İsrail basını: "Gazze'de Türk bayraklarını görmek İsrail için tam anlamıyla felaket"

İsrail basını:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Times of Israel gazetesinde "Gazze'deki Türk Tuzağı" başlıklı analizde Mısır'da varılan ateşkes sonrası ortaya çıkan duruma yer verildi.

"İsrail, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'sine Gazze'de aktif bir varlık imkânı tanıyan (ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planını kabul ederek en büyük stratejik hatalarından birini mi yaptı?" sorusunun yer aldığı analizde, İsrail'in uzun zamandır hedef tahtasına koyduğu İran ile Türkiye karşılaştırıldı.

Türkiye'nin birçok açıdan İran'dan daha güçlü olduğu, Ankara'nın iyi eğitimli, savaş tecrübesi olan bir orduya sahip, büyüyen bir donanmaya ve olgunlaşan yerli silah endüstrisine sahip olduğuna dikkat çekildi.

Suriye'nin ardından Gazze'ye girmesi halinde Türkiye'nin "İsrail'in güneyinde istihbarat ağları kurma, Mısır ile olan yakınlığını kullanarak Doğu Akdeniz'deki en büyük iki donanmayı daha yakın operasyonel temasa geçirerek böylece İsrail'in deniz sınırları boyunca manevra kabiliyetini daraltma" gibi olasılıklar olduğu yorumuna yer verildi.

Gazze'de enkaz kaldırma çalışmaları sırasında buldozerlerdeki Türk bayrağının dalgalandığı anlara atıfta bulunulan analizde, şunlar kaydedildi:

"Gazze'de dalgalanan Türk bayraklarını görmek, tam anlamıyla felaket niteliğinde bir stratejik başarısızlıktır. Başbakan'ı (Binyamin Netanyahu) bu düzenlemeye kim zorladıysa veya ikna ettiyse sorumluluk ona aittir."

Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında asılsız iddialara da yer verilen analizde, "Açıkça düşman Türkiye'nin İsrail'in güney sınırına yerleşmesine izin vermek, bir ateş çemberini başka bir ateş çemberiyle hatta daha da tehlikeli bir ateş çemberiyle değiştirmek demektir." yorumunda bulunuldu.

ABD Başkanı Trump'ın Gazze planına dikkat çekilen analizde "Netanyahu, Gazze'ye yönelik savaş sonrası vizyonunu halktan gizledi. Trump'ın barış planı altında ortaya çıkanlar, çözümden ziyade, İran nüfuzunun yerini Türk nüfuzunun almasıyla bir kabusa benziyor." ifadelerine yer verildi.

İsrail’den flaş iddia ‘ABD, Netanyahu’dan ateşkese şans vermesini istedi’

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun konuya ilişkin ABD'li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, Vance'in Netanyahu ile yaptığı görüşmede "Anlaşmaya bir şans verin ve bize işleri halletmemiz için zaman verin." dediğini aktardı.

Haberde, Vance'in "Gazze'nin yeniden inşası ve Hamas'ın İsrail için tehdit oluşturmamasını sağlama konusunda zorluklar var." ifadesini kullandığı belirtildi.

Netanyahu'nun ise ateşkes anlaşmasının başarılı olmasını istediğini Vance'e söylediği kaydedildi.

Haberde, Vance ve Netanyahu görüşmesine katılan ABD'li bir üst düzey yetkilinin ise "Netanyahu'nun Vance'in ateşkesi sürdürme ve anlaşmanın sonraki adımlarına geçme konusundaki mesajlarına açık olduğunu" söylediği aktarıldı.

Trump yönetiminin Gazze'de konuşlandırılacak uluslararası güçler ve Gazze'nin yeniden inşası için bağış toplayacak Barış Konseyi için Arap ülkelerinden ekonomik, askeri ve siyasi destek almaya çalıştığı belirtildi.

İsrail'e ziyarette bulunan Vance, dün, Netanyahu ile bir araya gelmişti.

DSÖ, ateşkesin ardından Gazzeden ilk tıbbi tahliyenin gerçekleştiğini duyurdu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze'den tıbbi tahliyelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan paylaşımda bulundu.

DSÖ'nün 41 kritik durumdaki hasta ve 145 refakatçinin Gazze'den tıbbi tahliyesine öncülük ettiğini belirten Ghebreyesus, "Bu, ateşkesin ardından ilk kez gerçekleşti. Yaklaşık 15 bin hasta hala Gazze dışında tıbbi bakım almak için onay bekliyor." ifadelerini kullandı.

Ghebreyesus, ülkelere dayanışma göstermeleri ve tıbbi tahliyeyi hızlandırmak için tüm yolların açılması yönündeki çağrılarını yineledi.

BM yetkilisi: Gazze distopik film setini andırıyor

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Direktör Yardımcısı Andrew Saberton, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'ya yaptığı ziyaret sonrası, New York'taki BM Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

UNFPA olarak ilk kez Gazze'ye üst düzey ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade eden Saberton, "Gazze'de gördüklerime tam olarak hazırlıklı değildim, kimse olamaz. Yıkımın boyutları distopik bir film setini andırıyordu ama bu kurgu değil. Gazze yerle bir olmuş, kilometrelerce moloz ve toz arasında sağlam kalan çok az bina var. Gördüklerimi unutamam." dedi.

Saberton, Gazze'de her 4 kişiden birinin açlık çektiğini söyleyerek, "Bu sayıya, açlığın hem anne hem de bebek için özellikle yıkıcı olduğu 11 bin 500 hamile kadın da dahil." diye konuştu.

Gazze'de erken doğum veya düşük oranının yaklaşık yüzde 70 olduğuna dikkati çeken Saberton, her 3 gebelikten birinin "yüksek riskli" olduğunu belirtti.

"GAZZE'DE NORMAL DOĞUM DİYE BİR ŞEY YOK"

Saberton, hastanelerin yüzde 94'ünün yıkıldığına veya hasar gördüğüne işaret ederek, "Gazze'de normal doğum diye bir şey yok, hastaneye gidemeyen, çoğu zaman çadırda bile mahrem alan erişimi olmayan kadınlar var. Yol kenarındaki molozların arasında doğum yapan kadınların hikayelerini duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Gazze'de İsrail saldırılarının "nesiller boyu sürebilecek psikolojik yaralara" neden olduğunu vurgulayan Saberton, iyileşme çabalarının, özellikle İsrail saldırıları nedeniyle yüzde 70'i depresyon ve anksiyete sorunları yaşayan gençler için önemli olduğunun altını çizdi.

"GAZZE'DEKİ ÖLÜMLERİ ABD NÜFUSUNA ORANLARSAK, YAKLAŞIK 39 MİLYON KİŞİYE TEKABÜL EDİYOR"

Saberton, "Gazze’de yaklaşık 70 bin ölü, yaklaşık 250 bin de yaralı olduğu belirtiliyor yani nüfusun yüzde 11'i. Bunu 340 milyon nüfuslu ABD'ye oranlarsak, yaklaşık 39 milyon kişiye tekabül ediyor." dedi.

Gazze'de yürürlüğe giren ateşkesin bir umut ışığı olduğunu belirten Saberton, ancak devam eden İsrail saldırılarının aileleri yeniden teröre sürüklediğini ve acilen kalıcı ateşkese ihtiyaç olduğunu söyledi.

Saberton, işgal altındaki Batı Şeria'ya yaptığı ziyarete de değinerek, "Batı Şeria'da yaşam, hayatın her alanına hükmeden bariyerler ve kontrol noktalarıyla çevrili." diye konuştu.

"Dünya artık ne Gazze ne de Batı Şeria'ya sırtını dönmeyi göze alabilir." diyen Saberton, Filistinlilerin yaşamının "sadece hayatta kalmanın" ötesine geçmesi, onurlu bir hayat sürmeleri için güvenlik, destek ve özgürlüğün sağlanması gerektiğini vurguladı.

Saberton, UNFPA olarak Gazze'yi daha önce vize alamadıkları için ilk kez ziyaret ettiklerini söyledi.

Gazze'de 1-2 gün kalmayı planlarken sadece 5 saat kalabildiğini belirten Saberton, "BM sisteminin üst düzey bir yetkilisiyim ancak Gazze'ye girmek için saatlerce sınırda arabada bekledim ve girince de erken ayrılmamız gerektiği bildirildi. Gazze'ye girebildiğim için şanslıyım." dedi.

İşgal altındaki Batı Şeria'da 5 gün kaldığını anlatan Saberton, UNFPA'nın, 16'sı Gazze'de olmak üzere Filistin topraklarında toplam 57 çalışanı bulunduğunu da bildirdi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.