ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.
Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor.
Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek.
NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor.
Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor.
Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı.
ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.
Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü.
Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor.
İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor.
Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.
Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.
Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.
İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.
Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.
ABD bölgede askeri gücünü nasıl artırdı?
Trump, geçtiğimiz haftalarda rejimi protesto eden İranlılara "yardımın yolda olduğu" mesajını göndermişti.
O zamandan beri ABD bölgedeki askeri gücünü yavaş, istikrarlı ve kayda değer bir şekilde artırıyor.
Dünyanın en güçlü ordusuna sahip olan ABD, İran'ı vurabileceğini çoktan gösterdi.
Haziran 2025'teki Geceyarısı Çekici Operasyonu İran'ın nükleer tesislerini hedef almıştı.
Operasyonda 100'den fazla uçak yer aldı. Aralarında "sığınak delici" bombalar atabilen ve ABD'den bölgeye gelen B-2 hayalet bombardıman uçakları da vardı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) USS Abraham Lincoln'ün Ortadoğu'ya "güvenlik ve istikrar sağlamak için gönderildiğini" söyledi.
Şimdi, "ABD İran'ı yeniden vurmaya mı hazırlanıyor?" sorusu soruluyor.
Donald Trump'ın son sosyal medya paylaşımı bunun olabileceğini gösteriyor.
ABD Başkanı paylaşımında İran'ın nükleer programını sınırlandırmak için bir anlaşma yapmaması halinde "bir sonraki saldırının çok daha kötü olacağı" şeklinde uyardı.
İran'a müzakere masasına gelmesi çağrısında bulundu ancak zamanın "tükenmekte olduğunu" da sözlerine ekledi.
Yeni hava savunma sistemleri kuruluyor
ABD, Ortadoğu'da önemli bir varlık gösteriyor. Bölgede halihazırda 50 bin kadar askeri personel var.
Bunların yaklaşık 10 bini Katar'daki El Udeyd Hava Üssü'nde bulunuyor. Ancak ABD'nin Ürdün, Suudi Arabistan, Umman, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde de üsleri var.
Geçtiğimiz birkaç hafta içinde açık kaynaklar, çok sayıda ABD askeri uçağının bölgeye vardığını ortaya koydu.
Ortadoğu'daki en büyük Amerikan üssü olan El Udeyd'in 25 Ocak Pazar günü çekilen fotoğrafları, üssün çevresindeki bir alanda bir dizi yeni yapının ortaya çıktığını gösteriyor.

El Udeyd'in üssünün uydu fotoğrafları ile karşılaştırılması - 17 Ocak-25 Ocak
ABD'nin geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine düzenlediği saldırının ardından Tahran, El Udeid'e füzeler fırlatmıştı. Uydu görüntülerini izleyen uzmanlar, şimdi buraya yeni hava savunma sistemleri kurulduğunu belirtiyor.
Pentagon bu hareketlerin ayrıntılı bir listesini vermiyor. Ancak BBC Verify (BBC Doğrulama Servisi), F-15 savaş uçaklarının ve yakıt ikmal tankerlerinin gelişini takip edebildi.

P-8 Poseidon casus uçakları faaliyet gösteriyor
İzleme sitesi FlightRadar24'te, İran hava sahası yakınlarında insansız hava araçları ve P-8 Poseidon casus uçaklarının faaliyet gösterdiği görüldü.
İngiltere de "bölgesel güvenliği arttırmak için" bölgeye bir Typhoon jeti filosu gönderdi.
ABD Hava Kuvvetleri, "ABD Merkez Komutanlığı sorumluluk alanı boyunca muharip hava gücünü konuşlandırma, dağıtma ve sürdürme yeteneğini göstermek amacıyla" bölgede Çevik Spartan Operasyonu isimli büyük bir tatbikat düzenlediğini açıkladı.
Gemileri takip eden ve bulgularını sosyal medyada paylaşan Stefan Watkins, kısa süre önce Gece Yarısı Çekiç Operasyonu sırasında orada bulunan RC-135'ler, E-11A BACN ve E-3G Sentry dahil olmak üzere bir dizi ABD erken ihbar ve casus uçağının gelişini de takip etti.
Bunun, saldırıların yakın bir zamanda gerçekleşebileceğini düşündürdüğünü söylüyor.

USS Abraham Lincoln (2019)
ABD bir saldırı grubuyla birlikte hareket eden USS Abraham Lincoln uçak gemisini bölgeye göndermesi önemli.
Bu saldırı grubunda uçak gemisine ek olarak Tomahawk seyir füzeleriyle yüklü üç de savaş gemisi bulunuyor.
Gemiler bu bölgeye gönderilmeden önce Asya–Pasifik bölgesindeydi.
Normalde saldırı grubuna aynı silahı ateşleyebilen nükleer bir denizaltı eşlik eder.
Bu, halihazırda bölgede bulunan iki ABD gemisine ilave.
Başkan Trump'ın sözleriyle: "O bölgeye giden büyük bir filomuz var ve neler olacağını göreceğiz."

Trump "O bölgeye giden büyük bir filomuz var ve neler olacağını göreceğiz" dedi.
Potansiyel hedefler ne olabilir?
Savunma alanında çalışan düşünce kuruluşu RUSİ'de askeri bilimler direktörü olan Matthew Savill, ABD'nin yerin altında gömülü tesisler dışında "neredeyse her şeyi vurabilecek kapasitede" olduğunu söylüyor.
Yer altındaki tesisleri vurmak için muhtemelen B-2 bombardıman uçakları gerekiyor.
Peki, Trump emri verirse ABD neyi hedefleyebilir?
Birleşik Krallık hükümetinde İran politikası üzerine çalışan Savill, ABD'nin önünde bir dizi seçenek olduğunu söylüyor.
Bunlardan ilki İran'ın "balistik füzeleri ya da kıyı füze bataryaları gibi" askeri kabiliyetleri olabilir. Bunların hedef alınması, rejimin misilleme yapmasını zorlaştırabilir.
İran halen önemli sayıda kısa menzilli balistik füze ve uzun menzilli insansız hava aracı stoğuna sahip. Bu durum ABD'nin Körfez'deki bazı müttefiklerini tedirgin ediyor. Bazıları daha fazla ABD saldırısını desteklemeyeceklerini açıkça belirttiler.

Tahran'da, USS Abraham Lincoln'ün yok edildiğini gösteren, ABD karşıtı bir billboard ile kaplı bir devlet binası (28 Ocak 2026)
Bir başka seçenek de rejimin kendisini hedef almak olabilir.
Savill, ABD'nin "İran Devrim Muhafızları ve belki de protestocuları bastıran milisler de dahil olmak üzere askeri güç merkezlerinin peşine düşebileceğini" söylüyor.
Ancak İran'ın lider kadrosunun başını kesmeye çalışmak daha zor ve tehlikeli olabilir.
İsrail geçen yıl 12 gün süren savaş sırasında üst düzey İranlıları hedef aldı. Buna yerlerini bulmak için korumaları takip etmek de dahildi. Ancak İran'ın o zamandan beri güvenliği sıkılaştırmış olması muhtemel.
Savill, ABD'nin "muhtemelen üst düzey kişileri bulup öldürebileceğini, ancak bunun yaratabileceği etkinin belli olmadığını" söylüyor.
Savill, "Mevcut rejimin ölüm sancılarına tanıklık ediyor olabiliriz, ancak sorun şu ki bunun gerçekleşmesi aylar, hatta yıllar alabilir" diye ekliyor.

Başkan Trump askeri güç kullanmaya istekli olduğunu kanıtlamış olsa da, geçmişte uzun sürecek bir çatışmaya dahil olmak istemediğini açıkça ortaya koydu.
Şu ana kadar yaptığı askeri müdahaleler kısa, keskin ve sınırlı oldu.
Ayrıca İran'ın nükleer programını sınırlandırmayı kabul etmesini gerektirecek diplomatik bir çözümü de gözardı etmedi.
Savill'e göre Trump şimdi "kararlı görünme arzusu ile gerçekten kararlı bir etki yaratma şansını tartmak" zorunda.
KAYNAKLAR: Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, BBC Türkçe
Derleyen: Yasin Sofuoğlu


