Üşümezsoy: “Marmara'nın yapısı 7.8'lik depreme izin vermez”

Üşümezsoy: “Marmara'nın yapısı 7.8'lik depreme izin vermez”
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

İstanbul Beykent Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı açılış dersini veren Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Marmara'da beklenen büyük depremin 17 Ağustos'ta gerçekleştiğini belirtti. Prof. Dr. Üşümezsoy, 7.8 büyüklüğünde deprem tahminlerine de yanıt verdi.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son zamanlarda hem İstanbul'da hem de yurdun birçok yerinde meydana gelen depremlere dair bilgiler vererek, Marmara Denizi'nde 7 büyüklüğünün üzerindeki deprem tahminlerine katılmadığını yineledi.

Üşümezsoy, "1999 depreminden sonra herkes ‘Büyük deprem geliyor' diyerek, Adalar dediğimiz bölge, kuzey-güney yönünde genişlerken çökme ile, Silivri çukuru ve Tekirdağ çukuru gibi gerilmeli yapılardan oluşmuştur. Bu bölge günümüzde kuzeyden güneye, Kuzey Anadolu Fayı'nın sıkıştırmasıyla oluşmuş. Ama Adalar fayı gerildiği için aksine kat kat çöküyor. Dolayısıyla Kuzey Anadolu Fayı Adalardan geçmiyor. Yalova, Çınarcık'tan geçiyor" dedi.

"7.8'LİK DEPREM İÇİN 400 KM GEREKİR"

6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş depremlerinin Antakya'dan başlayarak Pütürge'ye kadar 400 kilometrelik bir uzunluğa sahip olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Üşümezsoy, "Marmara Denizi'nde boydan boya 180 kilometre fay kırılacak deyip de 8 büyüklüğünde deprem bekleyenler bir şey bilmiyor" dedi.

Üşümezsoy, “Marmara’da 7.8 büyüklüğünde bir depremin olabilmesi için 400 kilometre uzunluğunda ve 15 kilometre derinliğinde bir yüzeyin yırtılması gerekir. Ancak Marmara Denizi’nin uzunluğu 150 kilometreyi geçmiyor, ayrıca 10 kilometre derinliği olmayan yerler de var. Bu nedenle bu büyüklükte bir deprem jeolojik olarak mümkün değil” dedi.

Üşümezsoy, Marmara’daki fay sisteminin bu ölçekte bir kırılmaya elverişli olmadığını vurgulayarak, “Burada 10 bin kilometrelik bir yüzeyin yırtılması mümkün değil. Gerçekçi senaryolar 7.0 ile 7.2 büyüklüğü arasındaki depremleri gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, olası bir depremde en büyük riskin büyüklükten ziyade zemin zafiyeti ve yapı stoku olduğunu belirterek, “Depremin kaç büyüklüğünde olacağından çok, binaların buna nasıl dayanacağına odaklanmamız gerekiyor” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.