Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre ülkede demokratik değerlere destek güçlü kalsa da devlet kurumlarına ve demokrasiye duyulan güven belirgin biçimde azalıyor.
Almanya'da Sosyal Demokrat Parti'ye (SPD) yakın Friedrich-Ebert Vakfı tarafından hazırlanan "Toplumun Orta Sınıfı 2024/25" başlıklı araştırma, ülke genelinde demokrasinin güçlü bir destek gördüğünü, ancak demokratik kurumlara duyulan güvenin belirgin şekilde azaldığını ortaya koydu.
Vakfın Perşembe günü başkent Berlin'de açıkladığı rapora göre, araştırmaya katılanların yüzde 79'u kendisini "demokrat" olarak tanımlarken yüzde 52'si Alman demokrasisinin "genel olarak iyi işlediğini" düşünüyor. Altı yıl önce bu oran yüzde 65'ti.
Araştırmada, devlet kurumlarına ve seçimlere duyulan güvensizliğin arttığı da vurgulandı. 2021 yılında kurumlara güven duymayanların oranı yüzde 6 iken bu oran 2024'te yüzde 18'e yükseldi.
Çalışmanın yazarlarından Bielefeld Üniversitesi'nden Sosyal Psikolog Prof. Andreas Zick, "Demokratik değerlere destek sürüyor, ancak sistemin işleyişine yönelik güven hızla eriyor" değerlendirmesini yaptı.
Ankete katılanların yüzde 88'i bir demokraside herkesin onuru ve eşitliğinin öncelikli olması gerektiğini düşünüyor. Bununla birlikte yüzde 34'ü ulusal çıkarlar nedeniyle herkese eşit haklar verilemeyeceği görüşüde. Yaklaşık yüzde 11'i ise azınlıkların temel haklarının korunmasını reddediyor.
Aşırı sağcı eğilimlerde düşüş
Araştırma, aşırı sağcı eğilimlerde genel bir düşüş yaşandığını da ortaya koydu. 2022/23 döneminde nüfusun yüzde 8,3'ü "tamamen aşırı sağcı bir dünya görüşüne" sahipken bu oran 2024'te yüzde 3,3'e geriledi. Bununla birlikte katılımcıların dörtte biri "Almanya'nın şimdi ihtiyacı olan şey, halkı temsil eden tek güçlü bir partidir" ifadesine katıldığını belirtti. Genç yaş grubunda aşırı sağ eğilimlerin daha yüksek olduğu, 18-34 yaş aralığında bu oranın yüzde 6,8'e çıktığı kaydedildi.
Araştırmaya katılanların yüzde 70'i artan aşırı sağ eğilimleri ülke için tehdit olarak görürken yüzde 22'si bu tehlikeyi "abartılı" bulduğunu ya da "görmezden gelinmesi gerektiğini" söyledi.
Toplumun orta sınıfı kendini ağırlıklı olarak Demokrat olarak tanımlasa da araştırma bu kesimde antidemokratik ve nefret söylemlerinin giderek normalleştiğine işaret ediyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 30'u sığınmacılara, yüzde 36'sı uzun süre işsiz kalanlara karşı olumsuz görüşler taşıyor. Müslümanlara yönelik göç yasağını destekleyenlerin oranı ise yüzde 9 olarak ölçüldü.
Araştırma, İsrail karşıtı antisemitik tutumda da artış olduğunu da ortaya koydu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 10'u İsrail politikalarına tepki gerekçesiyle antisemitik ifadeleri onaylarken yüzde 30'a yakını bu görüşlere kısmen katıldığını belirtti. Vakıf verilerine göre, antisemitik düşünceleri "tam veya kısmen" paylaşanların oranı toplamda yüzde 39'a ulaştı.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Alman Hükümetinin Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman, araştırmanın ikili bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Ataman, "Bir yandan toplumun çoğunluğu aşırı sağcılığı reddediyor, öte yandan ayrımcı tutumlar yeniden artıyor. Almanya'da orta kesim ölçüyü yitirme tehlikesiyle karşı karşıya" ifadelerini kullandı. Ataman, bu nedenle etkilenen kişileri daha iyi korumak gerektiğinin altını çizdi.
2006 yılından beri yayınlanan araştırma bu yıl Almanya genelinde Mayıs ile Temmuz ayları arasında 18 yaşından büyük yaklaşık 2 bin kişiye uygulanan anketin sonuçlarına göre hazırlandı.


