Axios muhabiri Barak Ravid bir Arap kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD ve İran arasındaki nükleer görüşmelerin cuma günü Umman'da yapılmasının beklendiğini belirtti.
Ravid, aynı kaynağa atıfta bulunarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'ın görüşmelerin Türkiye'den Umman'a taşınması talebini kabul ettiğini ve Umman'da yapılacak görüşmelere Arap ve İslam ülkelerinin katılımı konusunda müzakerelerin devam ettiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Tahran'ın planlanan görüşmelerin Türkiye'den Umman'a taşınmasını ve kapsamının daraltılmasını talep etmesinin ardından, ABD'nin İran ile "şu anda" müzakere yürüttüğünü söyledi.
Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, bu hafta sonu yapılması planlanan görüşmelerin nerede gerçekleşeceğine dair ayrıntı vermekten kaçındı.
Özel elçi Steve Wittkoff ve ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner, cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılacak (AP)
İRAN VE MISIR BÖLGEDEKİ DURUMU GÖRÜŞTÜ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.
Görüşmede İran Dışişleri Bakanı Erakçi, gerilimin azaltılması ve bölgesel istikrarın korunması yönünde bölge ülkelerinin yapıcı ve koordineli rolüne değinerek, Mısır'a diplomatik girişim ve çabalarından dolayı teşekkür etti. Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati ise ülkesinin bölgede barışın korunmasına yönelik her türlü diplomatik çözüme destek vermeye hazır olduğunu vurguladı.
İSRAİLLİ SİYASETÇİ, SIĞINAKLARIN HAZIRLANMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Eski İsrail Savunma Bakanı ve Yisrael Beiteinu Partisi lideri Avigdor Lieberman, İran ile olası bir savaş ihtimaline karşı İsrail’de milyonlarca kişi için güvenli sığınaklar hazırlanması gerektiğini belirtti. İran ile savaşa girme kararının İsrail yönetimine değil, ABD Başkanı Donald Trump’a ait olduğunu kaydeden Lieberman, mevcut süreçte İsrail’in belirleyici bir rolünün bulunmadığını dile getirdi.
Lieberman, ülkede güvenli sığınağı bulunmayan geniş bir nüfus olduğunu belirterek, “Şimdi hazırlık yapmalı ve güvenli sığınağı olmayan milyonlarca insan için güvenli yerler oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
Lieberman, “İsrail Devleti'nin sakinleşip beklemesi gereken bir aşamadayız. İsrail'in Trump'ı etkileme gücü çok az dedi.
İsrail yönetimi, bölgede ABD’nin askeri yığınağını yakından takip ederken, cuma günü başlaması planlanan ABD ile İran devleti arasındaki müzakerelerin sonucunu bekliyor. İsrailli yetkililer, bu görüşmelerin bölgedeki gerginliğin seyrini belirleyebileceğini ifade etti.
İRAN'IN TALEPLERİ DEĞİŞTİ
Axios’a konuşan kaynaklar, İran hükümetinin son günlerde yapılan görüşmelerde, daha önce varılan mutabakatlardan geri adım attığını bildirdi. İran'ın taleplerindeki değişimin, çok sayıda ülkenin müzakerelere davet edilmesinin ardından geldiği ifade edildi.
Görüşmelerin İstanbul yerine Umman’da yapılmasını isteyen İran, toplantıların mevcut çok taraflı format yerine yalnızca ABD’nin katılımıyla ikili şekilde gerçekleştirilmesini talep etti. Görüşmelere gözlemci olarak katılacak Müslüman ülkelerin bu yeni formatta yer almasının istenmediği kaydedildi.
Konuya yakın bir kaynak, İran hükümetinin bu talebinin arkasında müzakereleri yalnızca nükleer başlıklarla sınırlandırma isteğinin bulunduğunu belirtti. Aynı kaynak, Tahran yönetiminin füze programı ve bölgedeki vekil gruplar gibi diğer ülkeler açısından öncelikli görülen konuların gündeme gelmesini istemediğini ifade etti.
CENTCOM'DAN 'YANLIŞ HESAP' UYARISI
CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran'a gerilimi tırmandırmama çağrısı yapılarak, şu ifadeler kullanıldı:
"İran'ın uluslararası sularda ve hava sahasında devam eden taciz ve tehditlerine müsamaha gösterilmeyecektir. İran'ın ABD güçlerine, bölgesel ortaklara ve ticari gemilere yakın bölgelerde sergilediği gereksiz saldırganlık; çarpışma, yanlış hesaplama ve bölgesel istikrarsızlık risklerini artırmaktadır."
Dün akşam ABD ile İran arasında yaşanan gerginlik, Orta Doğu’da tansiyonu tehlikeli biçimde yükseltti. İran hücum botlarının bir ABD tankerine müdahale girişimi ve ABD’nin İran’a ait bir İHA’yı düşürmesi sonrası gözler bölgeye çevrildi. Washington’un İran çevresinde bir süredir hızla artan askerî yığınağı dikkat çekerken, bu hamlelerin diplomasi mi yoksa çatışma mı getireceği sorusu gündemde. Peki ABD, İran çevresinde nasıl bir askerî konuşlanma yürütüyor?
ABD ve İran arasında yaşanan iki ayrı olayla askeri gerilim zirveye çıktı. İran hücum botları, ABD’ye ait bir petrol tankerine el koymaya çalışırken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Umman Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisine yaklaştığını belirttiği İran’a ait bir insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.
CENTCOM, İran’ı askeri gerilimi tırmandıracak hamlelerden kaçınması konusunda uyardı. Öte yandan, İran’ın ABD ile görüşmeye ilişkin yeni şartlar öne sürdüğü de kaydedildi.
ABD savunma yetkilileri, uydu görüntüleri ve mevcut takip verilerine göre ABD ordusunun son bir ay içinde İran’a yakın üs ve bölgelere kapsamlı bir askerî yığınak gerçekleştirdiğini de ortaya koydu. Bu kapsamda onlarca savaş uçağı ile Orta Doğu’da veya çevresinde yaklaşık 12 savaş gemisi konuşlandırıldı.
SICAK GELİŞME TÜM DENGELERİ DEĞİŞTİREBİLİR
Washington Post’ta yer alan habere göre, konuya ilişkin bilgi veren ve hassasiyet nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkililer, mevcut konuşlandırmanın Pentagon’un geçen yıl İran’ın nükleer programına yönelik saldırılar öncesinde bölgede oluşturduğu askerî yığınaktan daha sınırlı olduğunu belirtti.
Buna rağmen bu güç birikiminin, Başkan Donald Trump’ın İranlı yetkililerle yürüttüğü barış anlaşması müzakereleri sürecinde Washington’a inandırıcı bir askerî baskı unsuru sunduğu ifade ediliyor. Ancak yaşanan sıcak gelişme dengeleri değiştirebilir. Peki ABD, İran çevresinde nasıl bir askeri yığınak bulundurmuş durumda…
CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran'a gerilimi tırmandırmama çağrısı yapılarak, şu ifadelere yer verildi:
"İran'ın uluslararası sularda ve hava sahasında devam eden taciz ve tehditlerine müsamaha gösterilmeyecektir. İran'ın ABD güçlerine, bölgesel ortaklara ve ticari gemilere yakın bölgelerde sergilediği gereksiz saldırganlık; çarpışma, yanlış hesaplama ve bölgesel istikrarsızlık risklerini artırmaktadır."
Öte yandan ABD'li bir yetkili, geçtiğimiz gece yaşanan olayları "çok agresif" diye niteledi ve bu eylemler arasında yalnızca 6 saatlik bir zaman farkı bulunduğuna dikkat çekti.
USS ABRAHAM LİNCOLN GÖREV BÖLGESİNDE
ABD Savunma Bakanlığı yetkililerine göre USS Abraham Lincoln (CVN-72) uçak gemisi, üç güdümlü füze destroyeri eşliğinde 26 Ocak’ta ABD Merkez Komutanlığı’nın sorumluluk alanına girdi ve şu anda Kuzey Arap Denizi’nde görev yapıyor. Destroyerlerin her biri hava savunma sistemleriyle donatılırken, Tomahawk seyir füzeleri dahil olmak üzere çok sayıda füze taşıyor.
ABD, tarihsel olarak Orta Doğu’da en az bir uçak gemisi bulundururken, ekim ayından bu yana bölgede uçak gemisi bulunmuyordu. Trump yönetimi geçen ay Lincoln’ü Güney Çin Denizi’nden Orta Doğu’ya yönlendirdi.
Bu bir savaş hazırlığı mı ABD, İran yakınlarında askerî gücünü artırıyor Uydu görüntüleri kafaları karıştırdı
KARŞILIKLI ASKERÎ HAREKETLİLİK
Yine Washington Post’ta yer alan haberde, uydu görüntüleri ve savunma yetkililerine göre bölgede en az sekiz ek savaş gemisi bulunuyor. Bunlar arasında Hürmüz Boğazı yakınlarında görev yapan USS McFaul ve USS Mitscher adlı iki güdümlü füze destroyeri de yer alıyor.
Uçuş takip verileri, İran’ın da aynı bölgeye insansız hava araçları konuşlandırdığını gösteriyor ki son olayda bunu görmüş olduk. Son uydu görüntülerinde İran’a ait insansız hava aracı taşıyıcısı olduğu belirtilen Shahid Bagheri adlı gemi tespit edildi.



