ABD Başkanı Trump'ın BM konuşması: İddialar ve gerçekler

ABD Başkanı Trump'ın BM konuşması: İddialar ve gerçekler
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD Başkanı Donald Trump'ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Salı günü yaptığı, kendisine tanınan süreyi hayli aştığı konuşması şaşırtıcı iddialarla doluydu. Neredeyse bir saat boyunca kürsüde kalan Trump, hem iç hem de dış politikaya dair konulara değindi. Ancak dile getirdiği birçok iddia yanlış ya da en azından yanıltıcıydı.

Tagesschau'nun Trump'ın iddialarını mercek altına alan haberine göre, ABD Başkanının ortaya attığı en ciddi yanlışlardan biri iklim değişikliği hakkındaydı. İklim değişikliğini "dünyaya karşı işlenmiş en büyük aldatmaca" olarak nitelendiren Trump, küresel ısınmadan ise bir "dalavere" olarak söz etti.

Oysa bilimsel veriler, küresel ısınma gerçekliğini tüm boyutlarıyla ortaya koyuyor. Buna göre, küresel ortalama sıcaklık, 1850–1900 yılları arasındaki sanayi öncesi döneme kıyasla bir dereceden fazla yükseldi. 2024 yılında küresel ortalama sıcaklık, sanayi öncesi seviyelerin 1,55 derece üzerinde ölçüldü.

"Yedi savaşı bitirdim" iddiası

Trump'ın bir iddiası da dünya barışına katkısına ilişkindi. ABD Başkanı, kendi görev süresi içinde "sayısız binlerce kişinin" hayatını kaybettiği yedi savaşı sona erdirdiğini öne sürdü. Trump bu yedi savaşın Kamboçya–Tayland, Kosova–Sırbistan, Kongo–Ruanda, Pakistan–Hindistan, İsrail–İran, Mısır–Etiyopya ve Ermenistan–Azerbaycan arasındaki çatışmalar olduğunu kaydetti.

Ancak bu iddia da birçok açıdan gerçeği yansıtmıyor. Öncelikle Trump’ın saydığı çatışmaların hepsi birer savaş değil. Örneğin Mısır ile Etiyopya arasında Sudan sınırında inşa edilen Etiyopya’nın Nil barajı nedeniyle yıllardır süregelen, çözülememiş bir anlaşmazlık bulunuyor. Mısır ve Sudan, barajın su kıtlığına yol açmasından endişe ediyor ve işletilmesini uluslararası hukukun ihlali olarak görüyor. Ancak Trump’ın sona erdirdiğini iddia ettiği gibi iki ülke arasında bir savaş hiç yaşanmadı. Ayrıca ülkeler arasında henüz bir anlaşma da bulunmuyor; dolayısıyla bir çözüm de ufukta görünmüyor.

Sırbistan ile Kosova arasında gerilimler bulunsa da Trump’ın sona erdirdiğini iddia edebileceği bir savaş söz konusu değil. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile Ruanda arasındaki çatışma ise imzalanan çerçeve deklarasyonuna rağmen sona ermiş değil. İki ülke arasında hala can kayıplarına yol açan çatışmalar yaşanıyor. Trump’ın bahsettiği diğer çatışmaların çözümündeki rolü ve başarısı da tartışmalı. Hatta kısmen taraf olan devletler bile Trump’ın bu konudaki söylemlerini geri çeviriyor.

"Londra'ya şeriat getirmek isteniyor" iddiası

Trump, Avrupa’daki göç politikalarıyla ilgili konuşurken "küreselci bir göç gündemi"nden söz etti ve bu sırada aşırı sağcı "Büyük Nüfus Değişimi" komplo teorisine atıfta bulundu. Örnek olarak Londra’yı gösteren ABD Başkanı, kentin İşçi Partili belediye başkanı Sadık Han'ın şeriat getirmek istediğini iddia etti. Oysa bu iddiaya ilişkin hiçbir kanıt yok.

Han'ın sözcüsü Trump'a yönelik "Dehşet verici ve bağnaz açıklamalarını bir yanıtla onurlandırmayacağız" ifadelerini kullandı.

Londra’nın ilk Müslüman belediye başkanı olan Han, uzun süredir İslam karşıtı hakaretlerin ve asılsız suçlamaların hedefinde. Han'ın şeriatı getirmek istediğine dair yanlış iddia da uydurma bir alıntıya atıfla yıllardır dolaşımda.

Almanya nükleer enerjiye dönüyor iddiası

Trump'ın iddialarından Almanya da nasibini aldı. Trump, konuşmasında yeni federal hükümetin yeniden fosil yakıtlara ve nükleer enerjiye yöneldiğini söyledi. Ancak Nisan 2023’te nükleer enerjiden tamamen çıkan Almanya'da o tarihten bu yana konu zaman zaman tartışılsa da şu ana kadar nükleer enerjiye geri dönüş kararı alınmış değil.

Her ne kadar Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche kısa süre önce enerji dönüşümüne yönelik sübvansiyonların azaltılacağını duyurmuş olsa da, hükümetin 2030 yılına kadar elektriğin yüzde 80’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından elde etme hedefinin baki olduğunu söyledi. Halihazırda Almanya’da elektriğin yaklaşık yüzde 60’ı yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor.

Teleprompter ve yürüyen merdiven sitemi

Trump ayrıca, BM'nin ziyaretinde kendisine zorluklar çıkardığından şikayet etti. Konuşması sırasında kullandığı teleprompter’ın önce çalışmadığını, ayrıca eşi Melania ile birlikte kullandıkları sırada bir yürüyen merdivenin aniden durduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler ise Trump’ın iddialarını geri çevirdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü Stephane Dujarric, Beyaz Saray’ın Trump’ın konuşması için kendi ekipmanını getirerek teleprompterı da Beyaz Saray ekibi tarafından kullanıldığını söyledi.

BM Sözcüsü, yürüyen merdivene ilişkin de ABD heyetinden bir kameramanın Trump ile eşinin gelişini çekmek için onların önünde yürüyen merdivene bindiğini ve geri geri çıkarak çekim yaptığını aktardı. Kameraman yukarı vardığında Trump ve First Lady'nin basamaklara adım attığını, tam o anda yürüyen merdivenin durduğunu aktaran sözcü, kameramanın merdivenin üst kısmındaki güvenlik mekanizmasını muhtemelen yanlışlıkla tetiklemiş olabileceğini ifade etti.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.