İran Savaşı 28'inci gününde devam ediyor.
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu belirterek, boğazdan yapılacak her türlü gemi geçişinin sert karşılık bulacağını açıkladı. Boğazdan geçmeye çalışan üç geminin geri çevrildiği belirtildi.
İran ayrıca İsrail ve ABD ile bağlantılı ülkelerin limanlarına yönelik tüm nakliye faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu.
Devrim Muhafızları açıklamasında , “İsrail-Amerikan düşmanlarımızın, müttefiklerinin ve destekçilerinin limanlarına yapılan tüm nakliye faaliyetleri yasaklanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.
İSRAİL SALDIRILARI YOĞUNLAŞACAK
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran'a yönelik saldırıların artacağını belirterek, “İsrailli sivillere karşı kullanılan silahların üretildiği ve kullanıldığı diğer hedefler ve bölgelere de yayılacak.” dedi.
Katz yaptığı açıklamada, “İran, İsrailli sivillere yönelik saldırıların bedelini giderek ağırlaşan şekilde ödeyecek.” ifadelerini kullandı.
KÖRFEZ'DEKİ OTELLERE UYARI
İran ordusu, Ortadoğu’da ABD askerlerini barındıran otellerin hedef alınabileceği uyarısında bulundu.
Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Ebulfazl Şekarçi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Amerikalı güçler bir otele girerse, o otel bizim gözümüzde Amerikan hedefi haline gelir.” dedi.
Şekarçi, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık verdiklerini belirterek, “Sadece izleyip saldırıya uğramayı bekleyemeyiz. Karşılık verdiğimizde doğal olarak bulundukları her yeri hedef alırız.” ifadelerini kullandı.
DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN SİVİLLERE ÇAĞRI
Devrim Muhafızları, bölge genelindeki sivillere ABD güçlerinin bulunduğu alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.
Açıklamada, “Korkak Amerikan-Siyonist güçler, sivil alanları ve masum insanları insan kalkanı olarak kullanmaya çalışıyor.” denildi. Açıklamada ayrıca, “Zarar görmemeniz için Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeleri acilen terk etmenizi tavsiye ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.
“İNSAN KALKANI” SUÇLAMASI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD askerlerinin Körfez ülkelerinde sivilleri “insan kalkanı” olarak kullandığını öne sürdü.
Arakçi, ABD askerlerinin askeri üslerden ayrılarak otel ve ofislere sığındığını iddia ederek bölgedeki otellere ABD askerlerine rezervasyon yapılmaması çağrısında bulundu.
Fars Haber Ajansı ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bölgedeki otellere “kesin uyarılar” gönderildiğini aktardı. Haberde ayrıca İran’ın Suriye, Lübnan ve Cibuti’de de benzer şekilde kullanılan noktaları tespit ettiği ifade edildi.
BÖLGE ÜLKELERİNDEN YALANLAMA
İran, komşu ülkeleri ABD’nin kendi topraklarından saldırı düzenlemesine izin vermekle suçlarken, Körfez ülkeleri bu iddiaları reddetti.
Bölge ülkeleri, savaş öncesinde de hava sahalarının veya topraklarının İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıklamıştı.
İSRAİL’DEN TAHRAN’A YENİ SALDIRI DALGASI
İsrail ordusu, savaşın yaklaşık bir ayına girilirken Tahran’daki hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlediğini açıkladı.
Açıklamada, “İran rejiminin altyapısını hedef alan geniş ölçekli saldırı dalgasının tamamlandığı” belirtildi.
İsrail ayrıca İran genelinde balistik füze ve hava savunma sistemleri üretim tesislerini, batı bölgelerde füze rampaları ve depolarını vurduğunu bildirdi.
ÜST DÜZEY KOMUTANLAR HEDEFTE
İsrail, Devrim Muhafızları Donanma Komutanı Alireza Tangsiri ile birlikte bazı üst düzey yetkililerin de öldürüldüğünü duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump son günlerde İran ile görüşmelerde ilerleme sağlandığını öne sürüyor. Trump, İran hükümetinin talebi üzerine İran'ın enerji santrallerine yönelik saldırıları 10 günlüğüne durdurduğunu ve Tahran ile görüşmelerin "çok iyi" gittiğini söyledi.
Taraflar arasında dolaylı mesajlaşmaların sürdüğü belirtilirken, sahadaki askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar gerilimin düşmediğini ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı İran savaşında neden bu kadar önemli hale geldi?
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısının ardından İran, dünyanın en yoğun petrol nakliye yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmış durumda.
Dünyanın petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) yaklaşık %20'si normalde bu boğazdan geçiyor. Dolayısıyla savaş birlikte küresel yakıt fiyatları yükseldi.
Hürmüz Boğazı nerede?
Kuzeyde İran, güneyde Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile çevrili olan bu su yolu, Basra Körfez'ini Umman Denizi'ne bağlıyor.
Boğaz, giriş ve çıkışında yaklaşık 50 kilometre, en dar noktasında ise yaklaşık 33 kilometre genişliğinde.
Hürmüz Boğazı, dünyanın en büyük ham petrol tankerlerinin geçebileceği derinlikte ve Ortadoğu'daki büyük petrol ve LNG üreticileri ile müşterileri tarafından kullanılıyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) tahminlerine göre 2025 yılında Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti.
Bu, yılda neredeyse 600 milyar dolar değerinde bir enerji ticaretine denk geliyor.
Petrol yalnızca İran'dan değil; Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi diğer Körfez ülkelerinden de geliyor.

Küresel LNG'nin yaklaşık %20'si de çoğunlukla Katar'dan olmak üzere boğazdan taşınıyor.
LNG, taşımayı kolaylaştırmak için hacmi 600 kat küçültülen sıvılaştırılmış gazdır. Varış noktasında tekrar gaza dönüştürülerek ısıtma, pişirme ve elektrik üretiminde kullanılıyor.
Hürmüz, Ortadoğu'dan yapılan gübre ihracatı için de kritik bir güzergâh; bölgede gübre üretiminde yoğun olarak doğal gaz kullanılıyor.
Dünyadaki gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri normalde bu boğazdan geçiyor.
Ters yönde ise boğaz, Ortadoğu'ya gıda, ilaç ve teknolojik malzeme ithalatı için hayati bir kanal.
Boğazın kapatılmasının etkisi ne?
Normalde ayda yaklaşık 3.000 gemi boğazdan geçiyor, ancak İran'ın tankerler ve diğer gemileri tehdit etmesi nedeniyle bu sayı büyük ölçüde azaldı.
İHA'lar (drone), füzeler, hücum botları ve mayın tehdidi, boğazdan geçmeye çalışan gemiler için ciddi bir risk oluşturuyor.
BBC, 20 Mart'a kadar İran kıyıları açıklarında ticari gemilere yönelik 20 saldırıyı doğruladı.
Global Risk Management'ta baş analist Arne Lohmann Rasmussen CBS News'e şöyle dedi:
"Size saldırılabilir ve sigorta yaptıramazsınız ya da aşırı pahalı olur; bu yüzden güvenlik durumu iyileşene kadar beklemek zorundasınız."
"Fiziksel bir abluka olmasa da İran'dan gelen tehditler ile drone ve füze saldırıları nedeniyle tankerler boğazdan geçmiyor."
Enerji fiyatları dalgalı seyrediyor ve çatışma öncesi seviyelerin oldukça üzerinde.
Brent petrol, 25 Mart'ta ABD'de varil başına 101 dolara yükseldi, ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı bitirme ihtimaline olumlu baktığı açıklamalarıyla 98 dolara geriledi.
ABD müzakerecileri, savaşı sona erdirmek için sundukları 15 maddelik planda, İran'ın ön koşul olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması gerektiğini belirtti.
Ancak İran dışişleri bakanı, ülkenin ABD ile savaşı bitirmek için müzakere yürütmediğini ve "niyeti olmadığını" söyledi.

Dünyadaki petrol ve gazın yaklaşık %20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.
İran dahil Körfez ülkeleri gelirleri için büyük ölçüde enerji ihracatına bağımlı.
Boğazın kapanması Asya'yı da sert vurdu; İran'ın küresel pazara sattığı petrolün yaklaşık %90'ını Çin'in satın aldığı tahmin ediliyor.
Çin bu petrolü ürün üretmekte kullandığı ve bu ürünleri diğer ülkelere ihraç ettiği için, petrol fiyatlarındaki artış küresel tüketiciler için daha yüksek fiyatlar anlamına gelebilir.
Asya'da yakıt krizi günlük yaşamı etkiliyor.
Hükümetler çalışanları evden çalışmaya yönlendirdi, çalışma haftasını kısalttı, ulusal tatiller ilan etti ve üniversiteleri erken kapattı.
Afrika'da Güney Sudan ve Mauritius elektrik tüketimini sınırlayan önlemler açıkladı.
Avrupa'da Slovenya, yakıt kısıtlaması uygulayan ilk AB ilkesi oldu.
İran boğazı nasıl kontrol ediyor?
Birleşmiş Milletler kuralları, ülkelerin kıyılarından itibaren 12 deniz mili mesafeye kadar kara sularını kontrol etmesine izin veriyor.
En dar noktasında, Hürmüz Boğazı ve nakliye yolları tamamen İran ve Umman'ın kara sularında bulunuyor.
Uzmanlara göre İran'ın boğazı askeri olarak kısıtlamasının en etkili yollarından biri, hızlı hücum botları ve denizaltılar kullanarak mayın döşemek.
İran'ın hücum botları gemisavar füzeler de taşıyor.
ABD boğazı yeniden açmak için ne yapıyor?
Şu ana kadar ABD boğaza savaş gemisi göndermedi; askeri tepkisini İran'a yönelik hava saldırılarıyla sınırladı.
Örneğin 18 Mart'ta ABD ordusu, boğaz boyunca İran'a ait gemisavar seyir füzesi mevzilerini bombaladığını açıkladı.
Trump'ın müttefik ülkeler ve Çin dahil diğer ülkelere Hürmüz'ü güvence altına almak için savaş gemileri gönderme çağrısı da fazla ilgi görmedi.
Daha sonra ABD'nin aslında yardıma ihtiyaç duymadığını söyledi.
ABD, geçmişte boğazdaki deniz trafiğinin yeniden sağlanması için askeri gücünü kullanmıştı.
1980'lerdeki sekiz yıllık İran-Irak savaşı sırasında petrol tesislerine yönelik saldırılar "tanker savaşı"na dönüşmüş, iki ülke ekonomik baskı kurmak için tarafsız gemilere saldırmıştı.
Kuveyt tankerleri özellikle savunmasızdı.
Sonunda ABD savaş gemileri onlara Körfez'den geçişleri sırasında eşlik etmeye başladı; bu, ABD Denizcilik Enstitüsü'ne göre İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük deniz harekâtlarından biri hâline geldi.
Gemiler hâlâ geçebiliyor mu?
İran, 24 Mart'ta Birleşmiş Milletler temsilciliği aracılığıyla yayımladığı mesajda, "düşman olmayan gemilerin" "ilgili İran makamlarıyla koordinasyon şartıyla" Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vereceğini söyledi.
BBC'nin doğrulama servisi BBC Verify'ın bu ayın başındaki analizine göre 1–20 Mart arasında yaklaşık 100 gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti.
28 Şubat'ta İran savaşı başladığından beri günlük trafik yaklaşık %95 düştü.
Bu geçişlerin yaklaşık üçte biri İran bağlantılı gemiler tarafından yapıldı.
18 Mart'ta CNBC tarafından aktarılan bilgiye göre 1–15 Mart arasında Çin bağlantılı toplam 11 gemi boğazdan geçti.
14 Mart'ta Hindistan, iki Hindistan bayraklı sıvılaştırılmış petrol gazı tankerinin Hürmüz'den geçtiğini ve İran'la yürütülen görüşmelerin kısıtlamaları hafifleteceğini umduğunu açıkladı.
Enerji ihracatçıları Hürmüz'ü devre dışı bırakabilir mi?
Kapanma tehdidi nedeniyle yıllar içinde Körfez'deki petrol ihraç eden ülkeler kara boru hatları geliştirmeye yöneldi.
Suudi Arabistan, günde beş milyon varile kadar ham petrol taşıyabilen 1.200 km uzunluğunda Doğu–Batı Petrol Boru Hattı'nı işletiyor.
Geçmişte bir doğalgaz boru hattını geçici olarak ham petrol taşımak için de kullanmıştı.

BAE, iç bölgelerdeki petrol sahalarını günde en az 1,5 milyon varil kapasiteli bir boru hattıyla Umman Körfezi'ndeki Füceyre Limanı'na bağladı.
Petrol, Hürmüz'ü baypas etmek için bu alternatif güzergâhlara yönlendirilebilir; ancak Reuters'a göre bu, günlük 8–10 milyon varillik bir arz düşüşüne yol açacaktır.
Ayrıca Füceyre'deki petrol yüklemeleri drone saldırıları nedeniyle kesintiye uğradı.


