gitmemek

Peki komisyon gerçekten teknik nedenlerle mi ertelendi?

DW Türkçe'nin komisyonu oluşturan farklı partilerin temsilcilerinden edindiği bilgilere göre İmralı'ya gidilip gidilmeyeceği komisyonun önündeki en büyük sorun.

Şimdiye kadarki toplantılarında çok sayıda kişiyi ve kurumu dinleyen komisyonun içinden oluşturulacak küçük bir heyetin İmralı'ya giderek Öcalan'ı da dinleyip dinlemeyeceği bundan sonraki en kritik karar aşamalarından biri olacak.

Bu konu henüz komisyonun resmi gündemine alınmış değil ve alınırsa bunun Kurtulmuş tarafından yapılması öngörülüyor. Konular gündeme alınmadan önce ise komisyonun teamülleri gereği Kurtulmuş önce arka kapı diplomasisi ile grup koordinatörleri ile konuşuyor ve dinlenecek kişiler ile gündem maddeleri bir nevi ortaklaştırılıyor.

Bu noktada belirsizliği koruyan en önemli konu ise iktidar partisi AKP'nin ne yapacağı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünkü grup toplantısında “Komisyon çatısı altında sürece dair tüm konuların tartışılmasını, kimsenin dışarıda bırakılmadan, ilgili bütün tarafların dinlenmesini, aykırı da olsa farklı fikirlerin dile getirilmesini değerli buluyoruz" dese de grup sonrası gazetecilerin ısrarlı “Öcalan'a gidilecek mi?” sorularını yanıtsız bırakmıştı.

AKP içinde Öcalan'a gitme konusunda hemfikir olunamadığı kulislere yansırken, edinilen bilgiye göre bazı partililer Öcalan'a gidilmesine gerek olmadığını; çünkü zaten DEM Parti'nin İmralı heyetinin Ada'ya sık sık giderek dönüşte PKK liderinin görüşlerini açıkladığını, hatta ilgili diğer taraflara da mesajlarının gittiğini ve dolayısıyla TBMM'nin resmi heyetinin İmralı'ya bir hükümlünün yanına gitmesinin pratik bir yararı olmadığını düşünüyor.

Bu arada iktidar partisini bu konuda en çok düşündüren unsurlardan birisi de bir yol kazası olması ve bu sürecin de başarısız olması durumunda Öcalan'a gidişin oy kaybettireceği yönünde. 2013-2015'deki çözüm sürecinin AKP'ye oy kaybettirdiğini hatırlatan bazı isimler Abdullah Öcalan ile görüşmenin parti için geri dönülemez sonuçlar doğuracağını da düşünüyor.

Tam kararını veremeyen iktidar partisi videolu görüşme gibi bazı ara formülleri de konuşuyor ancak bunun da başka sakıncaları olduğuna dikkat çekiliyor.

İktidara yakın Yeni Şafak gazetesi dün manşetten Öcalan'a gidilmesine karşı çıkmıştı ve "Komisyon İmralı'ya gitmesin" başlığı atmıştı. 

Gazete Areda Survey tarafından yapılan araştırmaya yer vererek vatandaşların yüzde 76,7'sinin komisyonun İmralı'ya gidip Öcalan'la görüşmesine karşı olduğunu belirtmişti.

Bu manşete yanıt bugün MHP'ye yakınlığıyla bilinen Türkgün gazetesinden geldi. 

"Derdiniz ne sizin?” manşetiyle Yeni Şafak'ı "sürece darbe" yapmakla suçlayan Türkgün gazetesi, "Yeni Şafak, Areda Survey'in yaptığı ankete dayanarak yaptığı haberi manşetten vererek süreci baltalama girişimi başlattı" ifadelerini kullandı.

DEM Parti ne düşünüyor?

Öte yandan DEM Parti komisyonun Öcalan'a gitmesi gerektiği konusunda ısrarını sürdürürken AKP'nin süreci ne kadar sahiplendiğinin bu tür zor kararlarda belli olacağını düşünüyor.

Öcalan'a toplumun pek çok kesiminin alerjisi olduğunu bildiklerini ancak bazı anketlerdeki soruların manipülatif olduğunu söyleyen DEM Partili bir yetkili, Yeni Şafak'ın kullandığı Areda Survey sonuçlarını da böyle görüyor ve katılımcılara “Eğer şiddet bitecekse Öcalan ile görüşülmeli mi?” sorusu yöneltilmiş olsaydı daha farklı bir sonuç çıkacağını savunuyor.

Silahların aradan çekilmesinin tüm siyasi partiler, toplumun tüm kesimleri ve demokrasi için önemli olduğunu söyleyen DEM Partililere göre şu anda bunu yapabilecek güçteki tek siyasetçi ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Komisyon Öcalan'a gidip gitmeme kararını 5'te 3 oranıyla alabiliyor. Yani 51 üyeli komisyonda 31 üyenin oyu karar için yeterli oluyor. DEM Parti'ye göre bu çoğunluğa ulaşmada sıkıntı yaşanması beklenmiyor.

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ'TAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cuma günü basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için önemli bir kazanç olduğunu söyleyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Şunu söyleyeyim. Demirden korkan trene binmesin. Tabi ki burada herkesin söylediği söz sadece kendisinin bugününü değil, bütün geleceğini de şekillendirecek" diye konuştu. Kurtulmuş, komisyonun İmralı'yı ziyareti için "Sürecin tamamlanması bakımından böyle bir adım atılabilir” ifadelerini kullandı.

Meclis'te 16. toplantısını yapan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun Türkiye'de önemli ve tarihi bir misyon üstlendiğini söyleyen Kurtulmuş, “Bugün itibarıyla da 16 toplantısını geride bırakarak önemli bir fonksiyonu icra etti. Bundan sonra da artık nihai noktaya doğru geliyor” dedi. Kurtulmuş şunları kaydetti: “Şunu çok rahat söyleyebilirim. Çok farklı fikirleri olmakla birlikte buraya gelip katılan, komisyonda fikir beyan edenlerden hiçbirisi biz bu süreci istemiyoruz, bu süreç olmasın diye bir beyanda bulunmadı. Herkes coşkuyla bu meselenin bir an evvel bitirilebilmesi için önemli fikirler ortaya koydular.”



"BÖYLE BİR ADIM ATILABİLİR"

Meclis Başkanı Kurtulmuş, son günlerde tartışılan komisyonun İmralı'yı ziyareti konusunda “Sürecin tamamlanması bakımından böyle bir adım atılabilir” dedi. Kararı verecek olanın komisyon olduğunu belirten Kurtulmuş, "Benim şahsi görüşüm burada önemli değildir. Çeşitli siyasi partiler bu konuda olumlu kanaatlerini ifade ettiler, ediyorlar. Kamuoyu önünde de ediyorlar. Eğer komisyon böyle bir karar alırsa ona göre hareket edilir” dedi.

“Tamamen teknik sebeplerle bu hafta perşembe yapacağımız toplantıyı erteledik. Bir bakan arkadaşımız yurt dışında olacağı için toplantıyı yapmadık. Önümüzdeki hafta İçişleri Bakanımızı, Milli Savunma Bakanımızı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımızı dinleyeceğiz. Öyle görüyorum ki son dinleme faslıdır bu. Eğer ilave yeni bilgileri olursa sonra yine komisyon bilgilendirilir. Dolayısıyla tamamen teknik bir sebepten dolayı bu erteleme yapılmıştır”

FİDAN VE KALIN'DAN BİLGİLENDİRME

“İnşallah bu hafta Perşembe günü İçişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız gelip en başta yaptıkları sunumla bugün arasında neler oldu, hangi adımlar atıldı bunları anlatacaklar”

“BİR BARIŞ SÜRECİ DEĞİLDİR"

Sürecin terör örgütünün silah bırakması ile ilgili olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye’de bu süreç, aslında Türkler ile Kürtler arasında bir barış süreci değil, aslında devlete karşı mücadele eden terör örgütünün silahlarını bırakmasını ilan etmesiyle birlikte başlayan bir sürecin parlamento tarafından dikkatle izlenmesi sürecidir. Dolayısıyla, burada hemen herkesin Türk-Kürt kardeşliği vurgusu yaptığının, bu ülkede yaşayan insanların arasındaki birlik ve beraberlik vurgusunu yaptığının altını çizmek isterim, bu fevkalade önemli bir meseleydi” dedi.

“HERHANGİ BİR PAZARLIK YOK"

Süreçte herhangi bir pazarlığın söz konusu olmadığını kaydeden Numan Kurtulmuş, “Herhangi bir şekilde örgütle devlet arasında bir pazarlık söz konusu değildir, bugüne kadar da olmamıştır. Örgütün de maksimalist taleplerle gündeme gelmediğini zaten kamuoyuna yapılan açıklamalarla da biliyoruz. Örneğin, federasyon gibi, birtakım ayrıcalıkların tesis edilmesi gibi, başka bir dilin Türkçenin yanında resmi dil olmasının talep edilmesi gibi bazı taleplerin gündeme gelmediğini biliyoruz. Henüz adımların tamamlandığını ifade edecek noktada değiliz, ama özellikle 26 Ekim açıklamasıyla birlikte, yani artık Türkiye sınırları içerisinde hiçbir şekilde terör faaliyeti yapılmayacağına ilişkin açıklamayla birlikte konu yeni bir safhaya, yeni bir merhaleye gelmiştir” diye konuştu.

“DEMİRDEN KORKAN TRENE BİNMESİN”

Terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için önemli bir kazanç olduğunu kaydeden Kurtulmuş, bazı uyarılarda da bulundu: "Şunu söyleyeyim. Demirden korkan trene binmesin. Bu, Türkiye'nin en zor konusu. Tabi ki burada herkesin söylediği söz sadece kendisinin bugününü değil, bütün geleceğini de şekillendirecek. Siyaset ilk sefer bir konu etrafında, çözüme ilişkin kanatları farklı olabilir, ama bu sorun çözülsün diye siyaset ilk sefer ortak noktada duruyor, bu fevkalade değerlidir. O geçmiş çözüm denemeleri sırasında siyasetin daha işin başından itibaren bu işi bir siyasi manevra alanına döndürdüğünü çok çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla, bunları görmek lazım”

YASAL DÜZENLEMELER

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, sürece ilişkin yasal düzenlemelerin çeşitli kriterler karşılandıktan sonra gerçekleştirilebileceğini söyledi. Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi örgütün gerçekten silahları bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin tespit ve tescili bundan sonraki aşamanın en kritik noktasıdır. Yani bunu biz Türkiye Büyük Millet Meclisi olacak yapacak durumda değiliz. Milli güvenlikle ilgili kurumlarımızın, başta Milli İstihbarat Teşkilatı ve Milli Savunma Bakanlığı unsurlarının, evet örgüt kendisini feshetmiştir, sahada ciddi bir silahsızlanma sağlanmıştır diyerek bu tespiti yapmasından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konunun gerektirdiği birtakım yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi mümkün olabilecektir. ”

“MGK İLAN EDERSE ÖNEMLİ BİR MESAFE AŞILIR”

PKK’nın silah bırakması konusunda MGK'nın tespitlerinin önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, "Türkiye'nin en üst güvenlik kurulu olarak Milli Güvenlik Kurulu'nda bu konu ele alınır ve Milli Güvenlik Kurulu eğer bu tespitleri yapar ve bunu da ilan ederse burada çok önemli bir mesafe aşılmış olur” dedi.

“O SLOGANLAR PROVAKASYONDUR”

Numan Kurtulmuş, Meclis'te atılan Abdullah Öcalan sloganlarına ilişkin "Meclis’te o sloganların atılması, Diyarbakır’da başka yerlerde, gerçekten milletin kahir ekseriyetinin rahatsızlık duyduğu eylemlerin ortaya konulması, açık söylüyorum provokasyondur” ifadelerini kullandı.

"FETÖCÜLERİN ETKİSİ ALTINDAYDI"

“Çözüm süreci” ve “Terörüz Türkiye” süreci arasındaki fark sorulan Kurtulmuş, "Geçen süreci de aşağı yukarı neredeyse her gününü hatırlayan, bilen birisi olarak söyleyeyim. Çok büyük farklılıklar var. Her şeyden evvel üzülerek ifade ediyorum, o dönem içerisinde devlet adına bu süreci yürüten kurumların neredeyse tamamı FETÖ’cülerin yönetimindeydi, onların etkisi altındaydı” cevabını verdi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.