Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Suriye'deki terör bağlantılı Kürt gruplara yönelik askerî bir operasyona başvurmak istemediklerini ancak entegrasyon anlaşmasının uygulanmasındaki gecikmeler nedeniyle sürece dâhil olan aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu söyledi.
TRT World yayınına katılan Fidan, terör örgütü PKK'nın kolu olan Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Şam ile entegrasyon sürecine dair eleştirilerde bulundu.
"Elbette sürecin hızından memnun değiliz," diyen Fidan, şöyle konuştu:
"Biz, Suriyeliler ve bazı diğer ortaklar, isimlerini vermek istemiyorum, topluca 'SDG'nin daha fazla zaman kazanmaya çalıştığını düşünüyor. Bence kendileri için başka fırsatlar umut ediyorlar, belki başka bir bölgesel kriz şeklinde, belki de İsrail'in Suriye ve diğer yerlere yönelik yayılmacı politikaları nedeniyle. Bu yüzden, bence iyi olan şey, Amerikalı ortaklarımızın bu sürecin tamamlanması gerektiğinin çok iyi farkında olmaları çünkü bu, ülkenin birliği için çok önemli."
Fidan, Suriye muhalefetinin her farklı unsurunun, silahlı grupların, "SDG" hariç, şu anda Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlandığını anımsatarak, "Çünkü onlar eski muhalefet yapısında muhalefet üyesi değillerdi. Farklı gruplar vardı. Her zaman tek bir komuta ve kontrol altında değillerdi. Şimdi ise Savunma Bakanlığının komuta ve kontrolü altına girmeyi kabul ettiler. Bu, ulusal birlik için çok önemlidir çünkü bir devlette farklı otoritelere izahat veren iki veya üç farklı silahlı yapı olamaz. Böyle bir durumda birlik ve egemenlikten söz edilemez." ifadelerini kullandı.
"SDG ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalı"
Bunun çok önemli olduğunu, herkesin bunu anladığını ancak Türkiye'nin işlerin diyalog, müzakere ve barışçıl yollarla halledilmesini umduğunu vurgulayan Fidan, şunları kaydetti:
"Tekrar askeri yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz ancak 'SDG', ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalıdır. 10 Mart Anlaşması'na bağlılıklarını yerine getirmeleri gereken bir noktaya gelmeliler. Herkes, bu anlaşmayı gecikmeden ve çarpıtmadan yerine getirmelerini bekliyor çünkü bu anlaşmadan sapma görmek istemiyoruz. Günün sonunda, biliyorsunuz, Şam'daki Suriyeli ortaklarımız da bunun ulusal birlikleri için çok önemli bir adım olduğunu görüyorlar. Bir anlamda iyimserim. Umarım doğru taktik, teknik ve işbirliği biçimlerini kullanırsak, hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum. "
10 Mart mutabakatı nedir?
Beşar Esad'ın devrilmesinin hemen ardından birbirleriyle diyalog kuran Ahmed Şara yönetimi ile SDG, Şam'ın egemenliğini öngören bir anlaşmaya imza atmıştı. 10 Mart'ta yapılan anlaşma; SDG güçlerinin Suriye ordusuna katılmasını, bölgedeki havalimanları ve petrol sahalarının yanı sıra Irak ve Türkiye'ye açılan sınır kapıları dahil tüm idari yapıların merkezi hükümete devredilmesini öngörüyor.



