Tahliye edilen eski Esenyurt Belediye Başkanı Özer: "Özgürlük ve demokrasi mücadelem devam edecek"

Tahliye edilen eski Esenyurt Belediye Başkanı Özer:
Paylaş
  • Linkedin
  • Pinterest
  • Whatsapp
  • Telegram
  • Reddit
A- A+ Paylaş

Görevden alınan İstanbul'un Esenyurt İlçesi Belediye Başkanı Ahmet Özer için ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla tutuklu bulunduğu "Aziz İhsan Aktaş soruşturması" kapsamında tahliye edildi. Avukatı Hüseyin Ersöz, Özer'in cezaevinden çıktığını teyit etti.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasında görevden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

Duruşma tarihi 27 Ocak 2026 olarak belirlendi.

Silivri'de görülecek dava aralıksız 20 Şubat'a kadar devam edecek.

Kararda sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimallerinin bulunması, mevcut delil durumu, tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü olmayacağı dikkate alındı.

Eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi. Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik davanın ilk duruşma tarihi de belli oldu.
Daha önce Kent Uzlaşısı davasında tahliye kararı verilen Eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında, “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasından da tahliye kararı verildi.

İddianamede, görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer için 9 yıla kadar hapsi isteniyordu.

Ahmet Özer, 13 aydır tutuklu bulunuyordu.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer cezaevinden çıktı. Cezaevi önünde kalabalık ve coşkuyla karşılana Özer, ilk açıklamasını yaptı.
 

Ahmet Özer cezaevinden çıkar çıkmaz kendisini coşkulu bir kalabalık karşıladı.

AHMET ÖZER'DEN İLK AÇIKLAMA

Özer, cezaevi önünde ilk açıklamasını yaptı. İşte Özer'in konuşmasından öne çıkanlar:

“Öncelikle basın mensubu arkadaşlara ve beni karşılamaya gelen bütün dostlarıma teşekkür ediyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi, 1 yıl 10 gün sonra dışarıdayım. Tabii, dünyanın en güzel şeyi özgürlüktür ama maalesef ben bugün özgürlüğün sevincini tam olarak yaşayamıyorum. Çünkü yüreğimin yarısını içeride bıraktım. Başta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar ve ilçe belediye başkanlarımız ile diğer dostlarımız, arkadaşlarımız içerideler.

O nedenle ben bu özgürlüğün sevincini bugün tam olarak yaşayamıyorum. Özellikle de bugün İBB ile ilgili iddianamenin de kabul edilmesi ve yayımlanmasıyla ortaya çıkan tablo, üzücü bir tablo olarak karşımıza çıktı. Ülkemizin içinden geçtiğimiz süreçte hukuka, demokrasiye ve hukuk güvenliğine ihtiyacı var. Demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesine büyük ihtiyacımız var.

Bu aynı zamanda, seçilmişlerin ve belediye başkanlarımızın tutuksuz yargılanabileceği bir ortamın da ilk göstergesi olmasını diliyorum benim tahliyemin.

Daha sonra bu işleri uzun uzun konuşacağız. İlk söylemek istediğim bu.

İkinci olarak, bir barış sürecinin içinden geçiyoruz. En büyük üzüntülerimden biri, dışarıda olup bu sürece yeterince katkı verememiş olmamdı. Bugün ve bugünden sonra umarım bunu ziyadesiyle yapacağım. Bu sürece vermiş olduğu samimi ve içten desteklerinden dolayı özellikle Sayın Devlet Bahçeli’ye burada teşekkür etmek istiyorum. Aynı şekilde, Sayın Feti Yıldız’ın hem hukuk güvenliğine duyulan güvenin artması için yapmış olduğu hukuki açıklamalar da içerideki insanlar için özellikle önemli dercede büyük bir rol oynadı.

Bunların da aynı zamanda pratikte işlevsel olmasını diliyorum.

Üçüncü olarak, ben ve benimle beraber 10 Esenyurt personeli — başkan yardımcıları, müdürler ve çalışanlarım — aynı zamanda tutuklanmıştı. İki üç arkadaşım benimle birlikte tahliye oldu ama kalp hastası olan Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış başta olmak üzere müdürlerimiz ve çalışanlarımız içeride kaldılar. Bundan dolayı da sevincimi tam olarak yaşayamadım. Umuyorum ki ilk fırsatta hak ve hukuk tecelli edecek.

Bu çalışanlarımız da, İBB çalışanları da, belediye başkanlarımız da özgürlüklerine kavuşacaklardır. Tabii bir üzüntüm de şu: Ben Esenyurt’ta 7 ay boyunca — ki Esenyurt halkı da bunu bilir — son sürat çalışırken, Esenyurt’umuzu 21. yüzyıla yakışır bir kent hâline getirmeye çalışıyordum. Birden bire bu operasyonla önümüzün kesilmesi, beni Esenyurt’a hizmet etmekten alıkoydu. Bir üzüntüm de buydu. Ben içerideyken ya da mahkemelerde savunma yaparken, aynı zamanda bunları Esenyurt halkı ve seçmeni adına yaptım.

Hem seçimin, hem seçilenin hem de seçenin iradesinin demokratik kurallar içerisinde bundan sonra gasbedilemeyeceği, aksine tecelli edeceği günlere doğru gitmemiz gerekiyor. Benim, Esenyurt halkının, kayyum atanmış Şişli’nin ve bizimle beraber 14 diğer belediyenin… Ki biz Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk; umarım olumlu bir karar çıkar.

Bundan sonra ülkemizin bu barış sürecinde, aynı zamanda bu irade gasbına da son vereceğini ve barış ile demokrasi içerisinde, hukuka dönülen bir ortamda hep birlikte ülkemizi güzel günlere taşıma konusunda bir çaba içinde olacağımız günlerin gelmesini diliyorum.

Bu çerçevede içerideki arkadaşlarıma selam yolluyorum.

Başkanımızın eşi Dilek Hanım da direnciyle, dirayetiyle burada hep bizimle birlikte oldu. Aynı zamanda bir teşekkürü de avukatlarıma yapmak istiyorum. Birlikte bu mücadeleyi göğüsledik. En önemli teşekkürümü sona bıraktım: Bu sürecin kahramanı olan kızıma… O sadece benim için değil, içerideki herkes için çaba sarf etti.

Bundan sonra da sarf etmeye devam edecek. Bu duygu ve düşüncelerle hepinize teşekkür ediyorum.

Ayrıca bu sürecin bir yılmaz savunucusu İl Başkanımız Özgür Çelik'e teşekkürlerimiz sunmak istiyorum.

Son teşekkürümü de, bu sürecin cesaretle ve dirayetle savunuculuğunu yapan, bizim umudumuzu yeşerten Genel Başkanımıza yapmak istiyorum. Çünkü biliyorum ki — sözlerimi şöyle sonlandırmak istiyorum — bu içeriden çıkışın ilk gününde buruklukla sevinç iç içe geçmiş durumda. Şöyle bitirmek istiyorum:

Özgürlük ve demokrasi mücadelesi, bir insanın en onurlu mücadelesidir. Böyle zor dönemlerde bedelleri oluyor. Bu bedelleri ödemekten geri durmayanların sayesinde, geleceğe, özgürlüğe, eşitliğe ve adalete dair umutlarımız hep diri kalıyor ve diri kalacak.

Ülkemizin refah ve barış içinde yaşaması için elimizden gelen çabayı sarf edeceğimizi bilmenizi istiyorum. Hepinize teşekkür ediyorum."

6 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye ilişkin tensip zaptını hazırladı.

Mahkeme heyeti, tensip zaptında 34 tutuklu sanığın bu hallerinin devamına karar verdi.

Heyet, sanıklar Ahmet Özer, Kaan Şengül, Mustafa Mutlu, Mustafa Seymen, Ümit Gözütok ve Yaşar Özkan'ın tutuklulukta geçirdikleri süre, bir kısım sanıklar yönünden etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimallerinin bulunması, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklama tedbirinin bu aşamada ölçülü olmayacağı hususlarını dikkate alarak başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse yurt dışı çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol şartıyla ayrı ayrı tahliyelerine karar verdi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ SORUŞTURMASINDA DURUŞMA TARİHİ BELLİ OLDU

CHP'li belediye başkanlarına "rüşvet" vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma geçen haftalarda tamamlanmıştı.

CHP'li 7 belediye başkanının da aralarında olduğu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş iddianamesi de kabul edilmişti.

“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturmasında duruşma tarihi de belli oldu. Sanıklar ilk kez 27 Ocak 2026 tarihinde hakim karşısına çıkacak.

İSTENEN CEZALAR

İddianamede Aziz İhsan Aktaş'ın 9 farlı suçtan toplamda 704 yıla kadar hapsi talep edilirken görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 415 yıla kadar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'ya 18 yıla kadar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in ise 9 yıla kadar hapsi istendi.

Ayrıca görevlerinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı şüpheli Zeydan Karalar, Adıyaman Büyükşehir Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Ayda'nın da 12 yıla kadar hapsi talep edildi.

SUÇLAMALAR NELER?

40'ı tutuklu 200 şüpheliye "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme", "Suç Örgütüne Üye Olma", "Suç Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüte Yardım Etme", "İhaleye Fesat Karıştırma", "Edimin İfasına Fesat Karıştırma", "Resmi Belgede Sahtecilik", "Özel Belgede Sahtecilik", "Rüşvet Alma", "Rüşvet Vermek", "Rüşvetin Temin Edilmesine Aracılık Etme", "Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık", "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama", "Haksız Mal Edinme" ve "Gerçeğe Aykırı Fatura Düzenleme" suçları yöneltildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ SERBEST

Soruşturmada rüşvetten sahteciliğe, dolandırıcılıktan kara para aklamaya 450 yıl hapis cezası istenen Aziz İhsan Aktaş en önemli şüpheli olarak yer alıyor.

Aktaş, etkin pişmanlıktan faydalanıp itirafçı olduğu için tahliye edilmiş ve sonrasında ev hapsi de kaldırılmıştı.

Ahmet Özer kimdir?

Prof. Dr. Ahmet Özer, 1960'da Van'da doğdu.

1986'da Hacettepe Üniversitesi felsefe bölümünden mezun oldu; sosyoloji bölümünde yan dal yaptı.

1995'te Hacettepe Üniversitesi'nde "GAP'ın Sosyoekonomik ve Politik Boyutları" çalışması ile doktor unvanını aldı; yüksek lisans ve doktora tezleri kitap olarak yayımlandı.

1980'li yılların sonunda DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) bünyesinde sürdürülen ve merkezi Şanlıurfa'da bulunan GAP Projesi'nde uzman sosyolog olarak çalıştı.

Kürtlerin siyasi kimliği ile ilgili sosyolojik ve kamusal çalışmalarda yer aldı.

Sonraki yıllarda çok sayıda üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı, idari görevlerde de yer aldı.

Dördü roman, biri göç konusunu işleyen film senaryosu olmak üzere 38 kitabı bulunuyor.

2024'te Esenyurt Belediye Başkanı seçildi.

Bir yanıt yazın

Yanıt yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.