Irak işgalinin mimarı Tony Blair: Gazze için barış elçisi mi yeni sömürge valisi mi?

Irak işgalinin mimarı Tony Blair: Gazze için barış elçisi mi yeni sömürge valisi mi?
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Gazze'nin savaş sonrası yeniden inşasını yönetecek otoritenin potansiyel başkanı olarak uluslararası sahnenin merkezine yerleşti. CNN muhabiri Tim Lister'ın haberine göre, Blair'in bu yüksek profilli rol için yarışması, hem yıllara dayanan diplomatik ve siyasi deneyimini beraberinde getiriyor hem de Irak Savaşı ve Ortadoğu'daki tartışmalı geçmişi nedeniyle şiddetli eleştirilere yol açıyor.

Çatışma çözümünden savaş kararına: Blair'in mirası

1997'den 2007'ye kadar Birleşik Krallık Başbakanlığı yapan Blair, kariyerinin başlarında Kuzey İrlanda'ya barış getiren Hayırlı Cuma Anlaşması (1998) gibi önemli bir başarıya imza atmıştı. Kendisini "bir şeyleri değiştirmek" isteyen bir siyasetçi olarak tanımlayan Blair, başbakanlık sonrası dönemde de diplomasi ve uluslararası yatırım alanlarında aktif kaldı.

Ancak Blair'in Gazze'deki olası yeni görevi, 2003 yılında ABD Başkanı George W. Bush'u destekleyerek Birleşik Krallık'ı Irak Savaşı'na sokma kararının gölgesinde kalıyor. Bu karar, Blair'in mirasına büyük zarar vermiş, bağımsız soruşturmalar savaş gerekçesinin abartıldığını ve gizli kitle imha silahları tehdidinin bulunmadığını ortaya koymuştu.

Filistinliler için "İstenmeyen Adam"

Blair'in tartışmaları, 2007-2015 yılları arasında Ortadoğu Dörtlüsü Temsilcisi olarak görev yaptığı döneme uzanıyor. Bu görev sırasında sergilediği İsrail yanlısı duruş nedeniyle Filistinliler arasında popülerliğini yitirdi. Filistin Yönetimi'nin eski baş müzakerecisi Nabil Şaat, Blair'in İsraillileri memnun etme çabaları nedeniyle çok az şey başardığını iddia etmişti.

Filistin Ulusal Girişimi'nden Mustafa Barguti, CNN'e yaptığı açıklamada Blair'i sertçe eleştirerek, "Irak'ta kitle imha silahları olduğunu iddia etti ve bunun büyük bir yalan olduğu ortaya çıktı," dedi. Barguti, Filistinlilerin özgür ve demokratik seçimlerle kendi liderlerini seçmeleri gerektiğini vurgularken, Blair'in "bizi başka bir sömürge yönetimine tabi tutmak" yerine kendi ülkesinde kalmasını önerdi.

Hamas Siyasi Bürosu üyesi Hüsam Badran da Blair'in "Filistin bağlamında istenmeyen bir figür" olduğunu belirterek, Irak Savaşı'ndan bu yana "suç teşkil eden ve yıkıcı bir rol" oynadığını söyledi.

Tüm bu eleştirilere rağmen, Blair'in Gazze rolüne uygunluğuna işaret eden önemli faktörler de bulunuyor. Blair'in kurucusu olduğu Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü (TBI), aylardır Gazze'nin yeniden inşası için "ertesi gün" senaryoları üzerine çalışıyor.

Blair'in, Ağustos ayında Beyaz Saray'da Jared Kushner ve Steve Witkoff ile yeniden yapılanma fikirlerini görüşmesi, Trump yönetiminin desteğini aldığını gösteriyor. Ayrıca, eski danışmanlık firması aracılığıyla Birleşik Arap Emirlikleri ile kurduğu yakın ilişkiler, ona savaş sonrası Gazze'de kilit rol oynayacak en önemli iki ülkeyle bağlantı sağlıyor.

Blair, Trump'ın 20 maddelik barış planını "cesur ve akıllıca" bulduğunu ve bunun "Gazze halkı için daha parlak ve daha iyi bir gelecek şansı vaat ederken, İsrail'in mutlak ve kalıcı güvenliğini de sağladığını" belirtmişti.

Ancak TBI'ın Gazzelilere topraklarını terk etmeleri için para ödenmesini içeren yeniden imar senaryoları üzerinde çalıştığı iddiaları tartışma yarattı. Enstitü bu iddiaları reddederek, planlarının asla Filistinlilerin yerlerinden edilmesini içermediğini savundu.

Blair'in diplomasisi sınanıyor

Zekası ve ayrıntılara hakimiyeti hem destekçileri hem de karşıtları tarafından kabul edilen Blair, Gazze'deki potansiyel yeni görevinde tüm diplomatik deneyimine ve ikna yeteneğine ihtiyaç duyacak. İsrail'de saygı gören ancak Filistinliler tarafından kesinlikle istenmeyen bir isim olarak, Blair'in Gazze'nin karmaşık ve hayati yeniden yapılanma sürecine liderlik edip edemeyeceği, bölgenin geleceği için kritik bir soru işareti olmaya devam ediyor.

Bu tartışmalı figür, bölgedeki kalıcı bir ateşkesin sağlanması durumunda, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik uzun vadeli planlarının en hassas ve en çok itiraz edilen yüzü olabilir.

Kaynak: Gazete Oksijen

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.