Gazeteci Fatih Altaylı'nın tutukluğuna devam kararı

Gazeteci Fatih Altaylı'nın tutukluğuna devam kararı
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan tehdit içerikli sözler sarf ettiği suçlamasıyla yargılanmasına başlanan gazeteci Fatih Altaylı'nın ilk duruşması yapıldı.

Tutukluluğa devam kararı veren mahkeme bir sonraki duruşmayı 26 Kasım'a erteledi.

Fatih Altaylı hakkında "Cumhurbaşkanını tehdit" suçundan en az beş yıl hapis cezası isteniyor.

Altaylı ilk duruşmadaki ifadesinde tehdit suçlamasını reddetti ve "Tam aksine ben hep tehdit edilen oldum. Bu yüzden devletimiz 30 yıl boyunca beni korudu" savunmasını yaptı.

63 yaşındaki deneyimli gazetecinin duruşması Silivri’deki Marmara Cezaevi Açık Ceza Yerleşkesi 2 No'lu duruşma salonunda yapıldı.

Cezaevinde 104 gündür tutulan Altaylı, 20 Haziran'da YouTube kanalındaki Fatih Altaylı Yorumluyor isimli programda yaptığı değerlendirmeler sonrasında aynı gün gözaltına alınmıştı.

Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tehdit ettiği ya da ona hakaret ettiği suçlamalarını reddediyor.

SAVUNMASINDA NE DEDİ: "CUMHURBAŞKANI DUYSA 'FATİH BENİ TEHDİT EDİYOR' DEMEZ"

-Değerli mahkeme heyeti, böyle bir gazetecilik ya da yayıncılık yaptığım için bana 'muhalif gazeteci' diyenler var. Bu tanımlama bana ait değil. Eşim beni eleştirir, bana muhalefet midir bu? Ya da kızımın eleştirileri… Gençliğimizde, çocukluğumuzda anne babamız bizi eleştirirken bize muhalif miydiler?

-Ben muhalif değilim, ben sadece ve sadece hayal etme özgürlüğünü savunuyorum, farklı hayaller kurabilme özgürlüğünü. Çünkü hayal kuramayanlar, ileri gidemez biliyorum. Demiri eritip, ilk demir kılıcı yapan Hitit Kralı da bir hayal kuruyordu, Arşimet de… İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet de, Galileo Galilei de, Atatürk de, Einstein da, Marie Curie de… Hepsi hayalperestlerdi.

-Kendisini muhalif tanımlamayı bir tercih olarak ve özgürlük kapsamında değerlendirmekle birlikte ben kendimi muhalif değil, Türkiye’nin toplumsal duygusunun merkezinde duran, durmaya çalışan biri olarak gördüm. Toplumun en ortak duygularını hissetmeye ve seslendirmeye çaba gösterdim. Hiçbir zaman lal olmadım. O yüzden de kimse beni bir ideolojinin, bir kampın, bir mahallenin adamı, temsilcisi ya da sözcüsü olarak görmedi, göremedi. Olamazdım da zaten.

-Hep farklı hayaller görme hakkını savundum. İdeolojisi ne olursa olsun her iktidara makul bir süre sonra farklı hayaller de kurabileceğimizi göstermeye çalıştım. Hepsi de kızdılar bana. Yarın bambaşka bir iktidar gelse ve ben hala hayal kurabiliyorsam ya da hala varsam onlar da kızacak bana eminim.

-Bu yüzden de bugün, Sayın Cumhurbaşkanı’nı tehdit ettiğim iddiasıyla yargılanmak üzere karşınızda bulunmak beni hem çok şaşırtıyor hem de çok üzüyor.

-Bugün burada bulunmamın nedeni, bu salonda bulunan ya da bu ülkenin en ücra köyünde yaşayan çocukları, hiç tanımadığım insanların evlatlarını kendi kızım kadar seviyor, kendi kızım gibiymişçesine düşünüyor, önemsiyor, onlar için de kendi kızımmış gibi, hatta onun için kaygılandığımdan daha fazla kaygılanıyor olmam Şanslı olmayan çocukların da benim kızım kadar, çevremdeki insanların çocukları kadar şansı olabilsin istediğim için buradayım. Onların da herhangi bir mensubiyetten, aidiyetten dolayı değil, ana babalarının kim ya da kimlerden olduğuna bakılmaksızın hayata eşit şartlarda başlamasını savunmak istediğim için, güzel, müreffeh, fırsat eşitliği olan, liyakate değer verilen bir ülkede yaşamalarını istediğim için buradayım.

-Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın müşteki olduğuna inanmıyorum. Ben tarihi bir örnek veriyorum. Benim konuşmamı eksik aktarıyorlar. Ben Türk halkı demokrasiyi, sandığı sever diyorum. Sözlerimin çarpıtılmasından rahatsızlık duyuyorum. Ben tarihi bir olay anlattım diye Sayın Cumhurbaşkanı rahatsız mı olmuş oluyor? Tarih kitabı okuduğunda da mı aynısı olacak? O videonun tamamını dinlediğinizde bir tehdidin söz konusu olmadığını göreceksiniz. Cumhurbaşkanı duyduğu zaman 'Eyvah Fatih beni tehdit ediyor' demez bence.

İddianamede neler var?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "müşteki" olarak yer alıyor.

Erdoğan'ın avukatının eylemden haberdar olmasının ardından 23 Haziran'da şikayetçi olduğu belirtiliyor.

Altaylı'nın ifadelerin yer aldığı video çözümleme tutanağına göre, eyleminin Cumhurbaşkanı'na yönelik tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, söz konusu olayda video paylaşımının basın ve yayın yoluyla herkese açık şekilde yayınlandığına, içeriğin paylaşılmasının ardından geniş kitlelere ulaştığına dikkat çekiliyor.

Soruşturma konusu eylemin "iletme kastı"yla gerçekleştirildiği savunuluyor.

İletme kastı, tehdit veya hakaret içerikli sözlerin, mağdurun duyması veya öğrenmesi amacıyla, başka bir kişi üzerinden dolaylı bir şekilde iletilmesi anlamına geliyor.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Temmuz'da iddianameyi kabul etmişti.

Ne olmuştu?

Gazeteci 20 Haziran'daki yayında Türkiye'de halkın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ömür boyu görevde kalmasına yüzde 70 oranında "Hayır" dediğine işaret eden bir anketi yorumlamıştı.

Altaylı'nın ilgili sözleri, "Türk halkı sandığı sever. Gücün kendisinde olmasını ister. Babasını koysa oraya babasını değiştirme ihtimalini elinde tutmaktan hoşlanır" ifadesiyle başlıyor.

Ardından da Osmanlı tarihi ile ilgili olan bölüme geçiyor:

"Bu oran, çok da beklediğim bir oran. Şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmeninin bir bölümü dışında hiç kimse böyle bir şeye onay vermez.

"Geçmişine bak bu milletin, yakın geçmişinden söz etmiyorum, uzak geçmişine bak. Bu millet padişahını boğmuş bir millettir, hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman. Az uz değildir öldürülen, suikasta giden Osmanlı padişahı veya boğazlanan veya intihar etti süsü verilen."

Altaylı'nın tutuklanmasının ardından kanaldaki yayınlara siyaset, sanat ve medya dünyasının tanınmış isimleri katıldı.

Bu kişiler arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, gazeteciler Barış Terkoğlu, Şule Aydın ve Deniz Zeyrek ile komedyen Okan Bayülgen vardı.

Kanalın bugünkü takipçi sayısı 1,7 milyona yakın.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.