Sakızdan şampuan ve lense plastik içeren 10 şaşırtıcı ürün

Sakızdan şampuan ve lense plastik içeren 10 şaşırtıcı ürün
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Merve Kara-Kaşka
BBC News Türkçe

Şampuandan ruja, araç lastiğinden lense günlük hayatta çok sayıda ürün plastik içeriyor.

Temmuz ayında yayımlanan Bilimsel Proje ve Veri Tabanı (PlastChem Project) raporuna göre bu plastik ürünlerde 16 binden fazla kimyasal bulunabiliyor.

Bu kimyasalların neredeyse tamamı plastiğin yaşam döngüsü süresince gıdalara, evlere ya da çevreye yayılıyor.

Birçoğunun kanserojen olduğu ya da hormonları olumsuz etkileyebildiği de belirtiliyor.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan PlastChem Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Martin Wagner, "Plastik ürünlerle ilgili sınırlı denetim var. Dolayısıyla, ne üreticiler ne de hükümetler plastiklerdeki kimyasalların güvenli olduğundan kapsamlı bir şekilde emin olamaz" diyor.

İsviçre merkezli kar amacı gütmeyen Food Packaging Forum Vakfı'nın Yönetici Direktörü Jane Muncke, plastiğin zararları konusunda bilinçlenmeyi ve kozmetikten tekstile, yapay kimyasalları hayatın her alanından çıkarmayı öneriyor.

Atıksız Yaşam kitabının yazarı ve sosyal medyada yeşil yaşam tüyoları paylaşan Ceren Özcan Tatar ise plastiğin her yerde olduğu bir ortamda alternatif olarak doğal ürünlere dikkat çekiyor.

Peki günlük hayatta kullandığımız plastik içerikli ürünler neler? Ve yerlerine ne kullanabiliriz?

Plastik içeren ürünlerden, sizi şaşırtacak 10'unu sıraladık.

1. Araç lastikleri

Plastiklerdeki kimyasallar farklı yollardan vücuda girebiliyor.

BBC Türkçe'ye konuşan İsviçre merkezli kar amacı gütmeyen Food Packaging Forum Vakfı'nın Yönetici Direktörü Jane Muncke, bunun en önemli iki yolunun solunum ve sindirim olduğunu söylüyor.

"Plastikler nötr değil çevreleriyle kimyasal alışverişinde bulunurlar" diyen Muncke, havadaki plastiğin en önemli kaynaklarından birinin araç lastikleri olduğunu belirtiyor.

İngiltere'de Portsmouth Üniversitesi'nden Prof. Alex Ford ve Henry Obanya, Kasım 2024'te kaleme aldıkları bir makalede araç lastiklerinin dünya genelinde çevreye yayılan mikroplastiklerin dörtte birinden tek başına sorumlu olduğunu paylaşmıştı.

Uzmanlar egzoz emisyonlarına benzer düzenlemeler ve araç lastiklerinde daha çevre dostu materyaller kullanılması çağrısı yapıyor.

2. Sakız

Damla sakızlı, naneli ya da şekerli sakızların birçoğunun ana maddesi, plastik şişelerle aynı, yani petrol bazlı polimerler.

Yani sakız çiğnediğimizde önemli bir miktarda plastiğe maruz kalıyoruz.

Sonuçları mart ayında Amerikan Kimya Derneğine (ACS) sunulan yeni bir araştırmaya göre çiğnenen her sakız başına 3 bin parça mikroplastik yutulabiliyor.

Yukarıdan aşağıya, kırmızı turuncu sarı yeşil mavi lila ve pembe renkli dikdörtgen sakızlar yanyana, sıralı  görünüyor, stok görseli.

Uzmanlar sakız çiğnemenin yıllık 30 bin mikroplastiği yutmaya neden olabileceğini söylüyor

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Çukurova Üniversitesi'nde Deniz Biyoloğu Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, damla sakızı aroması ve sakız dokusunu vermek için de kimyasalların eklendiğini söylüyor.

"Sakız çiğnediğinizde bir tür kimya mucizesini tüketiyorsunuz" diye de ekliyor.

Peki bu ürünler yerine neler kullanılabilir?

Ceren Özcan Tatar "Sakızlar için aslında cevap çok basit: Damla sakızı ve bal mumu gibi tamamen doğal, geleneksel alternatifler var" diyor

3. Karton bardaklar

Mart ayında yayımlanan bir araştırma bugüne kadar üretilen tüm plastiklerin yaklaşık %10-20'sini gıda ve içecek ambalajlarının oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, bazı alüminyum kutuların iç yüzeyinin bile plastikle kaplandığına dikkat çekiyor.

Metal içecek kutuları bir sepet içinde

Metal içecek kutularının içi de plastikle kaplanıyor

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden (NTNU) biyolog Prof. Dr. Martin Wagner, bu iç kaplamada hormon bozucu özellikleri nedeniyle özellikle endişe verici olan bisfenollerin kullanıldığını vurguluyor.

Tek kullanımlık bardakların da benzer şekilde birden fazla katmanlı plastik içerdiğini söylüyor.

Ceren Özcan Tatar, karton bardakların hem çevre hem de sağlık risklerini azaltmak için termos, matara gibi alternatifler öneriyor.

4. Mutfak gereçleri

Yemek hazırlamakta kullanılan tavalardan mutfak araç gereçlerine birçok ürün de yine petrol türevi kimyasalları içerebiliyor.

Prof. Dr. Gündoğdu, "Teflon da bir plastik aslında. Yanmaz, yapışmazlık sağlayan her türlü malzeme, özel olarak üzerinde farklı bir içerik olduğu belirtilmemişse, mutlaka plastikle ilintili kimyasallar içeriyor" diyor.

Gıdalardan plastik maruziyetini azaltmak için yapılabilecekleri gösteren infografik.Daha fazla kimyasal ve mikroplastik yaydıklarından gıdayla teması daha riskli görülüyor. Cam ve paslanmaz çelik gibi ambalajlar gıdayla etkileşime girmiyor ve tekrar kullanılabiliyor. Isınan plastikler daha fazla kimyasal yayıyor. Plastik gereçlerle pişirme ya da mikrodalgada ısıtma riskli görülüyor.

Prof. Dr. Wagner de kanserojen bazı kimyasalların mutfakta kullanılan siyah plastikler dahil olmak üzere geri dönüştürülmüş plastiklerde bulunabileceğini belirtiyor.

5. Şampuan

Rengarenk sıvı sabunlardan türlü aromalarla satılan şampuanlara kadar birçok kişisel hijyen ürünü özelliklerini petrokimyasallara borçlu.

Birleşmiş Milletler plastik polimer içeren ürünler arasında saç kremi, duş jeli, deodorant, saç boyası, tıraş kremi, güneş kremi, sinek kovucu ve bebek bakım ürünlerini de sayıyor.

Deterjanlar ve ev temizliğinde kullanılan pek çok popüler ürün de plastik içeriyor.

Ceren Özcan Tatar bunlar yerine, örneğin hijyen konusunda katı sabun ve şampuanları kullanmayı; ev temizliğinde de sirke, karbonat, limon tuzu, Arap sabunu gibi geleneksel yöntemleri öneriyor.

6. Oje ve fondöten

Bazı durumlarda kişisel bakım ürünlerindeki plastik oranı yüzde 90'ı buluyor.

Vazelin gibi petrol atığı yan ürünlerde bu oran yüzde 100'e çıkıyor.

Losyonlar, temizleyiciler, oje, fondöten, ruj, göz kalemi, far ve maskara gibi kozmetik ürünlerine de plastikte bulunan perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler (PFAS) eklenebiliyor.

Bunlar doğada çok uzun süre kalabildikleri için "sonsuz kimyasallar" olarak biliniyorlar.

Yanan mumlar ve oda kokuları iki sehpanın üzerinde duruyor, arka planda tül beyaz perde görünüyor.

Oda kokuları da çoğunlukla petrol türevlerinden elde ediliyor. Plastik bazlı kokulu mumlar yandığında sağlık açısından riskli kimyasallar havaya saçılabiliyor

Bu kimyasalların hamilelik sorunları, karaciğer hastalıkları, kanser ve diğer hastalıklarla bağlantılı olabileceği belirtiliyor.

Ceren Özcan Tatar, kişisel bakımda bitkisel özlere dayalı, aromaterapi temelli çözümler ya da plastik ambalajsız katı şampuan ve sabunların tercih edilebileceğini söylüyor.

7. Giysiler

Avrupa Çevre Ajansı yaklaşık bir yıl önce yayımladığı analizde tekstil ürünlerinin Avrupa'daki en büyük PFAS kirliliği kaynaklarından biri olduğunu açıklamıştı.

PFAS'lar su geçirmezlik, leke tutmama, ısıya karşı koruma, dayanıklılık gibi özellikler sağlıyor. Giysiler, halılar ve diğer ev eşyaları gibi tekstil bazlı ürünlerde yaygın olarak kullanılıyor.

Gri ve sarı sentetik dokular yakın çekimde görülüyor.

Tekstil sektörünün en önemli hammaddelerinden biri de plastik. Hem giysilerin dokusunda hem de ev tekstilinde kullanılıyor

Moda sektörünün plastik ayak izi de son yıllarda daha sık konuşuluyor.

Sürdürülebilirlik alanında çalışan Changing Markets Vakfı'na göre, polyester ve naylon, dünya çapında üretilen kıyafetlerde kullanılan tüm materyallerin yüzde 70'e yakınını oluşturuyor.

Bu ürünlerin etiketleri bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Polietilen tereftalat (Pet), poliamid veya polipropilen gibi ifadelerin tümü plastik türleri için kullanılıyor.

Naylon, akrilik, elastan da yine plastik ürünleri ifade ediyor.

8. Kontakt lensler

Sağlık sektörü de plastiklerin yaygın kullanımından payını alıyor.

Kanada Petrol Üreticileri Derneği, aspirin ve antihistaminikler gibi ilaçların petrolden yapıldığını söylüyor.

Bunların dışında gözlükler ve kontakt lenslerde de plastik kullanılıyor.

2023'te Environmental Science & Technology (Çevre Bilimi ver Teknolojisi) dergisinde yayımlanan bir araştırma, bir çift kontakt lensin bir yıllık kullanımı boyunca 91 bine yakın mikroplastik parçacığının salınabileceğini gösteriyordu.

Araştırmacılar mikroplastiklerin gözlerde neden olduğu potansiyel sağlık risklerinin acilen değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

9. Serum

2024 yılında Çukurova Üniversitesi ile Danimarka'daki Roskilde Üniversitesi'nin ortak araştırması, tıbbi tedavilerde kullanılan bir litrelik serumlarda 65 farklı mikroplastik olduğunu bulmuştu.

Bunun sebebiyse serumların çoğunlukla plastik kaplarda muhafaza edilmesi.

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ortak yazarı olduğu çalışmayla ilgili, "Bu ürünler sağlıklı olmak için kullanılıyor ama bu yönleri dikkate alınmıyor" diyor.

Bal rengi yumuşak jeller tepeden görünüyor.

Yumuşak jel kaplı gıda takviyeleri plastik içerebiliyor

10. Gıda takviyeleri

Yaygın kullanılan bazı gıda takviyeleri de plastik içeriyor.

Takviye kapsüllerde kullanılan yumuşak kaplamalar, ilaçların tüketilmesini kolaylaştırsa da sağlık riskleri konusunda önemli soru işaretleri barındırıyor.

Yumuşak jelle kaplanmış takviyelerin bazıları plastikten yapılıyor.

Plastiksiz yaşam mümkün mü?

PFAS ya da BPA gibi zararlı kimyasalların kullanıma karşı son dönemde başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede düzenlemeler hayata geçti.

Ancak Prof. Dr. Martin Wagner bilimsel açıdan plastiklerin güvenli kabul edilemeyeceğini söylüyor.

Bunun nedenlerinden ilki plastiklerin birçok bilinmeyen kimyasaldan oluşması.

Prof. Wagner ayrıca bilinen kimyasalların da tam denetlenemediğini söylüyor.

Jane Muncke bu nedenle plastiklerle ilgili bilinçlenmenin önemli olduğunu vurguluyor ve yapay kimyasallardan mümkün olduğunca kaçınmayı tavsiye ediyor.

Musluktan su dolduran bir el.

Bazı uzmanlar plastik şişeyle su içmek yerine musluğa takılan filtreleri öneriyor.

Uzmanlar plastiklerin ve içerdikleri kimyasalların bir sistem sorunu olduğunu söylüyor.

Prof. Dr. Wagner, "Zararlı kimyasallar ortadan kaldırılmalı, plastiklerin genel kimyasal karmaşıklığı azaltılmalı ve şeffaflık artırılmalı. Genel olarak, ihtiyacımız olan şey daha güvenli ve daha sürdürülebilir plastikler" diyor.

Ceren Özcan Tatar'a göre ise "bizden önceki kuşakların doğayla uyumlu, plastik öncesi yöntemlerine bakmak aslında bize yol gösteriyor".

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.