FETÖ operasyonlarında %18'den %65'e çıkan devasa sıçrama

FETÖ operasyonlarında %18'den %65'e çıkan devasa sıçrama
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik operasyonlar sürüyor.

Terör örgütü üyelerine son 20 günde yeni operasyonlar yapıldı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyonlarda 223 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakan Yerlikaya, şüphelilerin mahrem yapılanmalar içerisinde faaliyette bulunduğunu, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullandığını, ankesörlü telefonlarla örgüt üyeleriyle haberleşmeyi sürdürdüğünü ve örgüte bağlı esnaflar üzerinden maddi destek sağladığının belirlendiğini kaydetti.

Gözaltına alınan şüphelilerden 87'sinin tutuklandığı bilgisini veren Bakan Yerlikaya, 50 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığını bildirdi.

İstihbarat ve Güvenlik Uzmanı @serkan80yildiz  Serkan Yıldız'ın sosyal medya platformu X'ten FETÖ operasyonlarına ilişkin yaptığı analizde çarpıcı bilgiler ortaya koydu.

İşte Yıldız'ın değerlendirmesi:

FETÖ operasyonlarında %18’den %65’e çıkan o devasa sıçramanın perde arkası.

🏴FETÖ mutasyona uğradı. Dijital izleri silip analog yöntemlere dönen örgütün yeni "iletişim güvenliği"?

🏴Türkiye 100.000 dosyanın yeniden açılacağı bir "hukuki tsunamiye" mi hazırlanıyor?

🏴AİHM’in ByLock kararı sonrası yargıda oluşan dev boşluk ve devletin yeni "ByLock ötesi" stratejisi...

Mücadele bir "Pirus Zaferi"ne mi dönüşüyor?

Ali Yerlikaya'nın verileri, FETÖ ile mücadelede niteliksel bir kırılmaya işaret ediyor.

İçişleri Bakanlığı’nın son operasyon verilerine göre 2024 döneminde %18,6 olan tutuklama oranı, 2026 başında %65,7 seviyesine çıktı.

Bu aritmetik artış, emniyetin "geniş alan taraması" yerine "nokta atışı hedefleme" safhasına geçtiğini kanıtlıyor.

Kolluk artık sadece dijital izlere değil, hücre evi baskınlarında elde edilen fiziki suçüstü delillere odaklanıyor.

Arşiv taramasından operasyonel baskıya geçiş, örgütün profesyonel kadrolarını hedef alıyor.

Örgüt, dikey hiyerarşiyi terk ederek yatay hücre yapısına evrildi.

Birbirini tanımayan mikro hücreler, iz bırakmamak için akıllı cihazlar yerine çevrimdışı yöntemlere dönüyor.

Teknik takipte "ölü nokta" oluşturmak amacıyla, operasyonel veri aktarımı düşük teknolojili araçlarla yapılıyor. Örneğin; büfe ve ankesörlü hat kullanımı bir gerileme değil, sinyal istihbaratını (SIGINT) yanıltmaya yönelik bilinçli bir iletişim güvenliği protokolüdür.

Bu yöntem, dijital veritabanı eşleşmelerini baypas ederek saha uzmanlarının fiziki takibini zorunlu kılıyor.

Hukuki Kriz ve AİHM Etkisi:

17 Aralık 2025 tarihli AİHM kararları, operasyonel başarıların karşısında hukuki bir engel teşkil ediyor.

Mahkeme, ByLock kullanımını "otomatik üyelik delili" sayan içtihadı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesi uyarınca "kanunsuz ceza olmaz" ilkesine aykırı buldu. Bu durum, teknik verilerin adli geçerliliğini sarsıyor.

Savunma makamının ham verilere erişiminin engellenmesi, silahların eşitliği ilkesini bozduğu için 2026 itibarıyla 100.000 dosyada yeniden yargılama riski doğmuştur.

Sahadaki tutuklama başarısı, yargıdaki usul hataları nedeniyle tazminat yüküne dönüşebilir.

Finansal Lojistik ve Dijital Para Akışı:

Örgütün finansal mimarisi konvansiyonel bankacılık sisteminden tamamen koptu.

Himmet ve operasyonel fonlar, takip edilebilir SWIFT işlemleri yerine sabitleşmiş kripto varlıklar üzerinden transfer ediliyor.

Örgüt kuryeleri, milyonlarca dolar değerindeki kripto anahtarları içeren soğuk cüzdanları fiziki sınır geçişlerinde gizleme konusunda uzmanlaştı.

Bu cihazlar genellikle elektronik sigara bileşenleri veya basit depolama birimleri içine yerleştirilerek X-ray taramalarından kaçırılıyor.

MASAK verileri, bu "karanlık fon" akışının hücre evlerini beslemeye devam ettiğini gösteriyor.

Meriç hattındaki bot kaçışları düşük profilli üyeler için bir oyalama unsuruyken, üst düzey kadrolar Ege ve Akdeniz üzerinden lüks yatlarla tahliye ediliyor.

Bu operasyonlar için "insan kaçakçılığı şebekeleri" ile simbiyotik ilişkiler kurulmuş durumda.

400 bin dolar karşılığı başka ülkelerden alınan yatırımcı vatandaşlıkları, bu kişilere yeni kimlik ve "temiz" pasaport sağlıyor.

Deniz sınır kapılarındaki istihbarat ağının, marina lojistiği ve yat hareketliliği üzerindeki denetim yetersizliği, örgütün beyin takımının "hayalet" statüsünde yurt dışına çıkmasına neden oluyor.

Yargı ve Kolluk Arasındaki Senkronizasyon Kaybı:

İçişleri Bakanlığı 2025 yılında 1601 kişiyi tutuklarken, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin sadece sinyal kayıtlarını (CGNAT) yetersiz bulan yeni kriteri büyük bir boşluk yarattı.

Emniyetin "iltisak" üzerinden yaptığı işlemler, Yargıtay'ın "somut eylem ve kast" şartına çarparak geri dönüyor.

Bu doktrin farkı, devletin güvenlik bürokrasisi ile yargı organları arasında koordinasyon eksikliğine yol açıyor.

Sonuç; operasyonel olarak etkisiz hale getirilen şüpheliler, hukuki boşluklar nedeniyle kısa sürede serbest kalarak örgütsel motivasyonu yükseltiyor.

Örgüt, fiziksel alan kaybını sanal dünyada "mağduriyet anlatısı" ile telafi etmeye çalışıyor.

2026 başındaki operasyonların propaganda boyutu incelendiğinde, AİHM kararlarının bir "hukuk zaferi" olarak tabana enjekte edildiği görülüyor.

Devletin stratejik iletişim birimleri, teknik ve hukuki kararları halka anlatmakta reaktif kalıyor.

Örgüt ise bu boşluğu, profesyonel içerik üretim merkezleri aracılığıyla uluslararası kamuoyunu maniple etmek için kullanıyor.

Bu durum, terörle mücadelenin meşruiyet zeminini küresel ölçekte aşındıran hibrit bir tehdittir.

Gelecek Projeksiyonu ve Stratejik Sonuç:

2026-2030 dönemi, Türkiye için "Yeniden Yargılama Tsunamisi" riskini taşıyor.

Mevcut veriler ışığında, sadece dijital izlere dayalı yargılamaların sürdürülemez olduğu açıktır. Devlet istihbaratı, delil standardını yükselterek "ByLock ötesi" somut eylem dosyaları hazırlamak zorundadır.

Aksi takdirde, beraat eden binlerce kişinin kamu görevine iade talepleri ve milyarlarca liralık tazminat yükü, güvenlik mimarisini felç edebilir.

Mücadele, bir "Pirus Zaferi"ne dönüşmemesi için hukuki veri bütünlüğü ve finansal istihbarat odaklı yeniden yapılandırılmalıdır.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.