ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı: En az 201 kişi öldü, 747 kişi yaralandı

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı: En az 201 kişi öldü, 747 kişi yaralandı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD ve İsrail, İran'a yönelik kapsamlı bir saldırı başlattı. İsrail ve ABD, İran'daki hedefleri vururken, İran da bölgedeki ABD üslerini hedef almaya devam ediyor. Sabah saatlerinde başlayan savaş sırasında İran 10'a yakın ABD üssüne saldırdı. İran'da saldırılar sonucunda en az 201 kişi öldü, 747 kişi ise yaralandı.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi yaptığı açıklamada "Birkaç komutanımızı kaybetmiş olabiliriz" dedi.

Reuters'a konuşan kaynaklar İran Savunma Bakanı Emir Nasırzadeh ve Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur'un İsrail saldırılarında öldürüldüğünü iddia etti.

Reuters'e konuşan üç kaynak, İran Savunma Bakanı ve İslam Devrim Muhafızları Komutanının İsrail saldırılarında öldürüldüğünü bildirdi.

Bugün daha önce, askeri operasyonlara aşina bir kaynak Reuters'e, İsrail'in saldırılarında birkaç üst düzey İranlı yetkilinin öldürüldüğüne inandığını söylemişti.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI

İran devlet medyası Devrim Muhafızları'na dayandırarak, Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişine kapatıldığını duyurdu. Açıklamada saldırılar sebebiyle Hürmüz'den geçişin güvenli olmadığı belirtildi. Dünyanın en önemli su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı petrol ticaretinin beşte birinin ana geçişi noktası.
 



İSRAİL: SALDIRIDA 200 SAVAŞ UÇAĞI YER ALDI

İsrail ordusu İran'a yönelik kapsamlı saldırılara yaklaşık 200 savaş uçağının katıldığını duyurdu. Saldırılarda aralarında füze rampaları ve hava savunma sistemlerinin de bulunduğu yaklaşık 500 hedefin vurulduğu belirtildi.

KUVEYT'TE ÜÇ ASKER, 12 SİVİL YARALANDI

Kuveyt’teki Ali el-Salem Hava Üssü’ne füze ve insansız hava araçlarına ait parçaların düşmesi sonucu üç askerin hafif yaralandığı bildirildi. Olayda maddi hasar meydana geldiği açıklandı. Saldırılarda 12 sivilin de yaralandığı belirtildi.

BAHREYN'İN BAŞKENTİ FÜZELERİN HEDEFİNDE

İran'ın misilleme saldırısı ABD üslerinin bulunduğu ülkeleri hedef almaya devam ediyor. Bahreyn İçişleri Bakanlığı, başkent Manama'da bulunan bazı konutların saldırıda vurulduğunu duyurdu. Bahreyn daha önce ABD Donanması'nın 5. Filo karargahının hedef alındığını açıklamıştıç.

İRAN'IN LAMERD KENTİNDEKİ SALDIRILARDA 15 KİŞİ ÖLDÜ

İran medyası ülkenin güneyindeki Lamerd kentinde ABD-İsrail saldırıları nedeniyle 15 kişinin yaşamını yitirdiğini öne sürdü. Toplamda 31 eyaletten oluşan ülkede saldırıların en az 20 eyaleti vurduğu belirtiliyor. İran’ın başkenti Tahran'da da akşam saatlerinde çok sayıda patlama sesi duyulduğu belirtiliyor. Patlamalara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İsrail ordusu bugün, İran'a yönelik ortak İsrail-Amerikan saldırısının bir parçası olarak, Tahran'da üst düzey İranlı yetkililerin bir araya geldiği çeşitli noktalara eş zamanlı saldırı düzenlediğini vurguladı.

Ordu, X platformunda yaptığı açıklamada, "Bu sabah, Tahran'da üst düzey İranlı siyasi ve güvenlik yetkililerinin bir araya geldiği çeşitli noktalara eş zamanlı saldırı düzenlendi" ifadelerini kullandı.

İran'ın başkenti Tahran'daki İslam Devrimi Meydanı, arşiv görüntüsü.

Yetkililer, saldırının sonuçlarını değerlendirdiklerini ve devam eden harekatın başka bölgelere yayılması durumunda da hazırlıklı olduklarını ifade etti.

İran'da okula saldırı: Hayatını kaybedenlerin sayısı 86'ya yükseldi

İran’da bir kız öğrencilerin eğitim aldığı bir okula düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 86’ya yükseldi. İran'ın resmi haber ajansı IRNA, bilgiyi İran Eğitim Bakanlığı Sözcüsü Ali Ferhadi’ye dayandırdı.

Ali Ferhadi, okulun bugün 'üç füze saldırısıyla hedef alındığını' söyledi. Saldırılarda ayrıca 63 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Sözcü, enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğünü ve olası başka kurbanlara ulaşmak için arama çalışmalarının devam ettiğini aktardı.

Yetkililer olayla ilgili ayrıntılı açıklama yapmazken, saldırının sorumluluğuna dair henüz resmî bir bilgi paylaşılmadı.

İsrail Yayın Kurumu (KAN), ABD-İsrail ortak saldırılarının İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ı hedef aldığını bildirdi.

İsrailli bir gazeteci, canlı bir basın brifinginde, Hamaney'in danışmanı ve eski savunma bakanı Ali Şemhani'nin de hedefler arasında olduğunu söyledi.

İsminin açıklanmaması koşuluyla gazetecilere konuşan bir İsrail güvenlik kaynağı ise şunları belirtti: "İlk saldırımızda, İsrail'i yok etme planlarına karışan üst düzey kişileri hedef aldık."

Irak'tan uyarı: Bizi çatışmanın içine çekmeyin

Iraklı yetkililer, ülkenin güneyindeki hava saldırılarında iki kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Bağdat'ın bölgedeki çatışmaya çekilmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Başbakanlık askeri sözcüsü Sabah El Numan, Irak'ın "İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik adaletsiz saldırganlığı kınadığını" belirterek "Irak bölgelerine yönelik açık saldırganlığın sonuçlarına yönelik" uyarıda bulundu.

El Numan, Irak hava sahası ve topraklarının İran’a yönelik saldırılar için "bir koridor ya da fırlatma noktası olarak kullanılmamasına" da  karşı olduklarını ve ülkenin çatışmanın içine çekilmesine yol açacak şekilde topraklarının veya karasularının kullanılmasını da reddettiklerini vurguladı.

Bağdat ayrıca "askeri operasyonların derhal durdurulması" çağrısında bulunarak başta ABD olmak üzere ilgili güçleri, "sorumlu davranmaya ve askeri seçenekten uzak çözümler bulmaya etkin biçimde katkı sunmaya" davet etti.

Irak, Cumartesi günü hava sahasını kapattığını duyururken görgü tanıkları ve AFP'ye konuşan askeri bir kaynak Irak hava sahasında savaş uçakları ve füzelerin görüldüğünü aktardı.

İnsanlar, ABD ve İsrail'in Tahran'a düzenlediği hava saldırısının ardından oluşan hasarı inceliyor (AFP)

BM Genel Sekreteri Guterres: Saldırı uluslararası barışı baltalıyor

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ortadoğu'da bir kez daha patlak veren savaşı kınadı. Guterres, New York'ta yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a karşı kullandığı şiddet ile İran'ın misilleme önlemlerinin "uluslararası barış ve güvenliği baltaladığını" dile getirdi.

BM'ye üye tüm ülkelerin, Birleşmiş Milletler Antlaşması da dahil olmak üzere uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerine uymak zorunda olduğunu belirten Guterres, söz konusu Antlaşma'nın, bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı şiddet tehdidini açıkça yasakladığını vurguladı.

Düşmanlıkların derhal durdurulmasını ve gerilimin azaltılmasını da talep eden deneyimli diplomat, aksi takdirde sivil halk ve tüm Ortadoğu'nun istikrarı için ciddi olumsuz sonuçlar doğuracak daha büyük bir bölgesel çatışma tehlikesi ortaya çıkacağını belirtti. Tüm tarafları müzakere masasına dönmeye davet eden Guterres, uluslararası anlaşmazlıkların ancak barışçıl çözümlerle sürdürülebilir şekilde sona erdirilebileceğini ifade etti.

Hamaney'in resmi konutu vuruldu

İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’in resmi konutunun İsrail-ABD hava saldırılarında vurulduğu bildirildi. İran haber portalı Sabrin News tarafından yayımlanan uydu görüntülerinde, Tahran'da Beyt-e Rehbari olarak bilinen ve yüksek güvenlikli bir yerleşke olan bölgenin tamamen yıkıldığı görüldü. Başkentteki bazı sakinler de konutun vurulduğunu doğruladı. Hamaney'in saldırı sırasında konutta olup olmadığı ise henüz bilinmiyor

Amerikan NBC News kanalına konuşan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hamaney'in ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın saldırıların ardından hayatta olup olmadığına ilişkin soruya: "Bildiğim kadarıyla evet, hayattalar" yanıtını verdi. Bakan Arakçi, saldırılarda iki komutanın öldürüldüğünü aktardı.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: 'Hamaney hayatta'

İran’da sabah saatlerinde başlayan İsrail ve ABD saldırıları sonrası internet erişimi büyük ölçüde kesikken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi NBC News’e canlı yayında bağlandı.

Arakçi, saldırılarda İran’ın “bir ya da iki komutanını kaybetmiş olabileceğini” belirterek, İran Dini Lideri Ali Hamaney'in “hayatta” olduğunu belirtti.

İsrail merkezli Kanal 12 (Channel 12) televizyonu, ismi açıklanmayan İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde, Hamaney’in İsrail’in düzenlediği saldırılarda ölmüş olabileceğini öne sürmüştü. Haberde, İsrail makamlarının Hamaney’in ölmüş olma ihtimalini "değerlendirdiği" ve bu yöndeki "belirtilerin arttığı" ifade edilmişti.

İran medyası da şu ana dek Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Kara Kuvvetleri Başkomutanı da dahil olmak üzere bazı İranlı yetkili ve komutanların öldürüldüğü yönündeki haberleri yalanladı.

Arakçi, İran’ın tansiyonu azaltmak istediğini ve ABD ile İsrail’in saldırılarını durdurması halinde müzakerelere açık olduğunu ifade etti.

Şu anda herhangi bir temas olmadığını söyleyen Arakçi, “Amerikalılar bizimle konuşmak isterse bana nasıl ulaşacaklarını biliyorlar,” diye ekledi.

İran ile ABD arasında nükleer görüşmeler yeniden başlamıştı, son tur 2 gün önce gerçekleştirilmişti.

Arakçi ayrıca, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını doğruladı ancak bunu “meşru müdafaa” olarak nitelendirdi.

Netanyahu İranlılara seslendi: 'Yardım geldi, kaderinizi kendiniz belirleyin'

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, cumartesi günü İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırı başlatmasının ardından bir video mesaj yayınladı. Netanyahu, operasyonun İran İslam Cumhuriyeti’nin oluşturduğu “varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmayı” ve İran halkının kendi kaderini değiştirmesi için “koşulları oluşturmayı” amaçladığını belirtti.

“Kardeşlerim, İsrail vatandaşları; kısa bir süre önce İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri, İran’daki terör rejiminin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak için bir operasyon başlattı,” diyen Netanyahu, “Tarihi liderliği için büyük dostumuz Başkan Donald Trump’a teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.

47 yıldır İran'daki rejiminin ‘İsrail’e ölüm’ ve ‘Amerika’ya ölüm’ diye haykırdığını savunan Netanyahu, "Kanımızı döktü, birçok Amerikalıyı öldürdü ve kendi halkını katletti," diye konuştu.

“Bu katil terör rejimin, tüm insanlığı tehdit etmesini sağlayacak nükleer silahlarla donanmasına izin verilemez,” diyen Netanyahu, “Ortak eylemimiz, cesur İran halkının kaderini kendi ellerine alması için koşulları oluşturacaktır,” diye ekledi.

“İran halkının tüm kesimlerinin — Farslar, Kürtler, Azeriler, Beluçlar ve Ahvazlılar — tiranlığın boyunduruğundan kurtulup özgür ve barış arayan bir İran kurmasının zamanı geldi."

“İsrail vatandaşlarını İç Cephe Komutanlığı’nın talimatlarına uymaya çağırıyorum. Önümüzdeki günlerde, ‘Kükreyen Aslan Operasyonu’ sırasında hepimizin sabır ve iç güç göstermesi gerekecek,” diyen Netanyahu sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep birlikte duracağız, hep birlikte savaşacağız ve İsrail’in geleceğini hep birlikte güvence altına alacağız."

Tahran: Saldırılara katılan tüm üsler meşru hedef

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesine yönelik saldırılara katılan tüm üslerin "meşru hedef haline geldiğini" vurguladı.

Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Siyonist ve ABD operasyonlarının gerçekleştirildiği tüm noktalar ile İran'ın savunma operasyonlarına karşı yapılan tüm eylemlerin gerçekleştirildiği noktalar, İran silahlı kuvvetleri için meşru hedef sayılmaktadır" dedi.

Suriye'nin Süveyda kentine füze düştü: Beş ölü

Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde bir binaya, nereden geldiği belli olmayan bir füzenin isabet etmesi sonucu beş kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Suriye resmi haber ajansı SANA, "Süveyda kentinin sanayi bölgesinde bir füze patlaması sonucu beş kişinin öldüğünü ve yaralananlar olduğunu" aktardı.

SANA'nın söz konusu haberinde füzenin nereden ateşlendiği bilgisi ise yer almadı. Ancak konuya dair daha önce yapılan bir haberde, söz konusu füzenin İran'dan fırlatıldığı belirtilmişti.

ABD’nin askeri üstünlüğü ve İsrail faktörü

Askeri açıdan ABD’nin İran karşısında ezici üstünlüğe sahip olduğu değerlendiriliyor. Bölgede iki uçak gemisi ve bunlara eşlik eden savaş gemileri ile denizaltılar, yüzlerce savaş jeti, ağır bombardıman uçakları, yakıt ikmal ve komuta-kontrol uçakları konuşlandırılmış durumda.

İran hava savunmasının ise geçen yaz İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşta tek bir İsrail uçağını dahi düşürememesi nedeniyle zayıf olduğu belirtiliyor. İsrail’in İran rejimi üzerinde istihbarat açısından geniş bir nüfuza sahip olduğu da vurgulanıyor.

İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde İran uzmanı olan Danny Citrinowicz, “Bunun bir eşleşme olduğunu düşünmüyorum. İran’ın ne hava kuvvetleri ne de hava savunması ABD’nin yapmaya çalıştığını ciddi şekilde engelleyebilir” sözlerini kullandı.

Citrinowicz’e göre asıl soru, İran’ın misilleme kapasitesinin Trump’ı operasyonu durdurmaya zorlayıp zorlamayacağı. Bu bağlamda ABD saldırısından saatler sonra İran, İsrail’e balistik füze dalgaları fırlatmaya başladı.

Hedefte dört kritik bölge var

Uzmanlara göre ABD’nin hedef alması gereken dört ana alan bulunuyor:

İran liderliği: Üst düzey askeri ve siyasi karar alıcıların etkisiz hale getirilmesi, rejimin komuta-kontrol yapısının çökertilmesi anlamına geliyor. Ancak bu isimlerin yerlerini tespit etmek ve uygun zamanı beklemek günler, hatta haftalar sürebilir.

Stratejik füze stokları: İran’ın uzun ve orta menzilli füzeleri, rejimin tehdit altında olduğunu düşünmesi halinde hızla ateşlenebilir. İsrail geçen yaz fırlatma araçlarını hedef alarak kısmi başarı sağlasa da misillemeleri tamamen durduramamıştı.

İran donanması: Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya çalışması ve ABD filosunu hedef alması bekleniyor. Yemen’deki Husiler tarafından kullanılan Khalij Fars gemisavar füzesi ciddi bir tehdit olarak görülüyor. Bir Amerikan uçak gemisinin batırılması, hem askeri hem siyasi açıdan büyük bir şok yaratabilir.

Devrim Muhafızları (IRGC): Rejimin hem dış savunmasının hem de iç baskı mekanizmasının temelini oluşturan yapının tamamen etkisiz hale getirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Rejim değişikliği ne kadar gerçekçi?

Teorik olarak ABD ordusunun bu görevlerin üstesinden gelebileceği ifade edilse de, hava gücüyle rejim değiştirmenin son derece zor olduğu hatırlatılıyor.Saddam Hüseyin’in devrilmesi için Irak’ta geniş çaplı kara harekâtı gerekmiş ve bu süreç uzun vadede istikrarsızlıkla sonuçlanmıştı.

90 milyon nüfuslu ve Fransa’nın üç katı büyüklüğündeki İran’a yönelik tam kapsamlı bir işgalin bir milyondan fazla ABD askeri gerektirebileceği yönünde değerlendirmeler bulunuyor.

Hamaney giderse yerine kim gelebilir?

Rejim değişikliğinin en kritik sorusu, mevcut yapının yerine kimin geçeceği. Olası isimler arasında Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney ve Ali Asgar Hicazi gibi isimler anılıyor.

Bu isimlerin hiçbiri halk nezdinde güçlü bir meşruiyete sahip değil.

Sürgündeki eski veliaht prens Rıza Pehlevi de kendisini demokratik geçiş sürecine liderlik etmeye hazır bir figür olarak konumlandırıyor. Son protestolarda bazı grupların adını sloganlarda kullanması dikkat çekti. Trump, Pehlevi hakkında “Çok iyi biri gibi görünüyor ama ülkesinde nasıl karşılanır bilmiyorum” diyerek temkinli bir yaklaşım sergiledi.

Halk faktörü çok kritik

ABD’li karar alıcılar açısından en büyük bilinmez, İran halkının nasıl bir tepki vereceği. Halk yeni bir ayaklanmaya mı yönelecek, yoksa dış müdahale karşısında ulusal birlik mi sergilenecek? Kamuoyuna dair güvenilir anketlerin bulunmaması bu soruları yanıtsız bırakıyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance dahil bazı siyasetçiler, dış müdahalelerin Irak, Libya ve Afganistan örneklerinde olduğu gibi öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Bazı İranlı muhaliflere göre ülkede rejime yönelik derin bir öfke var. Ocak ayındaki protestolarda yaşanan kanlı bastırma sürecinin, toplumsal sabrı tükenme noktasına getirdiği belirtiliyor.

Tüm bu belirsizlikler ışığında, ABD’nin başlattığı askeri operasyonun yalnızca askeri değil, siyasi ve toplumsal sonuçları da belirleyici olacak. Rejim değişikliğinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ise yalnızca askeri güçle değil, İran’ın iç dinamikleriyle şekillenecek.

Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği'nden güvenlik uyarısı

Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği'nden İran'da bulunan veya bu ülkeye seyahat etmeyi planlayan Türk vatandaşlarına yönelik bir uyarı mesajı geldi.

Büyükelçiliğin X hesabından yayımlanan mesajda İran'daki güvenlik durumunun hassasiyet arz ettiği belirtilerek, "Bu itibarla, İran'da bulunan vatandaşlarımızın güvenlikli bölgelerde kalmaları, askeri alanlardan ve binalardan uzak durmaları, dışarı çıkmaktan imtina etmeleri ve İran'a seyahat edecek vatandaşlarımızın acil durumlar hariç seyahatlerini ertelemeleri tavsiye edilmektedir" denildi.

Açıklamada, Türkiye-İran kara sınır kapılarının açık olduğu ve Türk vatandaşlarının kara yoluyla Türkiye'ye intikal etmesinin mümkün olduğu da aktarıldı. 

 

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.