CPJ: "İsrail tutuklu Filistinli gazetecilere işkence yaptı"

CPJ:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

ABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) tarafından yayımlanan rapora göre, Gazze savaşı esnasında İsrail tarafından tutuklanan Filistinli gazeteciler hapishanede işkence, cinsel şiddet ve açlığa maruz kaldı.

Dünyanın önde gelen basın meslek örgütlerinden CPJ'nin raporunda çarpıcı veriler ve bilgiler yer alıyor.

DW Türkçe'nin haberine göre, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısı sonrasında başlayan Gazze savaşı boyunca İsrail en az 94 Filistinli gazeteci ve bir medya çalışanını tutukladı. 60 gazeteci Batı Şeria'da, 33'ü ise Gazze Şeridi'nde tutuklandı. 19 Şubat itibariyle halen İsrail hapishanesinde tutulan gazeteci sayısı 30.

CPJ raporunda, savaşın başlaması itibariyle İsrail tarafından tutuklanan 59 gazeteciden yaşadıkları hakkında bilgi edinildiğine, biri hariç tamamının kötü muameleye maruz kaldıklarını bildirdiklerine dikkat çekiyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırısında öldürülen bir gazetecinin cenazesinin üzeri

Gazeteciler hangi suçlamayla hapiste tutuldular?

Raporda, 10 gazeteciye "kışkırtma, devlete karşı faaliyet yürütme ve terörizmi teşvik etme" gibi suçlamalar yöneltildiği belirtilirken 48 gazeteciye somut herhangi bir suçlama yöneltilmediğine, "idari tutukluluk" olarak adlandırılan bir yasal düzenlemeye istinaden hapiste tutulduklarına işaret edildi.

Bu düzenleme İsrail'e, Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltmeksizin hapiste tutmasına imkan tanıyor.

Hangi gerekçeyle hapiste tutulduklarını öğrenemeden cezaevinde tutulan Filistinliler ise kendilerini savunma hakkından mahrum bırakılıyor.

Hatta bazı Filistinli tutuklular, iki yılı aşkın bir süre adil yargılanma hakkından mahrum bırakılarak cezaevinde tutuldu. İsrailli insan hakları örgütü HaMoked'e göre Şubat 2026 itibarıyla İsrail'de "idari tutuklama" kapsamında hapiste tutulan Filistinlilerin sayısı 3 bin 358'ü aştı.

İşgal altındaki Batı Şerai'da İsrail bayrağının asılı olduğu İsrail hapishanesi.

Fiziksel, zihinsel ve cinsel şiddet

"Cehennemden döndük" başlığını taşıyan CPJ raporunda, Filistinli gazetecilerin tutuldukları gözaltı merkezleri ve cezaevlerinde yaşadıkları hakkında verdikleri bilgiler ve kötü muameleyi yansıtan fotoğraflar da yer alıyor. Anlatımlar, gazetecilerin maruz kaldıkları fiziksel, zihinsel ve cinsel şiddete ışık tutuyor.

Yaşadıklarını anlatanlardan biri Ahmed Abdel Aal. Hamas bağlantılı Shehab Haber Ajansı için çalıştığı belirtilen Abdel Aal, İsrail'in bir gözaltı merkezinde gözleri bağlı olarak beş gün boyunca bir odada tutulduğunu, soyulduğunu ve dövüldüğünü, bu sırada yüksek sesle İbranice ve İngilizce şarkıların da durmaksızın çalındığını, her bayıldığında da elektrik şoku veya bir darbeyle ayıltılmaya çalışıldığını aktarıyor.

Tekrar tutuklanma korkusuyla isminin açıklanmasını istemeyen bir başka Filistinli gazeteci ise  "disko" olarak adlandırılan bir odada benzer muameleye maruz kaldığını söylüyor. Filistinli gazeteci, cinsel organını plastik kelepçeyle bağlayan ve "artık erkek olmayacaksın" diyen İsrailli askerlerin onu nasıl dövdüklerini anlatıyor.

Gazeteci Mohammed al Atrash ise düzinelerce mahkum ile maruz kaldıkları, "Ben-Gvir partisi" olarak adlandırdıkları günü anlatırken, eğitimli köpeklere tutuklulara saldırması emrinin verildiğini, metal aletlerle dövüldüklerini söylüyor. Gazeteciler İslam Ahmed ve Osama al Sayed da o gün aralıklı olarak elektroşok ve biber gazı kullanıldığını da ekliyor.

Bir çok gazeteci "kitlesel cezalandırma" olarak adlandırdıkları bu olayların, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in cezaevine ziyareti sonrasında yaşandığını belirtti.

Ben-Gvir, pek çok açıklamasında "Filistinli mahkumların koşullarının kötüleşmesinden", "gördükleri muameleden" açıkça "gurur duyduğunu" ifade etmişti.

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir.

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli mahkumların gördükleri muameleden gurur duyduğunu defalarca dile getiren bir isim. 

Gazeteciler yaşadıklarının işkence ve cinsel şiddet ile sınırlı olmadığını, açlığa maruz bırakıldıklarını da söylüyor. CPJ raporuna göre 59 gazeteciden 55'i aşırı açlık veya yetersiz beslenme yaşadığını bildirdi. CPJ, gazetecilerin gözaltı öncesi ve sonrası bildirdikleri kilolarını karşılaştırarak grubun ortalama kilo kaybının 23,5 kilo olduğunu hesapladı.

"Gazze ve Batı Şeria'dan haber yapılmasını engelleme stratejisi"

CPJ, Filistinli gazetecilerin gözaltı ve kötü muamele ile hedef alınmasının gerisinde "basını sindirme stratejisinin yattığına" işaret ediyor.

Raporda, Filistinli gazetecilerin son iki yılda yaşadıklarının, "bazı kötü niyetli bireylerin eylemlerinin sonucu olmadığı", sistematik özellik taşıdığı ve hedefin de "gazetecileri sindirmek, Gazze ve Batı Şeria'dan haber yapılmasını engellemek" olduğu belirtiliyor.

CPJ Bölge Direktörü Sara Qudah, "Bunlar münferit olaylar değil" diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:

"CPJ, düzinelerce vakada, gazetecilerin çalışmaları nedeniyle maruz kaldıkları, dayaktan aç bırakmaya, cinsel şiddete ve tıbbi ihmaline kadar uzanan bir dizi istismarı belgeledi. Bu olaylar, gazetecileri sindirmek, susturmak ve tanıklık etme yeteneklerini yok etmek için kasıtlı bir stratejiyi ortaya koyuyor. Uluslararası toplumun devam eden sessizliği ise bunu mümkün kılıyor."

İsrail hükümeti ve hapishane yönetimleri iddiaları reddediyor. CPJ, gazetecilerin her iddiasını bağımsız olarak doğrulayamadıklarını dikkat çekiyor. Ancak İsrail'de de bir çok sivil toplum kuruluşu (STK) benzer iddiaları gündeme taşıdı.

İsrailli B'Tselem örgütünün Ocak 2026 tarihli "Yaşayan Cehennem" başlıklı raporu, benzer nitelikte tespitler içeriyor. Örgüt başkanı Yuli Novak, DW'ye İsrail hapishanelerinin "bir işkence kampları ağına" dönüştüğünü söyledi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.