ABD'nin dünyaca etkin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ) yeni nükleer silahlanma yarışının başladığını ilan etti. Ancak Soğuk Savaş'taki gibi, ABD'nin artık tek rakibi yok. Washington hem Sovyetler Birliği'nin baş mirasçısı Rusya'ya hem de Çin'e karşı mücadele etmek zorunda.
Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu (Federation of American Scientists/FAS) verilerine göre Çin'de 600 civarında nükleer savaş başlığı var. ABD bunlardan 5 bin 117 tanesine sahip. Rusya'nın rakamıysa iki ülkeyi de aşarak 5 bin 459'u buluyor.
Amerikan gazetesi, geçmişte sanayi ve ekonomide açık ara önde olan ABD'nin bu avantajlarını büyük ölçüde kaybetmesine ve Çin'in araya hızlıca kapatacak gibi görünmesine bugün yayımlanan haberinde işaret etti.
Rusya ve ABD'nin uymak zorunda kaldığı yeni START Anlaşması gibi sınırlamaları olmayan Çin, konuşlandırdığı savaş başlıkları sayısında 2030'ların ortalarında ABD'ye yetişebilir.
Ukrayna'ya daha fazla destek verilmesini engellemeye çalışan Vladimir Putin ülkesinin nükleer cephanesini dünyaya hatırlatırken Rusya da yeni nesil sistemler geliştiriyor.
Moskova, nükleer enerjili cruise füzesi Burevestnik ve nükleer enerjili sualtı drone'u Poseidon'u denediğini önceki haftalarda duyurmuştu.
Diğer yandan hem Moskova hem de Pekin'e yakın olan Kuzey Kore de bir nükleer güç.
Atlantik Konseyi'ne bağlı Scowcroft Merkezi'nin direktörü Matthew Kroenig, "Artık ivme, nükleer cephaneleri hafifletmek yönünde değil. 1990 ve 2000'li yıllardan çok daha fazla Soğuk Savaş'ı andıracak, üçüncü nükleer çağa giriyoruz" yorumunu yaptı.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Nükleer Güvenlik Politikaları Merkezi Direktörü Vipin Narang de ABD'nin yeni bir nükleer silahlanma yarışı beklemediğini ifade etti:
Tüm varsayımlarımız yanlış çıktı. Avrupa'da bölgesel bir çatışma çıksa ve Çin, Tayvan'ı almaya çalışsa imkanlarımız yetersiz kalabilir. Bu tür senaryolara gerçekten hazırlıksızız.
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Pentagon'a "derhal" nükleer silah testlerine başlaması talimatı verdiğini duyurmuştu.
Trump, nükleer silahlanma yarışında aranın kapandığı uyarısında bulunarak "Başka seçeneğim yoktu. Rusya ikinci, Çin ise uzak ara üçüncü ancak 5 yıl içinde eşitlenecekler" demişti.
ABD, resmi olarak son nükleer denemesini 1992'de yapmış ve bu uygulama 1996'da eski Başkan Bill Clinton tarafından yasaklanmıştı.
CNN'in adı açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi içinde nükleer silah testlerinin başlamasına sıcak bakmayan isimler bulunuyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Nükleer Güvenlik Müsteşarı ve Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi Yöneticisi Brandon M. Williams ve ABD Ulusal Laboratuvarları yetkililerinin, bu fikrin makul olmadığını düşündükleri önceki günlerde yayımlanan haberde öne sürüldü.
Küresel nükleer silahlanma harcamaları geçen yıl 100 milyar doları aştı
Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN), 2024'te küresel silahlanma harcamalarının 100 milyar doları aştığını bildirdi.
ICAN tarafından yayımlanan "Gizli Maliyetler: 2024'te Nükleer Silah Harcamaları" başlıklı raporda, 2024'te nükleer silahlara sahip 9 ülkenin olduğu bildirildi.
Raporda, nükleer silahlara sahip ülkelerin Çin, Fransa, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore, Pakistan, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD olduğu hatırlatıldı.
Ülkelerin, geçen yıl bu alanda 100 milyar dolardan fazla harcama yaptığı kaydedilen raporda, bunun bir önceki yıla göre yüzde 11'lik bir artışa denk geldiğine işaret edildi.
Özel sektörün, sadece 2024'te nükleer silah sözleşmelerinden en az 42,5 milyar dolar kazandığı da bildirildi.
Nükleer silaha en fazla parayı ABD harcadı
Raporda ABD'nin, 56,8 milyar dolar ile nükleer silahlara sahip ülkelerin toplamından daha fazla para harcadığı kaydedildi.
Çin'in, 12,5 milyar dolarla ikinci en büyük harcamayı yapan ülke olurken, İngiltere de 10,4 milyar dolarlık harcamayla onu takip eden ülke oldu.
Raporda, son 5 yılda nükleer silahlara yönelik küresel harcamaların 68 milyar dolardan 100 milyar dolara yükseldiğine işaret etti.
Ukrayna ve Gazze'de nükleer silahlara sahip devletlerin dahil olduğu iki büyük savaşın yaşandığına işaret edilen raporda, "Hindistan ile Pakistan ve Kore Yarımadası'nda nükleer gerginliklerin tırmanmasıyla birlikte nükleer silahların çatışmada kullanılma riski, Soğuk Savaş'tan bu yana ve muhtemelen her zamankinden daha yüksek olarak kabul ediliyor." ifadelerine yer verildi.
Raporda görüşlerine yer verilen raporun yazarlarından ICAN Politika ve Araştırma Koordinatörü Alicia Sanders-Zakre, nükleer silahlara izin verilmesinin demokrasiye bir hakaret olduğunu kaydetti.
Sanders-Zakre, "Demokratik olarak seçilmiş bu liderlerin, halklarının ülkelerinden nükleer silahları kaldırma ve bunların tamamen ortadan kaldırılması için çalışma çağrılarına kulak vermesinin zamanı geldi." değerlendirmesinde bulundu.
KAYNAKLAR: Independent Türkçe, Wall Street Journal, AA
Derleyen: Eren Umurbilir


