Alican Uludağ
DW Türkçe
ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein davasına ilişkin açıkladığı milyonlarca belge arasında Rixos Otelleri sahibi Fettah Tamince'nin adının geçmesi, Savarona fuhuş dosyasını yeniden gündeme getirdi.
ABD'de çocuk istismarı ve fuhuş ağıyla suçlanan Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin kamuoyuna açıklanan yaklaşık 3 milyon belge, Türkiye bağlantılı bazı iddiaları gündeme taşıdı.
Belgelerde, 2017 yılında Antalya'daki Rixos Premium Belek Oteli’ne genç kadınların “masöz stajyeri” olarak yönlendirilmesine ilişkin e-posta yazışmaları yer aldı. Epstein’ın bu yazışmalarda Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’ye teşekkür etmesi, gözleri Türkiye’de 2010 yılında Savarona yatında yürütülen fuhuş soruşturmasına çevirdi. Rixos Hotels açıklamasında, "belgelerin gerçeği yansıtmadığını" belirtti.
Savarona davasında da Fettah Tamince ve oteli Rixos Premium Belek'in adı yer alıyordu.
Savarona fuhuş dosyası nedir?
Dönemin Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan, 2010 yılında Atatürk’ün yatı olarak bilinen Savarona’nın fuhuş amacıyla kullanıldığı ihbarı üzerine, Antalya Jandarma Komutanlığı’nda talimat verdi. Jandarma, 7 ay boyunca Kazak iş insanı Tevfik Arif liderliğinde olduğu iddia edilen bir suç örgütünü fuhuş ve insan ticareti suçlarından izlemeye aldı.
Soruşturma kapsamında Ukrayna ve Rusya’dan getirilen ve arasında 18 yaşından küçük kız çocuklarının da olduğu kadınların Antalya’da Kazak, Kırgız ve Rus oligarklara “sunulduğu” tespit edildi.
Savcıya göre, ABD Başkanı Donald Trump'la da bir dönem ortaklığı bulunan iş insanı Tevfik Arif liderliğindeki suç örgütünün amacı, "yurt dışındaki kaynağı belirsiz parayı Türkiye'ye getirmek için yabancı iş adamlarını ikna etmek"ti.
Çeteyi takip eden Jandarma, 15 Mart 2010 tarihinde Antalya Havalimanı’na Rusya'dan şüpheli Musa Çelik tarafından getirtilen kadınların Rixos Hotel Premium Belek’e götürüldüğünü tespit etti. Yol kontrolü süsü veren Jandarma’nın durdurduğu araçta, yaşı 18’den küçük Rus uyruklu kız çocukları çıktı. Yabancı uyruklu kız çocuklarının otele götürüldüğünü tespit eden Jandarma, bu kişilerin otelde kayıt dışı kaldıklarını da belirledi.
Soruşturma sırasında çetenin Savarona'yı 8 Haziran 2010 tarihinde günlüğü 50 bin dolara kiraladığı da tespit edildi. İstanbul’dan getirilen yabancı uyruklu 10 kadın, uçakla İzmir’e götürüldü ve Çeşme’de demirleyen yata bindirildi. Bu süreçte hayat kadınlarının Tamince’nin sahibi olduğu Bodrum Rixos Otel’de kaldıkları da yine savcılık tarafından belirlendi.

Türkiye'de "Atatürk'ün yatı" olarak bilinen Savarona yatı
Savarona yatına baskın
28 Haziran 2010’da Savarona yatına baskın düzenleyen Jandarma, yat içerisinde Rus ve Kazak iş insanları ile yabancı uyruklu kadınları yakaladı. Bunlar arasında Kazak iş insanı Aleksander Maskhevich de yer aldı.
Savcı Yusuf Hakkı Doğan, o dönem örgüt lideri olmakla suçlanan Kazak işadamı Tevfik Arif’in arasında bulunduğu 10 şüpheliye dava açtı. Dava sonunda Tevfik Arif beraat ederken, diğer şüpheliler ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
Soruşturmayı genişleten Savcı Doğan’ın, 24 Mart 2011’de Fettah Tamince’nin şüpheli olarak ifadesini aldığı da anlaşıldı. Tamince, Tevfik Arif’i eski ortağı olması nedeniyle tanıdığını, 2007’den sonra ortaklıktan ayrıldığını iddia etti. Aleksander Maskhevich’i tanıdığını söyleyen Tamince, ancak ticari ortaklığının olmadığını kaydetti.
Fettah Tamince’ye suçlamalar ve savunması
Tamince 15 Mart 2010’da yabancı uyruklu kız çocuklarının Belek Rixos Piremium’a götürülmesine ilişkin, şu ifadeyi verdi:
"Ben Tevfik Arif'in bu eylemleri hakkında kesinlikle bilgi sahibi değilim. Bilgim olsaydı bu tür şeylere müsaade etmeyeceğimi de söyleyebilirim. Küçük yaştaki bayan müşterilerin o tarihlerde neden kaydedilmediği konusunda bilgi sahibi değilim. Bizim müşterilerin bu küçük yaştaki bayanlar da olabilir, suç işleyen insanlar da olabilir herhangi bir şekilde kayıt dışı birtakım müşterilerin bırakılması söz konusu değildir. Bizim bundan bilgi sahibi olmamız asla mümkün değildir. Ben o tarihte yani 15.03.2010 tarihinde otele gelen 18 yaşından küçük bayanların kaydedilip edilmediği konusunda bilgi sahibi değilim. Bu olay tamamen benim bilgim dışımda olmuştur. Esas o konuda sorumlu olanlar resepsiyon müdürü veya ilgili müdürlerdir.”
Telefon dinlemeyi Tamince mi haber verdi?
Savarona soruşturması sırasında şüphelilerin teknik takipten haberdar oldukları da anlaşıldı. Dosyanın şüphelilerinden Gündüz Akdeniz, 26 Nisan 2010’daki görüşmede Tevfik Arif’e “bu bir iki yıldır şey yapıyorlar gözlüyorlarmış”, ''geçen 2-3 gün önce Fettah bey istanbul'a geldi Vakıf beyle konuştu orda anlatmış yüzyüze ...” dedi.
Tamince, soruşturmadaki teknik takip bilgisini Tevfik Arif’in kardeşine söyleyip söylemediği sorusuna da yanıt verdi.
Tevfik Arif’in dinlendiği konusunda bilgi sahibi olmadığını öne süren Tamince, "Ayrıca Tevfik Arif'in dinlendiği konusunda kardeşi Vakıf Arif ile görüşmüş olmam hiçbir şekilde söz konusu değildir” dedi.
Vakıf Arif ile görüşen birisi olduğunu söyleyen Tamince, ancak dinleme konusunda görüşme yapmadığını öne sürdü. Tamince, soruşturmayı yürüten Belek Jandarma Komutanlığı’ndan da kimseyi tanımadığını savundu.

2011’de Savarona yatına ilişkin soruşturma kapsamında Fettah Tamince’nin şüpheli olarak ifadesi alındı.
Gizli tanık aleyhinde ifade verdi
Gizli tanık Orta Asya, soruşturma kapsamında Fettah Tamince aleyhinde şu ifadeyi verdi:
"Rixos otellerini, Fettah Tamince daha çok Rus sermayesi ile yapıyor. Fettah Tamince'yi Rixos yatırımlarına başlatan ve diğer yatırımcılarla tanıştıran, onlardan kaynak sağlayan ve önünü açan kişinin Tevfik Arif olduğunu biliyorlar. Ancak Fettah Tamince'nin Tevfik Arif'in bu özel yaşantısındaki sapkınlıklarını bildiğini ancak karşı çıktığını, ortaklıklarının bitme noktasına geldiğini biliyorum."
Tamince, bu ifadeyi hayal ürünü olarak nitelendirdi: "Benim Tevfik Arif'in sapkınlıklarını bilme olayım söz konusu değildir. Bilseydim müdahale ederdim. Müsaade etmezdim. Bu konuda bana herhangi bir şikâyet de gelmedi. Şu anda mevcut işlerimde, yatırımlarımda hiçbir şekilde Rus sermayesi yoktur. Daha önce de olmadı.”
Savarona yatını kiralamış
Fatih Tamince'ye son soru, Savarona gemisini Tevfik Arif veya Aleksander Maskhevich adına kiralayıp kiralamadığı oldu. “Hayır, benim Aleksander Maskhevich veya Tevfik Arif adına. Savarona yatını kiralamam söz konusu değildir” diyen Tamince, buna karşılık Savarona gemisinin Fine otel Turizm işletmeleri adına, özellikle Orta Asya'dan gelen devlet başkanlarını ağırlamak amacıyla kiraladıklarını kaydetti.
Savcı değişti, Osman Şanal takipsizlik verdi
Soruşturma sürerken Yusuf Hakkı Doğan’ın görev yeri değiştirildi. Dosya, bir dönem Erzincan’da başsavcı İlhan Cihaner’i makamında gözaltına aldıran özel yetkili savcı Osman Şanal’a verildi. Şanal, 3 Ekim 2011’de Fettah Tamince hakkında takipsizlik kararı verdi. Kararda, Tamince’nin örgüte bilerek isteyerek yardım etme ve gizliliği ihlal suçlarını işlediğine dair somut ve inandırıcı delil elde edilemediği savunuldu. O dönem Tamince’nin avukatlığını ise halen CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Genel Sekreteri olan Cansel Tuncer yapıyordu.
Osman Şanal, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fetullahçı Terör Örgütü davası kapsamında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Savarona dosyasında ABD izi
Öte yandan dava dosyasında, şüphelilerin yabancı uyruklu kadınları fuhuş amacıyla ABD'ye gönderdiğine ilişkin bilgiler de yer aldı. Dosyada yer alan bilgilere göre, şüpheli Gündüz Akdeniz, bir görüşmesinde Tevfik Arif’e mağdur kadınlardan birinin Panama’ya gideceğini anlattı. Bir diğer şüpheli Musa Çelik ise, “Ben Vika ile daha önce çalışıyordum geçen sene ama sorun çıktı, Amerika’ya bilet aldık ama kız gitmedi” dedi. Erkan Akdeniz, başka bir görüşmede “Haa 16 yaşında yolladım Amerika vizeli, 1,75 boy” ifadesini kullandı.
Konuşmanın devamında Musa Çelik, kendisine 6 tane Amerika vizeli kadının geldiğini belirtirken, Erkan Akdeniz ise “16 yaşında benim elimde var, Amerika vizeli, kız dünyalar güzeli. Bayıldı kıza, hemen dedi yollarız bunu” dedi. Buna karşılık Çelik, “Patron istemiyor, orada sorun çıkar çünkü Amerika’da” diyerek bu kişiyi Antalya’ya götürmesini istedi. Erkan Akdeniz ise “On beşlik var, on altılık var. Oraya dizdim ben hepsini” dedi.



