ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) kürtaj hapı olarak bilinen Mifepristone'un yeni jeneriğine onay vermesi, Trump’ın en sadık destekçisi olan kürtaj karşıtı muhafazakarları ayağa kaldırdı. Trump, Roe v. Wade’i bozduran başkan olarak anılırken, şimdi aldığı bu kararla tabanında güven krizine yol açtı.
Trump yönetimi, kürtaj hapı Mifepristone'un yeni bir jenerik versiyonuna FDA üzerinden onay verdi. Karar, Trump’ın en sadık tabanını oluşturan kürtaj karşıtı muhafazakarlar arasında büyük tepki yarattı.
FDA’nın salı günü verdiği onay, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ve FDA Başkanı Martin Makary’nin iki hafta önce kürtaj haplarının güvenliğiyle ilgili inceleme başlatacaklarını duyurmasının ardından geldi. O dönemde anti-kürtaj hareket bu kararı memnuniyetle karşılamıştı. Ancak şimdi aynı kesim, yönetimin kendi sözleriyle çeliştiğini söylüyor.
Washington Post'a konuşan 'Students for Life' sözcüsü Kristi Hamrick, kararı olağanüstü derecede hayal kırıklığı yaratan bir gelişme olarak nitelendirdi. Susan B. Anthony Pro-Life America Başkanı Marjorie Dannenfelser ise, Biden döneminde kaldırılan dağıtım kısıtlamalarının Trump yönetimi tarafından yeniden getirilmesinin çok kolay bir adım olabileceğini belirtti.
Tepki yalnızca sivil toplumla sınırlı kalmadı. Missouri Senatörü Josh Hawley, FDA liderliğine güvenini kaybettiğini söylerken, eski Başkan Yardımcısı Mike Pence kararı “pro-life* hareketine tam bir ihanet” diye tanımladı ve Kennedy’nin görevden alınması gerektiğini açıkladı.
*pro-life, kürtaj karşıtı hareket
FDA'NIN YETKİSİNİ KULLANMADIĞI DÜŞÜNÜLÜYOR
Beyaz Saray, Trump’ın onay konusundaki kişisel görüşünü paylaşmazken, Sağlık Bakanlığı sözcüsü Andrew Nixon, FDA’nın jenerik ilaç başvurularında manevra alanının çok kısıtlı olduğunu, başvurunun orijinal ilaçla aynı olduğunu kanıtlaması halinde yasal olarak onay vermek zorunda olduğunu savundu. Ancak uzmanlara göre FDA, firmalardan daha fazla veri talep ederek süreci yavaşlatma yetkisine sahip.
Başvurunun, 2021’de Evita Solutions tarafından yapıldığı ve onayın 1 Ekim 2025’te kesinleştiği bildirildi. Şirketin misyon beyanında kürtajın “özgürlük ve faydasını tanımak” ifadelerinin yer alması, karşıt grupların tepkisini artırdı.
MUHAFAZAKAR KESİM TEPKİLİ
Mifepristone günümüzde ABD’deki kürtajların yüzde 60’ından fazlasında kullanılıyor. 16 eyalette neredeyse tam kürtaj yasağı varken, hapın posta yoluyla kadınlara ulaştırılması büyük bir hukuki savaşın konusu. Trump, kendisini “ülke tarihinin en pro-life başkanı” diye tanımlasa da, 2024 seçimlerinde 15 haftalık ulusal kürtaj sınırı çağrılarını reddetmişti. Bu nedenle muhafazakar tabanla arasındaki gerilim şimdiden görünür hale gelmiş durumda.
HUKUKİ TARTIŞMALARA DA YOL AÇTI
Karar yalnızca siyasi değil hukuki açıdan da tartışma konusu oldu. FDA’nın mifepriston için bugüne kadar yayımladığı araştırmalar, ilacın güvenli ve etkili olduğunu gösterse de, kürtaj karşıtı gruplar onayın aceleyle verildiğini savunuyor. 2024’te Yüksek Mahkeme’de görülen bir davada, ilaca karşı açılan itirazlar yasal zarar gerekçesiyle reddedilmişti. Ancak şimdi Trump yönetiminin kararı, benzer tartışmaları yeniden alevlendirdi. Roe v. Wade’in iptalinde “ülkenin en pro-life başkanı” unvanını sahiplenen Trump’ın bu adımı, muhafazakâr tabanı ile arasındaki güven krizini derinleştirebilir.
NEDİR BU ROE V. WADE
Roe v. Wade, 1973 yılında ABD Yüksek Mahkemesi’nin verdiği tarihi bir karardır. Mahkeme, Teksas’ta kürtajı yasaklayan yasaya karşı açılan davada, kadınların kürtaj hakkının Anayasa’nın özel hayatın gizliliğini koruyan maddeleri kapsamında güvence altında olduğuna hükmetti.
Karar, gebeliğin ilk üç ayında (ilk trimester) kürtajın kadınların anayasal hakkı olduğunu, sonraki dönemlerde ise eyaletlerin sağlık ve kamu düzeni gerekçesiyle bazı sınırlamalar getirebileceğini belirledi. Böylece kürtaj, ABD genelinde yasal hale geldi ve kadın hakları açısından dönüm noktası kabul edildi.
Ancak karar, başından itibaren muhafazakâr kesimlerin en sert biçimde karşı çıktığı konulardan biri oldu. Onlarca yıl süren siyasi ve hukuki mücadelelerin ardından Yüksek Mahkeme, 2022’de Dobbs v. Jackson Women’s Health Organization davasında Roe v. Wade kararını bozdu. Bu kararla birlikte kürtaj hakkı artık federal düzeyde güvence olmaktan çıktı ve her eyaletin kendi yasalarını koymasının önü açıldı.
Bugün ABD’de bazı eyaletler kürtajı neredeyse tamamen yasaklarken, bazıları da anayasal düzeyde güvence altına almış durumda. Roe v. Wade bu nedenle hala Amerikan toplumunda derin siyasi ve kültürel fay hatlarını besleyen sembolik bir dava olarak görülüyor.
KAYNAK: Oda TV


