Pedofili milyarder Yahudi Jeffrey Epstein'ın işlediği vahşetlerin doğrulanmasının ardından birçok kişi şu soruyu soruyor: “Bizden gizlenen veya göz yumduğumuz daha fazla şey var mı?… Uçurumun derinliği gerçekten ne kadar?..”
ABD Adalet Bakanlığı, çocuk tecavüzcüsü ve fuhuş ağı lideri Mossad ajanı Epstein'le ilgili belgelerin sadece yüzde 2'sini açıkladı.
Belgelerde adı sıkça geçen ABD Başkanı Donald Trump, vahşetin boyutlarının örtbas edilmesi için çabalıyor.
ABD'nin önde gelen televizyon kanallarından Kanal 4'ün haberi Adalet Bakanlığı'nın sapkınlığın boyutlarını ve kimlerin bu belgelerde adının geçtiğini, yazışmalar ile fotoğraf ve videoların tamamının kamuoyuna açıklanmadığını ortaya koydu.
Bilgiler çok çarpıcı
Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı 3 milyon sayfa Epstein belgesi, gerçek verilerin sadece %2'siymiş!
2019'da Epstein'ın Florida malikanesi, New York evi ve lüks adasından onlarca cihaz, bilgisayar, sabit disk ve sunucu FBI'a götürüldü.
Peki ne kadar veri vardı?
2020'deki e-postalar: "20-40 TERABYTE veri bekliyoruz"
2024'teki e-postalar: "14,6 TERABYTE arşivlenmiş veri var"
Yayınlanan: Sadece 300 GB (yaklaşık %2)
Geriye kalan 14,3 TB nerede?
Epstein Yasası gereği Adalet Bakanlığı, Epstein'ın ağı ve suçlarıyla ilgili tüm dosyaları incelemek zorundaydı. 6 milyon sayfa tespit edildi dediler. 3 milyon yayınladılar. Ama toplanan veri bunun kat kat fazlasıydı…

Çapraz ateşe tutuldu: ABD Kongresi'nde Adalet Bakanı Bondi’ye Epstein soruları
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Jeffrey Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell’e ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçınması nedeniyle hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin eleştirisine hedef oldu…

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi oturumunda, Epstein mağdurlarına ilişkin paylaşılan belgeler, davanın seyri ve Başkan Donald Trump yönetiminin dosyaya yaklaşımı hakkında sorularla karşılaştı.
Oturumda, Cumhuriyetçi Kongre üyesi Thomas Massie ile Bondi arasında, Adalet Bakanlığının mağdurların kimliklerini yanlışlıkla ifşa etmesi ve iddia edilen bir suç ortağının kimliğinin gizlenmesi konularında tartışma yaşandı.
Massie’nin mağdurların kimliklerinin ifşa edilmesinden kimin sorumlu olduğunu sorması üzerine Bondi, soruya doğrudan yanıt vermek yerine Massie’yi "başarısız bir politikacı" olmakla suçladı.
Epstein mağdurları tarafından protesto edildi
Adalet Komitesi oturumu sırasında salonda bulunan bazı Epstein mağdurları, Adalet Bakanı Bondi’nin kendilerine bakmayı reddettiğini belirterek, Trump yönetimindeki Adalet Bakanlığı tarafından görmezden gelindiklerini ifade etmek amacıyla ellerini kaldırarak sessiz protesto gerçekleştirdi.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Pramila Jayapal’ın sorularını yanıtlarken zorlanan Bondi, duruşma salonunda bulunan Epstein mağdurlarından davadaki tutumuna ilişkin özür dilemeyi reddetti.
Bondi, özür dilemeye zorlanarak "aşağı çekilmeye" çalışıldığını öne sürdü. Demokrat Temsilcileri “tiyatro yapmakla” suçlayan Bondi, Epstein’in eski kız arkadaşı ve suç ortağı olarak Teksas’ta hapis yatan Ghislaine Maxwell’in Trump tarafından affedilip affedilmeyeceğine ilişkin soruya ise "Tahmin yürütmeyeceğim." yanıtını verdi. Epstein dosyasına ilişkin tutumunu savunan Bondi, "Ben kariyer savcısıyım. Tüm kariyerimi mağdurlar için mücadele ederek geçirdim ve bunu yapmaya devam edeceğim" dedi. Adalet Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Jim Jordan’ın ise oturum sırasında Bondi’nin sözlerini birkaç kez keserek süreci yönlendirdiği görüldü.

Jeffrey Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell
Bugüne dek büyük bir suskunluk gösteren medyanın da Epstein vahşetinin parçası olduğu ortaya çıktı.
Oysa on yıllardır, onlarca kadın son haftalarda doğrulanan dehşet verici olayları aynen rapor ediyordu.
Ama onların hikayelerini çok az kişi duydu.
Ve onlara inananların sayısı daha da azdı.
Maria Farmer, Anneke Lucas veya Cathy O'Brien gibi kurbanlar için bu durum nasıl bir his olmalı?
Görmezden gelinen, deli olarak etiketlenen bu insanların yaşadıkları dehşet verici olaylar, en yüksek makamlardaki bankacılar ve politikacılar tarafından "sanat eserleri" olarak ölümsüzleştirilip sergileniyor mu?
Pizzagate skandalında adı geçen John Podesta'nın kardeşi Tony Podesta'nın Đurđević'in bu tür tablolarına sahip olmasının sebebi nedir?
Bunu evinizde asar mıydınız? Birinin evinde böyle bir şey bulsanız ne kadar rahatsız olurdunuz?
Alttaki resimler Lena Cronqvist'e aittir.
Brüksel'deki AB Parlamentosu neden 2023'te bu sanatçının eserlerini sergiledi?
Bu soruların olası cevapları o kadar korkunç ki, insan bunları düşünmeye bile cesaret edemiyor. Belki de tam olarak bu yüzden en kötü suçlarından paçayı sıyırıyorlar.
Kurbanlarıyla alaycı bir şekilde dalga geçiyorlar ve bizim bariz olanı fark edemememiz, muhtemelen onlar tarafından aşağılığımızın nihai kanıtı olarak görülüyor.
Belki de bunu tam olarak bunu haklı çıkarmak için kullanıyorlar: bize aşağılık hayvanlarmış gibi davranmak.
Epstein ve Bill Gates gibi kişilerin yoksullardan nasıl "kurtulacaklarını" tartıştıkları gerçeği geçen haftadan beri bir gerçek!
ABD Adalet Bakanlığı, Epstein dosyalarında adı geçen tüm isimlerin listesini Kongreye iletti
ABD Adalet Bakanlığı'nın, Jeffrey Epstein ile ilgili belgelerde Başkan Donald Trump da dahil olmak üzere adı geçen kişilerin listesini Kongre'ye gönderdiği belirtildi
The Hill gazetesinin haberine göre, Adalet Bakanlığı, ABD Kongresine Epstein dosyaları hakkında bir belge gönderdi. Senato ve Temsilciler Meclisi Adalet Komiteleri başkanlarına gönderilen 6 sayfalık belgede, Epstein dosyalarında yapılan düzenlemelerin ve sansürlerin gerekçeleri açıklandı.
Politico muhabiri Josh Gerstein'in yayınladığı belgede, eski ABD Başkanı Bill Clinton, Microsoft'un kurucu ortağı ve eski Üst Yöneticisi (CEO) Bill Gates, Meta'nın kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Trump da dahil olmak üzere, Epstein dosyalarında adı geçen tüm önemli figürlerin isimlerine yer verildi.
Belgedeki isimlerin farklı bağlamlarda yer aldığı, Epstein veya eski kız arkadaşı ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile doğrudan iletişim kuranlardan, Epstein ya da Maxwell ile herhangi bir teması bulunmayıp yalnızca medya raporlarında adı geçenlere kadar uzandığı belirtildi.
Hangi kişinin isminin hangi bağlamda geçtiği ise bilinmiyor.
Casey Wasserman imparatorluğunu satıyor: Hollywood'un gizli patronunu 'deri kıyafet' mesajı yakalattı
Jeffrey Epstein belgelerinde ortaya çıkan skandal yazışmalar, Hollywood’un en güçlü menajerlik ajansını yolun sonuna getirdi. Başta Chappell Roan olmak üzere dünya yıldızlarının peş peşe sözleşme feshetmesiyle köşeye sıkışan Casey Wasserman, milyar dolarlık dev ajansını satışa çıkarma kararı aldı
Hollywood’un önde gelen menajerlerinden Casey Wasserman, ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin milyonlarca sayfalık belgeyi yayımlamasının ardından gündeme geldi. Belgelerde Wasserman’ın, cinsel suçlu Jeffrey Epstein’ın uçağına bindiği ve Epstein’ın eski kız arkadaşı ve suç ortağı Ghislaine Maxwell ile özel içerikli mesajlar yazıştığı ortaya çıktı.
CNN International'ın haberine göre süreç, şarkıcı Chappell Roan’ın Wasserman’ın adını taşıyan ajansla yollarını ayırdığını açıklamasıyla kamuoyunda görünür hale geldi. Kısa süre içinde Orville Peck ve şarkıcı-söz yazarı Weyes Blood da benzer kararlar aldıklarını duyurdu.
Yetkililer tarafından Wasserman’a yöneltilmiş herhangi bir suçlama bulunmuyor fakat hem temsil ettiği sanatçılar hem de ajans bünyesindeki menajerler tarafından görevden çekilmesi yönünde baskı görüyor.

Kriz yönetimi seçenekleri
Wasserman’ın, kriz yaşayan güçlü isimlerin başvurduğu klasik yöntemlere yönelmesi bekleniyor. Buna göre:
Perde arkasında bir kriz iletişimi firmasıyla çalışabilir,
Gündemin başka bir krize kaymasını umarak sessiz kalabilir,
Danışmanlarının uygun gördüğü sınırlı bir zamanda kamuoyuna açıklama yapabilir.
Ayrıca kendi ajansında kalıp kalmama konusunda da bir karar vermesi gerekiyor. Ajansın isminin değişip değişmeyeceği de belirsizliğini koruyor.
2028 Los Angeles Olimpiyatları görevi sürüyor
Wasserman aynı zamanda 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nın koordinasyon komitesi başkanı olarak görev yapıyor. Bazı Los Angeles yetkilileri bu görevden de çekilmesi çağrısında bulunsa da LA28 İcra Kurulu çarşamba günü CNN’e yaptığı açıklamada, “kuruluşun liderliğine ilişkin tüm kaygıların gözden geçirildiğini” ve Wasserman’ın LA28’i yönetmeye ve güvenli, başarılı bir Oyun sunmaya devam etmesi gerektiğinin belirlendiğini bildirdi.
CNN, yorum almak için Wasserman’ın ajansına ve kendisini temsil eden kriz iletişim şirketine ulaştı.
Wasserman, sanatçıların ayrılığına ilişkin kamuoyuna doğrudan bir açıklama yapmadı. Ocak ayında Associated Press’e yansıyan bir açıklamasında Maxwell ile yazışmalarından dolayı “pişmanlık” duyduğunu ifade etti ve yazışmaların “onun korkunç suçları ortaya çıkmadan yirmi yılı aşkın süre önce gerçekleştiğini” belirtti.
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Jeffrey Epstein ile hiçbir kişisel ya da ticari ilişkim olmadı. Belgelerle de sabit olduğu üzere, 2002 yılında Clinton Vakfı heyetiyle insani bir gezi kapsamında Epstein’ın uçağında bulundum. Her ikisiyle herhangi bir bağlantım olduğu için son derece üzgünüm.”
“Neredesin, seni özledim”
Belgelerde yer alan bilgilere göre Wasserman ile Ghislaine Maxwell arasındaki samimi mesajlaşmalar 2003 yılında gönderildi.
Mesajlardan birinde Wasserman, Maxwell’e “Seni dar bir deri kıyafet içinde görebilmem için ne yapmam gerekiyor?” diye yazdı. 1 Nisan 2003 tarihli başka bir e-postada ise o dönem evli olan Wasserman, Maxwell’e “Neredesin, seni özledim” ifadelerini kullandıktan sonra masaj ayarlamak istediğini belirtti.
Maxwell, 1994-2004 yılları arasında Epstein’ın reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismarına yardım ettiği gerekçesiyle 2021’de altı suçlamanın beşinden suçlu bulundu. 2022’de federal hapiste 20 yıl ceza aldı.
Sanatçı cephesinden açık tavır
Wasserman Ajansı, spor, müzik ve eğlence sektöründe uzun süredir güçlü bir aktör. Kadrosunda Coldplay, Ed Sheeran, Kendrick Lamar, Joni Mitchell, Travis Scott ve Kenny Chesney gibi büyük yıldızlar bulunuyor.
Grammy ödüllü Chappell Roan, pazartesi günü Instagram’da artık Wasserman’ın yönettiği ajans tarafından temsil edilmediğini duyurdu.
“Sanatçılar değerleriyle örtüşen, güvenliklerini ve onurlarını destekleyen bir temsil hakkını hak ediyor,” diye yazdı Roan. “Bu karar, sektörümüzde anlamlı değişimin hesap verebilirlik ve güven kazanan liderlik gerektirdiğine olan inancımı yansıtıyor.”
Weyes Blood ise Instagram’da yaptığı paylaşımda, ajanstaki menajerlerine büyük saygı ve sevgi duyduğunu, ancak Wasserman ile devam etmeyeceğini açıkça ifade etti:
“Casey Wasserman’ın davranışları, değer verdiğim her şeyle temelden çelişiyor.”
Orville Peck de salı günü Instagram üzerinden ajansla yollarını ayırdığını duyurdu ve ajanstaki diğer çalışanlara duyduğu şefkati vurguladı.
Best Coast grubundan Bethany Cosentino, açık mektubunda Wasserman’ın istifa etmesi çağrısında bulundu:
“Bunun normalmiş gibi davranılması normal değil. Güç sahibi insanlar artık kayarak kurtulamamalı.”
Local Natives, Dropkick Murphys ve Wednesday gibi diğer gruplar da Wasserman’ı kınayan açıklamalar yaptı.
Hollywood mirası ve yükselişi
Wasserman, Hollywood’un köklü ailelerinden geliyor. Büyükbabası Lew Wasserman, savaş sonrası dönemde modern Hollywood güç simsarlığı kavramını şekillendiren en etkili menajerlerden biriydi. Music Corporation of America (MCA) aracılığıyla Bette Davis ve Clark Gable gibi ikonları temsil etti; aynı zamanda Demokrat Parti için milyonlarca dolar bağış topladı.
2002’de hayatını kaybeden Lew Wasserman, Casey’nin anne ve babasının ayrılmasının ardından onu kendi oğlu gibi yetiştirdi. O dönem Casey Myers olarak bilinen isim, 1995’te 18 yaşındayken adını Casey Wasserman olarak değiştirdi.
2017’de “Rich Roll” podcast’inde konuşan Wasserman, büyükbabasının hayatındaki rolünü şöyle anlattı:
“Bilinçli olarak baba figürüm olmayı seçti ve bu hayatımda çok şey ifade etti. O bu kararı vermeseydi bugün olduğum kişi olmazdım.”
Wasserman kariyer basamaklarını da hızla tırmandı. 24 yaşında, çok milyon dolarlık bir güven fonu aldıktan sonra Arena Football League takımı Los Angeles Avengers’ı satın aldı.
Ardından Wasserman Media Group’u kurdu ve şirketi bugün spor ve eğlence dünyasının önde gelen ajanslarından biri haline getirdi. Büyükbabası gibi Demokrat Parti bağış toplama faaliyetlerinde de yer aldı.
2016’da “The Herd with Colin Cowherd” programında şirket kültürüne önem verdiğini belirterek, “İnsanların başarılı olabileceği ve en iyi oldukları şeyi yapabilecekleri bir ortam yaratmaya çalışıyorum. Bu da genellikle kendi egonu bir kenara bırakıp onlarınkini benimsemek anlamına gelir,” demişti.
Başarı arttıkça sorunların da arttığını ise yine “Rich Roll” podcast’inde şu sözlerle ifade etmişti:
“Yaş aldıkça şunu fark ettim: Ne kadar başarılı olursanız o kadar fazla problem ve zorlukla karşılaşırsınız. Bir şeyler her zaman ters gider. Başarının asıl ölçütü, kötü haberleri ve problemleri ne kadar iyi yönettiğinizdir.”
Şimdi ise Wasserman, kariyerinin en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıya.
Epstein depremi Dubai’ye sıçradı: Lojistik devi DP World'de Sulayem dönemi kapandı
Dubai Hükümeti’ne bağlı Dubai Media Office tarafından yapılan açıklamada, DP World’ün yeni yönetim kadrosu kamuoyuna bildirildi.
Açıklamada isim verilmemekle birlikte, şirketin başkanlığına Essa Kazim’in atandığı, grup CEO’luğuna ise Yuvraj Narayan’ın getirildiği belirtildi. Söz konusu görevler daha önce Sultan Ahmed bin Sulayem tarafından yürütülüyordu.
AP'nin haberine göre DP World, Dubai ekonomisinin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor ve küresel ölçekte faaliyet gösteren en büyük lojistik ve liman işletmeciliği şirketleri arasında yer alıyor. DP World'un Kocaeli'de de DP World Evyap Yarımca isimli bir limanı bulunuyor.

71 yaşındaki Sulayem, 2007’den bu yana DP World’ün başkanlığını, 2016’dan itibaren ise CEO’luğunu yürütüyordu. Şirket, dünya konteyner ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unu yönetiyor.
Epstein bağlantıları
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan e-postalar, Sulayem’in Jeffrey Epstein ile onlarca yıla yayılan profesyonel ve kişisel ilişki içinde olduğunu ortaya koydu.
2007 ile Epstein’ın Ağustos 2019’da cezaevinde hayatını kaybetmesinden haftalar öncesine kadar uzanan yazışmaların büyük kısmının, Epstein’ın 2008 yılında bir reşitten fuhuş talep etmekten mahkum edilmesinin ardından gönderildiği belirtildi. Öyle ki Sulayem'in Epstein'e son attığı mail ölümünden tam bir gün önce.
İkilinin yazışmalarda Epstein’ın özel adasına ziyaretleri görüştüğü, birbirlerini nüfuzlu isimlerle tanıştırdığı ve iş, siyaset ile din konularında içerik paylaştığı aktarıldı. Mesajlarda ayrıca cinsellik ve kadınlar hakkında açık ve zaman zaman aşağılayıcı ifadeler yer aldığı kaydedildi.
Putin'den Sarkozy'e
Yazışmalarda, Epstein’ın bin Sulayem’i eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin bir danışmanı ve eski Avrupa Komisyonu yetkilisi Peter Mandelson gibi isimlerle tanıştırdığı görülüyor.
Mandelson’un, Epstein ile ilişkisine dair daha önce açıklanmamış e-postaların ortaya çıkmasının ardından görevlerinden ayrıldığı ve İngiltere İşçi Partisi’nden istifa ettiği belirtiliyor.
Belgelerde bin Sulayem’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü ve dönemin İngiltere Başbakanı David Cameron ile İngiltere'de toplantı planladığını Epstein’a yazdığı da yer alıyor.
Uluslararası ortaklardan yatırım freni
Middle East Eye'ın haberine göre Sulayem, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en güçlü iş insanları arasında gösteriliyor. Dubai’de nüfuzlu bir ailede doğan Sulayem’in babası, kentin yönetici Al Maktoum ailesine danışmanlık yapmıştı.
Epstein bağlantılarının gündeme gelmesinin ardından, Birleşik Krallık ve Kanada’daki bazı finans kuruluşları DP World ile yeni yatırımları askıya aldı.
Kanada’nın Quebec eyaletine bağlı emeklilik fonu La Caisse, DP World Canada’daki yüzde 45’lik payıyla şirketin en büyük finansal ortaklarından biri konumunda. Fon yönetimi, DP World’ün “gerekli adımları” atmasına kadar yeni yatırımları durdurduğunu açıkladı.
Birleşik Krallık’ın kalkınma finansmanı kurumu British International Investment (BII) de Sulayem’in Epstein ile bağlantıları nedeniyle yeni sermaye aktarımını askıya aldığını duyurdu. BII, DP World ve Somaliland hükümetiyle birlikte Berbera Limanı’nın ortak sahipleri arasında yer alıyor.
Epstein'in e-postalarıyla ilgili yeni iddia: Altı yıldır Fransız yargısının elindeydi
Fransız Marianne dergisi, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanırken cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'e ait e-postaların 6 yıldır Fransız yargısının elinde bulunduğunu iddia etti. Derginin haberine göre, uluslararası basın Epstein'e ait binlerce e-postayı incelemeyi sürdürüyor. Buna karşın, söz konusu e-postaların kaynağına ilişkin merkezi öneme sahip Fransız adli belgesinin basında neredeyse hiç yer bulmadığı belirtildi.

Haberde, Paris Temyiz Mahkemesinde görevli bir cumhuriyet savcısının 8 Temmuz 2020’de ABD'nin yargı makamlarına gönderdiği adli yardım talebinde, Epstein'e ait "[email protected]" adresli e-posta hesabının Eylül 2019'da Paris'teki evinde yapılan aramada ele geçirildiğinin açıkça ifade edildiği aktarıldı.
Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi Milletvekili Antoine Leaument, X paylaşımında Marianne dergisinin haberini alıntılayarak, "Bu bilgi hayati ve aynı zamanda önerdiğimiz parlamento soruşturma komisyonunun kurulmasını haklı çıkarıyor" ifadesini kullandı. Leaument, bu meseleyle ilgili resmi kurumlarda olası aksaklıkların araştırılması gerektiğini savundu.
LFI Milletvekili Gabrielle Cathala ise aynı platformdan söz konusu haberle ilgili yaptığı açıklamada, "İşte bu yüzden, bu meseleyle ilgili soruşturma komisyonu kurulması talebi sunduk" dedi. Cathala, Ulusal Meclis Başkanı Yael Braun-Pivet'nin dün komisyon kurulmasına yönelik taleplere karşı çıktığını belirterek, şeffaflığa önem veren tüm milletvekillerinin bu girişimi desteklemesi gerektiğini söyledi.



