98 yaşında hayatını kaybeden tiyatro sanatçısı Haldun Dormen, son yolculuğuna uğurlanıyor. Sanatçı için cenaze töreni öncesinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde vasiyeti üzerine tören düzenlendi.
Anma töreninin ardından Teşvikiye Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Dormen, Edirnekapı Şehitlik Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.
Bir süre önce kaldırıldığı hastanede enfeksiyon tedavisi gören usta sanatçı Haldun Dormen, 21 Ocak'ta hayatını kaybetmiş, vefat haberini oğlu Ömer Dormen duyurmuştu.
Usta sanatçı için vasiyeti doğrultusunda Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde bir anma töreni düzenlendi. Törene sanat, cemiyet ve spor dünyasından çok sayıda ünlü isim katıldı.
Halit Ergenç'in gözyaşları içinde sunduğu anma töreni usta tiyatrocunun 72 yıllık sanat hayatından kesitler ve sanatçı dostlarının onu anlattığı özel bir videonun gösterilmesiyle başladı.
Video gösteriminden sonra Haldun Dormen dakikalarca alkışlandı.
İzzet Günay sevenlerini korkuttu Cenaze töreninde bir anda yere yığıldı
Eski dostu Haluk Dormen’e veda etmek için cenazeye gelen usta sanatçı İzzet Günay cenaze töreni sırasında bir anda yere yığıldı. Günay’ın fenalaştığını gören Gülben Ergen ve Erdal Özyağcılar gibi isimler hemen yardımına koştu.
Usta oyuncu daha sonra ailesi tarafından ambulansla hastaneye götürüldü. İzzet Günay’ın ambulansa bindikten sonra sağlık görevlilerine ve yanında toplanan sanatçı dostlarıyla sevenlerine gülümsediği görüldü.
Yeşilçam’ın efsane ismi İzzet Günay 91 yaşında.
Entübe edilmişti
Haldun Dormen geçtiğimiz günlerde solunumunun daha iyi desteklenebilmesi amacıyla entübe edilmişti.
Devlet sanatçısı unvanına sahip olan Haldun Dormen, bu yıl sanat yaşamının 72. yılını kutlamıştı.
7 Ocak'ta Haldun Dormen'in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:
"Kontrol amaçlı olarak bulunduğum hastanede, tedavim olumlu yönde seyretmektedir. Süreç, kıymetli doktorlarımın yakın takibi ve özeniyle devam etmektedir
"İlginiz ve güzel dilekleriniz için hepinize candan, gönülden teşekkür ederim. Lütfen yeni yıl dileklerinizin başına sağlığı koyunuz. Hepinizi kucaklıyorum."
Tiyatro, sinema ve televizyon dünyasında önemli izler bırakan Haldun Dormen, 5 Nisan 1928'de Mersin'de doğdu.
Dormen, Galatasaray Lisesi ile Robert Koleji'ndeki eğitiminin ardından ABD'de üniversiteye gitti ve tiyatrolarda çalıştı.
Türkiye'ye 1954'te dönen sanatçı, Beyoğlu'nda Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli ve Erol Keskin ile Cep Tiyatrosu'nu kurdu.
Dormen Tiyatrosu'nu ise 1957'de kurdu.
Dormen, 1959'da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlendi, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya geldi.
Dormen, 1990'lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru unvanına layık görülmüş, Türkiye'de ve uluslararası alanda birçok festivalden onur ödülü almıştı.
Duayen oyuncuya saygı duruşunda bulunan ünlü isimler duygularını paylaştı...

Ömer Dormen:
“Babam eminim şu anda arka sıralardan birine oturmuş bizi izliyordur ve içinden ‘Şekerim, çok uzundu’ diye geçiriyordur; ardından da ‘En az 20 dakika kesmeniz gerekiyor’ diyordur.
Herkesin Haldun abisi ve can dostuydu ama o benim babamdı. Tiyatro onun tutkusu ve önceliğiydi. Bu tutkuyu azmiyle, enerjisiyle, paylaşımcılığıyla yaşadı; hepimizi de o tutkunun bir parçası hâline getirdi. Dormen ailesi kocaman bir aile oldu. Benim de çocukluğumdan beri yüzlerce ağabeyim, ablam oldu; şimdi de yüzlerce kardeşim var.
Ölene kadar üretmenin ne demek olduğunu hepimize gösterdi. Ekim ayında onu ziyaret ettiğimde hâlâ bir Broadway müzikali yapma hayali vardı. Hayata gerçekten inanarak, tutunarak hayal ederdi. Bir şeye inandı mı vazgeçmezdi. Bu, hayatla ve insanlarla kurduğu bir güven ilişkisiydi. Annemle 60 yıl önce ayrılsalar da birbirlerinin en kadim dostları oldular. O, biriyle bağ kurduysa asla bırakmazdı.
Son günlerde gelen mesajlar, aramalar ve paylaşımlar sayesinde insanlarla ne kadar samimi ve saygılı ilişkiler kurduğunu bir kez daha gördük. Ailem adına herkese şükranlarımı sunuyorum. Onu hiç yalnız bırakmayan, son nefesine kadar yanında olan dostlarına minnettarım.
Bu törenin onun asaletine yakışır olması için çok uğraştık. Bunun için emek veren Kültür Bakanlığı’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve bugün buraya gelerek bizi onurlandıran tüm konuşmacılara teşekkür ederim.
Üç hafta önce yoğun bakıma girdi. Ağzında oksijen maskesi vardı. ‘Babacığım, inşallah buradan çıkınca biraz dinlenip ara verirsin, değil mi?’ dedim. Bana Haldun Dormen bakışıyla baktı ve ‘O zaman burada kalacağım’ dedi.
Onu güzel anılarıyla, muzipliğiyle, kalbiyle hatırlayıp gülümseyelim. Babam bir Cumhuriyet aşığıydı; Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, gerçek bir vatanseverdi. Sanata bakışı da böyleydi. Gençlere tiyatro eğitimi vermesi bu anlayışın bir sonucuydu.
İyi ki senin oğlundum, iyi ki babamdın. Hayata bakışın, duruşun ve öğrettiklerin hep benimle ve yüzlerce kardeşimle olacak. Seni çok seviyorum. Sanki perde hiç kapanmayacak gibi… Işıklar içinde uyu.”

Halit Ergenç:
“Herkes birbirine neleri yapamayacağını söylerken, o öğrencilerine her zaman neleri yapabileceklerini söylerdi. Bugün pek çok sanatçının sanatçı olmasında onun emeği var. Bugün burada sizin karşınızdaysam, bu Haldun abi sayesindedir. Bana sorumluluk verip başarmamı sağladı.”
Göksel Kortay:
“Tiyatromuzun ışığı söndü, karanlıkta kaldık. Bugün onu son kez alkışlamaya, tiyatromuzun parlak yıldızı Haldun Dormen’i sonsuzluğa uğurlamaya geldik. Onu anlatmak, sayfalar dolusu kitaplar yazsanız bile mümkün değil. Hiç ‘keşke’si yoktu. En olumsuz anlarda bile derhal beyaz bir sayfa açar ve ‘Evet şekerim, şimdi ne yapıyoruz?’ derdi. Hep hayalleriyle, inancıyla ileriye yürürdü.
Hayattaki her şeyini; evini, sofrasını, tiyatrosunu, bilgisini paylaşırdı. O konuşurdu, çevresindekiler alabilecekleri kadar paylarını alırlardı. Çok sevdiği cümle ‘Yaparsın şekerim’ idi. Bu cümlede Haldun Dormen’in bütün yaşamı saklıydı: Cesareti, pes etmeyişi, umut dolu dünyası… Geleceğe hep umutla bakar, hiç geriye dönmezdi.
O ulu bir ağaçtı; dallarından Türk sinemasına ve tiyatrosuna nice büyük değerler yetişti. O, benim 70 yıllık dostum, dert ortağım, rol arkadaşımdı. O yollarda hep birlikte yürüdük. Hem rol arkadaşım hem ustamdı. Onu çok, çok özleyeceğim; hep özleyeceğim. Türk tiyatrosu babasını, ben ise en can dostumu kaybettim. Başımız sağ olsun.”
Nevra Serezli:
“Türk tiyatrosunun başı sağ olsun. Onun Türk tiyatrosuna katkıları saymakla bitmez. Ben, izin verirseniz, kendi hislerimden bahsetmek istiyorum. Çok üzgünüm; çok şey kaybettim. Geçmişimi, hocamı, rol arkadaşımı, yönetmenimi… Ben dostumu kaybettim. Mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Metin’in öbür yarısını kaybettim. On üç yıldır çok büyük bir acı çekiyordum; şimdi acım perçinlendi.”
Erol Evgin:
“Lise çağlarımda Dormen Tiyatrosu’nun müdavimiydim. Haldun Dormen’e hayrandım. 1979 sonbaharında artık ünlenmiştim. Egemen Bostancı gelip, ‘Bir müzikal yapmak istiyoruz, oynamak ister misin?’ dedi. Haldun Dormen’in ismini duyunca, ‘Tabii, yaparım’ dedim. Tiyatronun en büyük isimleri; Nevra Serezli, Ayşen Gruda vardı. Ben onların yanında nasıl oynarım diye çok korkmuştum. Haldun Dormen bana, ‘Yaparsın şekerim’ demişti.
Eleştirilerini onun kadar kibarca dile getiren kimseyi tanımadım. Bize iki ay oynarsınız demişlerdi; biz iki yıl boyunca Haldun Dormen’in bu büyüsünü sahneledik. Ondan çok şey öğrendim, hâlâ konserlerimde kullanıyorum. Bana insan olarak da çok şey öğretti.
Dostluğumuz 47 yıl sürdü ve sürecek. 72. sanat yılımın kutlamasını onunla birlikte geçirmiştim, bunun için çok mutluyum. Çok asil, dürüst, çalışkan ve çağdaş bakışıyla tam bir Cumhuriyet aydını, bir Atatürk sevdalısıydı. Onu yoğun bakımda ziyaret ettim; doktorlar izin verdi, onunla vedalaşabildim. Mekânın cennet olsun Haldun hocamız, ışıklar içinde uyu. Kitaplarını yeniden okuyacağım; yani dostluğumuz hiç bitmeyecek.”
"Sanata hizmetleri oldu"
Dormen’in sanata hizmetleri olduğunu belirten İstanbul Valisi Davut Gül, "Sanat camiasının ve milletimizin başı sağ olsun. Sanata hizmetleri oldu. Bugün de sevenleri ve arkadaşları olarak hepsi burada. Allah ailesine sabır versin" dedi.
"Çok kıymetli bir değeri yitirdik"
Oyuncu Fırat Tanış, kıymetli bir değeri yitirdiklerini söyleyerek, "Hepimizin başı sağ olsun. Çok kıymetli bir değeri yitirdik. Kendisini iyi bilirdik. Muhteşem bir yaşam enerjisiyle, yaşam azmiyle, çalışkanlığıyla ve hayatı paylaşmasıyla çok iyi bilirdik. 97 yıl ne güzel bir ömür. Gıpta edilecek bir ömür" diye konuştu.
"Hiçbir zaman adı unutulmayacak"
Oyuncu Demet Akbağ ise Dormen’in adının hiçbir zaman unutulmayacağını ifade ederek, "Türk tiyatrosu çok önemli bir tiyatro adamını ve önemli ustayı kaybetti. Hepimiz için çok büyük bir kayıp. Yetiştirdiği öğrenciler ve tiyatro adına oluşturduğu dünya, törendede bir kez daha gördüm ki asla unutulmayacak büyük bir ustaydı. Onun ürettikleriyle onun mirasıyla Türk tiyatrosundaki gençler onun bıraktığı ışıkla devam edecek. Başımız sağ olsun" şeklinde konuştu.
Emre Altuğ:
“Haldun Dormen’le ilgili çok hikâyem var. Beni pek çok kez ipten almıştır. Konservatuvardayken ‘Ben okulu bırakıyorum’ demiştim; gerçekten moralimi bozan bir şey olmuştu. Bana, ‘Öyle şey olur mu şekerim’ diyerek fırça atmıştı. Haldun Dormen’le birlikte çalışmak kadar eğlenceli bir şey yaşamadım. Hiçbir zaman bildiklerini sakınmadan sizinle paylaşırdı. Bu özelliği onu eşsiz bir öğretmen yaptı. O, müzikali var eden adamdır. Ben müzikali onunla tanıdım. Yaptığım her işin içinde, arkasında Haldun Dormen vardı. Haldun Dormen’le tanışmasaydım, bugünkü Emre Altuğ olmazdı.”
Kerem Cem:
“Haldun Dormen’in hayatına bir kez değmiş bir insanın hayatı bir daha aynı olmaz; özellikle sahne üzerinde. Ben, 20 yıl önce ilk müzikalimde Broadway’den İstanbul’a geldiğinde, Fransızca söylememi istemişti. ‘Haldun ağabey, ben Fransızca bilmiyorum, İngilizce söylesek?’ demiştim. O da tabii ki ‘Yaparsın şekerim’ demişti. İnanılmaz bir umut, inanılmaz bir okuldu.
Geçen sene bir film setindeydik. Belgrad Ormanı’nda, soğukta çalışıyorduk. Hepimizin aklından ‘Hocam, acaba setlere çıkmasanız mı?’ düşüncesi geçiyordu. Çünkü yaş hepimiz için aynı şekilde işliyor. Ama onun için öyle değildi. Elbette bunu ona söylemedik; çünkü biliyorduk ki çıkmazsa… Gitmek istemiyordu.”
Suna Keskin:
“Anlatmak elbette çok zor. ‘Benim tek kahramanım Mustafa Kemal Atatürk’tür’ diyen; yüzü ve beyni aydınlık bir tiyatro insanıydı Haldun Dormen. Benim 60 yıllık hocam, meslektaşım, sırdaşım, ağabeyim, her şeyimdi. Benim gibi birçok insanın hayatına dokundu. Eğer 60 yıldır sahnedeysem, bu Haldun Dormen sayesinde oldu. Bize inanılmaz, unutulmaz anlar yaşattı. Sahne üzerinde olması gereken her şeyi ondan öğrendim. Benim için bir mucizeydi; bugün onu uğurluyoruz. Onda ilahi bir güç vardı, hiç durmak ve yorulmak bilmedi. Bize örnek olması gerekiyordu, oldu da. Ne mutlu ona ki, ömrünün son anına kadar oyuncu olarak hayatını sürdürebildi.”
Melek Baykal:
“Ben Ankara oyuncusu olduğum için Haldun ağabeyle maalesef çok az şey paylaşabildim. Keşke Suna Keskin kadar Haldun’la daha fazla anı paylaşma imkânım olsaydı. Keşke bir oyunu bile birlikte oynayabilseydik; bugün bu şansımı uğurluyorum. O hep yüreğimizde olacak, onu hiç unutmayacağız.”
Tilbe Saran:
“Nezaketinden, cömertliğinden, tutkusundan; bir şeyi sonuna kadar öğrenme merakından, bundan hiç vazgeçmemesinden, son gününe kadar elinden kitabı düşürmemesinden, gençlere güvenmesinden… Gerçekten Haldun Dormen’in iyi yanlarını saymakla bitiremeyeceğim. Kendimizi kıymetli hissettiren biriydi; kendimizi onun gözünden gördüğümüz kadar değerli hissedemeyeceğiz. Herkese, sadece insan olduğu için bile kıymetli olduğunu hissettirmesi olağanüstü bir zarafetti. Işığı hiçbir zaman sönmeyecek. Onun yaşam enerjisi bitebilecek bir şey değil.”
CENAZE NAMAZI TEŞVİKİYE'DE
Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Haldun Dormen, Edirnekapı Şehitlik Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi.
Türk tiyatrosuna sayısız eser ve öğrenci kazandıran Haldun Dormen, sanat dünyasında derin bir iz bırakarak hayata veda etti.


