İspanya'da "23-F" olarak da bilinen başarısız darbe girişiminin lideri eski Yarbay Antonio Tejero, çarşamba günü 93 yaşında hayatını kaybetti.
Tejero’nun ailesini temsil eden hukuk bürosu, eski askerin akşam saatlerinde ülkenin doğusundaki Alzira kasabasında öldüğünü duyurdu.
Tejero, 23 Şubat 1981'de yaklaşık 200 silahlı jandarma ile İspanya Parlamentosu’nu basarak gündeme gelmişti.
Diktatör General Francisco Franco’nun 1975’teki ölümünün ardından İspanya’nın demokrasiye geçiş çabalarını baltalamayı hedefleyen bu eylem, "en ciddi tehdit" olarak kayıtlara geçti.
Tejero’nun elinde tabancasıyla meclis kürsüsüne çıktığı ve milletvekillerini rehin aldığı o anlar, televizyon kameraları kayıtta olduğu için İspanya’nın kolektif hafızasına kazındı.
Leopoldo Calvo-Sotelo’nun başbakanlık oylamasının yapıldığı sırada genel kurula giren Tejero, "Ses çıkarmayın. Herkes oturduğu yerde kalsın," diyordu.
Bu darbe girişimi 18 saat süren bir gerginliğin ardından başarısızlıkla sonuçlandı.
Dönemin İspanya Kralı Juan Carlos, televizyondan halka seslenerek "orduyu anayasaya sadık kalmaya" çağırmıştı.
Öte yandan Tejero, İspanya hükümetinin 1981 darbe girişimiyle ilgili gizli belgeleri kamuoyuna açıkladığı gün yaşamını yitirdi.
"Askeri isyan" suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırılan Tejero, bu sürenin 15 yıl 9 ayını cezaevinde geçirdikten sonra tahliye edilmişti.
Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Tejero’nun son anlarını huzur içinde, sevdikleriyle birlikte geçirdiği ifade edildi.
Darbe girişiminin belgeleri
İspanya, modern tarihinin en kritik dönemeçlerinden biri olan ve "23-F" olarak bilinen 23 Şubat 1981 askeri darbe girişimine dair 153 gizli belgeyi gün yüzüne çıkardı.
Hükümetin resmi internet sitesinde yayınlanan belgeler, ülkenin diktatörlükten demokrasiye geçiş sürecindeki en karanlık 18 saatin ayrıntılarını ortaya koyuyor.
Yayınlanan arşivde askeri komutanlar arasındaki telefon kayıtları, istihbarat raporları ve bakanlık yazışmaları yer alıyor.
Belgeler, Yarbay Antonio Tejero ve beraberindeki 200 silahlı sivil muhafızın parlamentoyu bastığı anlarda yaşanan gerilimi tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.
Gizliliği kaldırılan materyaller, darbecilerin kararlılığını ve şiddet kullanma niyetini açıkça gösteriyor.
Belgelerde yer alan telsiz kayıtları, darbe yanlısı subayların ilk uyarı ateşinden sonra tereddüt etmeden ateş açılması talimatını verdiğini kanıtlıyor.
"Uyarı ateşinden sonra doğrudan öldürmek için ateş edin. Tanklar ve araçlar konuşlanmak üzere hazır bekletiliyor."
Belgeler ayrıca dönemin Kralı Juan Carlos I'in darbe girişiminden nasıl haberdar olduğuna dair notları da içeriyor.
Kraliyet Genel Sekreteri Sabino Fernandez Campos'un notlarına göre, Kral darbe başladığında parlamentodaki oylamayı radyodan canlı dinliyordu.
Kral, gece saat 01.00 sularında televizyondan halka seslenerek hukukun üstünlüğünü savunmuş ve girişimin başarısız olmasında kilit rol oynamıştı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, belgelerin yayınlanmasını tarihi bir borcun ödenmesi olarak nitelendirdi.
"Hafıza kilit altında tutulamaz. Demokrasiler, daha özgür bir gelecek inşa edebilmek için geçmişlerini bilmek zorundadır."
Darbe girişiminin arkasında, Franco diktatörlüğünün ardından gelen demokratik reformlara duyulan tepki, yüzde 20'ye ulaşan işsizlik ve ayrılıkçı ETA örgütünün saldırıları gibi faktörlerin yattığı biliniyor.
Hükümet sözcüsü Elma Saiz, bu adımın bakanlıklarda bulunan tüm ilgili belgeleri kapsadığını belirtirken, Yüksek Mahkeme'deki yargılama sürecine dair bazı dosyaların henüz kamuoyuna açılmadığı ifade ediliyor.
İspanya hükümetinin bu hamlesi, Franco döneminden kalma 1968 tarihli Devlet Sırları Yasası'nı değiştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Yeni yasa tasarısı, gizli bilgilerin 25 yıl sonra otomatik olarak açıklanmasını öngörüyor.


