Türkiye, döner için başarısızlıkla sonuçlanan "geleneksel ürün adı" tescilinde Türk kahvesi ile sonuç almaya yakın. Peki tescil gerçekleşirse Türk kahvesi hangi resmî tarife göre hazırlanmak zorunda olacak?
Türkiye, "döner"de başarısızlıkla sonuçlanan "geleneksel ürün adı" (TSG) tescili sürecinde "Türk kahvesi" ile sonuç almaya yaklaştı.
Avrupa Birliği'nin (AB) resmî gazetesinde Türk kahvesinin tescil sürecine ilişkin duyuru 5 Kasım'da yayımlandı, böylece üç aylık itiraz süreci başladı. Eğer bu sürede diğer ülkelerden itiraz gelmezse Türk kahvesi Türkiye'nin AB'de tescil edilen ilk geleneksel ürün adı olacak.
Kahvenin tescili için AB'ye ilk başvurusunu 12 Mayıs 2023'te yapan Türkiye, gelecek yılın Şubat ayında yani 637 gün sonra hedefine ulaşmış olacak.
Türkiye'den bir üretici derneği daha önce dönerin tescili için de girişimde bulunmuş, özellikle Almanya'daki Türk dönercilerin tepkisini çeken bu talebe çok sayıda itiraz gelmişti. Bunun üzerine Türkiye başvurusundan vazgeçmişti.
TSG tescili için hâlihazırda Türk kahvesinin yanı sıra "Denizli Tandır Kebabı" için Temmuz 2024'te yapılan başvuru süreci de devam ediyor.
Geleneksel ürün adı, coğrafi işaretin aksine bir ürünün nerede yetiştiği veya hazırlandığına değil, hangi malzeme ve yöntemler kullanılarak yapıldığına dair bir tescil süreci. Örneğin Türkiye'nin döner başvurusu olumlu sonuçlansaydı, Almanya'da Türkiye'dekinden farklı bir tarifle hazırlanan ürünler artık "döner" ismiyle satılamayacaktı. İşletmeler ya Türkiye'nin talepleri doğrultusunda tarif değiştirmek zorunda kalacak ya da ürünlerine başka bir isim verecekti.
İşte Türk kahvesinin resmî tarifi
Türk kahvesi için yapılan başvuruda da detaylı bir tarif yer alıyor. AB'nin resmî gazetesindeki bildirime göre, TSG süreci tamamlandığında bir ürünün "Türk kahvesi" olarak adlandırılabilmesi için şu kriterleri karşılaması gerekecek:
"İçecek; kavrulmuş Arabica veya Robusta tipi kahve çekirdeğinin çok ince öğütülmüş tozuyla hazırlanmalı. Çekirdeklerin yeterince ince öğütülmesi Türk kahvesinin ayırt edici özelliklerinden biriyken, öğütülmüş kahve suyla birlikte bir cezve içerisinde yavaşça ısıtılmalı ve kontrollü şekilde kaynama noktasına kadar pişirilmeli. Köpüklü ve telveli yapısıyla bilinen kahve, geleneksel olarak küçük fincanlarda servis edilmeli."
Pişirme sırasında tatlandırmak için cezveye "küp şeker" eklenebileceği de belirtiliyor.
Tarifte, hazırlık sırasında özellikle önceden ısıtılmış su kullanılmaması gerektiği vurgulanırken, suyun en fazla oda sıcaklığında olabileceği vurgulanıyor. Bu vurgu özellikle Almanya'nın eski başbakanı Angela Merkel'in "Özgürlük" adlı çok satan kitabındaki kahve tarifiyle çelişiyor.
Merkel kitapta, Berlin Bilimler Akademisinde akademisyen olarak çalıştığı dönemde kahve yapmaktan kendisinin sorumlu olduğunu anlattığı bölümde Türk kahvesi için şöyle bir tarif veriyor: "Bir kaşık öğütülmüş kahve, üzerine sıcak su dök. Türk kahvesi dediğimiz şey hazır!"
Merkel'in verdiği bu tarif daha çok suda çözünebilen granül kahveyi anımsatıyor.
Türk kahvesinin 350 yıllık Avrupa serüveni
AB'nin resmî gazetesindeki duyuruda "Türk kahvesi" isminin kullanımına dair tarihî kaynaklara da yer veriliyor.
Bu kapsamda, Türk kahvesi tarifi de verilen 1873 tarihli "All About Coffee" adlı kitapta bu içeceği bir Türk büyükelçinin 1669'da Parislilere tanıttığı bilgisi aktarılıyor. Galler gazetesi Weekly Mail'in 2 Mayıs 1891 tarihli nüshasında, "Avusturya İmparatoriçesi Elizabeth'in her akşam Türk kahvesi içtiğinden" bahsedildiği de ilanda yer alan bilgiler arasında.
AB'nin resmî gazetesinin 5 Kasım 2025 tarihli sayısında, Türkiye'den Hatay Kaytaz böreği ile Antep lahmacununun coğrafi işaret tescili aldığı da ilan edildi. Şu ana kadar Aydın kestanesi, Antakya künefesi ve Maraş tarhanası gibi 40 ürün Avrupa'dan coğrafi işaret tescili alırken, aralarında Urla sakız enginarı, Kayseri mantısı ve Manisa üzümünün de olduğu 42 ürünün tescil süreci devam ediyor.
KAYNAK: DW Türkçe


