Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan tehdit içerikli sözler sarf ettiği suçlamasıyla yargılanan gazeteci Fatih Altaylı, dört yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Altaylı'nın tutukluluğunun devamına hükmetti.
Fatih Altaylı, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşma, Silivri Açık Ceza Yerleşkesi'nde gerçekleşti.
Esas hakkındaki mütalaanın ve buna ilişkin savunmanın tamamlanmasının ardından mahkeme kararını açıkladı.
Altaylı'ya "Cumhurbaşkanını tehdit" suçundan dört yıl iki ay hapis cezası veren mahkeme, tutukluluğunun devamına hükmetti.
Kararın açıklanmasının ardından Altaylı'nın elindeki dosyayı ve notları havaya fırlatarak, salondan ayrıldığı bildirildi.
MURAT BARDAKÇI, CELAL ŞENGÖR VE İLBER ORTAYLI DA MAHKEME SALONUNDA
Fatih Altaylı’nın avukatları mütalaaya karşı yazılı savunmayı mahkemeye sundu.
Altaylı'nın duruşması başlarken tarihçi Murat Bardakçı, akademisyenler İlber Ortaylı ve Celal Şengör ile Galatasaray’ın eski başkanı Faruk Süren de davayı takip etti.
Ayrıca Galatasaray Lisesi mezunları, İYİ Parti ve CHP milletvekilleri ile çeşitli siyasi parti temsilcileri de duruşmayı izledi.

“HEM BANA HEM CUMHURBAŞKANI’NA HAKSIZLIK EDİLİYOR”
Suçu işlemediğini söyleyen Altaylı “cumhurbaşkanı tehdit” iddiasıyla açılan başka davaları emsal gösterdi; “Bir dava da Urla Davası idi. Darbe girişimi sonrası açılmış bir davaydı. FETÖ kalkışmasında dahi sanıkların pek çoğu “cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasından beraat etti” dedi.
Mahkeme salonunda Murat Bardakçı'ya şok tepki: "Mutlu musun; seninkiler kazandı!"
Karar sonrası duruşma salonunda gerginlik yaşandı.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyesi Murat Bardakçı'ya tepki göstererek "Mutlu musun seninkiler kazandı” dedi.
Sözcü'nün haberine göre; AK Parti'ye yönelik destek açıklamaları ile bilinen Murat Bardakçı, Altaylı'ya destek vermek için geldiği duruşma salonunda tepkiyle karşılandı.
Mahkeme heyetinin 4 yıl 2 aylık hapis cezasını açıklamasının ardından, Altaylı'ya destek için toplanan kalabalık, Bardakçı'ya "Mutlu musun? Seninkiler kazandı" dedi.
Altaylı: 'Konuşmamın korku yaratması mümkün değil'
Fatih Altaylı savunmasında "Benim yapmış olduğum konuşmanın cumhurbaşkanında korku yaratması pek mümkün değil" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı'nda dört bin personel çalıştığını söyledi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanının programında bir aksama ya da değişiklik olup olmadığını kontrol ettirdiğini söyleyen Altaylı, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Programında en ufak bir değişikliği yok. Cumhurbaşkanının benim konuşmamdan korkup tehdit olarak algılayacağı bir şey yok. Böyle bir etkim de yok. Örgüt üyesi değilim, şiddete başvurmuşluğum yok, karşınızda duran bir vatandaşım ben."
Altaylı savunmasına, "Cumhurbaşkanı korkan biri değil. Kaldı ki tarihi bir örnekten niye korksun. Hem bana hem de Cumhurbaşkanına haksızlık yapılıyor" sözleriyle devam etti.
Gazeteci hakkında "Cumhurbaşkanını tehdit" suçundan en az beş yıl hapis cezası isteniyordu.
Savcılık 5 yıldan az olmamak şartıyla hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.
Altaylı ilk duruşmadaki ifadesinde tehdit suçlamasını reddetmiş ve "Tam aksine ben hep tehdit edilen oldum. Bu yüzden devletimiz 30 yıl boyunca beni korudu" savunmasını yapmıştı.
Altaylı, 20 Haziran'da YouTube kanalındaki Fatih Altaylı Yorumluyor isimli programda yaptığı değerlendirmeler sonrasında aynı gün gözaltına alınmıştı.
Altaylı ilk duruşmada neler söyledi?
63 yaşındaki gazeteci mahkemedeki savunmasında, "2.5 - 3 dakikalık son derece iyi niyetli bir konuşmanın içinden 15 - 20 saniyelik bir bölümün kesilmesi" nedeniyle cezaevine girdiğini söylemişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tehdit etmediğini tekrarlamış ve gazetecilik geçmişinde yazdıklarını hatırlatmıştı.
"Muhtar Bile Olamaz" manşetinin atıldığı gün kendi köşesinde "5 yıl içinde başbakan olacak adamı bugün hapse attılar" başlığının olduğunu söylemişti.
Altaylı sözlerini şöyle bitirmişti:
"Bir haksızlık yaptıysam muhtemelen kızıma ve eşime karşı yaptım. Başkalarının çocuklarını ve geleceklerini belki de onlarınkinden fazla düşündüm. Herkesin hayal kurma özgürlüğünü korumak istedim. Bu yüzden belki de kızımdan özür dilemeliyim ona yasattıklarım için.
"Ama ben böyleyim. Haksızlığa arkamı dönemiyorum. Ailemden, okullarımdan aldığım eğitim bu.
"Ama emin olun kimseyi ne tehdit ettim, ne ediyorum ne de ederim. Ne de tehdit olurum."
İddianamede neler var?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "müşteki" olarak yer alıyor.
Erdoğan'ın avukatının eylemden haberdar olmasının ardından 23 Haziran'da şikayetçi olduğu belirtiliyor.
Altaylı'nın ifadelerin yer aldığı video çözümleme tutanağına göre, eyleminin Cumhurbaşkanı'na yönelik tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, söz konusu olayda video paylaşımının basın ve yayın yoluyla herkese açık şekilde yayınlandığına, içeriğin paylaşılmasının ardından geniş kitlelere ulaştığına dikkat çekiliyor.
Soruşturma konusu eylemin "iletme kastı"yla gerçekleştirildiği savunuluyor.
İletme kastı, tehdit veya hakaret içerikli sözlerin, mağdurun duyması veya öğrenmesi amacıyla, başka bir kişi üzerinden dolaylı bir şekilde iletilmesi anlamına geliyor.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Temmuz'da iddianameyi kabul etmişti.
Ne olmuştu?
Gazeteci 20 Haziran'daki yayında Türkiye'de halkın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ömür boyu görevde kalmasına yüzde 70 oranında "Hayır" dediğine işaret eden bir anketi yorumlamıştı.
Altaylı'nın ilgili sözleri, "Türk halkı sandığı sever. Gücün kendisinde olmasını ister. Babasını koysa oraya babasını değiştirme ihtimalini elinde tutmaktan hoşlanır" ifadesiyle başlıyor.
Ardından da Osmanlı tarihi ile ilgili olan bölüme geçiyor:
"Bu oran, çok da beklediğim bir oran. Şu anda AKP seçmeninin önemli bir bölümü ve MHP seçmeninin bir bölümü dışında hiç kimse böyle bir şeye onay vermez.
"Geçmişine bak bu milletin, yakın geçmişinden söz etmiyorum, uzak geçmişine bak. Bu millet padişahını boğmuş bir millettir, hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman. Az uz değildir öldürülen, suikasta giden Osmanlı padişahı veya boğazlanan veya intihar etti süsü verilen."
Altaylı'nın tutuklanmasının ardından kanaldaki yayınlara siyaset, sanat ve medya dünyasının tanınmış isimleri katıldı.
Bu kişiler arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, gazeteciler Barış Terkoğlu, Şule Aydın ve Deniz Zeyrek ile komedyen Okan Bayülgen vardı.
Kanalın bugünkü takipçi sayısı 1,7 milyona yakın.


