İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Aslı Aydıntaşbaş, Soner Yalçın, Batuhan Çolak ve Şaban Sevinç'in savunmalarının alınması talimatı verdi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada gazetecilerin "İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülmekte olan soruşturma" kapsamında "yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme" suçlamasıyla ifade verecekleri belirtildi.
Gazetecilerin bazıları sabah polis eşliğinde evlerinden alınarak emniyet müdürlüğüne götürüldü.
Avukat Hüseyin Ersöz, gazetecilerin gizli tanık ifadesiyle gözaltına alındığını aktardı.
AYRINTILAR ŞÖYLE:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 6 gazetecinin “yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme” suçlarından ifadelerinin alınmasını istedi.
Bu isimler arasında ODA TV İmtiyaz Sahibi ve Nefes yazarı Soner Yalçın, Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Aykırı Haber Genel Yayın Yönetmeni Batuhan Çolak ve aynı zamanda CHP İletişim Koordinatörü olan Yavuz Oğhan yer aldı.
ABD'de yaşayan Aydıntaşbaş hariç 5 gazeteci polis eşliğinde evlerinden alınanarak götürüldükleri emniyette ifade verdi.
İki gizli tanığın ifadeleri ile İmamoğlu paylaşımları sorulan gazetecilere yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi.
İfade nedeninin İBB Medya AŞ olduğu belirtilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazetecilerin ifadeye götürülme sebebinin "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında "yalan bilgiyi alenen yayma" ve "suç örgütüne yardım etme" suçlamaları olduğunu duyurdu.
'İmamoğlu lehine paylaşımlar'
Gazeteci Ceylan Sever, savcılığın emniyete yazdığı müzekkerede MASAK raporları, ifadelerdeki iddialar, açık kaynak araştırmaları ve sosyal medya paylaşımlarının delil olarak gösterildiğini aktardı.
Sever, müzekkerede gazetecilerin İmamoğlu lehine içerikler paylaştığı ve Murat Ongun’un talimatıyla hareket ettiği öne sürülen Emrah Bağdatlı ile ilişkilendirildiklerinin belirtildiğini paylaştı.
Yavuz Oğhan'ın ifadesinde sorulan 5 paylaşım: 30 sayfadan 22'si baz çıktı
CHP İletişim Koordinatörü olan Yavuz Oğhan “yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme” iddialarıyla verdiği emniyet ifadesinde, “Son 1 yıldır Cumhuriyet Halk Partisinde iletişim koordinatörlüğü görevini de üstlendim. Paylaşımlardan biri bununla ilgilidir. Yaklaşık 35 yıllık gazeteciyim. Faaliyetlerimi hep gazetecilik çerçevesinde yürüttüm. Etik kurallarına uydum” dedi.
Telefonunun Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı ile aynı bölgelerde sinyal vermesinin nedeni sorulan Oğhan, “Murat ONGUN eski gazetecidir. Bir dönem aynı kanalda da çalıştık. Meslektaşımdır ve kendisi ile basın danışmanı olduğu dönemde de ilişkim devam etmiştir. Ancak bana gösterilen baz kayıtlarındaki kadar sıkı bir ilişkimiz söz konusu değildir. Emrah BAGDATLI ile buluştuğum iddiası akla, mantığa aykırıdır. Ben Murat ONGUN u tanıdığımı söylediğim halde onunla bile bu kadar buluşma iddiası söz konusu değildir” diye yanıt verdi. İmamoğlu ve İBB operasyonları hakkındaki sosyal medya paylaşımları da sorulan Oğhan, gazeteci olduğunu vurguladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 6 gazetecinin “yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme” suçlarından ifadelerinin alınmasını istedi. Bu isimler arasında, Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Batuhan Çolak ve aynı zamanda CHP İletişim Koordinatörü olan Yavuz Oğhan da yer aldı. İfade işlemlerinin ardından serbest bırakılıp yeniden emniyete çağrılan Oğhan’ın ifadesine T24'ten Can Öztürk ulaştı.
Gizli tanık ifadesi soruldu, “İddialar tamamen gerçek dışıdır” dedi
“İlke” isimli gizli bir tanığın verdiği ifadede, “Murat Ongun’un finanse ettiği gazeteciler” arasında isminin söylenmesi hakkında Oğhan, “İfade tümüyle iftira niteliğinde yalandır. Yukarıda da belirttiğim gibi Emrah BAĞDATLI'yı hiç görmedim ve tanımam. Murat ONGUN tarafından sağlanan bir finansman söz konusu değildir. İddialar tamamen gerçek dışıdır” dedi.
“3-5 yıl içerisinde birçok kez haber nitelikli görüşme yaptım”
Murat Ongun ve İBB soruşturmasında hakkında yakalama kararı verilen Emrah Bağdatlı ile tanışıklığı sorulan Oğhan, şu cevabı verdi:
“Bundan yaklaşık 5 ay kadar önce beni de suçlayan bir takım haberler hem akşam gazetesinde hem de sosyal medyada farkhı hesaplarda yayınlandı. Benzer bir soru üzerinden suçlamalar yapılmıştı. O Dönemde de sosyal medya üzerinden buna ilişkin durumu anlatmıştım ayrıca savcılığa bu konuda kesin hüküm bildiren hesaplarla ilgili suç duyurusunda bulundum. Olayın özü şudur. Emrah BAĞDATLI isimli şahsı hiçbir şekilde tanımam, hiç görmedim görüşmediğim yüzünü dahi bilmem. Murat ONGUN isimli şahıs ise eski meslektaşımdır. 1999-2000 yıllarında Star Tv de birlikte çalışmışlığımız da vardır. Sonra o Ekrem İMAMOĞLU ile birlikte Basın Danışmanlığı görevlerini yürüttü. Bu süreçte de gazeteci olarak benim diğer bütün basın danışmanlarıyla olduğu gibi Murat ONGUN ile de ilişkim devam etti. Kimi zaman Ekrem İMAMOĞLU nun basın toplantısında kimi zaman Özgür ÖZEL i takip ederken onun yanında Murat ONGUN l a karşılaştım. Ayrıca haber kaynağı olarak Murat ONGUN İBB Tüzel kişiliğini temsil ettiği için zaman zaman istişarelerim sorularım olmuştur. Ben bunu Gaziantep Belediyesi, Antalya Belediyesi ve Türkiye'nin birçok yerindeki belediyeler ve basın danışmanları ile de 3-5 yıl içerisinde birçok kez haber nitelikli görüşme yaptım.”
İfade tutanağının 22 sayfasını Ongun ve Bağdatlı ile HTS kayıtları oluşturdu
Yavuz Oğhan’a emniyetteki ifadesinde Ongun ve Bağdatlı ile aynı baz istasyonlarından sinyal vermesinin nedeni soruldu. HTS kayıtlarına da bulunduğu 30 sayfalık ifade tutanağının 22 sayfasında kayıtlar yer aldı.
Ongun ile aynı istasyonlardan sinyal vermesi ile ilgili soruya cevaben Oğhan şöyle dedi:
“Murat ONGUN eski gazetecidir. Bir dönem aynı kanalda da çalıştık. Meslektaşımdır ve kendisi ile basın danışmanı olduğu dönemde de ilişkim devam etmiştir. Ancak bana gösterilen baz kayıtlarındaki kadar sıkı bir ilişkimiz söz konusu değildir. Ekrem İMAMOĞLU nun basın toplantısında Ankara'da ki kurultayda veya buna benzer özel etkinliklerde eğer katılmışsam ortak baz vermiş olabiliriz. Nihayetinde baz verileri yanıltıcı bilgiler içermesi hayli yüksek bir bulgu gibi görünmektedir.
Emrah Bağdatlı ile herhangi bir bağlantısı olmadığını ifade eden Oğhan şöyle konuştu:
“Emrah BAĞDATLI isimli şahsı tanımadığımı daha önce beyan etmiştim. Buna rağmen 4 yıl içerisinde 126 kez Emrah BAGDATLI ile buluştuğum iddiası akla, mantığa aykırıdır. Ben Murat ONGUN u tanıdığımı söylediğim halde onunla bile bu kadar buluşma iddiası söz konusu değildir. Baz kesişmelerinden bahsediliyor 126 kesişmenin yüzde 95 i Beşiktaş Yıldız, Dikilitaş Eren Sokak ve Esentepe olarak gösteriliyor. Ben Dikilitaş Mahallesinde yaşmaktayım, evim oradadır. Gazete Pencerenin ofisi oradadır.”
“Kimse ile gazetecilik dışı bir ilişki oluşturmadım”
İBB operasyonları ve İmamoğlu hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımları sorulan Oğhan gazeteci olduğunu belirterek şöyle dedi:
“Ben bir gazeteciyim ve gazeteciliğe de devam etmekteyim. Bu nedenle X sosyal medya paylaşımlarında yaklaşık 20 yıldır ne yaptıysam aynı şeyleri yapmaya devam etmekteyim. Son 1 yıldır Cumhuriyet Halk Partisinde iletişim koordinatörlüğü görevini de üstlendim. Paylaşımlardan biri bununla ilgilidir. Yaklaşık 35 yıllık gazeteciyim. Faaliyetlerimi hep gazetecilik çerçevesinde yürüttüm. Etik kurallarına uydum. Kimse ile gazetecilik dışı bir ilişki oluşturmadım. Herhangi bir suçta işlemedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. İfademe ekleyeceğim ayrıca bir husus yoktur.”
İfadeye çağrılan isimler kim?
Soner Yalçın – OdaTV’nin kurucusu ve yazarı. Gazeteci-yazar kimliğiyle özellikle siyaset, derin devlet ve medya ilişkileri üzerine çalışmalarıyla tanınıyor.
Şaban Sevinç – Gazeteci ve televizyon yorumcusu. Daha önce CHP’ye yakın kanallarda siyasi analizleriyle öne çıkıyor.
Aslı Aydıntaşbaş – Gazeteci, yazar ve dış politika analisti. Uzun yıllar Milliyet ve Cumhuriyet’te yazdı; uluslararası basında (örneğin Washington Post, Politico) Türkiye üzerine analizleriyle biliniyor.
Ruşen Çakır – Gazeteci ve Medyascope’un kurucusu. Özellikle siyaset, İslamcılık ve medya alanlarında uzman; bağımsız dijital yayıncılığın öncülerinden.
Batuhan Çolak – Aykırı Genel Yayın Yönetmeni
Yavuz Oğhan – 30 yıllık gazetecilik faaliyetinin ardından Ekim 2024'te CHP İletişim Koordinatörü olarak görev yapmaya başladı.
TGC: Gazeteciliğe gözaltı uygulamasından vazgeçin
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), gazeteciler Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Soner Yalçın, Ruşen Çakır ve Yavuz Oğhan’ın sabah saatlerinde ifadeleri alınmak üzere evlerinden alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube'ye götürülmesine tepki gösterdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 6 gazetecinin “yalan bilgiyi alenen yayma, suç örgütüne yardım etme” suçlarından ifadelerinin alınmasını istedi. Bu isimler arasında, Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Batuhan Çolak ve aynı zamanda CHP İletişim Koordinatörü olan Yavuz Oğhan yer aldı.
Yurtdışında olduğu öğrenilen Aydıntaçbaş hariç 5 gazeteci polis eşliğinde evlerinden alınanarak götürüldükleri emniyette ifade verdi. Başsavcılık açıklamasına göre, gazetecilerin tutuklu İmamoğlu lehine paylaşımlar yaptıklarının ifade edildiği öğrenildi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu beş gazetecinin evlerinden alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye götürülmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.
Açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Ülkemizde gazetecilerin haber yapma özgürlüğünü doğrudan engelleyen, evlerine ve iş yerlerine düzenlenen operasyonlar, gözaltılar ve dijital iletişim araçlarına yönelik müdahaleler sistematik bir hal almıştır.
Son olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın #İmamoğlu soruşturması kapsamında üyelerimiz #Soner Yalçın, #Ruşen Çakır, #ŞabanSevinç ile gazeteciler #BatuhanÇolak, #YavuzOğhan, evlerinden alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye götürülmüşlerdir.
Operasyona ilişkin kamuoyuna yansıyan detaylar, temel hukuk ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaları bir kez daha gözler önüne sermiştir: ‘Gözaltı’ terimi kullanılmadan, ancak özgürlüğü kısıtlayıcı bir biçimde bireylerin evlerinden alınması, hukuki bir belirsizlik ve keyfiliğe kapı aralamaktadır. Bu uygulama, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Gazetecilerin, bir siyasi figür lehine yaptıkları iddia edilen sosyal medya paylaşımlarının veya haber faaliyetlerinin ‘suç örgütüne yardım’ gibi ağır bir suçlamayla ilişkilendirilmesi, basın özgürlüğüne vurulan ağır bir darbedir.
Gazetecilik, demokratik toplumun vazgeçilmez bir unsurudur; suç örgütü faaliyeti değildir. Son dönemdeki benzer operasyonlarda sıkça karşılaşılan, gazetecilerin telefonlarına ve dijital cihazlarına el konulması, meslek sırrı olan kaynakların ifşasına, haber alma süreçlerinin gizliliğinin ihlaline ve kapsamlı bir gözetim rejimine işaret etmektedir.
Bu durum, gazeteciliğin temel işlevini yerine getirmesini fiilen imkânsız hale getirmektedir. Hatırlatalım ki; Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk bildirgesinde; ‘Gazeteci; kaynakların gizliliği ilkesi uyarınca, -konusu suç oluştursa dahi- kaynağını ve elindeki belgeleri açıklamaya, tanıklık yapmaya zorlanamaz. Gazeteci ancak kaynağının izin vermesi ve kaynağı tarafından yanıltılmış olması hallerinde kaynağını açıklayabilir.’
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, bir kez daha altını çiziyoruz: Gazeteciler, kamu adına haber yapma, bilgi toplama ve eleştirel görüşlerini açıklama hakkına sahiptir. Bu faaliyet, hiçbir suretle ‘suç örgütüne yardım’ olarak nitelendirilemez. Aksi yöndeki her türlü yargılama ve yaptırım girişimi, Anayasa'nın 28. maddesiyle güvence altına alınmış basın özgürlüğünün ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesini ihlal anlamına gelir.
Açıklamayı yaptığımız saatte üyelerimiz Soner Yalçın, Şaban Sevinç ile Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolak serbest bırakıldılar. Üyemiz Ruşen Çakır’ın da serbest bırakılmasını istiyoruz. #Gazeteciliksuçdeğildir. Haksız gözaltına alınan ve tutuklanan tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz. İktidara gazetecilik mesleğine gözaltı uygulamasından vazgeçmesi için çağrı yapıyoruz.”


