Ebeveynlerinin işi veya eğitimi sebebiyle yurtdışında öğrenim gören Türk öğrencilerin, Türkiye’ye dönmek istediklerinde Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) bir dizi belirsiz uygulamaları nedeniyle mağduriyet yaşıyor.
Fen lisesi kökenli, üstün akademik başarıya sahip birçok öğrencinin, Almanya gibi Batı ülkelerinde sistem farkı ve dil bariyeri nedeniyle okullarını tamamlarken güçlük çektikleri belirlendi.
Söz konusu öğrencilerin Türkiye’ye dönerek Yabancı Öğrenci Sınavı (YÖS) ile yeniden kendi ülkelerinde üniversiteye girmeyi hedefledikleri ancak Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) “mavi kart” şartı nedeniyle hem “yabancı öğrenci” statüsünde değerlendirilmedikleri, hem Türk vatandaşı olarak da Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girme zorunluluğu ile karşı karşıya kaldıklarını belirten eğitimciler, “Bu durum, sistemin kendi içinde çelişkili olduğunu ve öğrencileri iki arada bir derede bıraktığını göstermektedir.” Değerlendirmesinde bulunuyor.
Bir eğitim uzmanı konuya ilişkin olarak şu örneği verdi:
“Annesinin akademik görevi nedeniyle Almanya’ya taşınan ve orada fen-matematik alanlarında üstün başarı gösteren bir Türk öğrenci, dil bariyeri nedeniyle sosyal derslerde zorlanmış, okul değiştirmek zorunda kalmıştır. Buna rağmen Türkiye’deki açık liseyi tamamlayarak mezun olmuş, YÖS sınavında %4’lük başarı dilimine girmiştir. Ayrıca SAT sınavında 1350 ve IELTS’te 8.5 puan alarak uluslararası düzeyde yüksek bir başarı göstermiştir. Ancak Türkiye’deki üniversitelere yaptığı başvurular teknik ve idari engellerle reddedilmiştir. Bazı üniversiteler “kontenjan doldu” gerekçesiyle öğrenciye ret verirken, bazıları ise çevrim içi başvuru sistemlerindeki teknik arızalar nedeniyle öğrencinin başvurusunu hiç kayda almamıştır.”
Bir eğitim uzmanı, adının açıklanmaması kaydıyla durumu şöyle aktardı:
“YÖK’ün tutarsızlığı söz konusu. Sınava alıyorlar ama kayda almıyorlar. Yabancı öğrenci statüsünde YÖS sınavına kabul edilen öğrencilerin sonradan “vatandaşlık gerekçesiyle” elenmesi, eğitimde fırsat eşitliği ilkesine açıkça aykırıdır. Üstelik YÖK 2025 itibariyle YÖS sınavını kaldırarak tüm öğrencileri YKS’ye yönlendirmektedir. Bu değişiklik, yurtdışında okuyan Türk öğrenciler için yeni bir engel oluşturmakta; sistemsel bir boşlukta “kayıp kuşak” yaratmaktadır.
Uzman Psikolog Esra Tanrıverdi, konunun çok sayıda gencin eğitim hedefleriyle ilgili gelecek planlarını sekteye uğratmakla kalmadığını, ruhsal sorunlara da yol açtığını söyledi.
Tanrıverdi, danışan aile ve öğrenci sayısının giderek arttığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu gençler akademik olarak değil, bürokratik olarak kaybediliyor. Sistem, onları destekleyeceği yerde cezalandırıyor. Yabancı öğrenci statüsünde eğitim hakkı tanıyıp sonra vatandaşlık bahanesiyle geri çekmek, gençlerin motivasyonunu, psikolojik dayanıklılığını ve ülkesine bağlılığını zedeliyor. Dinlediğim vakalardan hareketle ve okullara danışmanlık hizmeti sunduğum için şunu diyebilirim ki; eğitimde adalet ve netlik şart.
YÖK’ün şu adımları atması önemli derecede mağduriyetlerin önüne geçecektir:
1. Yurtdışında eğitim alan Türk öğrenciler için geçiş statüsü oluşturulması,
2. “Mavi kart” şartının geri çekilmesi veya esnetilmesi,
3. YÖS başvurusu kabul edilen öğrencilerin sonradan dışlanmaması,
4. Üniversite başvuru sistemlerinde şeffaf ve erişilebilir dijital altyapı sağlanması.


