Kimliği belirsiz İHA'nın enkazı aranıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karadeniz uyarısı

Kimliği belirsiz İHA'nın enkazı aranıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Karadeniz uyarısı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Dün akşam saatlerinde, Türk hava sahasına giren bir insansız hava aracı, F-16'lar tarafından vurularak düşürülmüştü. İHA'nın enkazına ulaşmak için çalışmalar devam ediyor.
Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına giren insansız hava aracı, F-16'lar tarafından takip edildi, Çankırı-Ankara hattında Elmadağ ilçesi yakınlarında düşürüldü. 

Türk Silahlı Kuvvetleri'ni alarma geçiren insansız hava aracının enkazına ulaşmak için çalışmalar devam ediyor.

Kimliği belirsiz insansız hava aracına ait radar izi Pazartesi akşamı Karadeniz üzerindeyken tespit edilmişti.

Edinilen bilgilere göre Çankırı üzerinden Ankara'nın Polatlı ilçesine doğu ilerleyince Hava Kuvvetlerine bağlı F-16 savaş uçaklarına alarm reaksiyon emri verildi.

YOLCU UÇAKLARI KONYA'YA YÖNLENDİRİLDİ

Uçaklar müdahale için İHA'nın yerleşim birimlerinden uzak bir noktaya ilerlemesini bekledi. İnsansız hava aracının düşürüldüğü dakikalarda Ankara Esenboğa Havalimanı'na yaklaşan 4 yolcu uçağı da Konya havaalanına yönlendirildi.

Enkaza ulaşmak için F16'ların insansız hava aracını vurduğu koordinatlar ve çevresinde arama-tarama faaliyetleri jandarma ekipleri tarafından yürütülüyor. 

Hava Kuvvetleri Komuntanlığı'ndan bir heyetin de enkaza ulaşma çalışmalarına katıldığı belirtiliyor.

DÜŞÜRLEN İHA HANGİ ÜLKEYE AİT?

İnsansız hava aracının enkazına ulaşılmasının ardından ise parçaları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda hangi ülkede üretildiği, hangi ülke tarafından kullanıldığı, herhangi bir patlayıcı taşıyıp taşımadığı gibi ayrıntıların netleşmesi bekleniyor.

Kimliği belirsiz insansız hava aracının Karadeniz üzerinden Türk hava sahasına girmesi nedeniyle Ukrayna ya da Rusya'ya ait olduğu değerlendiriliyor. Ancak İHA'nın üçüncü bir ülkeye ait olmasına dönük ihtimal de göz önünde bulunduruluyor.

Hemen her gün çok sayıda insansız hava aracının Rusya ve Ukrayna tarafından kullanıldığına dikkat çekilirken, her iki ülkenin de yoğun olarak kullandığı elektronik bozma ve engelleme yöntemleri nedeniyle İHA'nın kontrolden çıkarak Türkiye'ye yönelmiş olabileceği ifade ediliyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN KARADENİZ UYARISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Karadeniz'deki gemi saldırıları üzerinden de Ukrayna ve Rusya'ya çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'de yaşanan gemi saldırılarıyla ilgili ise “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak savaşın Karadeniz'e sirayet etmesine mani olduk. Fakat son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz.” diye konuştu.

KARADENİZ'DE GEMİLERE SALDIRILAR

28 Kasım'da Rusya ait Virat ve Kairos isimli Gambia bayraklı iki gemi saldırıya uğramıştı. İnsansız deniz araçlarıyla yapılan bu saldırıları Ukrayna üstlenmişti.

2 Aralık tarihinde de Rusya'dan Gürcistan'a ayçiçeği yağı taşıdığı belirtilen bir tanker yine insansız deniz aracı tarafından vurulmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze başlığında İsrail'i eleştirip Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Karadeniz'deki gemi saldırıları üzerinden de Ukrayna ve Rusya'ya çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "16. Büyükelçiler Konferansı"nda konuştu.

“GAZZE'DE 70 BİNİN ÜZERİNDE FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze saldırılarını hatırlatıp uluslararası kurumlara sert eleştiriler yöneltti.

Suriye'de 600 binden fazla Suriyelinin Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında şehit olduğunu ve milyonlarca Suriyelinin de ülkesini terk ettiğini söyleyen Erdoğan “Aynı şekilde Gazze'de 70 binin üzerinde Filistinli kardeşimiz öldürüldü. Şu anda pek çok anne, eş, çocuk, annelerini babalarını eşlerini arıyor ya da onların akıbetlerine ilişkin haber almayı bekliyor. Resmin bütününe baktığımızda uluslararası kurumların çoğu bugün kendisini gassalın eline bırakmış meyyit misali cansız, hareketsiz ve işlevsiz vaziyettedir.” dedi.

“Hiroşima'ya atılandan 14 kat fazla bombayla Gazze'yi yerle bir ettiler.” diyen Cumhurbaşkanı "Nasıl işleyen, adaletsizliği engelleyen bir uluslararası sistemden bahsedebiliriz. Önceliğimiz ateşkesin kalıcı olması ve insani yardımların Gazze’ye engelsiz ulaştırılmasıdır. Gazze’nin inşasına da bir an önce başlanmalıdır." ifadesini kullandı.

“10 MART MUTABAKATI'NIN UYGULANMASI İÇİN GEREKLİ TELKİNLERDE BULUNUYORUZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; terör örgütü SDG'nin, Şam yönetimine entegrasyonunu içeren 10 Mart Mutabakatı'na uyması gerektiğini söyledi.

Suriye'ye dönenlerin sayısının 580 bini bulduğunu söyleyen Erdoğan şöyle konuştu:

"-13,5 yıl boyunca katliam devam ederken vicdan sahibi ülkeler dışında demokrasi ve insan hakları havarisi kesilenlerin hiçbirinin sesi çıkmadı.

-İsrail'in Suriye'ye yönelik mütecaviz eylemleri halihazırda bu ülkenin kalıcı güvenlik ve istikrarının önündeki en büyük engeldir. Suriye'nin parçalanmasından bölünmesinden kimin çıkar sağlayacağı açıktır.

-Ayak direnmesi halinde krize dönüşme riski barındıran 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için de gerekli telkinlerde bulunuyoruz.

-Her zaman söylüyorum, biz bin yıldır buradayız, beraberiz, komşuyuz inşallah kıyamete kadar da burada olacağız, birlikte yaşayacağız.”

"SİVİL GEMİLER HEDEF ALINMAMALI"

“Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında her iki ülkeyi üç defa bir araya getirdik.” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Süreci neticesinde insani alanda elde edilen kazanımların Türk diplomasisi için kayda değer bir başarı teşkil ettiğini söyledi.

Erdoğan "İstanbul sürecinin yanı sıra Ukrayna savaşı çerçevesinde bugüne kadar Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir tutuklu değişimi gibi pek çok inisiyatife öncülük ederek insani sahada somut sonuçlara ulaştık." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'de yaşanan gemi saldırılarıyla ilgili ise “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak savaşın Karadeniz'e sirayet etmesine mani olduk. Fakat son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz.” diye konuştu.

“DÜNYA ÇOK KUTUPLULUĞA GİDİYOR”

Erdoğan, son yıllarda teknoloji ve küreselleşmenin de etkisiyle ana aktörü devlet olan uluslararası ilişkilerin çok daha geniş bir alanı kapsar hale geldiğini söyledi.

Erdoğan şöyle devam etti:

“-Sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları, uluslararası medya ve yatırımcılar gibi yeni oyuncular geleneksel diplomasiye, dijital dinamik ve kontrolü gittikçe zorlaşan bir zemine taşıdı. Son 30 yılda iki kutupluluktan çok taraflılığa evrilen uluslararası sistemin gelinen noktada çok kutupluluğa dönüşmeye başladığı görüyoruz.

-Büyük oranda söylem düzeyinde kalsa da insan hakları ve küresel adalet gibi kavramlar daha fazla gündemde yer alıyor. Hepsi ayrı ayrı önemdedir. Fakat burada şu tespitin de mutlaka yapılması gerekiyor. Tüm bu gelişmeler, insani krizleri, küresel eşitsizliği, savaşları, çatışmaları, istikrarsızlıkları çözmek yerine sorunları daha da derinleştirmiştir.

-Haksız da olsa güçlüyü koruyan, haklı da olsa mazlumu ezen mevcut düzen, on yıllar boyunca istikrarsızlık üretti, kriz üretti, adaletsizlik üretti.”

“EKSEN KAYMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dış politikasına yönelik eleştirilere ise “Ne eksen kayması, ne rota değişimi ne de köklerden kopma. Dış siyasetimizde bunların hiçbirisi söz konusu değildir ve olamaz. Dünyanın her köşesi ile ekonomik, ticari diplomatik, siyasi iş birlikleri tesis etmenin karşılıklı saygıya dayalı samimi ilişkiler geliştirmenin çabasındayız.” sözleriyle yanıt verdi.

"TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ OLMAK DIŞINDA SEÇENEĞİ YOKTUR"

Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak için incelikle örülmüş çok boyutlu bir politikayı adım adım hayata geçiriyoruz. Türkiye'nin hem kendi çıkarlarını savunabilmesi hem de kardeşlerine yardım eli uzatabilmesi için güçlü olmak dışında seçeneği yoktur." dedi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.