Venezuela'nın başkenti Caracas'ta arka arkaya patlamalar meydana geldi.
Kentte birçok bölgede dumanlar yükseliyor ve elektrik kesintileri yaşanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki hedeflere saldırılar düzenlenmesi talimatı verdi.
Bu hedefler arasında askeri tesisler de bulunuyor.
Amerikalı yetkililer, Başkan Trump'ın kararını BBC'nin ABD'deki yayın ortağı CBS News'a doğruladı.
Venezuela hükümeti ise ABD'nin saldırılarını kınadı.
Hükümet ayrıca ülkedeki tüm güçlere, "emperyalist saldırıyı kınama" çağrısı yaptı.
Bu açıklamanın hemen ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ulusal cil durum ilan etti.
Nicolas Maduro saldırıları, "ABD'nin ülkesinin petrolünü ve madenlerini ele geçirme girişimi" olarak nitlendirerek kınadı.
Maduro, ABD'nin amacının, Venezuela'nın stratejik kaynaklarını ele geçirmek ve ülkesinin siyasi bağımsızlığına güç kullanarak son vermek" istediğini savundu ve seferberlik ilan etti.
Venezuela yerel basını, Karakas'taki halkın patlamalar altındaki kentten ayrılmak için harekete geçtiğini bildirdi. Haberde, bölgede yoğun trafiğin oluştuğu aktarıldı.
ABD Federal Havacılık İdaresi, "devam eden askeri faaliyetlerle ilişkili" güvenlik risklerini gerekçe göstererek, Amerikan ticari uçaklarının Venezuela üzerinde herhangi bir irtifada uçmasını yasakladı.
CNN International gelişmeleri saatlerdir Caracas’ta çoklu patlamalar ve elektriklerin kesilmesi şeklinde veriyor.
Saldırların savaş ilan etmeden, ABD Kongresi'nin onayı olmadan, hibrit savaş formatında Venezuela’da bir iç hareketlenmenin başlaması için yapıldığı ifade ediliyor.
Geçen hafta içinde ABD limanda bir tekneyi vurmuştu.
Bundan sonra yaşanacaklar Maduro ve Venezuela halkının tutumuna bağlı olacak.
Yorumlarda, “ABD kara işgaline yeltenmeyecektir ancak iç karışıklık ve rejim değişikliği için her yolu deneyecektir.” deniliyor.
AYRINTILAR ŞÖYLE:
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta en az 7 noktada patlama meydana geldi. Görgü tanıklarına göre, başkentte yerel saatle 02.00 sıralarında en az 7 patlama sesi geldi. ABD basını, saldırıların ABD Başkanı Trump'ın emriyle gerçekleştirildiğini duyurdu. Venezuela'dan ilk açıklama gelirken, ülke genelinde OHAL ilan edildi.
PATLAMALAR ASKERİ ÜS ÇEVRESİNDE GERÇEKLEŞTİ
Al Jazeera muhabiri Lucia Newman, patlamanın Karakastaki ana askeri üs olan Fortuna yakınlarında meydana geldiğini söyledi.
Newman, "Fortuna orada önemli bir askeri üs. Bölge genelinde bir dizi patlama sesi duyuldu ve ardından elektrik kesintisi yaşandı." dedi.

HELİKOPTERLER VE UÇAKLAR GÖRÜLDÜ
Ayrıca Karakas semalarında çok sayıda helikopter, uçak ve vurulan bölgelerden yükselen dumanlar da görülüyor.
Patlamalar, Karayipler'e bir deniz görev gücü konuşlandıran ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya karşı kara saldırıları olasılığını gündeme getirdiği bir dönemde meydana geldi.
ABD basınından CBS News, Venezuela'da yaşanan patlamaların emrinin ABD Başkanı Donald Trump'ın verdiğini servis etti.
CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın Venezuela içindeki askeri tesisler de dahil olmak üzere çeşitli noktalara hava saldırıları emri verdiğini söyledi.

CBS News'e göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri, Venezuela'daki patlama ve uçaklarla ilgili haberler konusunda bilgi sahibi olduklarını söyledi.
Öte yandan Beyaz Saray, konuya ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.
Şehrin güneyinde elektriğinin olmadığı bilgisi paylaşıldı.Venezuela’da Higuerote Havalimanı yakınlarında, ABD hava saldırısının ardından büyük ikincil patlamalar meydana geldi. ABD ordusuna ait CH-47 Chinook helikopterleri, saldırıların gerçekleştiği bölge üzerinde uçuş gerçekleştiriyor.
Venezuela'daki olaya ait olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımlarında ise kentin farklı noktalarındaki patlama görüntüleri yer aldı.
Dolaşıma giren bir başka görüntüde de Venezuela ordusuna ait zırhlı araçlar, başkentteki Miraflores Başkanlık Sarayı yakınlarında sokaklarda görüldü.
VENEZUELA'DAN İLK AÇIKLAMA
Venezuela hükümetinden yapılan açıklamada, ABD'nin askeri saldırganlığı reddedilerek, “ABD saldırılarının amacı Venezuela petrolü ve madenlerine el koymak. ABD kaynakları ele geçirmekte başarılı olamayacak. Saldırılar Karakas ve Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde gerçekleşti.” ifadeleri kullanıldı.
Maduro, tüm toplumsal ve siyasi güçleri seferberlik planlarını devreye sokmaya çağırarak ülke genelinde OHAL ilan ettiğini duyurdu.
Venezuela Dışişleri Bakanlığı, saldırıların BM Şartı'nı açıkça ihlal ederek barış ve istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
Açıklamada şöyle denildi:
"Bu saldırının amacı, Venezuela'nın stratejik kaynaklarını, özellikle petrol ve madenlerini ele geçirmek ve ulusun siyasi bağımsızlığını zorla kırmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.
Bunu başaramayacaklar.
İki yüz yılı aşkın bağımsızlık mücadelesinin ardından, halk ve meşru hükümeti, egemenliğin savunulmasında ve kendi kaderini tayin etme hakkı konusunda kararlı durmaktadır.
Cumhuriyetçi yönetim biçimini yok etmek ve faşist oligarşiyle ittifak kurarak bir "rejim değişikliğini" zorlamak için sömürgeci bir savaş dayatma girişimi, önceki tüm girişimler gibi başarısız olacaktır."
KOLOMBİYA'DAN ACİL TOPLANTI ÇAĞRISI
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, olaya dair sosyal medya platformu X'te bir mesaj paylaştı.
Petro, "Karakas şu anda saldırı altında. Dünyayı uyarın: Venezuela saldırıya uğradı! Füzelerle bombardıman yapıyorlar. Amerikan Devletler Örgütü ve BM derhal bir araya gelmelidir." dedi
Patlamalar elektrik kesintilerine neden oldu
Venezuela basınındaki haberlerde, patlama seslerinin başkentin kuzeyindeki La Guaira eyaletinde, ülkenin kıyı kesimlerinde ve Miranda eyaletine bağlı sahil kenti Higuerote'de de duyulduğu aktarıldı.
Higuerote Havalimanı'nın yoğun bombardımana maruz kaldığı kaydedildi.
Patlamaların ardından büyük bir askeri üssün bulunduğu güney kesimler de dahil olmak üzere kentin çeşitli bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandığı belirtildi.
CBS News'e göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri, Venezuela'daki patlama ve uçaklarla ilgili haberler konusunda bilgi sahibi olduklarını söyledi.
Öte yandan Beyaz Saray, konuya ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro: "Şu anda Caracas bombalanıyor"
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela'nın başkenti Caracas'ın bombalandığını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Petro, "Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela'ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Alçaktan uçtuğu gözlemlenen uçaklar da kent genelinde paniğe yol açtı.
Karakasta elektrik kesildi, askeri üsten duman yükseldi
Patlamalar ve alçaktan uçan uçak sesleri duyulduktan sonra Karakas'ın güneyinde elektriğin kesildiği ve patlama seslerinin yakınlarından geldiği belirtilen La Carlota askeri hava üssünden duman yükseldiği görüldü.
Devlet Başkanlığı Sarayı çevresine asker konuşlandırıldı
Venezeula ordusuna ait askeri zırhlı araçlar, devlet başkanlığı sarayı Miraflores'in yakınlarındaki sokaklarda görüldü. Venezeula askerleri ise Miraflores'in çevresini korumak için konuşlandırıldı. Miraflores'in çevresini koruyan askerlerin, insanları ve araçları devlet başkanlığı sarayına yaklaştırmadığı aktarıldı.
Öte yandan İspanya basınından El Confidencial gazetesi, patlamaların Venezuela Savunma Bakanlığı'nın en önemli askeri karargahlarından birinin yakınlarında, Ulusal İstihbarat Servisi'nin kullandığı bir hapishanede, La Guaira Limanı'nın yakınlarında gerçekleştiğini bildirdi.
PATLAMALAR ASKERİ ÜS ÇEVRESİNDE GERÇEKLEŞTİ
Al Jazeera muhabiri Lucia Newman, patlamanın Karakastaki ana askeri üs olan Fortuna yakınlarında meydana geldiğini söyledi.
Newman, "Fortuna orada önemli bir askeri üs. Bölge genelinde bir dizi patlama sesi duyuldu ve ardından elektrik kesintisi yaşandı." dedi.
HELİKOPTERLER VE UÇAKLAR GÖRÜLDÜ
Ayrıca Karakas semalarında çok sayıda helikopter, uçak ve vurulan bölgelerden yükselen dumanlar da görülüyor.
Patlamalar, Karayipler'e bir deniz görev gücü konuşlandıran ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya karşı kara saldırıları olasılığını gündeme getirdiği bir dönemde meydana geldi.
CBS kanalından bir muhabir, Trump yönetiminin Karakas'ta yaşanan patlamalardan ve görülen uçaklardan haberdar olduğunu aktardı.

ABD-Venezuela gerilimi
Patlamaların nedeni henüz bilinmiyor. Ancak gözler kuşkusuz Washington'a çevrilmiş durumda. Trump yönetimi, Karayipler bölgesindeki uyuşturucu kartelleriyle "savaş halinde".
2025 Eylül ayından itibaren ABD güçleri tarafından Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen teknelere yönelik pek çok saldırı düzenlenmiş, ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu bir uyuşturucu karteli yönetmekle itham etmişti.
2026 yılbaşında Venezuela devlet televizyonunda yayınlanan röportajında Maduro, Trump'a zeytin dalı uzatmış, ABD Venezuela petrolünü istiyorsa Amerikan şirketlerinin yatırımlarına açığız mesajını vermişti.
ABD-Venezuela Savaşı: Amerika’nın Yeni Sonsuz Savaşı mı?
ABD’nin Venezuela’ya doğrudan savaş açması geçmişte ve bugün zaman zaman gündeme gelmiş olsa da yüksek olasılıklı bir senaryo olarak gözükmüyor. Bunun temel nedeni böyle bir savaşın askerî açıdan mümkün olsa bile siyasi, ekonomik ve jeopolitik maliyetlerinin ABD için son derece ağır olmasıdır. ABD dış politikası açısından Venezuela dosyası bugüne kadar daha çok yaptırımlar, diplomatik baskı, muhalefeti destekleme ve uluslararası izolasyon araçlarıyla yönetilmiştir. Doğrudan askerî müdahale ise “son seçenek” olarak görülmüş pratikte tercih edilmemiştir.
Bununla birlikte teorik olarak ABD’nin Venezuela’ya karşı bir askerî harekât başlatması durumunda bu savaşın klasik anlamda uzun süreli bir kara savaşı şeklinde yürütülmesi beklenemez. En başta Venezuela ile uzun sınırları olan Brezilya ve Kolombiya ABD’ye herhangi bir kara operasyonunda topraklarını açmayacağını ilan etti. Bu durumda doğal olarak Washington’un bir kara operasyonu yapması neredeyse imkânsızdır. Olası bir senaryoda ABD, öncelikle hava ve deniz gücünü kullanarak Venezuela’nın askerî altyapısını, hava savunma sistemlerini ve komuta-kontrol merkezlerini hedef alacaktır. Siber operasyonlar ve elektronik harp unsurlarıyla devletin iletişim ve koordinasyon kapasitesi zayıflatılmaya çalışacaktır. Doğrudan geniş çaplı kara işgali hem coğrafi zorluklar hem de siyasi maliyetler nedeniyle düşük ihtimal olarak değerlendirilebilir.

Böyle bir harekâtın temel amacı Venezuela’yı tamamen işgal etmekten ziyade Maduro hükümetini kısa sürede işlevsiz hâle getirmek veya iç dengelerin rejim aleyhine bozulmasını sağlamaktır. Ancak bu noktada önemli bir belirsizlik var: Venezuela ordusunun ve güvenlik aygıtının ne ölçüde direnç göstereceği. Ordu, rejimle ekonomik ve siyasi olarak iç içe geçmiş durumdadır ve bu durum kısa sürede çözülmesini zorlaştırabilir. Ayrıca Rusya, Çin ve İran gibi aktörlerin dolaylı desteği savaşın öngörüldüğünden daha karmaşık bir hâl almasına neden olabilir. Şuan bile ABD ordusunun onlarca gemisi (bunlar arasında en büyük uçak gemisi bulunuyor.), F-35 uçakları ve onbinlerce askeri Venezuela kıyılarında olmasına rağmen Maduro hükümetine karşı Amerikan caydırıcılığı bir işe yaramadı. Nitekim ne Maduro iktidarı bıraktı ne de Maduro hükümetinde istifalar başladı.
Herhangi bir müdahale de ABD açısından askerî üstünlük sayesinde kısa vadede taktik başarı elde edilmesi mümkün olsa da stratejik kazanç oldukça zordur. Bunun sonucu Latin Amerika’da ABD karşıtlığı ciddi biçimde artacaktır. Nitekim ABD’nin “müdahaleci güç” ve “sömürgeci güç’’ algısı yeniden güçlenecektir. Ayrıca savaşın ekonomik maliyeti ABD kamuoyunda ve Kongre’de ciddi tepkilere yol açabilir. Uluslararası sistem açısından böyle bir savaş devletlerin egemenliği ve müdahale normları konusunda önemli bir kırılma yaratacaktır. Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk mekanizmalarının etkisizliği daha görünür hâle gelecek ve büyük güçler arasındaki güvensizlik derinleştirecek. Bu durumun da küresel istikrarsızlığı artıracağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
ABD’nin Batı Yarımkürede İlk ve Son Tangosu mu?
Genel olarak değerlendirildiğinde ABD’nin Venezuela’ya yönelik politikaları; enerji çıkarları, ideolojik çatışma, demokrasi söylemi, jeopolitik rekabet ve bölgesel istikrar kaygılarının birleşiminden oluşmaktadır. Bu nedenle Venezuela’nın ABD tarafından “hedef alınması” yalnızca bir rejim ya da lider meselesi değildir. Bu mesele daha geniş bir güç mücadelesinin yansıması olarak görülmelidir. Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya, İran, Türkiye ve Kolombiya’nın Venezuela ve Maduro hükümetine sunduğu destek, homojen bir bloktan ziyade çok boyutlu ve çıkar temelli bir ilişkiler ağına işaret etmektedir. Bu ülkeler farklı araçlar ve stratejiler kullanarak ABD’nin Venezuela üzerindeki baskısını sınırlamaya çalışmakta ve ülkenin uluslararası sistemden tamamen dışlanmasını engellemektedir. Açıkçası Venezuela krizinin ulusal bir mesele olmasının ötesinde küresel güç dengeleriyle yakından ilişkili bir sorun olduğunu görmek gerekiyor.
Ayrıca savaşın Venezuela açısından sonuçları son derece yıkıcı olacağı ortadadır. Bu yüzden de göç dalgaları ile birlikte milyonlarca insan komşu ülkelere ve ABD’ye yönelecektir. Rejim değişikliği gerçekleşse bile savaş sonrası dönemde siyasi istikrarın sağlanması garanti olmayacaktır ki bunun örneklerini Afganistan, Irak ve Suriye’de görüyoruz. Zaten Amerikan gücünün tek hedefinin Venezuela olmadığını bilmek gerekiyor. Eğer Venezuela’da başarılı olabilirlerse Küba ve Nikaragua’da Amerikan müdahalelerine maruz kalabilir.



