ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önümüzdeki 10 gün içinde Washington ile yürüttüğü müzakerelerde "anlamlı bir anlaşma" yapması gerektiğini, aksi halde "kötü şeyler olacağını" söyledi.
Trump'ın bu açıklamaları, ABD'nin bölgede savaş gemileri, savaş uçakları ve diğer askeri unsurları konuşlandırdığı bir dönemde geldi.
Trump 19 Şubat'ta Washington'da ilk toplantısını yapan "Barış Kurulu"nun açılış konuşmasını yaptı.
Gazze'de istikrarı sağlama amaçlı olduğunu söylediği girişiminin ilk toplantısında, "Yıllar içinde İran'la anlamlı bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Anlamlı bir anlaşma yapmak zorundayız, aksi takdirde kötü şeyler olur" dedi.
Anlaşmaya varılamaması halinde Washington'ın "bir adım daha ileri gitmek zorunda kalabileceği" uyarısında bulunan Trump, "Muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde ne olacağını göreceksiniz" ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran'a yönelik kendi uyarısını yapmıştı.
Netanyahu, "Ayetullahlar bir hata yapıp bize saldırırsa hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alırlar" dedi.
Beyaz Saray, İran'ın Washington ile anlaşma yapmasının "akıllıca" olacağı uyarısında bulunmuştu.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın Tahran'ın nükleer programı konusunda hâlâ diplomatik bir çözüm umduğunu söyledi.
Sözcünün açıklaması, ABD'nin bölgeye ikinci bir savaş gemisi gönderdiği ve İsviçre'deki ABD-İran görüşmelerinde ilerleme kaydedildiği açıklamasından bir gün sonra geldi.
ABD medyası 18 Şubat Çarşamba günü Trump'ın danışmanlarıyla saldırı seçeneklerini görüştüğünü ve ABD'nin 21 Şubat Cumartesi günü erken saatlerde bir saldırı düzenleyebileceğini bildirdi.

ABD geçen yaz İran'ın üç nükleer tesisine saldırı düzenlemişti.
BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News'e konuşan kaynaklar, Trump'ın saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediğini ve görüşmelerin devam ettiğini, durumun değişken olduğunu söyledi.
Sözcü Leavitt de "İran'a karşı bir saldırı için öne sürülebilecek birçok neden ve argüman" olduğunu söyledi.
Haziran ayında ABD'nin düzenlediği saldırılara atıfta bulunan Leavitt, "İran'ın Başkan Trump ve yönetimi ile bir anlaşma yapması çok akıllıca olacaktır" dedi.
17 Şubat Salı günü Cenevre'de yapılan dolaylı görüşmelerden herhangi bir ilerleme sağlanmamış gibi görünse de, her iki taraf da doğru yönde adımlar atıldığını belirtti.
İran, Tahran'ın nükleer programı etrafındaki anlaşmazlığı çözmek için yapılacak çabaları çerçeveleyen temel "kılavuz ilkeler" konusunda ABD ile bir mutabakata varıldığını açıkladı.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, hala yapılması gereken işler olduğunu da sözlerine ekledi.
ABD de "ilerleme kaydedildi" derken, görüşmelere arabuluculuk yapan Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, müzakerelerin ortak hedefler ve teknik konularda "iyi bir ilerlemeyle sonuçlandığını" söyledi.
Beyaz Saray Sözcüsü ise Cenevre müzakereleri hakkında sorulan soruya Washington ve Tahran'ın bazı önemli konularda hala "uzak" olduğu yanıtını verdi.
Leavitt, "Dün yönetim ve Dışişleri Bakanlığı'ndan biraz ilerleme kaydedildiğini duyduğunuzu sanıyorum, ancak bazı konularda hala çok uzak duruyoruz" dedi.
Sözcü "İranlıların önümüzdeki birkaç hafta içinde bize daha ayrıntılı bilgi vereceklerini düşünüyorum ve bu nedenle başkan bu konunun nasıl gelişeceğini izlemeye devam edecek" ifadelerini kullandı.
Leavitt, İsrail'in ABD'nin kararında rol oynayıp oynamayacağı konusunda yorum yapmaktan ise kaçındı.
İran, nükleer program konusundaki anlaşmazlığı çözmek için ABD ile temel "yol gösterici ilkeler" üzerinde bir mutabakata vardığını açıklamıştı.
İran, görüşmeleri nükleer programı ve ekonomik yaptırımların kaldırılması olasılığı üzerine odaklamak istediğini belirtirken, Washington daha önce İran'ın füze geliştirme programının da görüşmelerin bir parçası olmasını istediğini açıklamıştı.
ABD, İran yakınlarındaki sularda askeri varlığını artırıyor ve uydu görüntüleri de Tahran'ın hassas askeri tesislerini güçlendirdiğini gösteriyor.
BBC Doğrulama Servisi, güdümlü füze destroyerleri ve düzinelerce savaş uçağıyla donatılmış ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln'ün İran yakınlarındaki konumunu doğruladı.
ABD'nin ayrıca dünyanın en büyük savaş gemisi olan USS Gerald R Ford'u Orta Doğu'ya gönderdiği bildirildi. Geminin önümüzdeki üç hafta içinde bölgeye varması bekleniyor.
ABD'li bir yetkili ve üst düzey bir askeri yetkili CBS'ye, bölgeye konuşlandırılan tüm ABD askeri güçlerinin Mart ortasına kadar yerlerine ulaşmasının beklendiğini belirtti.
İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, Salı günü X'te, okyanusun dibinde bulunan Ford'un yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüsünü paylaşmıştı.
Hamaney'in paylaşımında "ABD Başkanı sürekli olarak ABD'nin İran'a bir savaş gemisi gönderdiğini söylüyor. Elbette, bir savaş gemisi tehlikeli bir askeri teçhizat. Ancak, o savaş gemisinden daha tehlikeli olan, o savaş gemisini denizin dibine gönderebilecek silah" ifadeleri yer aldı.
Hamaney ayrıca ABD'yi müzakerelerin sonucunu önceden belirlemeye çalışmakla suçladı ve bunun "yanlış ve aptalca bir davranış" olacağını söyledi.
İran İslam Devrim Muhafızları, ABD'nin askeri güç artışına yanıt olarak Pazartesi günü Umman ve İran arasındaki Körfez'de bulunan Hürmüz Boğazı'nda bir deniz tatbikatı başlattı.
Boğaz, Körfez Arap ülkelerinden petrol ihracatı için hayati öneme sahip bir uluslararası su yolu olarak kabul ediliyor.
Görüşmeden beklentiler neydi?
Trump konuyla ilgili 16 Şubat'ta yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programı konusunda bir anlaşma yapmak istediğine inandığını söylemişti.
Trump, "Anlaşma yapmamanın sonuçlarıyla karşılaşmak istemediklerini düşünüyorum" dedi ve geçen Haziran ayında yapılan bombardımanı hatırlatmıştı.
İran Dışişleri Bakanlığı da pazartesi günü, ABD'nin tutumunun "daha gerçekçi bir yöne" doğru ilerlediğine inanıldığını belirtmişti.
İran, nükleer anlaşmada tavizler karşılığında ABD tarafından uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılmasını istiyor.
Washington daha önce İran'ın füze programı ve İran'daki son protestoların şiddetle bastırılması konularını da görüşmek istediğini ifade etmişti.
İki ülkenin üst düzey yetkilileri haftalarca süren karşılıklı tehditlerin ardından, müzakerelerin ilk turu için 6 Şubat'ta Umman'da biraraya gelmiş, ardından her iki taraftan da olumlu yorumlar yapılmış ve görüşmelerin devam edeceği sinyali verilmişti.
ABD Ortadoğu'ya hangi askeri varlıklarını konuşlandırdı?
Avrupa Sentinel-2 uydularından elde edilen ve kamuya açık olan görüntülerde, Abraham Lincoln adlı geminin Umman kıyılarından yaklaşık 240 kilometre açıkta, Arap Denizi'nde olduğu görülüyor.
Uçak gemisi geçen ay bölgeye girdiği bildirildiğinden beri görülmemişti, ancak uydu kapsama alanının sınırlı olduğu açık denizi aşıyordu. Karadaki askeri unsurlar daha görünür ve sıklıkla uydular tarafından görüntüleniyor.
Şu anda Ortadoğu'da uydu görüntüleri aracılığıyla 12 ABD gemisi takip edilebiliyor.
Nükleer enerjili Nimitz sınıfı bir uçak gemisi olan Abraham Lincoln, üç Arleigh Burke sınıfı destroyer ile birlikte bir uçak gemisi saldırı grubunu oluşturuyor.
Ayrıca uzun menzilli füze saldırıları gerçekleştirebilen iki destroyer ve Körfez'deki Bahreyn deniz üssünde konuşlanmış kıyıya yakın muharebe için üç özel gemi daha bulunuyor.
Diğer iki destroyer ise Doğu Akdeniz'de, Sudan Körfezi'ndeki ABD üssü yakınlarında ve bir tanesi de Kızıldeniz'de görüldü.
Bölgedeki ABD uçaklarının hareketleri de takip edilebiliyor.
Ürdün'deki Muvaffak Salti askeri üssünde konuşlandırılmış F-15 ve EA-18 savaş uçaklarının sayısında artış, ABD ve Avrupa'dan Ortadoğu'ya doğru hareket eden ABD kargo uçakları, yakıt ikmal ve muhabere uçaklarının sayısında artış gözlemleniyor.



