‘Google sesimi kopyaladı' iddiası tartışmalara neden oldu

‘Google sesimi kopyaladı' iddiası tartışmalara neden oldu
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

David Greene, yıllardır geniş bir dinleyici kitlesine sesleniyor. Ancak şimdi, kendisi bile fark etmeden sesinin kopyalandığını öne sürüyor. Peki bir teknoloji devinin aracı, Greene’in sesini nasıl kopyalayabildi? Ve bunun sonuçları sadece Greene ile mi sınırlı? Uzmanlara göre risk yalnızca Greene’le sınırlı değil; herkes tehlike altında ve sonuçlar sanılandan çok daha büyük olabilir. İşte Greene'in başına gelenler ve dikkat etmeniz gerekenler...

Hürriyet gazetesinde İsmail SARI imzasıyla yayımlanan haberi alıntılayarak aktarıyoruz:

David Greene, Amerikan kamu radyo ağı NPR’nin (National Public Radio – Ulusal Kamu Radyosu) sabah kuşağında yayınlanan haber programı “Morning Edition” ve Kaliforniya merkezli radyo istasyonu KCRW’nin siyasi podcast’i “Left, Right & Center” (Sol, Sağ ve Merkez) programının uzun yıllar sunuculuğunu yaptı.

Greene’in sesi, dinleyicileriyle arasında güven ve empati bağı kurmasıyla tanınıyordu. NPR’a göre Greene, 2012-2020 arasında yaklaşık 13 milyon kişiye ulaştı.

Sesinin kendisi için ne kadar önemli olduğunu ise Washington Post’ta yer alan haberde şu sözlerle açıklıyor:

“Sesim, kimliğimin en önemli parçası. Konuşmaların hayatlarımızı ve dünyayı değiştirme gücüne sahip olduğuna gerçekten inanıyorum. Google’ın bu davranışı inanılmaz.”

HER ŞEY ARKADAŞINDAN GELEN BİR MESAJLA BAŞLADI

Her şey, Greene’in eski bir iş arkadaşından gelen mesajla başladı. 2024 sonbaharında gönderilen mesajda arkadaşı, Greene’e şu soruyu yöneltti:

“Şey... Sanırım bunu soran 148. kişiyim ama, sesini Google'a lisansladın mı? Sana çok benziyor!”

Greene, NotebookLM aracını o ana kadar hiç duymamıştı. Ancak arkadaşının sözleri üzerine aracı inceledi ve kendisine tıpatıp benzeyen erkek bir sanal sunucunun, bir kadın sunucuyla hafif şakalaşmalar yaptığı bir podcast kaydını dinledi. Greene, bu deneyimi şöyle tarif ediyor:

“Tamamen şok oldum. Kendinizi dinliyormuş gibi hissettiğiniz tuhaf bir an. Google resmen sesimi almış!”

Greene, özellikle erkek sesinin tonlaması, ritmi ve yıllar boyunca konuşmasında istemeden ortaya çıkan “ııı” ve “gibi” gibi küçük ifadelerinin bile kendisine birebir benzediğini söyledi. Eşine dinlettiğinde ise gözlerinin faltaşı gibi açıldığını ekledi.
 


NotebookLM, Google tarafından geliştirilen ve kullanıcıların yüklediği metinleri yalnızca özetlemekle kalmayıp, bunları yapay zekâ tarafından üretilen podcast tarzı sesli anlatımlara dönüştüren bir araç. Sesle bağı tam olarak burada ortaya çıkar; sistem, belgeleri iki sanal sunucunun konuşması gibi okur ve gerçek insan sesine çok benzeyen sentetik sesler üretir. Bu özellik, uzun metinleri okumak yerine dinleyerek tüketmeyi mümkün kılar. Ancak aynı teknoloji, gerçek kişilere benzeyen seslerin üretilebilmesi nedeniyle telif, kimlik taklidi ve güven tartışmalarını da beraberinde getirir.

SESİNİN 'ASLA SÖYLEMEYECEĞİ SÖZLERİ SÖYLETMEK' İÇİN KULLANILDIĞINI İDDİA EDİYOR

Greene’in çevresindekilerden gelen e-postalar ve mesajlar, yapay zeka podcast sesinin gerçekten David Greene’e ait olup olmadığını sorgulamasına yol açtı. Bunun üzerine Greene, Google’ı, kendisinden izin almadan sesini kopyalamakla ve kullanıcılarına Greene’in asla söylemeyeceği sözleri yaptırma gücü vermekle suçlayarak dava açtı.

Google ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada, NotebookLM’nin erkek sesinin Greene ile hiçbir ilgisi olmadığını belirtti. Açıklamada, sesin Google tarafından işe alınan profesyonel bir oyuncuya dayandığı ifade edildi.

Şimdi davada, Santa Clara County mahkemesi, sesin sıradan insanlar tarafından Greene’in sesi olarak algılanacak kadar benzer olup olmadığına ve eğer öyleyse ne tür bir adım atılması gerektiğine karar verecek.



DAHA GENİŞ BİR TARTIŞMAYA DA NEDEN OLDU

David Greene’in davası, hızla büyüyen yapay zeka endüstrisinin, bireysel yaratıcıların haklarıyla nasıl çeliştiğini de ortaya koyuyor. NotebookLM ve benzeri araçlar, seslerin ve sözlerin, kullanıcıların haberi olmadan geniş yazı ve konuşma kütüphaneleri üzerinden eğitilmesiyle çalışıyor. Bu durum, telif hakkı ve mülkiyet açısından karmaşık sorunları gündeme getiriyor.

Cornell Üniversitesi Dijital ve Bilgi Hukuku Profesörü James Grimmelmann, bu davayı yorumlarken Washington Post’a şu açıklamalarda bulundu:

“Mahkemelerin en kritik sorusu, yapay zekâ tarafından üretilen bir sesin gerçek sese ne kadar benzediği ve bunun telif hakkı ihlali sayılıp sayılmayacağı olacaktır. Greene’in sesinin, sıradan dinleyiciler tarafından tanınabilir olması ve bundan zarar görmesi de önemli bir kriter.”
An illuminated, multi-colored Google logo against a dark tiled wall.

DAVA VE MAHKEME SÜRECİ: 'YÜKSEK BİR BENZERLİĞE SAHİP'

Greene’in avukatı, ses kaydı ile yapay ses arasındaki benzerliği açıkça gösterdiklerini savunuyor. Boies Schiller Flexner hukuk firmasının ortağı Joshua Michelangelo Stein, yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Mahkemeye güveniyoruz ve insanları örnek ses kayıtlarını kendileri dinlemeye teşvik ediyoruz.”

Dava dosyasında, Greene’in sesi ile NotebookLM’nin erkek sesi arasındaki benzerlik, bir yapay zeka adli tıp firması tarafından yüzde 53-60 güven aralığında tespit edildi. Bu oran, seslerin “nispeten yüksek bir benzerliğe” sahip olduğunu gösteriyor.

Profesör Grimmelmann, Greene’in davayı açabilmesi için yüzde 100 benzerlik göstermesine gerek olmadığını vurguladı. 1988’de Bette Midler’in sesinin izinsiz kullanılması nedeniyle Ford Motor Company’ye karşı açtığı davada olduğu gibi, yeterli sayıda kişinin sesin Greene’e ait olduğunu varsayması dava için kritik.

Her şey bir mesajla başladı: ‘Google sesimi kopyaladı’ iddiası… Tartışmalara neden oldu ‘Tehlike çok büyük’

NotebookLM’nin “Sesli Özetler” özelliği, 2024 lansmanında büyük yankı uyandırdı. Uzun belgeleri özetleyen podcast’ler oluşturmak için kullanılan bu araç, kullanıcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Spotify ise aynı yıl, “Spotify Wrapped” kapsamında kullanıcılara kişiselleştirilmiş podcast’ler sundu. Çevrimiçi tartışmalarda, Greene’in sesi en çok tanınan yapay ses olarak gösterildi; diğer adaylar arasında eski teknoloji yayıncısı Leo Laporte ve “Armchair Expert” podcast’inin sunucuları Dax Shepard ve Monica Padman da vardı.

‘KOMPLO TEORİLERİNİ YAYMAK İÇİN KULLANILABİLECEĞİNİ OKUDUM’

Greene, sesinin izinsiz kullanımının olası kötü amaçlı kullanımına dair endişelerini de paylaştı:

“Guardian’da bu aracın komplo teorilerini yaymak için kullanılabileceğini okudum. Sesime benzeyen bir şeyin bu amaçla kullanılması gerçekten endişe verici.”

Greene, Google’a karşı dava açarken yalnızca kendi izni olmadan üretilen bir yapay sesin durdurulmasını talep ediyor. Chamber of Progress’un yapay zekâ telif hakkı direktörü Adam Eisgrau, mevcut yasaların Greene’in davası gibi vakaları ele almak için yeterli olduğunu söyledi ve ulusal düzeyde yeni yasalar gerekmediğini belirtti. Ancak bu konu da tartışmalı ve aksini savunan pek çok uzman var.

Her şey bir mesajla başladı: ‘Google sesimi kopyaladı’ iddiası… Tartışmalara neden oldu ‘Tehlike çok büyük’

‘ÖRNEKLER SON YILLARDA ARTIYOR, BU ALANIN UZUN SÜREDİR GRİ BİR BÖLGEDE OLDUĞUNU GÖSTERİYOR’

Ses çalınmasına yönelik benzer örneklerin son yıllarda art arda ortaya çıktığının altını çizen Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Scarlett Johansson’un sesine benzediği iddia edilen bir yapay zekâ sesinin tanıtılması, Taylor Swift’in adını ve benzerliğini kullanan deepfake reklamlar ve geçmişte Bette Midler’in izinsiz ses taklidi nedeniyle açtığı dava, bu alanın uzun süredir gri bir bölgede olduğunu gösteriyor. Bugün fark yaratan unsur, yapay zekânın bu taklitleri saniyeler içinde ve büyük ölçekte üretebilmesi” dedi.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN KISA VİDEOLAR TEHLİKE YARATABİLİYOR

“Teknik olarak ses ‘çalınması’, yapay zeka modellerinin internette bulunan konuşma kayıtlarından ton, vurgu ve konuşma ritmini öğrenmesiyle gerçekleşiyor” diyen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Sosyal medyada paylaşılan kısa videolar, podcast kayıtları veya sesli mesajlar bile bir referans haline gelebiliyor” dedi ve ekledi:

“Gelişmiş araçlar, birkaç saniyelik örnekten bir kişinin sesine çok benzeyen sentetik kayıtlar üretebiliyor. Bu durum yalnızca kamuoyunda bilinen isimleri değil, normal vatandaşları da etkiliyor. Birinin sesini taklit eden dolandırıcılık aramaları, sahte ses kayıtlarıyla yapılan manipülasyonlar ve itibar zedeleyici içerikler artık gerçek bir risk.”

TELİF VE KİŞİLİK HAKLARI YAPAY ZEKA KAYNAKLI SES ÜRETİMİNİ AÇIK BİÇİMDE DÜZENLEMİYOR!

Sorunun büyümesinin temel nedeninin, telif ve kişilik haklarının yapay zeka kaynaklı ses üretimini açık biçimde düzenlememesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, şu önemli bilgilerin altını çizdi:

-- Böyle bir yasal boşluk devam ederse emek sahiplerinin hak talep etmesi zorlaşır, kimlik taklidi vakaları artabilir ve dijital ortama duyulan güven zedelenebilir. Kullanıcılar açısından bu, duydukları her ses kaydını sorgulamak zorunda kalacakları bir döneme işaret eder.

-- Bu noktada hem kullanıcıya hem devlete düşen roller var. Kullanıcıların şüpheli aramalarda yalnızca sese güvenmemesi, ek doğrulama yöntemleri kullanması ve kişisel ses kayıtlarını paylaşırken daha temkinli davranması önem taşıyor. Devlet tarafında ise ses ve benzerlik haklarını kapsayan güncel telif düzenlemeleri, izinsiz ses klonlamaya yönelik caydırıcı yaptırımlar ve yapay içeriklerin açık biçimde etiketlenmesini zorunlu kılan kurallar öne çıkıyor. Teknoloji şirketleri için şeffaflık ve bağımsız denetim mekanizmaları da bu çerçevenin tamamlayıcı unsurları olarak görülüyor.

-- Ortaya çıkan tablo, sesin artık yalnızca biyolojik bir özellik değil, korunması gereken dijital bir varlık haline geldiğini gösteriyor. Bu dönüşümün nasıl yönetileceği, önümüzdeki yıllarda hem hukuki düzenlemelerin hem de kullanıcı alışkanlıklarının yönünü belirleyecek temel meselelerden biri olacak.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.