Meksika'nın en çok aranan suçlusu olan uyuşturucu karteli lideri 'El Mencho'nun ABD destekli bir operasyonda öldürülmesi sonrası ülkedeki birçok kentten şiddet olayları yaşandığı haberleri geliyor.
Türkiye'den de olayların yakından takip edildiği açıklaması yapıldı.
Gerçek ismi Nemesio Oseguera Cervantes olan 'El Mencho', Meksika'nın en güçlü suç örgütlerinden biri olarak görülen güçlü Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin (CJNG) lideriydi.
Eski bir polis memuru olan 60 yaşındaki Cervantes'in, ülkenin batısındaki Jalisco'daki operasyonda yaralandığı ve Mexico City'ye götürülürken hayatını kaybettiği kaydediliyor.

Uyuşturucu baronu, ABD'ye büyük miktarlarda kokain, metamfetamin ve fentanil kaçakçılığından sorumlu geniş bir suç örgütünü yönetiyordu.
Operasyon sonrası bazı yerleşimlerden de ölüm haberleri geldi. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum halka "sakin" kalma çağrısı yaptı.
2026 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak şehirlerden biri olan Guadalajara da dahil olmak üzere birçok şehirden şiddet olayları rapor ediliyor.
Hükümet, 11'i şiddet eylemlerine katılmakla, 14'ü ise yağma ve talanla suçlanan toplam 25 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Şiddet olayları sırasında dükkânlar ateşe verildi, yaklaşık 20 banka şubesi saldırıya uğradı.
Türkiye'nin Meksika Büyükelçiliği Türk vatandaşlarına yönelik güvenlik duyurusu yayımladı.
Türk vatandaşlarının yerel uyarıları dikkate almaları gerektiğini belirten Büyükelçilik açıklamasında, "+525579177785" numaralı acil durum hattından Büyükelçiliğe ulaşılabileceğini bildirildi.
ABD merkezli havayolu şirketleri United Airlines ve American Airlines'ın yanı sıra Air Canada da Puerto Vallarta ve Guadalajara'ya olan uçuşlarını iptal etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Jalisco ve Tamaulipas eyaletlerinin yanı sıra Michoacan, Guerrero ve Nuevo Leon'un bazı bölgelerindeki ABD vatandaşları için dışarı çıkmama uyarısı yayımladı.
Ajanslarda farklı şehirlerden yanmış çok sayıda araca ait fotoğraflar geliyor.
ABD'nin yardımı hakkında ne biliniyor?
Reuters'a bilgi veren bir savunma yetkilisi, operasyonda ABD ordusu bünyesinde kurulan bir görev gücünün de rol aldığını aktardı.
Söz konusu yetkili görev gücünün istihbari faaliyetler için kurulduğunu söyledi ancak El Mencho operasyonuna ne kapasitede katıldığını açıklamadı.
Hem ABD hem de Meksika yönetimi, operasyonu Meksika askerlerinin gerçekleştirdiğini aktarıyor.

Reuters'a bilgi veren ABD yönetiminden yetkililer, Aralık ayında farklı kurumlardan unsurların katılımıyla Meksika'daki uyuşturucu kartellerini hedef alan ortak bir görev gücünün kurulduğunu kaydediyor.
Ajansa bilgi veren bir başka yetkili, Meksika yetkililerine sağlanan, El Mencho hakkındaki dosyanın, kolluk kuvvetleri ve istihbarat tarafından sağlanan bilgileri içerdiğini belirtti.
Meksika'daki kartelleri hedef almak amacıyla kurulan görev gücü JITF-CC hakkında çok az şey biliniyor.
Web sitesinde kuruluş amacının "ABD-Meksika sınırında ABD'ye tehdit oluşturan kartel faaliyetlerini tespit etmek, bozmak ve ortadan kaldırmak" olduğu belirtiliyor.
Trump'ın geçen yıl Meksika kartellerini terör örgütü olarak ilan etmesinin bu tür ABD askeri yardımlarının önünü açtığına işaret ediliyor.
Görev gücü ABD ordusunda tuğgeneral rütbesinde olan Maurizio Calabrese tarafından yönetiliyor.
Calabrese bu ay Reuters'e verdiği demeçte, ABD ordusunun El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerle mücadeledeki deneyimini kartel ağlarını haritalandırmakta kullandığını anlattı.
Tuğgeneral Calabrese tahminlerine göre "en tepede" birkaç yüz çekirdek kartel üyesi olduğunu belirtti.

'Tamamlayıcı bilgiler' açıklaması
Meksika Savunma Bakanlığı da ABD'den "tamamlayıcı bilgiler" geldiğini açıkladı ancak ayrıntı vermedi.
Donald Trump yönetimi, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'u uyuşturucu kaçakçılığına karşı baskıyı artırması için siyaseten sıkıştırıyordu.
ABD, El Mencho'nun tutuklanmasını veya yakalanmasını sağlayacak bilgi için 15 milyon dolarlık ödül vadediyordu.
Eski polis memuruydu, kartel lideri oldu. 3 soruda Meksika'da neler oldu?
Meksika Ordusu gerçekleştirdiği büyük bir operasyonla Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) lideri El Mencho lakaplı Nemesio Oseguera Cervantes'i ülkenin güney batısındaki Jalisco eyaletinin Talpalpa bölgesinde etkisiz hale getirdi.
Başına ABD tarafından 15 milyon dolar ödül koyulan El Mencho'nun ölümünün ardından Meksika'da kaos hakim oldu. Meksika Ordusu'nun operasyonunun ardından kartelle bağlantılı gruplar ülke genelinde geniş çaplı misilleme eylemlerine girişti. Meksika'daki 31 eyaletin 20'sinde 250'den fazla noktada yollar barikatlarla kapatıldı. Kartel üyeleri otomobilleri ve otobüsleri ateşe verdi.
Guadalajara Uluslararası Havalimanı’nda özellikle turistlerin panik anları yaşadığı belirtilirken, görüntülerde yolcuların terminallerde saklandığı ve dumanların yükseldiği görüldü.
Meksika Güvenlik Kabinesi, barikatların yüzde 90'ının temizlendiğini ve ulaşımın normale dönmeye başladığını duyurdu. Şiddet olaylarının en yoğun yaşandığı yer ise 65 farklı barikatla kartelin kalesi konumundaki Jalisco eyaleti oldu.
Düzenlenen askeri operasyonda, Yeni Nesil Jalisco Karteli'nin (CJNG) lideri El Mencho dışında en az altı üyesinin daha öldürüldüğü belirtiliyor.
POLİS MEMURLUĞUNDAN KARTEL LİDERLİĞİNE, EL MENCHO KİMDİR?
Nemesio Oseguera Cervantes 1966 doğumlu. "El Mencho" lakabıyla olarak bilinen Oseguera, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle ABD'de hapis yattıktan sonra sınırdışı edilerek ülkesi Meksika'ya dönüyor. Ardından bir dönem polislik yapan El Mencho daha sonra Milenio Kartel'ine katılıyor.
Karteldeki gücünü artırmak için suç örgütünün yöneticilerinden birinin kız kardeşiyle evlenen El Mencho, kartelde güç basamaklarını teker teker çıkmaya başlıyor.
Horoz dövüşlerine ilgisiyle de bilinen ve 2010’lu yıllarda CJNG’yi kuran El Mencho, örgütünü 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren milyar dolarlık bir suç imparatorluğuna dönüştürdü.
Fentanil ve kokain ticareti yapan El Mencho ve karteli CJNG, ABD uyuşturucu pazarına fentanil sağlayan en temel tedarikçilerden biri olarak tanımlanıyor. Kartelin patlayıcı yüklü dronlarla saldırılar düzenlediği ve üst düzey yetkililere yönelik suikast girişimlerinde bulunduğu belirtiliyor.
KARTEL OPERASYONUNUN YANSIMALARI NASIL?
Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, kartel liderlerinin hedef alınmasının suç örgütlerini parçalayarak şiddeti artırabileceği yönündeki çekincelerine rağmen, son dönemde ABD Başkanı Donald Trump’ın yoğun baskısı altındaydı.
Trump, uyuşturucu trafiği konusunda somut ilerleme kaydedilmemesi durumunda askeri müdahale ve yüksek gümrük vergileri tehdidinde bulunmuştu. Sheinbaum, ABD’nin doğrudan askeri müdahale fikrini egemenlik ihlali olarak görerek, güvenlik ortağıyla istihbarat paylaşımı ve iş birliğini artırma yolunu seçtiğini belirtti. Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, operasyonda görev alan birimlerin tam koordinasyonunu överek, ülkenin barışı ve güvenliği için çalışmaya devam ettiklerini açıkladı.
ABD Büyükelçisi Ronald Johnson, operasyonu "profesyonellik ve kararlılık örneği" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de operasyonun ABD istihbarat desteğiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Leavitt, Trump yönetiminin Meksika ordusuna iş birliği için teşekkür ettiğini belirtti.
ABD’nin Maduro iddianamesinde Meksika detayı
ABD, Meksika’dan kartellerle mücadelede “somut sonuçlar” talep ediyor. Trump, özellikle fentanil üretimiyle bilinen Sinaloa Karteli hakkında “bir şeyler yapacağını” sık sık dile getirdi. Sheinbaum ise ABD’nin Meksika topraklarında askeri operasyon tekliflerini reddetti.
Geçen ay ABD yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığı ve kartelleri gerekçe göstererek Venezuela'ya operasyon düzenlemiş ve devlet başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamıştı. Bu operasyonun ardından Trump, Meksika ve Küba'ya işaret etmişti.
Maduro ABD'de yargılanmaya devam ederken, kamuoyuna açılan iddianamede Maduro'nun yanı sıra, Meksika’ya da onlarca atıf yapılıyor. Financial Times'a göre, iddianame, Meksika’nın en güçlü kartellerinden bazılarının Venezuelalı yetkililerle birlikte kokain kaçakçılığı yaptığı veya kara para akladığını öne sürüyor.
İddianame ayrıca Maduro’nun Meksika’daki Venezuela Büyükelçiliği’ni, uyuşturucu gelirlerini diplomatik dokunulmazlık altında ülkesine aktarmak için kullandığını öne sürüyor. Maduro ise mahkemede tüm suçlamaları reddederek “Masumum, suçlu değilim” demişti.
ABD savcıları daha önce Maduro’ya yakınlığıyla bilinen iş insanı Alex Saab’ın da Meksika merkezli paravan şirketler üzerinden gıda tedariki ve petrol yaptırımlarını delme planları yürüttüğünü iddia etmişti. Saab da tüm suçlamaları reddediyor.
Trump son dönemde Meksika'da kartellere karşı “karada harekete geçme” tehdidinde bulunarak Sheinbaum üzerindeki baskıyı güçlendirdi. Sheinbaum yakın zamanda, ABD’ye yaklaşık 100 kartel üyesini teslim etmiş ve güvenlik operasyonlarını artırmıştı.
Küba ve petrol krizi
ABD’nin Venezuela petrolünü bloke etmesiyle Küba meselesi de Meksika-ABD hattında yeni bir gerilim başlığı haline geldi.
Sheinbaum, ABD baskısı sonrası Küba’ya planlanan bir petrol sevkiyatını iptal etmişti. Veri şirketi Kpler’e göre bu karar, Havana’nın mevcut tüketim seviyelerinde yalnızca 15-20 günlük petrol rezervi kalmasına yol açmıştı.
Meksika ile Küba arasındaki uzun soluklu ittifak, ekonomik ve kültürel iş birliğine ve ABD müdahaleciliğine yönelik ortak mesafeye dayanıyor. 1959’daki Küba Devrimi sonrasında da Meksika, bölgedeki birçok ülke Washington’la hizalanırken Havana ile diplomatik ilişkilerini sürdürdü.
Ancak Sheinbaum yönetimi şimdi zorlu bir dengeyle karşı karşıya: Bir yandan tarihsel müttefiki Küba’yla bağları korumaya, diğer yandan Meksika ekonomisi için hayati önemde olan ancak giderek gerilen ABD ilişkilerini yönetmeye çalışıyor.
New York Times'ın aktardığına göre, Sheinbaum bu baskılara karşın ticari petrol anlaşmaları ile insani yardımı birbirinden ayırmaya çalışıyor. Meksika devlet petrol şirketi Petróleos Mexicanos (Pemex) ile Küba arasındaki ticari sözleşmelerin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, insani yardımın devam edeceğini vurguluyor.
Sheinbaum, ABD yaptırımlarının Küba halkını “çok adaletsiz bir şekilde” etkilediğini belirterek, Meksika donanmasına ait iki gemiyle 814 tondan fazla insani yardım malzemesinin -temel gıda ve hijyen ürünleri- Küba’ya gönderildiğini açıklamıştı.


