En düşük emekli maaşının 20 bin TL'ye çıkarılmasına ilişkin yasa teklifi TBMM'de kabul edildi.
Böylece en düşük emekli aylığına yüzde 18,4 zam yapılmış oldu.
TÜRK-İŞ'ten, 15 Ocak'ta yapılan açıklamada Ankara'da dört kişilik bir ailenin, yalnızca aylık gıda harcamasının 30 bin 143 TL'ye ulaştığına işaret edilerek, zam yetersiz görüldü.
TÜRK-İŞ, "Bu koşullar altında milyonlarca insanın 20 bin TL ile yaşamını sürdürmesinin beklenmesi gerçekçi değildir" diyor.
Yeni düzenlemeden yararlanacak emekli sayısının 4 milyon 917 bin lira olacağı belirtiliyor.
Artışın altı aylık dönemde Hazine'ye yaklaşık 69,5 milyar liralık ek maliyet oluşturacağı ifade ediliyor.
Teklif Meclis Başkanlığı'na sunuldu
15 maddelik torba yasa teklifi 9 Ocak'ta Meclis Başkanlığı'na sunuldu.
Yasa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla birlikte Resmi Gazete'de yayımlanıp resmen yürürlüğe girecek.
Yeni en düşük emekli maaşı Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak.
Maaşların yatma süresine kadar kanunun onaylanması yetişmezse, 3 bin 119 lira fark belirlenen tarihte hesaplara yansıyacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan 7 Ocak Çarşamba günü toplanarak en düşük emekli aylığında yapılacak artışı ele almıştı.
Toplantıda, mevcut enflasyon oranı ve yüzde 18'lik artışa göre etki analizi de yapıldı.
En düşük emekli aylığındaki artışın altı aylık enflasyon oranında olması halinde ek maliyet 40 milyar lira, 20 bin liraya çıkarılması halinde ise Hazine'ye ek yükü 69 milyar lira olarak hesaplanmıştı.
Emeklilerin sadece yüzde 10’u 25 bin liranın üzerinde aylık alıyor
Veriler, yaklaşık 5,7 milyon kişinin 20 bin TL ve altında aylıkla yaşadığını, aylık alanların yarıdan fazlasının 20–25 bin TL bandında sıkıştığını ve sadece onda birlik bir kesimin 25 bin TL’nin üzerinde gelir elde edebildiğini ortaya koyuyor
Türkiye’de emekli aylıklarına ilişkin tartışmalar sürerken, Sosyal Güvenlik Kurumu verileri üzerinden yapılan kişi bazlı hesaplamalar, gelir dağılımındaki tabloyu daha net ortaya koyuyor. Mevcut veriler, emeklilerin yaklaşık yüzde 90’ının 25 bin liranın altında aylık aldığını gösteriyor. En düşük emekli aylığının 20 bin lira olmasıyla 5.772.223 kişi yaşamını bu rakam ile idame ettirmek zorunda kalacak. Dul yetim gibi kişilerse bu rakamın da altında bir gelir elde edecek.
Türkiye'de emeklilerin ekonomik koşullarına dair verileri derleyen Dünya yazarı Özgür Erdursun'un yazısından öne çıkanlar şöyle:
Ülkemizde son dönemlerin en çok konuşulan konusu düşük emekli aylıklarını sayı ve oranlarla anlatmaya çalışacağım. Ülkemizde emeklilerin %90’ı 25 Bin Liranın altında emekli aylığı alıyor.
En düşük emekli aylığı 20 Bin Lira olarak kabul edilir ise 5.772.223 kişi bu rakamı hatta dul yetimler bu rakamın hissesi şeklinde bu rakamın da altında emekli aylığı almak zorunda kalacak.
Türkiye’de emekli aylıkları ve emekli sayıları kamuoyunda tartışılırken, rakamlar çoğu zaman dosya bazında açıklanmakta; ancak kişi bazında ortaya çıkan gerçek tablo yeterince görünür olmamaktadır. Bu durum, hem emekli aylıklarının düzeyini hem de sosyal politika tartışmalarını sağlıklı zeminden uzaklaştırmaktadır.
Bugün Türkiye’de kendi primleriyle, sağ olarak yaşlılık aylığı alan gerçek emekli sayısı 12 milyon 239 bin 971 kişidir.
Dul, yetim, malul, vazife malulü, sürekli iş görmezlik geliri, sürekli iz göremezlik ölüm aylığı alanlar ile birlikte dosya bazında 16.168.530 dosyada, 16.973.753 kişi SGK’dan aylık almaktadır.
Dul ve yetim aylığı için 3 milyon 623 bin 54 dosya üzerinden toplam 4 milyon 396 bin 857 kişi dul ve yetim aylığı almaktadır.
Dul ve yetim aylıkları hukuken emekli aylığı değildir; ölüm sigortası kapsamında, şartlı ve süreli olarak bağlanan aylıklardır. Buna rağmen bu kişiler çoğu zaman emekli gibi gösterilerek toplam emekli sayısının içine dâhil edilmektedir.
Türkiye’de sağ emekli, dul–yetim ve diğer aylık alanlarla birlikte toplam kişi sayısı 16 milyon 973 bin 753’e ulaşmaktadır.
20 bin TL’ye tamamlanan aylıklar ve görünmeyen kişi sayısı
kişi bu tutardan yararlanacak. Ancak dul ve yetimler, söz konusu aylığı tam olarak değil, hisseleri oranında alacak. Bu sayı, yaşlılık aylığı dosyaları ile ölüm aylığı dosyalarının birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkıyor.
Uzmanlar ise dosya bazlı verilerin, kişi bazındaki gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığına dikkat çekiyor. Sadece dul ve yetim aylıklarında dosya sayısı ile aylık alan kişi sayısı arasında 773 bin 803 kişilik fark bulunuyor. Diğer aylık türleri de eklendiğinde bu fark 805 bin 223 kişiye ulaşıyor.
Aynı dosya–kişi farkı, düşük aylık grubuna uyarlandığında tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Buna göre 20 bin TL ve altında gelirle yaşamını sürdüren kişi sayısı yaklaşık 5 milyon 722 bin 223’e yükseliyor. Hükümet yetkilileri tarafından kamuoyuna çoğunlukla 4 milyon 917 bin kişi olarak açıklanan rakamın, dosya bazlı olduğu; kişi bazında bakıldığında ise aynı dosyadan iki, üç hatta dört kişinin aylık alabildiği belirtiliyor. Bu nedenle, 20 bin TL ve altında aylık alanların gerçek sayısı 5,7 milyonu aşıyor.
Toplam emekli ve aylık alan kişi sayısının 16 milyon 973 bin 753 olduğu dikkate alındığında, bu grubun yaklaşık yüzde 34’ünün en düşük tamamlanan aylık ve altında gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kaldığı görülüyor.
Gelir dağılımı alt ve orta bantta sıkıştı
Kişi bazlı veriler ve son artışlar birlikte değerlendirildiğinde, emekli ve dul-yetim aylığı alanların gelir dağılımı üç ana grupta toplanıyor:
20 bin TL’nin altında aylık alanlar: Yaklaşık 5 milyon 722 bin 223 kişi, yani toplamın yüzde 34’ü, bu gelir seviyesinde bulunuyor. Dul ve yetimler ise 20 bin TL’nin hisseleri oranında 5 bin, 10 bin veya 15 bin TL gibi daha düşük aylıklarla geçinmek zorunda kalıyor.
20–25 bin TL arasında aylık alanlar: Yaklaşık 9 milyon 300 bin kişi, yani toplamın yüzde 56’sı, dar bir gelir bandında sıkışmış durumda.
25 bin TL’nin üzerinde aylık alanlar: Yapılan yüzde 12,19’luk artış sonrası bu grubun oranı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde. Bu da yaklaşık 1 milyon 650 bin kişiye karşılık geliyor.
Bu dağılım, emekli aylıklarının büyük bölümünün alt ve orta gelir bantlarında yoğunlaştığını açık biçimde ortaya koyuyor.
Ortalama aylıklar tabana yaklaşıyor
Sorunun yalnızca en düşük emekli aylığıyla sınırlı olmadığına işaret eden veriler, ortalama emekli aylıklarının da yıllar içinde hızla tabana yaklaştığını gösteriyor.
Resmî verilere göre:
2019’da en düşük emekli aylığı ile ortalama aylık arasındaki fark yüzde 109 iken,
2025’te bu fark yüzde 24’e geriledi,
2026’da ise yüzde 18 seviyesine kadar düştü.
2026 itibarıyla en düşük tamamlanan aylık 20 bin TL, ortalama emekli aylığı ise 23 bin 551 TL olarak hesaplanıyor. Bu tablo, prim gün sayısı ve çalışma süresi farklarının emekli maaşlarına giderek daha az yansıdığını; uzun yıllar çalışanlarla daha kısa süre çalışanlar arasındaki gelir farkının hızla kapandığını ortaya koyuyor.
Üst gelir dilimi dar
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda paylaşılan veriler de üst gelir diliminin sınırlı kaldığını gösteriyor. Zam öncesinde 25 bin TL’nin üzerinde aylık alan emekli sayısı sadece 640 bin iken, yapılan artışlara rağmen bu grubun toplam içindeki payı en fazla yüzde 10 seviyesine çıkabildi.
Veriler, yaklaşık 5,7 milyon kişinin 20 bin TL ve altında aylıkla yaşadığını, aylık alanların yarıdan fazlasının 20–25 bin TL bandında sıkıştığını ve sadece onda birlik bir kesimin 25 bin TL’nin üzerinde gelir elde edebildiğini ortaya koyuyor. Dul ve yetimler ise sistemin en kırılgan ve en düşük gelirli grubu olmaya devam ediyor.
Uzmanlara göre dosya bazlı açıklamalar, kişi bazında yaşanan yoksulluğun gerçek boyutunu tam olarak yansıtmıyor. Rakamlar kâğıt üzerinde sınırlı görünse de, sahadaki tablo çok daha geniş bir kesimin düşük gelirle yaşam mücadelesi verdiğine işaret ediyor.


