Türkiye COP31 İklim Zirvesi'ne evsahibi oluyor

Türkiye COP31 İklim Zirvesi'ne evsahibi oluyor
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Merve Kara-Kaşka
BBC News Türkçe

Avustralya'nın evsahipliği teklifini geri çekmesinin ardından, COP31 iklim zirvesinin 2026'da Türkiye'de yapılması neredeyse kesinleşti.

İki ülke arasında varılan anlaşmaya göreyse, Türkiye'deki zirvede ülkeler arasındaki müzakerelere Avustralya liderlik edecek.

Gözlemciler tarafından "sıra dışı" olarak değerlendirilen bu ortaklığın pratikte nasıl işleyeceği henüz net şekilde açıklanmadı.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkesinin kamu yayıncısı ABC'ye verdiği demeçte, Türkiye ile varılan uzlaşmayı "olağanüstü bir sonuç" ifadesiyle övmeye çalıştı.

Albanese, 2026 zirvesinde Pasifik ülkelerinin sorunlarının "ön planda" olacağını savundu.

Ülkenin İklim Bakanı Chris Bowen ise "Elbette Avustralya'nın her şeye sahip olması harika olurdu. Ama her şeye sahip olamayız" diyerek beklentinin daha fazlası olduğunu doğruladı.

Reuters haber ajansı Türk yetkililerden henüz bir açıklama yapılmadığını bildiriyor.

Pasifik ülkeleriyse hoşnutsuzluklarını gizlemiyor.

Papua Yeni Gine Dışişleri Bakanı Justin Tkatchenko, AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Mutlu değiliz. Ve bu şekilde sonuçlanmasından dolayı hayal kırıklığına uğradık" dedi.

Solomon Adaları lideri Jeremiah Manele daha önce ABC'ye yaptığı açıklamada, Avustralya etkinliği güvence altına almazsa "hayal kırıklığına uğrayacağını" söylemişti.

10 Kasım'da Brezilya'nın Belem kentinde başlayan COP30, 21 Kasım'da sona eriyor.

İki ülkenin bu tarihten önce anlaşmaya varması gerekiyordu.

Bu noktaya nasıl gelindi?

2026'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Zirvesi COP31'e evsahipliği yapmak için aday olan Türkiye ve Avustralya arasındaki müzakereler bir süredir çıkmazdaydı.

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, 17 Kasım'da yaptığı açıklamada eşbaşkanlığın seçenek olmadığını söylemişti.

Türkiye ise buna yanıt olarak COP31'in başarısına katkı sağlayacak esnek formüller geliştirilmesi yönünde görüş bildirdi.

Ancak uzlaşı sağlanamaması halinde Türkiye'nin konferansa tek başına evsahipliği yapmaya ve başkanlığı üstlenmeye hazır olduğu da dile getirildi.

Bunun ardından Avustralya'dan "iklim için birleşme" mesajı geldi.

Albanese 18 Kasım'da basına verdiği demeçte, COP31 için Türkiye seçilirse veto etmeyeceğini belirtti.

COP'ta evsahiplerinin belirlenmesi için taraflar arasında konsensus sağlanması gerekiyor bunun için de aday ülkelerin kendi aralarında anlaşmaları bekleniyor.

Herhangi bir taraf ülke tarafından resmi bir itiraz yapılmadığında konsensus sağlanmış kabul ediliyor.

Aksi takdirde zirve, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin merkezi olan Almanya'nın Bonn kentinde yapılacaktı.

Almanya zirveye evsahipliği yapmak istemediğini açıklamıştı.

BBC News Türkçe'ye konuşan Türkiye İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar Avustralya ile 2023'ten bugüne kadar yoğun istişareler yürüttüklerini söyledi.

Buna göre iki taraf yer yer uzlaşmaya yaklaşsa da müzakerelerde "yeniden başa dönüldü."

Belem'de Türkiye adına müzakerelere katılan Hasar, Türkiye'nin geri adım atmayı düşünmediğini söyledi.

Türk diplomatik kaynaklara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Albanese'e yanıt mektubunda, Türkiye'nin iyi niyetli istişarelerle COP31'in başarısına katkı sağlayacak esnek formüller geliştirilmesine inandığı ifade edildi.

Ancak uzlaşı sağlanamaması halinde Türkiye'nin konferansa tek başına evsahipliği yapmaya ve başkanlığı üstlenmeye hazır olduğu belirtildi.

Buna ek olarak Türkiye, COP31'in odağında yalnızca belirli bir bölgenin değil, iklim krizinden en çok etkilenen hassas bölgelerin bulunmasını önemsediğini aktardı.

Bu çerçevede Pasifik'e yönelik özel oturumlar düzenlenebileceği önerisinde bulundu.

Avustralya 2022 yılında Pasifik ülkeleri ile birlikte COP31'e evsahipliği yapma teklifini iletmişti.

18 ülkeden oluşan Pasifik bloğundaki adaların bir bölümü yükselen deniz seviyeleri nedeniyle yok olma riskiyle yüzleşiyor.

Türkiye neden COP31 organizasyonunu istiyor?

Zirvenin ilk haftasında yapılan COP liderler toplantısına, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da dahil olmak üzere onlarca lider katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ise toplantıya katılmadı.

Bu durumun Avustralya'nın evsahipliği konusunda yeterince kararlı olmadığı mesajı verdiği yönünde yorumlar yapıldı.

Alanya'nın kuşbakışı görüntüsü

COP31'in Antalya'da düzenlenmesi güçlü bir olasılık olarak görülüyor. (Alanya, Antalya)

Geçen hafta ABC televizyonuna konuşan, iklim değişikliği konusunda Pasifik'teki en önemli isimlerden biri olan Palau Devlet Başkanı Surangel Whipps Jr., bunun "kritik bir zaman" olduğunu belirtti.

Albanese'in varlığının "Türkiye'yi çizgiyi aşmaya itebileceğini" umduğunu söyledi.

Türkiye'yi ise COP30'un açılış gününde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz temsil etti.

Halil Hasar, Avustralya ile kıyaslandığında bu seviyede bir katılımın, "aslında Türkiye'nin organizasyonu ne kadar çok istediğini" gösterdiğini belirtiyor.

Diğer yandan Avustralya 494 delegeyle COP30'a en çok delege gönderen 8. ülke.

CarbonBrief yayınının analizine göre Türkiye ise 328 delegeyle 15. sırada.

Peki Türkiye neden COP31 evsahipliği konusunda ısrarcı?

Halil Hasar, bu sorunun yanıtı için, "Türkiye'nin yürüttüğü barış diplomasisini benzer şekilde iklim diplomasisine taşımak istediğini" söylüyor:

"Türkiye, barış diplomasisini şu an dünyada yürüten, herkesle oturup konuşan ender ülkelerden biri. Kapsayıcılık COP'larda çok önemli. COP'u düzenleyen tarafın kapsayıcı ve ulaşılabilir, erişilebilir olması lazım. Güney ile kuzeyi birleştiren bir rolünün olması lazım."

"Türkiye her tarafı temsil edebilir ve her tarafı anlayabilir bir konumda" diyor.

Işıklandırılmış bir koridorun sonunda dünya haritası var. İçeride silüetler görünüyor.

Kent bu yıl Antalya Diplomasi Forumu gibi çok sayıda uluslararası etkinliğe evsahipliği yaptı.

Son yıllarda BM iklim görüşmeleri hakkında epey eleştiri geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, geçen yılki COP29 zirvesinde petrol ve gazın "Allah'ın lütfu" olduğunu söylemişti. Bir önceki yıl ise görüşmeler, dünyanın en zengin petrol ülkelerinden biri olan Dubai'de yapılmıştı.

Türkiye'nin de, iklim eylemi konusunda ilerleme kaydedilmesini engelleyen Rusya ve Suudi Arabistan ile yakın bağlara sahip olmasını bu açıdan bir dezavantaj olarak görenler de vardı.

Türkiye'nin İklim Değişikliği Başkanı Hasar bu fikre karşı çıkıyor:

"COP'un kapsayıcı olması lazım. Açılışından tutun kapanışına kadar COP'ta alınacak bütün kararlar oy birliğiyle oluyor. Bütün ülkelerle konuşabilen bir ülke mi bu bunu rahat yürütür yoksa sadece belirli ülkelerle konuşan mı rahat yürütür?

"Biz sadece Rusya ya da Suudi Arabistan ile değil Avrupa Birliği ile, Afrika ile, Brezilya ile, Orta Doğu ile ya da Pasifik ile... herkesle rahatlıkla konuşuyoruz."

'Maliyetli ama birilerinin elini taşın altına koyması lazım'

COP'a evsahipliği yapmak Albanese'nin seçim vaadiydi, ancak bu popüler bir siyasi hamle değil.

Girişimi eleştirenler COP'un Avustralya'ya getirilmesinin maliyetini sık sık dile getirdi.

Son raporlara göre COP'u organize etmenin maliyeti 650 milyon dolar civarında.

Halil Hasar organizasyonun maliyetli olduğunu kabul ediyor.

"Ama birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyor. Türkiye de koymuş gözüküyor" diye ekliyor.

Yetkililer resmileşme durumunda zirvenin Antalya'da düzenlenmesinin güçlü bir olasılık olduğunu doğruluyordu.

Hasar Antalya'nın lojistik anlamda önemli bir avantaj olduğunu vurguluyor:

"Antalya'nın kapasitesi 600 bin yatağın üzerinde... Antalya'da organizasyonun yapılabileceği fuar alanı ve kongre merkezimiz de var. Biz, diğer ülkelerle kıyaslandığında daha küçük dokunuşlarla hazır hale getirebiliriz."

STK'lardan 'müzakerelerde liderlik için güçlü iklim politikaları' çağrısı

Türkiye'de faaliyet gösteren uzman sivil toplum kuruluşlarının (STK) bir araya gelerek kurduğu İklim Ağı, müzakerelerde liderlik için güçlü iklim politikaları çağrısında bulundu.

Aralarında Avrupa İklim Eylem Ağı, Greenpeace Türkiye ve Doğa Koruma Vakfı (WWF) Türkiye'nin olduğu STK'lar Türkiye'nin Eylül ayında açıkladığı 2035 İklim Hedefi'nin iyileştirilmesini istiyor.

Bu hedefe göre ülkenin sera gazı emisyonlarının 2023'e kıyasla 2035'te %16 artacağı öngörülüyor.

STK'lar Türkiye'nin iklim kriziyle mücadele için emisyonlarını bugünden başlayarak azaltmasını talep ediyor.

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, yapılan ortak yazılı açıklamada, COP31'e evsahipliği yapmak için aday olan Türkiye'nin "kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan çıkış planını açıklaması, fosil yakıt teşviklerine son vermesi ve Afşin-Elbistan'da bilirkişinin 'kamu yararı olmadığını' belirttiği ek ünite projesini derhal iptal etmesi gerekiyor" diyor.

"Güçlü bir iklim politikası ekonomik, sosyal ve ekolojik açılardan fayda yaratırken aynı zamanda Türkiye'yi öncü bir konuma yerleştirebilir" diye ekliyor.

'Türkiye fosil yakıt ticareti yapan bir ülke değil'

Türkiye heyeti ise Türkiye'nin fosil yakıt üreticisi olmadığının altını çiziyor. Ülkenin "enerji bağımlılığı olan bir ortamda enerji güvenliğini yok sayamayacağını" vurguluyor.

Halil Hasar, "Biz karbon ticareti, kömür ticareti, fosil yakıt ticareti yapan bir ülke değiliz. Diğer yandan son on yıl içerisinde güneş enerjisi altyapısını artıran Türkiye var... Bugün kurulu enerji altyapımızın %61'i yenilenebilir enerjiye dayalı ve Türkiye popülist bir ülke değil. Gerçekçi hareket ediyoruz" diyor.

"Biz ne taahhüt vermişsek o taahhütleri yerine getirmeye yönelik hareket ediyoruz. Yüzde 90 azaltım deyip de bir sonraki dönemde bunu daha aşağılara çekecek bir davranışı biz doğru bulmuyoruz" diye ekliyor.

Mavi takım elbiseli bir kadın COP30 yazısının önünden geçiyor.

COP30 Brezilya'nın Belem kentinde düzenleniyor.

Diğer aday Avustralya ise, dünyanın en büyük kömür ve doğal gaz ihracatçılarından biri.

Aynı zamanda, küresel olarak kişi başına karbon salım miktarı en yüksek ülkeler arasında yer alıyor.

2026'da COP'un teması okyanuslar olacak ancak katılımcıların bunu hangi kıyılarda tartışacağı belirsizliğini koruyor.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.