İstanbul, Bursa ve çevre illerde de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar bulundukları binaları terk etti.
Perşembe günü 14:55 civarında İstanbul'da da hissedilen bir deprem meydana geldi.
Kısa süre içinde Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), depremin merkez üssünün Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi olduğunu duyurdu. EMSC, depremin 5,2 büyüklüğünde olduğunu ifade etti.
Hemen ardından T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) yaptığı açıklamada Marmaraereğlisi açıklarında meydana gelen depremin 5,0 büyüklüğünde olduğu ifade edildi.
AFAD'a göre deprem 6,71 kilometre derinlikte meydana geldi.
Kandilli Rasathanesi'nin sosyal medya platformu X'te yaptığı açıklamaya göre ise deprem 5,3 büyüklüğündeydi.
Rasathane, depremin 12,5 kilometre derinlikte olduğunu yazdı.
Değerlerdeki farklılıkların nedeni ne?
Kurumların duyurduğu deprem büyüklüklerinde farklılıklara sık rastlanıyor. Bunun birkaç nedeni var.
İlk olarak, AFAD genellikle ML (yerel büyüklük / Richter ölçeği) ve bazen Mw (moment büyüklüğü) değerlerini kullanarak büyüklük açıklıyor. Kandilli Rasathanesi çoğu zaman ML değeri veriyor ama daha sonra güncelleyip Mw değerini de paylaşabiliyor. EMSC ise doğrudan Mw üzerinden hesap yapıyor.
ML küçük ve orta büyüklükteki depremler için kullanılıyor ki bu değer sığ depremlerde değişkenlik gösterebiliyor. Mw ise fay hattında açığa çıkan enerjiyi temel alıyor.

Ayrıca, her kurumun ölçüm yaptığı sismik istasyon sayısı ve dağılımı farklı oluyor. AFAD’ın Türkiye genelinde yüzlerce istasyonu var. Kandilli’nin Marmara bölgesinde daha yoğun bir ağı mevcut. EMSC ise farklı ülkelerin verilerini birleştirerek hesap yapıyor.
Yani deprem olduktan hemen sonra yapılan hesaplamalar, sınırlı veriyle geliyor. Dakikalar içinde daha çok istasyondan veri geldikçe büyüklük revize edilebiliyor.
Benzer şekilde derinlik değerleri de farklı duyurulabiliyor. Örneğin bu depremde AFAD 6,7 kilometre, Kandilli ise 12,5 kilometre derinlik değeri açıkladı. Çünkü sismik dalgaların yer kabuğundaki hızları, yerel jeoloji ve istasyonların konumu gibi etkenler sonucu etkilediği için derinlik ölçümü epey zor.
Yine de son örnekte her iki değer de sığ deprem kategorisine giriyor.
AFAD'a göre deprem 6,7 kilometre derinlikte meydana geldi.
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu ise bunu 10 kilometre olarak duyurdu.
Depremle ilgili bir açıklama yayımlayan İstanbul Valiliği, dört bina ile ilgili hasar ihbarına ekiplerin yönlendirildiğini duyurdu.
Valilik 17 kişinin panik ve korkuya bağlı nedenlerle şikayet yaşadığını açıkladı.
Tekirdağ Valiliği de "herhangi bir olumsuz ihbar" alınmadığını duyurdu.
Depremin ardından İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanlarındaki uçuşlar, pistlerin kontrol edilmesi için beş dakikalığına durduruldu.
Kontrollerde herhangi bir soruna rastlanmayınca uçuşlar tekrar başladı.
Uzmanlar ne diyor?
Deprem uzmanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Habertürk TV'ye yaptığı açıklamada yaşananın Marmara Denizi'ndeki normal deprem aktivitelerinden biri olduğunu söyledi.
Orta Marmara Fayı'nın doğu kesiminin henüz kırılmadığını belirten Prof. Dr. Pampal, bu bölgenin 7'ye kadar deprem üretebileceğini ifade etti ve "5 büyüklüğündeki bir depremin tetikleme etkisinden ise söz etmek doğru değil" dedi.
Depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolunda yaşandığını belirten deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür bu fayın aktif olduğunu ve "her an büyük bir depremin olabileceği" uyarısında bulundu.
Sosyal medya hesabında bir paylaşım yapan Prof. Dr. Görür, "14 milyon senedir oluyor, daha da olacak. Beklenen Marmara depremi açısından diyorsanız, maalesef olacak" dedi ve İstanbul'un depreme hazırlanması çağrısını tekrarladı.
Jeoloji profesörü ve Bilim Akademisi Üyesi Okan Tüysüz de sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda "Bu büyük bir deprem işaretçisi gibi algılanmamalı" dedi.
Milliyet gazetesinin aktardığına göre Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise depremin kente yakın olduğu için geniş alanda hissedildiğini söyledi.
Prof. Dr. Ersoy, bunlar normal depremler olduğunu ve bundan sonra büyük deprem olacak demenin iddialı olacağını savundu.
Dikkat çeken veriler!
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, 5.3'lük bu depreme ilişkin bir rapor yayımladı. Temel bilgilerin yer aldığı raporda şu bilgilere yer verildi:
Büyüklüğü 5.3 olarak kaydedilen bu depremin derinliğinin 12.5 km olarak belirtildi ve 'sığ deprem' olarak değerlendirildi. Bu derinlik "yerkabuğuna nispeten yakın bir derinlikte" olarak kabul edilmekte.
KUZEY ANADOLU FAY ZONU ETKİSİ ALTINDA
Raporda "Tekirdağ il sınırlarının güney-güneybatısı genel olarak Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisialtındadır" denildi. Bu açıklamanın devamında ise ". MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında da görüleceği gibi güneyden Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzey kolu Marmara Denizinden geçmekte ve Saroz körfezine kadar uzanmaktadır. Tekirdağ-Ganos-Saros fay parçaları il sınırları içerisinden geçen bölgedeki önemli tektonik yapılardır." ifadelerine yer verildi.
Ayrıca devamında "Büyüklüğü M≥6.0 olan depremler, genelde Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde, doğu-güneydoğu ve güneyde komşu il sınırları içerisinde (Balıkesir, Bursa, İstanbul, Çanakkale) meydana gelmiş depremlerdir. İl merkezine en yakın deprem 49 km. uzaklıkta olan 1912 Eriklice-Şarköy (Tekirdağ) depremidir" denildi.
MERKEZ ÜSSÜNDEKİ EN BÜYÜK DEPREMLER 7.0 VE 7.9 ARALIĞINDA
Yayımlanan raporda Tekirdağ il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri M=7.0 ve 7.9 arasında olduğu vurgulandı.
Kandilli'nin raporunda uzaklığına göre merkez üssüne en yakın il ve ilçe merkezleri şöyle sıralandı:
Tekirdağ: 44.36 km
İstanbul: 92.92 km
Yalova: 112.10 km
Bursa: 115.90 km
Kırklareli: 120.20 km
Tekirdağ Marmara: 20.03 km
Balıkesir Marmara: 39.21 km
İstanbul Silivri: 40.86 km
Tekirdağ Çorlu: 41.95 km
Tekirdağ Süleymanpaşa: 42.30 km


