Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik Kilisesi'nin lideri Papa 14'üncü Leo, göreve gelmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştiriyor.
14'üncü Leo, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılandı. Erdoğan ve Papa ikili görüşme gerçekleştirdi.
Ortak basın toplantısında kürsüye ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çıktı ve şunları söyledi:
“Kendilerinin göreve başladıktan sonra ilk ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirmesini çok anlamlı buluyorum. Bu ziyaretin Türkiye ve Vatikan arasındaki köklü ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamasını canı gönülden temenni ediyorum. Ziyaret boyunca Türkiye’den verilecek mesajların Türk-İslam dünyasına, tüm Hristiyan coğrafyasına ulaşacağına, dünyada barış umutlarını daha da artıracağına yürekten inanıyorum.”
“İnsanlığın yön arayışının hızlandığı, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığı, Asya’dan Afrika’ya Latin Amerika’dan Doğu Avrupa’ya gerilimlerin arttığı dönemde gerçekleşen ziyaretin hayırlara vesile olmasını ümit ediyorum.”
Türkiye'de kilise ve sinagogları yan yana görürsünüz. "

“SURİYE VE UKRAYNALI MÜLTECİLERE KAPILARIMIZI AÇTIK”
"Verimli geçen ikili görüşmemizde istikrarın tesisi konusundaki gözlemlerimizi ve ortak beklentilerimizi paylaştık.
İkili münasebetlerimizin yanı sıra insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren güncel meseleleri ele aldık. Göçe zorlanan insanlara sahip çıkmak kadar, insanları göçe zorlayan sebeplerin ortadan kaldırılmasına dikkat çektik.
Milli gelire oranla dünyada en fazla insani yardım yapan ülkeyiz. Suriye ve Ukrayna'da savaştan kaçan mültecilere kapılarımızı açtık. Herkes için adalet, herkes için barış, herkes için huzur. Bizim başarmak istediğimiz budur. "
"İSRAİL, GAZZE'DEKİ TEK KATOLİK KİLİSESİNİ VURDU"
"İsrail saldırılarında 70 binden fazla Gazzeli katledildi. İsrail hükümeti kilise ve camilerin olduğu sivil yerleri aylardır bombalıyor. İsrail'in vurduğu ibadethenelerden biri Gazze'deki tek Katolik Kilisesi olan Kutsal Aile Kilisesi'ydi. Filistin halkına en büyük borcumuz adalettir."
"İNSANLAR AŞIRI GÖRÜŞLER TARAFINDAN PARÇALANIYOR"
Erdoğan'ın ardından Papa 14'üncü Leo kürsüye çıktı. Papa, konuşmasında şunları söyledi:
"Yaşadığınız toprakların kültürel değerleri, farklı fikirler ve geleneklerin bir araya geldiğini kalkınmanın bir bütün şeklinde gerçekleştiğini hatırlatmaktadır. Boğaz üzerindeki köprü imgesi, iç çeşitliliğinize değer verdiğinizi gösteriyor. Bu köprü, Asya ve Avrupa'yı ve Doğuyla Batı'yı birleştirmeden önce ülkeyi birleştirmektedir.
Ülkenizde yaşayan Hristiyanlar da Türklerdir ve kültürünüzün bir parçasıdır. Ancak insanlık gittikçe kutuplaşıyor ve insanlar aşırı görüşler tarafından parçalanıyor. Türk Papa olarak bilinen Papa 23'üncü John, Akdeniz'in tam kalbinden bizleri başkaların acısını hissetmeye, yoksulların ve yeryüzünün çığlığına davet ederek kayıtsızlığa karşı çıkmıştır.
Hepimiz Tanrı'nın çocuklarıyız. Bunun da sosyal ve siyasal sonuçları vardır."
"TÜRKİYE BARIŞ KAYNAĞI OLSUN"
Aile, sosyal yaşamın ilk çekirdeğidir. Diğer ülkelerden daha faza olarak aile, Türk kültüründe hâlâ çok önemlidir.
Aile yaşamında kadınların katkısı çok özel biçimde ortaya çıkar.
Türkiye, adil ve kalıcı barışın hizmetinde halklar arasında bağ kurmuştur. Bu ülkenin katkılarıyla barışa daha yakın olacağız. Türkiye barış kaynağı olsun."
Papa 30 Kasım'a kadar Türkiye'de olacak, ardından 2 Aralık'a kadar Lübnan'ı ziyaret edecek.
Papa 27 Kasım'da Anıtkabir ziyaretinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe'de kabul edildi.
Daha sonra Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile de görüşmesi öngörülüyor.
Akşam İstanbul'a geçecek olan Papa, 28 Kasım Cuma günü de Kutsal Ruh Katedrali ve bir yardım evini ziyaret edecek, ayrıca Türkiye Hahambaşı ile özel bir görüşme yapacak.
Papa 28 Kasım'da ayrıca Bursa'nın ilçesi İznik'i de ziyaret edecek.
İznik'te, antik Aziz Neophytos Bazilikası'nın kalıntıları yakınında, Patrik Bartholomeos ile birlikte "ekümenik dua" törenine katılacak.
Papa burada Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ve diğer Hıristiyan ruhani liderleriyle birlikte MS 325'te toplanan Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümünü kutlayacak.
İznik'e bu ziyareti Nisan'da hayatını kaybeden Papa Francesco planlamış ancak vefat etmesinin ardından anma töreni ertelenmişti.
Papa, 29 Kasım'da Sultan Ahmet Camii'ni ziyaret edecek. Bu ziyarette "kısa bir dua" anı öngörülüyor.
Papa daha sonra Mor Efrem Süryani Ortodoks Kilisesi'ne ve Aya Yorgi Patrikhane Kilisesi'ne gidecek ve Patrik Bartholomeos ile bir ortak bildirge imzalayacak.
Aynı gün Volkswagen Arena'da, yaklaşık dört bin kişinin katıldığı bir Kutsal Ayin yönetecek.
30 Kasım'da Ermeni Apostolik Katedrali'ne "dua ziyareti" yaptıktan sonra Fener Rum Ortodoks Kilisesi'nde Aziz Andreas Yortusu törenine katılacak.

Papa 14. Leo'nun Türkiye ziyareti anısına özel tişörtler yapıldı.
Azınlıklar vurgusu
Vatikan, papaların Türkiye ziyaretlerinin hem Ortodoks kilisesiyle birlik ufku hem de İslam ile diyalog temeline dayandığını vurguluyor.
Öte yandan, "Türkiye Anayasası ibadet özgürlüğünü tanısa da" dini azınlıkların zorluklar yaşayabildiği belirtiliyor ve "Türkiye'deki Katolik Kilisesi, son 10 yılda 2006'da Trabzon'da Peder Andrea Santoro'nun ve Haziran 2010'da İskenderun'da öldürülen Anadolu Apostolik Vekili Monsenyör Luigi Padovese'nin suikastlarıyla dramatik anlar yaşadı" hatırlatması yapılıyor.
Katolik Kilisesi verilerine göre Türkiye'de 33 bin civarı Katolik yaşıyor. Bu, toplam nüfusun 10 binde dördüne denk geliyor.
Türkiye'ye giden beşinci papa
Türkiye'ye ilk papa ziyareti 1967'de 6. Paul tarafından yapılmıştı.
14. Leo, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan beşinci Papa olacak.
1960'larda papalar İtalya dışına seyahat etmeye başladığından beri, biri hariç hepsi Türkiye'yi ziyaret etti.
Bu geleneğin tek istisnası, 1978'de göreve gelmesinden 33 gün sonra ölen 1. John Paul idi.
Vatikan papalık gezileri açısından Türkiye'nin "ayrıcalıklı" bir konuma sahip olduğunu belirtiyor.
Bunu, Hristiyanlığın ilk dönemleri için bugün Türkiye'nin yer aldığı toprakların önemiyle, örneğin kilisenin ilk sekiz konsilinin Türkiye topraklarında yapılmış olmasıyla açıklıyor.
Ayrıca İstanbul'daki Rum Ortodoks kilisesi ile yakınlaşma çabaları da Türkiye ziyaretlerinin baş nedenlerinden.
Beyrut programı
Papa 14. Leo'nun Türkiye'den sonra 30 Kasım-2 Aralık arasında Lübnan'ı ziyaret etmesi planlanıyor.
Beyrut, Annaya, Harissa, Bkerke ve Jal el Dib'e gidecek olan Papa, 2020'deki patlama anısına Beyrut Limanı'nda dua edecek ve bir ayin yönetecek.
Ekim ayında Vatikan'ı ziyaret eden Ürdün Kraliçesi Rania'nın Papa'ya "Lübnan'a seyahat etmenin güvenli olduğunu düşünüyor musunuz?" diye sorduğu duyulmuştu. Fotoğraf çekimi sırasında kameraların kaydettiği bu soruya Papa, "Eh, gidiyoruz" diye yanıt vermişti.
23 Kasım'da İsrail'in Beyrut'ta düzenlediği hava saldırısı sonrası da Papa'nın Lübnan gezisinin güvenlik boyutu tekrar gündeme geldi.
Vatikan, gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını belirtiyor. Papa da 25 Kasım'da günü gazetecilerin bu konudaki sorularını yanıtlarken, bu gezide "barış mesajı" vereceğini söyledi.
Ziyaret hangi açılardan önemli?
Hazırlıkları uzun süredir devam eden ziyaret farklı açılardan önemli görülüyor.
Gerçek adı Robert Francis Prevost olan Papa 14. Leo, Papa seçilen ilk Amerikalı pontif. 8 Mayıs 2025'te seçilmesinin ardından Vatikan'da reform odaklı bir yaklaşım içinde olacağına dair işaretler veren Papa, ilk dış ziyaretini neden Türkiye'ye yaptığını "Hristiyanlığın temel taşlarından biri olan İznik Konsili, birliğin simgesi. Bu topraklarda barış mesajı vermek istiyoruz" sözleriyle açıklamıştı.
Pek çok farklı kaynağa göre Papa Leo, Türkiye'ye gelmeyi kabul ederek hem Katolik Kilisesi'nin "ekümenik diyalog" vizyonunu sürdürdüğünü hem de Hristiyan birliğine verdiği önemi vurgulamış olacak.
Özellikle Birinci İznik Konsili'nin 1700'üncü yıl dönümünde gerçekleşecek anma törenlerine katılım, Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasındaki ekümenik diyaloğun sembolik bir zirvesi olarak nitelendiriliyor.
Ekümenik diyalog, Hristiyan dünyasındaki farklı mezheplerin, özellikle de Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliselerinin birbirleriyle karşılıklı anlayışı artırmak, ortak noktaları bulmak ve birlik arayışını güçlendirmek için yürüttükleri resmî görüşme ve iş birliği süreci olarak biliniyor.
Doğu ve Batı kiliselerinin 1054 yılında bölünmesiyle mezhepler arasındaki yaklaşık bin yıllık ayrılığın ardından 1960'lı yıllarda diyalog başlamıştı. 1962–1965 arasında ekümenik ilişkilerde yumuşama ve dinler arası diyalog başlamış ve 1964'te Papa 6. Paul ile Patrik Athenagoras Kudüs'te buluşmuştu. Roma ile İstanbul arasındaki karşılıklı aforoz 900 yılın ardından 1964'te kaldırılmıştı.
Bu nedenle yeni Papa’nın ziyareti bu diyaloğun sürdürülmesi ve ileriye taşınması açısından önemli görülüyor.
Hilken Doğaç Boran & Esra Yalçınalp
BBC Türkçe
İstanbul'a otomobil ile iki saat uzaklıktaki İznik, ilk görüşte tarihin seyrinin değiştiği bir antik kentten çok sakin bir Ege kasabasını andırıyor.
Çiçek ve sarmaşıklarla dolu balkonların süslediği dar sokaklarda İznik Gölü'nün havası hissediliyor.
Dünyaca ünlü İznik çinileriyle bezenmiş çarşıda kentin tarihi merkezini boylu boyunca yürümek yarım saat sürmüyor.
Tarihi merkezin bitiminde karşınıza çıkan ve bazı kısımları milattan önce dördüncü yüzyıla kadar dayanan surlar şehrin ihtişamlı geçmişini ele veriyor.
Burası Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yapmış bir yerleşim yeri.
Bursa'nın 45 bin nüfuslu ilçesi şimdi Katoliklerin ruhani lideri Papa 14. Leo'yu ağırlamaya hazırlanıyor.
Peki Papa, Mayıs'ta göreve geldikten sonra ilk yurtdışı ziyaretini neden buraya yapıyor?

Papa'nın 27 Kasım'da Ankara'dan başlayan Türkiye ziyaretinin odağında İznik'te düzenlenecek bir tören olacak.
Papa burada Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ve diğer Hıristiyan ruhani liderleriyle birlikte MS 325'te toplanan Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümünü kutlayacak.
İznik'e bu ziyareti Nisan'da hayatını kaybeden Papa Francesco planlamış ancak vefat etmesinin ardından anma töreni ertelenmişti.
Halefi Papa 14. Leo ziyaretten vazgeçmedi.
Eylül'de yayımlanan bir söyleşide "Günümüz Kilise hayatındaki en derin yaralardan biri, Hristiyanlar olarak bölünmüş olmamızdır…" dedi.
İznik Konsili anma törenini farklı Hıristiyan kiliselerinin ortak noktası olarak gördüğü için özellikle teşvik ettiğini söyledi.
14. Leo Türkiye'yi ziyaret eden beşinci papa oldu.
6. Paul, 1967'de Türkiye'yi ziyaret eden ilk Papa oldu. Ardından 1979'da 2. Jean Paul, 2006'da 16. Benedikt ve 2014'te Francesco da Türkiye'ye geldi. Bu fotoğrafta Papa 6. Paul dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ile sohbet ediyor.
Aynı zamanda Vatikan Devlet Başkanlığı görevini de yürüten ruhani lider, 27 Kasım'da önce Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile buluştu.
28 Kasım'da İstanbul'daki Saint Esprit Katedrali'nde din adamları ile biraraya geldikten sonra İznik'e gidecek.
29 Kasım'da ise İstanbul'da altı bin kişilik kapasitesi olan bir salonda ayin yapacak.
Papanın Türkiye ziyareti sırasında Patrik Bartholomeos ile Süryani ve Ermeni kilisesi liderleri ile de görüşmesi bekleniyor.
Papa 30 Kasım'da yurtdışı seyahatinin ikinci ayağı olan Beyrut'a gidecek.
Türkiye'de kaç Hıristiyan yaşadığına dair farklı veriler mevcut. Bu sayı çoğunluğu farklı Ortodoks kiliselerine mensup olmak üzere 100 bin ila 200 bin kişi arasında değişiyor.
Dönüm noktası
Birinci İznik Konsili'nin toplandığı dördüncü yüzyılın başlarına dönelim.
Hıristiyanların Roma İmparatorluğu'nda ibadetine henüz yeni izin verilmiş, İsa peygambere inananlar ilk kez bu kadar kapsamlı yasal haklara sahip olmuşlardı.
İskoçya'dan Kızıldeniz'e ve Fas'tan Dicle Nehri'ne uzanan Roma İmparatorluğu'nun başında 1. Konstantinus vardı.
İlk Hıristiyan imparator olan Konstantinus, o günün Hıristiyan dünyasının önde gelen liderlerini biraraya getirerek dine dair bazı anlaşmazlıkları gidermeye karar verdi.
Konstantinus ve din adamları, İznik Gölü kıyısında bulunan o dönem Nikaia olarak bilinen kentte bir araya geldi.
"Birinci İznik Konsili" olarak anılan bu toplantı hem Roma İmparatorluğu tarihi hem de Hıristiyanlık alemi için bir dönüm noktası oldu.

Sistine Şapel'inde yer alan ve Birinci İznik Konsili'ni tasvir eden 16. yy'dan kalma tarihi fresk. Sol üst köşede yer alan panaromik görüntüden yola çıkarak konsilin İznik surları dışında toplandığı düşünülüyor.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nden Eskiçağ tarihçisi Turhan Kaçar, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede bu toplantının siyasi önemini vurguluyor.
Din adamlarının ilk olarak Ankara'da toplanmak üzere karar aldığını ancak İmparator Konstantinus'un bir mektup yazarak İznik'e gelmelerini emrettiğini anlatıyor:
"Esas derdi toplantıyı idare etmekti. Kendi başlarına kaldıkları zaman psikoposların kavga edeceklerini çok iyi biliyordu. Geçmişteki iki kilise toplantısında böyle olmuştu."
Kaçar, 1. Konstantinus'un İznik Konsili ile birlikte dini bir "devlet aygıtı" haline getirdiğini söylüyor:
"Psikoposlar İznik'e gelirken kendi toplumlarının temsilcisiydi, memleketlerine dönerken artık devletin bir temsilcisi olarak geri gittiler."
İstanbul Yeşilköy'deki Katolik Aziz Stefanos Kilisesi rahibi Paolo Raffaele Pugliese de BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede şöyle diyor:
"[Bu toplantıdan sonra] Kilise devlet ile beraber yürümeye başladığı için sıkıntılar başladı...
"Siyasetçiler bir kere daha dini kendi hedeflerine varabilmek için kullanmak istediler."
'İmanımızın merkez noktası'
Rahip Pugliese, bu toplantıda İsa peygamberin tabiatı hakkında fikir birliğine varıldığını anlatıyor.
Birinci İznik Konsili'nde Tanrı'nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh şeklinde üç ayrı özden oluşan tek bir varlık olduğu net bir biçimde tanımlandı ve Hıristiyanlığın temel değerlerini teyit eden bir "İman İkrarı" kaleme alındı.
Pugliese, konsilin üzerinde mutabık kaldığı bu yaklaşım hakkında "Hıristiyanlar için bu tam imanımızın merkez noktası" diyor.
Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, ilk konsilin toplandığı İznik'in kutsal bir hac merkezi kabul edildiğini söylüyor.
BBC Türkçe'ye konuşan metropolit, burada üzerinde mutabakata varılan öğretilerin günümüzde de önemini koruduğunu vurguluyor:
"İznik'te ifade edilen inanışı sadece teorik ve dogmatik bir hakikat olarak görmüyoruz.
"Bu, adeta kehanet gibi hâlâ geçerli bir görüş ve modern medeniyetimizin muhtaç olduğu bir varoluş biçimi modeli sunuyor.
"Hangi din, ırk ve renkten olursa olsun birbirimizle ve komşularımızla sevgiyle bir arada var olma modeli."
'Tüm kiliselerin ortak paydası'
Tarihçiler Birinci İznik Konsili'nin Hıristiyanlığın ilk "ekümenik" yani evrensel konsili olduğunu söylüyor.
Konsilin 1700'üncü yıl dönümü için yapılan etkinlikler, Katolik ve Ortodoks kiliselerinin 1054'te ayrılması sonrası birlik tartışmaları açısından önemli görülüyor.
Prof. Dr. Turhan Kaçar, İznik Konsili'nin Hıristiyan kiliselerinin henüz birbirlerinden ayrılmadığı bir dönemde yapıldığını ve toplantının bu yüzden günümüz ruhani liderleri tarafından "birleştirici bir platform" olarak görüldüğünü söylüyor.
Rum Ortodoks metropoliti Maksimos Vgenopoulos, Birinci İznik Konsili'nden "geçmişte olduğu gibi bugün de tüm Hıristiyan kiliselerin inançlarını ifade eden ortak paydası" diye söz ediyor.
Papa 14. Leo da ziyaretiyle ilgili bir açıklamasında İznik'in Hıristiyanlar için önemini "Çünkü İznik bir İnanç Bildirgesi'dir, farklı bölünmeler yaşanmadan önce hepimizin ortak bir inanç beyanında bulunabileceği anlardan biridir" sözleriyle özetlemişti.

Aziz Neofitos Bazilikası'nın kalıntıları 2014'te keşfedildi. İznikli Hakan Turan, çocukluğunda arkadaşları ile su altındaki bazilika kalıntıları etrafında oyun oynadıklarını ve bu taşların üzerinde oturup balık tuttuklarını anlatıyor.
Anma töreni neden göl kıyısında yapılacak?
Birinci İznik Konsili'nin İznik'in neresinde toplandığı tam olarak bilinmiyor.
Hıristiyan din adamlarının kentteki imparatorluk sarayında toplanmış olabileceği düşünülüyor.
Prof. Dr. Turhan Kaçar, konsile katılan tarihçi ve din adamı Eusebius'un toplantının imparatorluk sarayında yapıldığına dair yazılarına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yapıyor:
"İznik Konsili'nin Hıristiyanlık ile ilgili bir dini yapıda toplanmış olması imkansız.
"Çünkü imparator [Konstantinus] zaten ancak beş altı ay öncesinde imparatorluğun doğu yarısına hakim olmuştu. Beş altı ay içinde bir kilise yaptırmış olamazdı."
Bahsi geçen imparatorluk sarayının kent surları dışında ve göl kenarında yer aldığı düşünülüyor.
Ancak tarih metinlerinde geçen bu sarayın kalıntıları henüz bulunamadı.

Arkeolojik kalıntılardan yola çıkarak İznik'teki Bazilika'nın sanal ortamda yeniden yapılmış hali. Bulgular, bu yapının Hıristiyanlar için önemli bir hacı merkezi olduğuna işaret ediyor.
İznik'te o dönemden kalan başka bir yapıysa göl kıyısındaki Aziz Neofitos Bazilikası.
Papa 14. Leo'nun katılacağı anma töreni, İznik Gölü'nün çekilmesiyle 2014'te keşfedilen bu arkeolojik kazı alanı yakınında düzenlenecek.
Kazı çalışmalarına liderlik eden Prof. Dr. Mustafa Şahin, BBC Türkçe'ye yapının 325'te toplanan konsilin ardından dördüncü yüzyıl sonlarına doğru inşa edildiğini söylüyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Bursa Üniversitesi adına çalışmaları yürüten Prof. Şahin bazilikanın İznik'te Hıristiyanlığı yaymaya çalışırken Romalılar tarafından öldürülen Aziz Neofitos'un öldürüldüğü yere inşa edilmiş ve ona adanmış olabileceğini belirtiyor.
Prof. Şahin, bazilikanın bulunduğu alanda geçmişte bir yapı daha olduğunu, bazı tarihi kaynakların konsilin burada toplanmış olabileceğine işaret ettiğini söylüyor.
Prof. Şahin, bunun "kabul gören bir hipotez" olduğunu ancak bu yönde bir arkeolojik kanıta henüz rastlamadıklarını vurguluyor.
Bundan 1700 yıl önce Hıristiyanlığın ve Roma İmparatorluğu'nun seyrini değiştiren toplantının tam olarak nerede yapıldığı gizemini koruyor.
Ancak Papa 14. Leo ve diğer Hıristiyan din adamlarının İznik Gölü kıyısında yapacağı anma töreni ile İznik bir kez daha tarihe şahitlik etmeye hazırlanıyor.


