ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu’dan rahatsız. Trump’ın öfkesi, Netanyahu’nun Hamas’ı teslim olmaya zorlamak için askeri güç kullanmayı tercih etmesiyle artıyor; Trump ise çatışmaların müzakere ile sona ermesini istiyor.
Yetkililere göre, geçen hafta İsrail’in Katar’daki Hamas müzakerecilerine saldırısı, Trump’ın sabrını taşıran olay oldu. O sırada Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio dahil üst düzey danışmanlarıyla saldırıya nasıl yanıt verileceğini tartışıyordu.
Washington’da şaşkınlık
Wall Street Journal'in haberine göre, Trump’ın Netanyahu’ya karşı zaman zaman öfkeli tavrı, Washington’da şaşkınlık yarattı. Uzmanlar, Trump’ın genellikle ilişkilerde üstünlüğü elinde tutmayı sevdiğini, ancak Netanyahu’nun isteğine karşı çıkmadan hareket etmesine izin verdiğini belirtiyor.
Atlantic Council'den Shalom Lipner konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “Bu biraz kafa karıştırıcı ve sezgisel değil. Netanyahu’nun hamleleri Gazze savaşını uzattı, Trump’ın bölgedeki diğer müttefikleriyle ilişkilerini zorlaştırdı ve Abraham Anlaşmaları’nın genişlemesini güçleştirdi” dedi.
Eleştiri etkisiz kalıyor
Trump, geçmişte Netanyahu’ya sert sözlerle tepki göstermişti. 2020’de Netanyahu, Joe Biden’ı tebrik edince Trump onu “sadakatsiz” olarak nitelendirmişti. Ancak eleştiriler, Netanyahu’yu caydırmakta etkili olmadı. Eski ABD büyükelçisi Itamar Rabinovich, “Netanyahu, baskı altında ve hatalar yapıyor. Trump’ın desteği, onun işine yarayan tek şey” ifadesini kullandı.
WJS'ye göre Trump, açık bir baskı uygulamak yerine İsrail’in Gazze’ye yönelik büyük operasyonlarını izledi ve şimdi istediği barış anlaşmasının şansını kaybetmiş durumda.
Trump ve Netanyahu’nun ortak ruh halleri
Yetkililere göre Trump ve Netanyahu, benzer psikolojik özelliklere sahip. Her ikisi de ülkelerinin elitlerinden zulüm gördüğünü ve sistemi değiştirmeye çalışan dışlanmış figürler olduklarını düşünüyor.
Netanyahu, Trump’un çevresine kendini sevdirmeyi ve doğrudan övgü sunmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz hafta Bat Yam sahilinde bir caddeyi Trump’ın adını vererek açılış töreni düzenledi.
Netanyahu, Hamas’ın silahlarını bırakmadan ve 48 rehineyi serbest kalmadan savaşın sona ermeyeceğini vurguluyor. ABD’nin istediği müzakere yoluyla çatışma sonlandırma planı ile İsrail’in stratejisi uyuşmuyor. Geride kalan aylarda Trump’ın tek açık baskısı, Hamas’a yönelik oldu. ABD Başkanı, Hamas'a yönelik sık ve tekrarlı uyarılarda bulundu.
İsrail'in Katar'a saldırısı ise ABD açısından zamanlaması uygun olmayan bir dönemde gerçekleşti. Trump, saldırıdan önceden haberdar olmadığını açıkladı ve kişisel elçisi Steve Witkoff aracılığıyla Katar’ı bilgilendirdi; ancak haber, bombalar düştükten sonra ulaştı.
Başarısızlık Trump'ın tutumunu etkiler mi?
Katar'a yönelik saldırı, Hamas’ın üst düzey temsilcilerini hedef almak yerine alt düzey 6 temsilciyi öldürdü. Eski İsrail büyükelçisi Michael Oren, “Operasyon başarılı olsaydı, (üst düzey isimler ölseydi) Trump eleştirmek yerine sahiplenirdi. O, kazananları sever” dedi.
Bu mantık, Gazze’deki saldırılar için de geçerli görünüyor.
“Netanyahu Trump’ı tanıyor”
Analistler, Netanyahu’nun Trump’un öfkesini geçici risk olarak kullanabildiğini belirtiyor. Netanyahu sık sık Trump’ı “İsrail’in Beyaz Saray’daki en iyi dostu” olarak nitelendiriyor.
American Progress'te Ulusal Güvenlik ve Uluslararası Politika Kıdemli Başkan Yardımcısı Damian Murphy gelişmeyle ilgili “Netanyahu, Beyaz Saray biraz homurdanabilir, ama ‘önce izin alma, sonra af dile’ yaklaşımının herhangi bir dezavantajı olmadığını biliyor” değerlendirmesinde bulundu.


