Eski CIA Tel Aviv İstasyon Şefi Susan Miller, ABD ve İsrail Mossad'ının El-Kaide ve IŞİD gibi terör örgütleriyle yakın işbirliği içinde çalıştığını itiraf etmişti.
Pedofili Jeffrey Epstein belgeleri ABD'nin IŞİD'e yardım ettiğini gösteriyor. CIA ve Mossad, El-Kaide ve IŞİD'i yarattı, finanse etti ve yönetti.
Belgeler bunun bir komplo teorisi değil, somut veriler ışığında bir gerçek olduğunu gösteriyor.
Jeffrey Epstein davasında kamuoyuna sızan yeni belgeler, sadece magazinel skandalları değil, küresel güç odaklarının Orta Doğu üzerindeki karanlık planlarını da gün yüzüne çıkarıyor.
Sızan e-postalarda bir kez daha kanıtlandı: IŞİD ve El-Kaide, Mossad'ın elindeki varlıklardır!
Belgelerdeki yazışmalarda, küresel terör ağlarının siyasi tercihlerine dair iddialar dikkat çekiyor.
Yazışmada şu ifadeler yer alıyor: “Nusra, IŞİD, El-Kaide, Hamas liderlerinin hepsi Donald Trump'ı tercih ediyor.”
Türkiye’nin Nusra ile olan ilişkileri ve Rusya’nın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uyarıda bulunduğu gibi çok kritik ve hassas konular e-posta trafiğine yansımış durumda.
Epstein'ın Mossad bağlantısı herkesçe bilinen bir sır olmasına rağmen, İngiliz medyası Epstein ve İsrail arasındaki bağlantıları görmezden geliyor.
İlginçtir ki, medya çocuk kaçakçılığı, şantaj ve kendi politikacılarının uzlaşması gibi konuları içeren haberlerde bile İsrail'i koruyor.
STRATEJİK İTİRAFLAR VE TÜRKİYE DETAYI

3.02.2026 18:25 Epstein belgelerinde Türkiye ve terör itirafları!
IŞİD ve El-Kaide'nin ipi MOSSAD'ın elinde... Epstein ile Tom Pritzker arasındaki 2016 tarihli yazışmalarda, Orta Doğu ve Türkiye üzerine yapılan analizler kan donduran cinsten: Metinde, "Rusya'nın Erdoğan'a darbe konusunda önceden haber verdiği" öne sürülüyor.
IŞİD ve Palmira
ABD'nin Palmira konusunda IŞİD'e yol verdiği iddiası yazışmalarda açıkça ifade ediliyor.
Türkiye’deki Nükleer Üs
Türkiye'deki nükleer varlıklar ve bölgedeki Sovyet savunma sistemleri gibi askeri sırlar da konuşmaların bir parçası.
Bu yazışmaların genel tonu, bölgedeki terör örgütlerinin büyük güçler tarafından birer piyon gibi kullanıldığına dair yaygın kuşkuları destekler nitelikte bir "kirli trafik" imajı çizmekte.
Jeffrey Epstein olayı
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
Ulusal basında Epstein'ın, Karayipler bölgesinde ABD'ye ait Virgin Adaları'nda yer alan "Little St. James" ve "Great St. James" adalarının cinsel istismar ve fuhuş ağı dahil faaliyetleri için satın alarak kullandığı ve bu adaların, kamuoyunda " Epstein'in Karayipler'deki suç adaları" olarak tanındığı aktarılmıştı.



