BM'den İran rejimine çağrı, ABD Başkanı Trump'a uyarı

BM'den İran rejimine çağrı, ABD Başkanı Trump'a uyarı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran'a "Acımasız baskıya son ver" çağrısı yaptı, ABD Başkanı Trump'ı da "Tehditler zarar verici" ve "İnsan hakları araçsallaştırılacak silah değil" diye uyardı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran rejimine "halka acımasız baskıya son verin" çağrısı yaptı. Türk, ayrıca dışardan askeri güç kullanımının ülkedeki insan hakları sorunlarını çözmeyeceğini söyleyerek, "Bölge genelindeki gerilimleri azaltmak şart" dedi.

Volker Türk, dün BM İnsan Hakları Konseyi'nin Cenevre'deki olağanüstü oturumunda, İran rejimini sarsan protesto gösteriyle ilgili olarak endişe verici bilgiler paylaştı.

BM İnsan Hakları Konseyi oturumunda konuşan İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk.

"Vahşet devam ediyor"

"İran sokaklarındaki öldürmeler azalmış olabilir, ancak vahşet devam ediyor" diyen Türk, İran halkına şiddet kullanılarak uygulanan baskının ülkenin hiçbir sorununu çözmediğine, aksine daha fazla insan hakları ihlali, istikrarsızlık ve kan dökülmesi için koşullar yarattığına işaret etti.

Güvenlik güçlerinin göstericilere karşı gerçek mermi kullanmasıyla şiddetlenen operasyonlar sırasında "çocuklar dahil binlerce kişinin öldüğünü" söyleyen Türk, barışçıl göstericilerin sokaklarda, yerleşim bölgelerinde ve üniversitelerde öldürüldüğüne, morglarda başlarında ve göğüslerinde ölümcül yaralar bulunan yüzlerce ceset olduğu yönünde de bilgiler olduğuna dikkat çekti.

İdam endişesi

"Güvenlik güçlerinin birçok şehirde toplu tutuklamalar yaptığına, hatta yaralıları hastanelere kadar takip ettiğine ve avukatları, insan hakları savunucularını, aktivistleri ve sıradan sivilleri gözaltına aldığına dair işaretler aldık" diyen BM İnsan Hakları Komiseri Türk, sporcular, aktörler, film endüstrisinden kişiler ve kafe sahiplerine de protestoları desteklemek suçlamasıyla ceza davalarının açıldığını kaydetti.

Yargı makamlarının bu hafta "gözaltına alınanlar için hoşgörü gösterilmeyeceğini" açıklamasını "ürkütücü bir gelişme" olarak nitelendiren Volker Türk, dünyada en çok idam cezasının infaz edildiği İran'ın protestolarda gözaltına alınanların idam edilip edilmeyeceği konusunda çelişkili açıklamalar yaptığını belirterek "Bu beni derinden endişelendiriyor" dedi.

"İranlı yetkililer, protestocuları 'terörist', 'devlet düşmanı' ve 'yabancı ajan' olarak nitelendirerek itibarsızlaştırmaya çalıştılar" sözlerini kaydeden Türk, İran'daki protestoları "İran halkının değişim için yürekten yaptığı çağrıların uzun bir serisinin en sonuncusu" olarak tanımladı.

İran'daki korkutucu tırmanıştan tek bir çıkış yolu bulunduğunu ifade eden Volker Türk, "tüm İranlıların insan hakları temelinde yürütülecek diyaloğun" önemine vurgu yaptı, özellikle kadınların, kızların, gençlerin, etnik ve dini azınlıkların İran'ın geleceğini şekillendirmeye katılımlarına izin verilmesi gerektiğini söyledi.



İran rejimine yedi maddelik yol haritası

"İran'daki siyasi liderliğe yedi mesajım var" diyen ve bu mesajların aynı zamanda İran'daki krize bir çözüm zemini sağlayacak bir yol haritası olarak kaleme alındığını aktaran Volker Türk, çağrılarını şöyle sıraladı:

İranlı yetkililer, acımasız represyona son vermeli. Orantısız cezalar geri alınmalı, duruşmasız yargılama son bulmalı.

İranlı yetkililer tarafından keyfi olarak gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalı.

İdam cezasına tam bir moratoryum uygulanmalı.

İnternet ve iletişim kesintisi sona erdirilmeli.

Geçmişteki insan hakları ihlalleri için uzun süredir devam eden cezasızlık, İran'da hoşnutsuzluk ve gerilimi körüklüyor. Bu nedenle hükümet, uluslararası standartlara uygun olarak tüm insan hakları ihlalleri hakkında bağımsız soruşturmalar başlatmalı.

İran makamları, toplumsal güveni yeniden inşa etmek için reformlar başlatmalı.

İran ayrıca uluslararası insan hakları ekosistemi ile angajmana girmeli, BM örgütleriyle işbirliği yapmalı, ülkeye tam erişime izin vermeli.

An Iranian flag flies near the White House, as Iranian Americans participate in a candlelight vigil on January 16 in Washington, DC.

Trump'a üstü kapalı uyarı: Tehditler zarar vericidir

Bu arada BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, ismini vermemekle birlikte İran'ı askeri müdahale ile tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump'ı da uyardı.

Uluslararası topluma, İran'a uygulanan yaptırımların İran halkının insan hakları üzerindeki etkisini ele almak için "acil adımlar atma" çağrısı yapan Volker Türk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Saldırgan söylem ve tehditler zarar vericidir. İnsan hakları ihlalleriyle ilgili hesap verilebilirlik, İran'ın içinden veya dışından gelen askeri güçle sağlanamaz. Bölgedeki gerilimleri azaltmak zorunludur. İnsan hakları, zorlu sorunlar ve sıkıntılı süreçlerde yol almak için gerekli bir araçtır, kimseye karşı araçsallaştırılacak bir silah değildir."

İranlı General: “Saldırırlarsa ateşkes olmaz”

Üst düzey İranlı general Muhsin Rezayi, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanacak bir sonraki çatışmanın ardından ateşkes olmayacağı konusunda uyardı; "Hitler'in Rusya'ya yönelik yaklaşımı onun çöküşünün başlangıcı olduğu gibi, Trump'ın İran'a yönelik yaklaşımı da daha kötü sonuçlardan başka bir şey getirmeyecektir. İran ordusu en yüksek hazırlık seviyesinde ve bu sefer ateşkes olmayacak." dedi.
 


ABD'nin onlarca İranlıyı sınır dışı etmesi bekleniyor

CNN'e konuyla ilgili bilgi veren kaynaklara göre, Trump yönetimi en geç bu Pazar günü onlarca İranlıyı ülkelerine geri göndermeye hazırlanıyor.

Bu, son haftalarda ülkede hükümet karşıtı geniş çaplı protestoların patlak vermesinden ve Başkan Donald Trump'ın rejimin ayaklanmalara yönelik acımasız baskısına devam etmesi halinde tehdit etmesinden bu yana Amerika Birleşik Devletleri'nden İran'a yapılan ilk bilinen sınır dışı uçuşu olacak. Ayrıca bu, Trump döneminde İran'a yapılan üçüncü sınır dışı uçuşu olacak.

İlk kez duyurulan sınır dışı edilme ihtimali bulunan uçaktaki İranlıların akıbetiyle ilgili büyük endişeler var .

Yaklaşan uçuşta yer alacakları bildirilen İranlılardan ikisi eşcinsel. Avukatları Bekah Wolf, CNN'e verdiği demeçte, geri dönmeye zorlanmaları halinde idam edilme ihtimallerinin "son derece yüksek" olduğunu söyledi.

Amerikan Göçmenlik Konseyi'nde avukatlık yapan Wolf, "Eğer şu anda geri gönderilselerdi, asılarak idam cezasıyla karşı karşıya kalırlardı" dedi. İran'da eşcinsellik ölüm cezasıyla cezalandırılan bir suçtur.

İranlılardan biri Cuma günü gözaltındayken CNN'e konuştu. Kendisinin ve ortağının geri gönderilmeleri halinde idam edileceklerini söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen İranlı, “Eğer Trump İran halkını önemsiyorsa, onları ABD'den sınır dışı etmemeli. Şayet Trump İran halkını önemsiyorsa, lütfen kalmamıza izin versin. "Biz kötü insanlar değiliz. Bu ülkeyi seviyoruz. Eğer bu ülkede yaşayabilseydik, anavatanımızdan daha çok severdik çünkü anavatanımız işgal edildi. Harap edildi. İran hükümeti tarafından yok edildi. Güvenlik için bu ülkeye geldik.” dedi.

Trump, İran rejiminin protestocuları idam etmesi halinde misilleme tehdidinde bulunmuştu.

Cuma günü ilerleyen saatlerde, üst düzey bir yönetim yetkilisi, "Yönetim, operasyonel güvenliği korumak amacıyla genellikle belirli uçuşlar hakkında yorum yapmasa da, sınır dışı edilecek kişilerin nihai kararları olduğunu, yani bir federal yargıcın onların Amerika Birleşik Devletleri'nden çıkarılmasına karar verdiğini" belirtti.

CNN, konuyla ilgili yorum almak için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'yla (ICE) iletişime geçti.

Eşcinsel çiftten biri, geçen Aralık ayında CNN'e "Ülkede kim olduğum için çok acı çektim," diyerek İran'da işkence gördüğünü ve tecavüze uğradığını söylemişti. Cuma günü ise kendisinin ve partnerinin sadece İran hükümetinden değil, oradaki diğer vatandaşlardan da korkarak yaşadıklarını belirtti; "Herkes gibi normal bir hayat yaşamak için ABD'ye gelmiştim. Kesinlikle, İran'a dönersem hayatım tehlikede olur" dedi.

Avukatları Wolf, Cuma günü CNN'e verdiği demeçte, ikilinin 2021'de kaçtıklarında "ahlak polisi" tarafından eşcinsel oldukları gerekçesiyle tutuklandıklarını ve bu nedenle ölüm cezası gerektiren bir davranıştan dolayı yargılandıklarını söyledi.

İranlı eşcinsel, Biden yönetiminin son günlerinde, aylarca süren yolculuğun ardından ABD'ye sığınma talebiyle geldiğini, yol boyunca soyulduğunu ve dövüldüğünü, bu nedenle sınır geçtikten sonra gözaltına alındığını söyledi. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözaltında kaldığı süre boyunca kötü muameleye ve ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti.
 

KAYNAK: DW Türkçe ve CNN Amerika

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.