Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptal davası başladı

Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptal davası başladı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, üniversite yatay geçiş sürecine ilişkin işlemlerin “usulsüz olduğu” iddiasıyla diplomasının İstanbul Üniversitesi tarafından iptali üzerine yürütmenin durdurulması için açtığı davanın ilk ve tek duruşması bugün Silivri’de görülüyor. 

İstanbul 5. İdare Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, İmamoğlu'nun tutuklu bulunduğu Marmara (Silivri) Kapalı Ceza İnfaz Kurumu içerisindeki mahkeme salonunda yapılıyor.

Mahkeme, son ara kararında idare mahkemesi salonunun kapasitesinin yetersiz olması, mikrofon sisteminin kurulamaması ve tutuklu bulunan davacının bekleyeceği uygun yerin olmaması gerekçeleriyle davayı Silivri Cezaevi'ne almıştı.

Saat 11:00'de başlayan duruşmaya Ekrem İmamoğlu da katılıyor.

İstanbul Üniversitesi’nin yatay geçiş sürecine ilişkin işlemlerinin “usulsüz olduğu” iddiasıyla diplomasının iptal edilmesinin ardından, CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın ilk ve tek duruşması bugün görülmeye başlandı. 

Davaya bakan İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin üyeleri, duruşma öncesinde Hâkim ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla değişmişti. Duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP milletvekilleri Gökçe Gökçen, Mustafa Sarıgül, Sezgin Tanrıkulu ve Bülent Tezcan ile görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Silivri Cezaevi’ne gelerek takip ediyor.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi salonunda gerçekleşmesi beklenen duruşma, mahkemenin talebiyle Silivri Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonuna alındı. Davacı İmamoğlu ve davalı İstanbul Üniversitesi, duruşmada beyanlarda bulunacak ancak mahkeme usulen kararını 15 gün içerisinde gerekçeli olarak açıklayacak. Duruşmanın görüldüğü mahkemenin başkanı ve üyeleri, dava öncesinde kasım ayındaki HSK kararnamesiyle görevden alınmış ve yerlerine farklı hâkim üyeler ve başkan atanmıştı.

Dava öncesinde heyet değişti

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen dava öncesinde heyet ve mahkeme başkanının görev yerleri değiştirildi. Görevden alınan heyet yerine yeni üyeler ve başkan atandı.

İmamoğlu bir kez daha alkışlarla duruşma salonunda

Mahkeme heyetinin gelmesiyle duruşma başladı. Davacı olan İmamoğlu bir kez daha alkışlarla duruşma salonuna geldi.

"Bugün burada sadece bir davanın duruşması yapılmıyor; bir ülkenin hukuk devleti olma iddiası sınanıyor"
Duruşmada beyanda bulunan İmamoğlu, şöyle dedi:

"İdare mahkemesi olarak duruşma ortamını sağlamak üzerine gayretinizi önemli buluyorum. Kolaylaştırmak ve zorlaştırmak kavramları açısından, madem Silivri’deyim; buradan beri savcılığın yaptığı düzenlemeleri de hayretle takip ettiğimi söylemeliyim.

Hem yeni yıla girdik; huzurunuzda tüm ülkemizin yeni yılını kutluyorum. Hem dünya hem de ülkemiz bir sınav veriyor. Miraç Kandili’nin olduğu bir gün bu duruşma yapılıyor. Dinimizin esasında da iyi insan olmak vardır. Ben de kendim iyi insan olma gayretinde olan bir vatandaşım. Birazdan 18 yaşımı konuşacağız. Orada ne yaptığımı, iyi insan olmak üzerine neler yaptığımı anlatacağım. Bugün ahlak dışı uygulamaların yapıldığı bir ülkedeyiz. Bir yılı aşkın süredir uğradığımız yargı tacizinin ayrı bir boyutta olduğunu görüyoruz.

Çok kötü bir sınav veriyoruz. Bu sınav umarım milletimiz adına iyi yönde sonuçlanır. Bugün burada sadece bir davanın duruşması yapılmıyor; bir ülkenin hukuk devleti olma iddiası sınanıyor.

Bu ülkede “Tapum, diplomam, emeğim, alın terim güvende mi?” sorusu herkesin aklındadır. Bunları 86 milyon adına söylüyorum. Bu cennet vatanda hukuka duyulan güvenin savunusudur. Ben bu duruma asla bireysel olarak bakmıyorum.

Bu mücadelede, Kıbrıs’a gidip yatay geçiş başvurusunda bulunan ve eksiksiz bir şekilde diplomasını alan bir gencin hikâyesini anlatacağım. Ben tam da bu yüzden buradayım; ben hâlâ aynı mücadelede bulunuyorum. Ben tüm belgeleri eksiksiz sundum. Bazen bir kâğıdın bir parçasını yırtıp sunsam ne olurdu, onu düşünüyorum.

"Üniversitenin kendi belgesi yeterli değilse, ne yeterli olacak?"

Diplomamı savunmaya gelmedim. Bir gencin, devletine güvenerek kurduğu hayatın geriye doğru sökülmek istendiğini anlatmaya geldim.

Bu dosyada İstanbul Üniversitesi’nin kendi hazırladığı bilgi notu, bugün aradığınız şartların o gün olmadığını söylüyor. Bu, kişiye özel bir işlem de değil; yüzlerce insan yıllar boyunca aynı şekilde başvurmuş. Normal idari işlemin yürütüldüğü bir ortamda, bunu bir balyoz gibi bir gencin başına indiremezsiniz. Bugüne geldiğimizde ise üniversitenin, kendi belgesiyle bir gerçeği yok saydığını görüyoruz. İnanın, insan sormadan edemiyor: Üniversitenin kendi belgesi yeterli değilse, ne yeterli olacak?

Çok değil, tam bir ay sonra bu sürece bir el değiyor. Böyle bir belge beklenmiyor çünkü. Ne oluyorsa, o bilgi notu nasıl oluyor da yön değiştiriyor? Bunu gören, siyasi talimatı almış bir avuç kişi YÖK’e yazı yazıyor; diplomamın araştırılması isteniyor. Üniversite de bir yazı gönderiyor. Süreç, savcılık yazısından sonra başka bir yere evriliyor.

Onlar kimse, onlarla hukuken sonuna kadar mücadele edeceğime ben de yemin ediyorum.

18 Mart, yani 19 Mart operasyonundan bir gün önce, diplomam iptal ediliyor. Ne büyük tesadüf.

Gerçek şudur; ortadaki tek gerçek şudur: Ne benim için özel oluşturulmuş bir durum vardır ne de başka bir durum. Başvuru belgemde ne gizleme var ne de başka bir şey. Hatta fazla bilgi var. Dilekçemde üniversitenin tanıtım broşürlerini bile eklemiştim. Her şeyi en açık hâliyle dosyaya koymuşum."

“Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları
İmamoğlu beyanlarını sürdürürken, salona alınmayan avukatlar ve partililerin dışarıda attığı “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları duruşma salonundan da duyuldu.

31 yıl sonra iptal edilen diploma

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun arasında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasının iptaline karar vermişti.

Kararın gerekçesi, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapıldığı iddiası oldu. Üniversite, 28 kişinin elde ettikleri mezuniyetlerin ve diplomaların "yokluk" ve "açık hata" gerekçeleriyle geri alınmak suretiyle iptal edilmesine hükmetmişti.

18 Mart'taki iptal kararından bir gün sonra, 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma kapsamında İstanbul'daki evinde gözaltına alınmıştı.

İmamoğlu'nun avukatları, diplomanın iptaline karşı 6 Mayıs 2025'te İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Davayı açan İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan da soruşturma kapsamında tutuklandı.

22 Mayıs'ta idare mahkemesi, İstanbul Üniversitesi'ne müzekkere yazarak iptal kararına dayanak olan bilgi ve belgeleri istedi. Ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 20 Haziran 2025 tarihli yaz kararnamesinde davaya bakan İstanbul 5. İdare Mahkemesi Başkanı Recep Şendil ve üye hâkim Gün Yazıcı'yı görevden alarak yerlerine yeni isimler atadı.

Yeni heyet, 30 Temmuz 2025'te diploma iptali kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti.

Silivri'de görülecek davada iptal talebi esastan görüşülecek.

Yakın planda Silivri Cezaevi'nin tel örgülerinin göründüğü ve fonda Türk bayrağının sallandığı sembolik bir fotoğraf

Diploma iddianamesinde neler yer alıyor?

İddianamede, İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e 18 Eylül 2024'te başvuruda bulunulduğu belirtilerek bu ihbar üzerine 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, "hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığı'na ve Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) sunarak kullandığı" iddialarına yer verilen iddianamede, bu nedenle "resmi belgede sahtecilik" suçunun zincirleme şekilde işlendiği öne sürüldü.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu "kasıtlı suç" nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de istendi.

Bu nedenle İmamoğlu "resmi belgede sahtecilik" gibi "kasıtlı bir suçtan" dolayı hapis cezasına mahkum edilirse, mahkumiyetin infazı tamamlanana kadar TCK 53 kapsamında "sürekli veya süreli kamu görevlisi olma, seçme ve seçilme" gibi haklarını kaybedebilir.

Türkiye'de cumhurbaşkanlığı adaylığı için üniversite mezuniyeti şartı aranıyor.

Diploma iddiaları nasıl gündeme geldi?

İmamoğlu'nun siyasi hayatını olduğu kadar Türkiye'de iç siyasetteki pek çok dengeyi etkileyebilecek bu diploma davası nasıl başladı?

Ekim 2024'te CHP'ye karşı başlatılan yargı sürecinde CHP'li belediye başkanları ile ilgili çok sayıda soruşturma ardı ardına gelirken İmamoğlu ile ilgili de farklı yargı işlemleri devreye sokulmaya başlandı.

Bu süreçte 2025'in ilk aylarında ise CHP iktidarın baskısının süreceğini düşünerek Cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecini hızlandırmaya karar verdi.

CHP Parti Meclisi cumhurbaşkanı adayının ön seçimle belirlenmesini kararlaştırdı ve tarih olarak da 23 Mart Pazar günü seçildi. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş'ın erken olduğunu söyleyerek ön seçime girmeme kararı alması üzerine partinin 23 Mart'ta İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı adayı olarak açıklaması beklenmeye başlandı.

Diploma iptal süreci nasıl başladı?

Bu gelişmeler olurken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğuna dair iddialar ve haberler üzerine Şubat ayında soruşturma başlattı.

Soruşturma “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla başlatılırken, 24 Şubat 2025 tarihinde İstanbul Üniversitesi'ne resmi yazı gönderildi.

5 Mart 2025'te İmamoğlu'nun ifadesi alındı ve İstanbul Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve savcılıkla iş birliği yaparak konuyu incelemeye aldığını açıkladı.

Süreçte en önemli tarih ise 18 Mart 2025 oldu. İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu 61. toplantısında, İmamoğlu dahil 28 kişinin diplomalarının “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle iptal edilmesine karar verdi.

Üniversite toplam 38 kişinin yatay geçişlerinin incelendiğini, 10 kişinin kaydının silindiğini ve 28 kişinin diplomalarının iptal edildiğini duyurdu.

Üniversite daha önce ne dedi?

Bu arada İmamoğlu'nun diplomasının "sahte olduğu" iddialarının yeni olmadığı, İmamoğlu ilk kez 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra gündeme getirildiği ortaya çıktı.

15 Şubat 2020'de CİMER'e yapılan bir başvuruda bu iddiaların dile getirilmesi üzerine İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün o dönemde verdiği yanıtta İmamoğlu'nun üniversite tarafından ilan edilmiş yurt dışı yatay geçiş kontenjanına başvurduğu ve başvurunun ilgili maddelerce değerlendirilerek kabul edildiği kamuoyuna yansıdı.

İmamoğlu'na gözaltı ve dava süreci

Diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra ise yani 19 Mart 2025'te İmamoğlu gözaltına alındı ve 23 Mart'ta da tutuklandı.

Bu süreçte İmamoğlu'nun avukatı şu anda cezaevinde olan Mehmet Pehlivan, diploma iptal kararının anayasa ve idare hukukuna aykırı olduğunu belirterek İstanbul İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Dava sembolik olarak 6 Mayıs'ta yani 2019 İstanbul seçimlerinin iptal edildiği tarihte açıldı.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.