ABD'nin Karayipler'deki askeri yığınağını "emperyalist tehdit" diye niteleyen Venezuela'daki savaş korkusu büyürken CNN, uzmanlara olası Amerikan saldırısının muhtemel sonuçlarını sordu.
Batı Yarımküre'de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele için Güney Mızrağı Operasyonu başlattığını perşembe duyuran Donald Trump yönetimi, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un da aralarında bulunduğu çok sayıda savaş gemisiyle birlikte 15 bin askerini bölgeye sevk etti.
Amerikan medya devine konuşan uzmanlar, bu birliklerin Venezuela lideri Nicolás Maduro'yu devirecek boyuta henüz ulaşmadığını söyledi.
Ordunun güçlü olduğu Venezuela'da Maduro'nun yerine geçebilecek kişilerin ABD'ye karşı daha sert bir tutum takınabileceğine işaret edenler de az değil.
Geçmişte Joe Biden yönetimi için çalışan, Georgetown Amerikalar Enstitüsü'nden Juan Gonzalez'e göre, ülkede ılımlı bir figür olarak görülen Maduro farklı Chavezci hizipler arasındaki dengeyi sağlıyor.
Yıllarını Venezuela'da geçiren Batılı bir diplomat, ad ve görevinin açıklanmaması koşuluyla şu yorumu yaptı:
Sevseniz de sevmeseniz de Maduro, dengenin güvencesi. Geçen seneki seçimden sonra onun siyaseten öldüğünü herkes biliyor ama ondan başka statükoyu koruyabilecek hiç kimse yok. O yüzden onun etrafında toplanıyorlar.
Maduro'nun devrilmesinin iç savaşa dahi yol açabileceğini savunanlar da var ama ilk döneminde Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olan John Bolton, ordunun kontrolü ele geçireceğini söylüyor:
Disiplini koruyup askeri kontrolü sağlayacaklar ve sokaklara çıkan herkesi bastıracaklardır.
Olası bir askeri müdahalenin Venezuela muhalefetinin parçalı yapısı yüzünden istenen sonuçları veremeyebileceği de yaygın tezler arasında.
Juan Guaidó'nun 2018'deki seçimler sonrasında aldığı dış desteğe rağmen başarısız olduğu hatırlatılıyor.
Edmundo González ve María Corina Machado gibi muhalefetin önde gelen isimlerinin iktidarı ele geçirip koruyabilmesi için ABD'den çok fazla destek alması gerektiği düşünülüyor.
Bir başka çekince de böylesi bir operasyonun ABD seçmenlerinde olumsuz karşılanması. ABD'nin en az 5-10 yıl boyunca uğraşacağı bir savaşa girişmesi, hem ülkesinde hem de dünya kamuoyunda Trump'ın hanesine eksi puan yazabilir.
Diğer yandan gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Maduro'yla bazı görüşmeler yaptıklarını ima ederek, "Bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz, onlar konuşmak istiyor" dedi.
Beyaz Saray, Maduro yönetiminin kartellerle işbirliği yaptığını savunuyor. İddiaları reddeden Venezuela, ABD'nin ülkede darbe planladığını öne sürüyor. Trump, CIA'e ülkede operasyon talimatı verdiğini geçen ay duyurmuştu.
Karayipler'de gerginlik: ABD'nin "kimyasal silah" iddiası gündem oldu
ABD'nin eylülden beri Karayipler'deki teknelere en az 20 operasyon düzenleyerek uyuşturucu kaçakçılığına karıştığını iddia ettiği 80 kişiyi öldürmesi, "yargısız infaz" gerekçesiyle tepki çekerken Washington'ın bu hamleleri nasıl meşrulaştırmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Wall Street Journal'ın (WSJ) kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ABD Adalet Bakanlığı Hukuk Müşavirliği fentanilin "kimyasal silah" olarak kullanılabileceğini işaret eden bir belge hazırladı.
2002'de Rusya'nın, Moskova'daki Dubrovka Tiyatrosu'ndaki 800'ü aşkın kişiyi rehin alan Çeçen direnişçilere karşı düzenlediği operasyonda fentanil kullanarak 100'ü aşkın kişiyi öldürdüğü yazın hazırlanan belgede hatırlatıldı.
Barack Obama dönemi ve ilk Donald Trump yönetimi sırasında ABD Dışişleri Bakanlığı'na hukuk danışmanlığı veren Brian Finucane, fentanil uyarısının abartılı bir yorum olduğunu belirtti.
Amerikan gazetesi, kartellerin fentanili kimyasal silah olarak kullanma ihtimalinin, ABD'nin teknelere düzenlediği saldırıların asli meşruiyet gerekçesi olmadığını vurguladı.
WSJ'nin kaynaklarına göre belgedeki asıl argüman, Donald Trump'ın yabancı terörist diye nitelediği, ABD ve müttefiklerine yönelik ölümcül ve istikrar bozucu eylemleri finanse ettiği söylenen uyuşturucu kartellerinin meşru askeri hedefler olması.
Bu kartellerden birine ev sahipliği yapmakla suçlanan Venezuela, Kolombiya'da üretilen kokainin başka yerlere dağıtılmasında rol oynamakla eleştiriliyor. Ancak fentanil üretiminde ya da ticaretinde herhangi bir payı olduğuna dair herhangi bir kanıt yok.
"Uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele" gerekçesiyle son üç ayda 15 bin civarında personelini Karayipler'de görevlendiren ABD, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford'un da aralarında bulunduğu çok sayıda savaş gemisini Venezuela açıklarında bekletiyor.
ABD'nin 1989'daki Panama işgalinden beri bu kadar büyük bir askeri yığınak yapmaması, savaş söylentilerini büyütüyor.
Beyaz Saray, Nicolas Maduro yönetiminin kartellerle işbirliği yaptığını savunuyor. İddiaları reddeden Venezuela, ABD'nin ülkede darbe planladığını öne sürüyor. Trump, CIA'e ülkede operasyon talimatı verdiğini de geçen ay duyurmuştu.
Son olarak ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Batı Yarımküre'de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye yönelik Güney Mızrağı Operasyonu başlattıklarını cuma günü X hesabından açıkladı.
Hegseth, Güney Mızrak Ortak Görev Gücü ve Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM) liderliğinde yürütülecek operasyonun, ABD anakarasını korumayı, Batı Yarımküre'deki narko teröristleri etkisiz hale getirmeyi ve uyuşturucu kaynaklı ölümleri önlemeyi amaçladığını öne sürdü.
KAYNAKLAR: Independent Türkçe, CNN, AA
Derleyen: Eren Umurbilir


