Rushdi Abualouf
BBC World / BBC Türkçe
Gazze ateşkes anlaşmasının birinci aşamasının unsurlarından olan rehine cenazelerinin tesliminin uzaması taraflar arasında gerginlik yaratıyor.
13 Ekim'de İsrail'e dört rehinenin cesedinin iade edilmesinin ardından 14 Ekim'de dört rehine daha iade edildi.
Bunun ardından Gazze'de kalan hayatını kaybetmiş rehinelerin sayısı 20'ye indi.
İsrail tarafı, Hamas'ı anlaşmaya uymamakla suçluyor.
Hamas ise iki yıl süren savaşta yaşanan yıkım ve ölümler nedeniyle bazı cenazelerin bulunmasının zorluğunu öne sürüyor.
Son olarak 14 Ekim akşamı İsrail ordusu, Kızılhaç'ın "birkaç" rehinenin daha cenazelerini almak üzere yola çıktığını bildirdi.
Kızılhaç ölen tüm İsrailli rehinelerin cenazelerinin bulunmasının "çok büyük bir zorluk" olduğunu doğrularken bazılarının asla bulunamama ihtimali olduğunu söyledi.
Bu duyuru, İsrail'in 15 Ekim Çarşamba Mısır ile Gazze arasındaki Refah sınır kapısını açmayacağı ve "Hamas'ın Gazze'de bulunan rehine cenazelerini iade etmekteki gecikmesine yanıt olarak" bölgeye yardım akışını azaltacağı yönündeki haberlerin ardından geldi.
Reuters'a konuşan üç İsrailli yetkili, Gazze ile Mısır arasındaki Refah Kapısı'nın Çarşamba gününe kadar kapalı kalacağını ve yardım akışının azaltılacağını söylemişti.
Yetkililer, bu kararı Hamas'ın elinde tuttuğu rehinelerin cenazelerini teslim etmediği iddiasına bağlamıştı.
Öte yandan 13 Ekim'de İsrail'e iade edilen dört rehinenin de isimleri açıklandı. Bu kişilerin Bilpin Joshi, Guy Illouz, Daniel Peretz ve Yossi Sharabi olduğu aktarıldı.
BBC'nin İstanbul'daki Gazze muhabiri Rushdi Abualouf'a göre, Filistinliler arasında, cenazelerin teslim edilmesindeki gecikmenin ateşkesi bozabileceği endişesi artıyor.
Bu arada, savaş sırasında öldürülen ve İsrail ordusu tarafından İsrail'e götürülen yaklaşık 45 Filistinlinin cenazeleri de Gazze'deki yetkililere teslim edildi.
Ancak Nasır Hastanesi'ne götürülen cenazelerin gerekli testleri yapabilecek bir tesis olmaması nedeniyle teşhisinin çok güç olduğu kaydediliyor.
Trump, 14 Ekim'de Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, "Onlar silahsızlanmazlarsa, biz onları silahsızlandırırız" diyerek Hamas'ın silahsızlanması çağrısını yineledi.
Ayrıca sosyal medya üzerinden rehinelerin cenazelerinin söz verildiği gibi iade edilmediğini belirterek "iş henüz bitmedi" dedi. İkinci aşamanın hemen başlayacağını duyurdu.

13 Ekim 2025 - Rehine Meydanı olarak anılan Tel Aviv'deki meydan
Gazze'de ateşkes anlaşması sonrası İsrail ordusunun çekildiği bölgelerde Hamas, giderek daha fazla silahlı hakimiyet görüntüsü veriyor.
Örgüt, Mısır'daki zirveyle aynı gün İsraille işbirliği yaptıkları iddiasıyla sekiz Filistinliyi halka açık şekilde infaz etti.
Bu infazdan önce de Hamas ile Gazze Şehri'nde güçlü konumda olan Dughmush çetesi üyeleri arasında çatışmalar çıkmıştı.
On iki Hamas üyesi de dahil olmak üzere 50'den fazla kişi öldürülmüştü.
Dughmush ailesinden bir üye Facebook'ta yaptığı paylaşımda, idamların "suç" olduğunu savundu.
Hamas "güvenliği sağlamak" ve "kanunsuzluğu engellemek" için çalıştığını savunuyor.
Buna karşın birçok kişi grubun kaos dönemini rakipleriyle hesaplaşmak ve 7 Ekim saldırısını sorgulayanlar da dahil olmak üzere muhalifleri susturmak için kullandığı endişesi taşıyor.
'Gazze için yeni ve tehlikeli bir dönem'
Gazze'de yaşayan avukat Mumin el-Natur infazların kanunsuz eylemler olduğunu savundu.
El-Natur olayın görüntülerine atfen yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"İnsanlar neden kaos için tezahürat ediyor? Maskeli bir adam, hiçbir kanıt olmadan, soruşturma yapılmadan, mahkemeye çıkarılmadan, hatta itiraz için bekleme süresi bile olmadan başka bir maskeli adamı öldürüyor. Buna ne diyeceğiz? Direniş mi? Hayır, buna kanunsuzluk denir.
"Kanunsuz öldürenler suçludur. Onlardan hesap soracağız. Tarihimizin en karanlık dönemine tanıklık ediyoruz."

Türkiye'den 900 ton insani yardım taşıyan 17. "İyilik Gemisi" 14 Ekim 2025'te Mersin Uluslararası Limanı'ndan Mısır'ın El Ariş Limanı'na doğru yola çıktı
BBC'ye konuşan insan hakları aktivisti Halil Ebu Şemala da Gazze'nin "yeni ve tehlikeli bir döneme" girdiğini söylüyor.
"Evet, savaş sona erdi, ancak önümüzdeki zorluklar çok büyük. İnsanlar kendilerine umut veren gerçek adımlar görmedikçe, çoğu kendi tercihleri yüzünden değil, burada bir gelecekleri olmadığını hissettikleri için Gazze'yi terk etmeye devam edecek" diyor.
Gazze Şeridi'nin merkezinde yaşayan aktivist İbrahim Faris ise iç çatışmayı "günah" olarak nitelendiriyor.
"Bir hatayı başka bir hatayla düzeltemezsiniz. Adil yargılama olmadan infazlar suçtur. Allah halkımıza yol göstersin" değerlendirmesini yapıyor.
İsrail'den Gazze'de drone saldırısı
İsrail ordusu ise ateşkes sonrası ilk kez silah kullandığını doğruladı.
Wafa haber ajansına göre evlerine bakmak isteyen kişilere yapılan drone saldırısında dört kişi öldü.
Gazze'nin doğusundaki Şecaiye mahallesindeki olayla ilgili İsrail ordusu da açıklama yaptı.
İsrail ordu sözcülerinin Telegram'dan yaptığı açıklamada, "Sarı Hat'ı geçerek Gazze Şeridi'nin kuzeyinde faaliyet gösteren IDF güçlerine yaklaşan bir dizi şüpheli tespit edildi. Bu, anlaşmanın ihlali anlamına geliyor" denildi.
Açıklamada bu kişilerin uyarıldığı ancak İsrail askerlerine doğru ilerlemeye devam ettikleri için ateş açıldığı belirtildi.
Bir Hamas sözcüsü, silahlı saldırıyı "ateşkes anlaşmasının ihlali" olarak nitelendirdi.


